Anahtar kelimeler: Parkelerin Node Döşenmiş Döşemesi Sökülüp Parke Kain Cad Tarafımızca Tespitte

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili Şirketin ... San. ve Tic. Ltd. Şti’nin maliki olduğu ... İlçesi, 149 ada 8 No’lu parselde kayıtlı, ... Mah. ... Cad. No:23 .../İstanbul adresinde kain ... ... No:8’de bulunan taşınmazda davalı Şirket ... ... A.Ş. tarafından parke temini ve döşemesi işi gerçekleştirildiğini, söz konusu parkelerin ayıplı olması nedeniyle davalıya karşı tarafımızca öncelikle .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D. İş sayılı dosyasından tespit yaptırıldığını, yapılan tespitte alınan bilirkişi raporunda; "..taşınmazda döşenmiş olan parkelerin tamamının yerinden sökülüp yeniden yani parkelerin yapılması gerektiği, mevcut parkelerin demontaj ve montaj sırasında diğer imalatlarında (duvar boyası ve sıvası, duvar kağıdı v.b) zarar göreceği, parkelerdeki derzlerde açılmalar, kabarmalar ve şişmelerin kullanılmasını elverişsiz kılmakta olduğu” hususlarının tespit edilmesi üzerine .... İcra Müdürlüğü’nün 2018/... E. sayılı dosyası üzerinden 21.03.2018 tarihinde davalı şirkete ödenen parkelerin fatura bedeli olan 31.278,20-TL bedel iadesi asıl alacağın ve faizinin ödenmesi adına ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça ödeme emrine itiraz edildiğini, itiraz üzerine tarafımızca davalı tarafça icra dosyasına yapılan haksız ve dayanaksız itirazın iptali için .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/... E. sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, ikame ettikleri itirazın iptali davasında verilen 22.04.2021 tarih, 2018/... E. ve ... K. sayılı kararı ile; “…Taraflar arasında, İstanbul ili ... İlçesi, 149 ada 8 nolu parselde kain ...'de bulunan taşınmaz için parkelerin satışı ve montajı konusunda karma nitelikte (satış+ eser) sözleşme imzalandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince sözleşme taraflarını bağlar. Davalının işi ihbar olunana yaptırdığı savunması kendisini sözleşmeden doğan hak ve borçlardan sorumsuz kılmaz. Sözleşme gereği; davalı tarafından temin edilen parkelerin sözleşmeye konu mezkur taşınmaza döşeme işleminin yine davalı tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Döşeme sonrasında parkelerin ilk tesliminde açıkça fark edilemeyen, döşeme işi sonrasında ortaya çıkan, parkelerde açılma- kabarma- şişmenin meydana geldiği ve bu durumun gizli ayıp teşkil ettiği değerlendirilmiştir. Bu parkelerin demontajı ve yeniden montajı halinde diğer imalatlar olan duvar boyası, sıvası, duvar kağıdı ... vb de zarar göreceği teknik olarak değerlendirilmekle mevcut davalı tarafından döşenen parkelerin davacı tarafından mevcut durumu ile kullanımının elverişsiz olduğu anlaşılmıştır. Davacının, davalıya, davaya konu 31.278,20 TL yi sözleşeme gereği ödediği ( 10.000,00 TL si 26.11.2018 de; 21.378,20 TL si 05.04.2018 de ödenmiş olup tarafların ikrarındadır.) anlaşılmaktadır. Bu nedenle tarafların ticari kayıtları birbirini tutuyor olup cari bakiye sıfırdır. Davacı halihazırda davalıdan, davalıya ödediği bedelin gizli ayıp varlığı iddiası ile iadesini talep etmektedir. Gizli ayıp açısından hayatın olağan akışı gereğince makul ortalama parkelerin kullanılamadığı, kalitesiz olduğu, lamine parke özelliği taşımadığı, üst tabakanın alt tabakadan ayrıldığı, derzlerin muntazam olmadığı, henüz oturulmamış ve kullanılmamış villada ilk döşendiği andan itibaren olumsuzluk oluşturduğu bu durumun işçilik ve döşeme işi ile ilgili olmayıp parkelerin imalat kalite düşüklüğünden kaynaklandığı, parkelerin imalattaki kusur ile yanlış malzemeden imal edildiği, üstteki görünecek olan naturel ahşap desenli aşınma tabakasının çok ince olup herhangi bir çizilme veya aşınma karşısında giderilmesi açısından siste payının bulunmadığı teknik olarak değerlendirilmiştir. Parkelerde kabarmalar, derzlerde açılmalar, iç bükey deformasyonlar, kıymıklanmalar parke döşeme işi sonrasında ortaya çıkan imalatın gizli ayıp olarak nitelendirilebileceğini göstermektedir. Takibin 08.10.2018 tarihli olduğu, ödeme emrinin 11.10.