Anahtar kelimeler: Taraftından Gününün İstemli Geldi Salı Davetiye Müdahil Günde Müdahildavacı Hazır
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Taraflar arasındaki kadastro davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar, müdahil ... Belediye Başkanlığı vekili ve müdahil ... vekili tarafından duruşma istemli olarak, müdahil-davacı ... vekili taraftından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.06.2022 salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden müdahil-davacı ... vekili Avukat ... ve müdahil ... ile karşı taraftan müdahil Hazine vekili Avukat ..., davalı ... ve ... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Sivas ili Divriği ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 66... parsel sayılı ve 2.398.207,41 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek mera vasfıyla sınırlandırılmış, 1 66... ve 471 parsel sayılı sırasıyla 7.982.246,88 m² ve 9.149.551,64 m² yüzölçümündeki taşınmazlar mera vasfıyla kamu orta malı olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları; padişah fermanına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... ve arkadaşları aleyhine (1 66... parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak) Asliye Hukuk Mahkemesinde müdahalenin meni davası açmış; yargılama sırasında ...; aynı padişah fermanına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ...; taşınmazın ... Köyüne ait mera olduğunu ileri sürerek, Hazine; taşınmazın mera olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır.
Birleşen dosyada davacı ...; dava konusu taşınmazların ... köyüne ait mera olduğunu ileri sürerek ... ve arkadaşları aleyhine (1 66... , 471, 548 ve tefrik edilen 1 66... ve 692 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak) Asliye Hukuk Mahkemesinde müdahalenin meni davası açmış; yargılama sırasında ...; padişah fermanına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, aynı taşınmazlara yönelik olarak davaya katılmıştır.
Dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sırasında, dava konusu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle dava, Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, kadastro tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 1 66... parsel sayılı taşınmaz hakkında verdiği karar, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuş, bozma sonrası ... Belediye Başkanlığı, dava konusu 1 66... parsel sayılı taşınmazın ... Belediyesinin (... Köyü Tüzel Kişiliğinin) kadim merası olduğunu ileri sürerek, taşınmazın mera vasfıyla ... Belediyesine tahsisi istemiyle davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin 1 66... parsel sayılı taşınmaz hakkında verdiği karar sonrası Yargıtay 7. Hukuk Hukuk Dairesinin 04.04.2011 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamında özetle; "...öncelikle aktarılan davaların kapsamı olan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5. maddesi hükmü uyarınca malikhaneleri açık bırakılan taşınmazlar ile malikhanesi açık bırakılmamış olsa bile aktarılan davanın kapsamında kalması halinde yanılgı ile malikhanesi doldurulan taşınmazların yöntemine uygun şekilde 30 günlük askı ilanının yapılması, yanılgı ile tespit maliki olarak gösterilen kişilerin dahi bu davada zorunlu olarak taraf olacaklarının dikkate alınması, aktarılan davalarda davalı gösterilen şahıslar da taraf gösterilmek suretiyle taraf koşulunun oluşturulması, bundan sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması, öncelikle aktarılan davaların kapsamının yöntemine uygun şekilde belirlenmesi, bundan sonra iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre, tarafların tümü karar başlığında gösterilerek, birleşen her bir dava ve istek yönünden ayrı ayrı, olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamlarına uyularak; "kural olarak mera ve yaylakların çıplak mülkiyetinin Hazine'ye, yararlanma hakkının ise taşınmazın bulunduğu belde ya da köy tüzel kişiliğine ait olduğu, ancak yapılan keşifte bilirkişi raporunda (A), (B), (C), (D) harfleriyle gösterilen kısımların davacı ..., ..., ... ve ... adına tespit yapıldığı, çünkü dosya içerisinde bulunan tapu kayıtlarının gözardı edilemediği ve tanık beyanlarına göre de (A), (B), (C), (D) harfleriyle gösterilen kısımlar da davacıların zilyetlik koşullarını sağladığı, tanık ve bilirkişi beyanlarına göre dava konusu taşınmazın mera olduğunun (A), (B), (C), (D) harfleriyle gösterilen kısımların ...a ait olduğu, ziraatçi bilirkişi raporunda; dava konusu parselin mera olduğunu, ilgili mera parseli içerisinde iddia edilen kısımlardan hali hazırda çadırlar, eski çadır yerlerine ait taş örme temelleri ile hayvan yönetimini kolaylaştıran halk dilinde pey, ber, pe, çevirme gibi isimlerle dile getirilen taş örme kısımlar bulunduğunu belirttiği, dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğu, raporlar ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla 1 66... parselin mera olduğunun sabit olduğu, müdahil ...'nın lehine zilyetlik koşullarının oluşmadığı ve herhangi bir tapu kaydına da dayanmadığından davanın reddi gerektiği, dava konusu 1 66... ve 1 66... parsel sayılı taşınmazların mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla mera vasfında olduğu ve yararlanma hakkının ...'ne ait olduğu" gerekçesiyle temyize konu dava konusu 1 66... parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak tespit dışı bırakılmasına, kamu orta malı olarak özel siciline kaydının yapılmasına, yararlanma hakkının 02.10.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda (E), (F) ve (G) harfleriyle gösterilen kısımlarında ... Tüzel Kişiliğine ait olduğunun, (A), (B) (C) ve (D) harfleriyle gösterilen kısımlarında da davacı ..., ..., ... ve ...’a ait olduğunun tespitine, (A), (B), (C), (D), (E), (F), (G) harfleriyle gösterilen kısımlar çıktıktan sonra kalan kısımlarda yararlanma hakkının ...'ne ait olduğunun tespitine, davacı ... ve arkadaşlarının elatmanın önlenmesine ilişkin davasının kabulü ile 1 66... parselin bilirkişi raporunda (A), (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen kısımlara vaki elatmanın önlenmesine, müdahil ...'nın davasının reddine, dava konusu 1 66... ve 208 parsel sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırılarak tespit dışı bırakılmasına, kamu orta malı olarak özel siciline kaydının yapılmasına, yararlanma hakkının ...'ne ait olduğunun tespitine, müdahil-davacı ...'nin 1 66... parsel yönünden davasının kabulü ile vaki elatmanın önlenmesine karar verilmiş; hüküm, müdahil-davacı ... vekili, müdahil ... Belediye Başkanlığı vekili ve müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dava konusu 1 66... parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
A. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, müdahil ...'nın temyiz itirazları yerinde değildir.
B. Müdahil-davacı ... vekili ve müdahil ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 66... parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına karar verildiği halde çelişki yaratacak şekilde hükümde ayrıca taşınmazın tespit dışı bırakılmasına da karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, gerekçesi aşağıdaki bentte açıklanacağı üzere, meranın aidiyetine ilişkin davada görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan yararlanma hakkına ilişkin hüküm kurulmuş olması dahi isabetsiz olup, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
b. İlk Derece Mahkemesince, mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına karar verilen dava konusu 1 66... parsel sayılı taşınmazın yararlanma hakkının 02.10.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda (E), (F) ve (G) harfleriyle gösterilen kısımlarında ... Tüzel Kişiliğine ait olduğunun, (A), (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen kısımlarında da davacı ..., ..., ... ve ...’a ait olduğunun tespitine, (A), (B), (C), (D), (E), (F), (G) harfleriyle gösterilen kısımlar çıktıktan sonra kalan kısımlarda yararlanma hakkının ...'ne ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları ile müdahil ... ve müdahil ... Belediye Başkanlığı'nın iddiası mera vasıflı taşınmazın kendi kullanımlarında olduğuna ilişkin olup, taşınmazın mera vasfında olduğuna bir itirazlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Başka bir ifade ile dava meranın aidiyetinin tespitine ilişkindir.
3402 sayılı Kanun'un 25. maddesi hükmünde yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren dava ile ilgili isteklerin incelenmesinin Kadastro Mahkemesinin görevi dışında olduğu açıklanmıştır. Görev kamu düzenine ilişkin olup taraflarca öne sürülmese bile İlk Derece Mahkemesince re'sen dikkate alınması gerekir. Taşınmazın aynına ilişkin olmayan ve yenilik doğrucu hüküm almayı gerektiren somut uyuşmazlıkla ilgili davalara bakmak görevi de Kadastro Mahkemesine ait olmayıp, Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girmektedir.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Dava konusu 1 66... ve 471 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
A. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, müdahil ...'nın temyiz itirazları yerinde değildir.
B. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 66... ve 471 parsel sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına karar verildiği halde çelişki yaratacak şekilde hükümde ayrıca taşınmazın tespit dışı bırakılmasına da karar verilmiş olması isabetsiz olup, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni kuralları da gözetilmek suretiyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
: Yukarıda (1A) bendinde açıklanan sebeplerle müdahil ...'nın 1 66... parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
(1Ba) bendinde açıklanan sebeplerle, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan "Sivas ili Divriği ilçesi ... köyü 1 66... parsel numaralı taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak" ifadesinden sonra gelen "tespit dışı bırakılmasına" ifadesinin ve devamında "kamu orta malı olarak özel siciline kaydının yapılmasına" ifadesinden sonra gelen "yararlanma hakkının 02.10.2017 havale tarihli fen bilirkişisi ... raporunda dava konusu parselin (E),(F) ve (G) harfleriyle gösterilen kısımlarında ... Tüzel Kişiliğine ait olduğunun tespitine, ayrıca fen bilirkişisi raporunda (A), (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen kısımlarında da yararlanma hakkının davacı ..., ..., ... ve ...’a ait olduğunun tespitine, fen bilirkişisi raporunda (A), (B), (C), (D), (E), (F), (G) harfleriyle gösterilen kısımlar çıktıktan sonra kalan kısımlarda yararlanma hakkının ...'ne ait olduğunun tespitine" ifadesinin cümleden çıkartılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,
(1Bb) bendinde açıklanan sebeplerle müdahil-davacı ... vekili ve müdahil ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 maddesi uyarınca BOZULMASINA,
(2A) bendinde açıklanan sebeplerle müdahil ...'nın 1 66... ve 471 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2B) bendinde açıklanan sebeplerle, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde yer alan "... mevki 1 66... parsel ve ... mevki 1 66... parsel numaralı taşınmazların mera olarak sınırlandırılarak" ifadesinden sonra gelen "tespit dışı bırakılmasına" ifadesinin cümleden çıkartılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!