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, .... SHM nin değişik iş sayılı dosyasının 02.10.2018 tarihli olduğu ancak davalıya iş bu tespit- bilirkişi raporundan tebliğin varlığına dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, anlaşılmakla davalının en erken gizli ayıptan 11.10.2018 tarihinde haberdar olup temerrüte düştüğü kanunen değerlendirilmiştir. Saptanan ve hukuksal durum karşısında; gizli ayıp varlığına kanaat getirilmekle, davalı 11.10.2018 tarihinde ödeme emrinin tebliği ile gizli ayıba vakıf olmakla, davacı yasa gereği sözleşmeden dönme hakkını kullanmakla, davacı ödediği bedelin iadesine hak kazanmış olup, davalıya da gizli ayıplı parkelerin iadesi gerekmiştir. Takipteki işlemiş faiz temerrüt tarihi dikkate alındığında takip öncesi davalı temerrüte düşürülmediğinden uygun bulunmamıştır. Mevzuat gereğince davalının davacı tarafa borçlu olduğu da anlaşılmıştır. Teknik olarak yapılan inceleme neticesinde aşağıda belirlendiği şekilde davacının davalı taraftan mevzuat gereğince alacağının bulunduğu, davalı tarafın yukarıda açıklamalar ışığındaki kayıtlı ve talep edilen sözleşme gereğince ödenen asıl alacak miktarından sorumlu olduğu, faiz talebinin yerinde olmadığı, davacının davasını ispatladığı değerlendirilerek, davalı tarafın itirazında aşağıdaki hükümde belirlendiği gibi haksız olduğu ve sorumlu olduğu, alacağın likit ve hesap edilebilir olduğu ve tazminata hükmolunması gerektiği, davacının talebi dikkate alındığında davanın kısmen kabulünün gerektiğine kanaat getirilmiş, aşağıdaki şekilde kanunen, taktiren ve vicdanen karar verildiğini, davacının davasının kısmen kabulü-kısmen reddi ile;Davalının .... İcra Dairesinin 2018/... E. Sayılı takibe yapmış olduğu itirazın "31.278,20 TL sözleşmeden dönme nedeniyle bedel iadesi asıl alacağı + davalıya dosya kapsamında en erken ayıp ihbarının █████/2018 tarihinde yapıldığı hususuna dikkat edilerek █████/2018 tarihinden itibaren borç tamamen ödenene dek işleyecek yasal faiz üzerinden" iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, davacı lehine 6.255,64 TL tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair talebinin reddine; Sözleşmeden dönülmekle davalı tarafın daha önce sözleşme gereği yerine getirdiği edimlerin davacı tarafından geri verilmesi yükümlülüğü kapsamında davacı nezdinde bulunan ve dava konusu yapılan "İstanbul ili ... İlçesi, 149 ada 8 nolu parselde bulunan ...'de bulunan" parkelerin davalı tarafa davacı tarafından aynen iadesine…” şeklinde karar verildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/... E. ve ... K. sayılı kararında da belirtildiği üzere davalı ... ... A.Ş. tarafından müvekkil Şirketin villasına kullanılan 287,65 m2’lik lamine parkenin birim fiyatı 92,15 TL/m2 olup, müvekkil Şirket, yeni parkeleri parke başına 37,00-€ + KDV bedelle ve 5,00-€ + KDV işçilik bedeliyle satın alıp taktırmak zorunda kaldığını, davalıya karşı başlattıkları hukuki sürecin başından, ayıpsız yeni parkelerin taktırılmasına kadar geçen süreçte söz konusu lamine parkelerin bedelinde – piyasa fiyatında – artış olması nedeniyle müvekkil Şirket zarara uğramış olup, iş bu zararın tazmini amacıyla Davalıya karşı yapılan arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davanın ikame edilmesi zarureti doğmuştur. Tüm bu nedenlerle müvekkil Şirket nezdinde ortaya çıkan zararın bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilmesini ve edimlerine aykırı davranan davalıdan, Müvekkil bünyesinde ortaya çıkan zararların alınarak avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş numaralı dosyasını delil olarak dayanmış olsa da işbu dosya da verilen kararın müvekkil şirket açısından hiçbir bağlayıcılığı olmadığı gibi işbu davada da delil olarak kullanılamayacaktır. Çünkü işbu davada müvekkil şirket taraf olarak gösterilmediğini, bilirkişi raporu ve kararın kendilerine tebliğ edilmediğini, söz konusu karar işbu davada da delil olarak kullanılamayacağını, müvekkilinin yalnızca tedarikçi olduğunu, parkelerin döşenmesinin dava dışı şirket tarafından yapıldığını, dava dışı şirkete parkeleri döşerken emir ve talimat vermediğini, davacının müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2018/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, işbu icra takibininde borcun kaynağı olarak müvekkil tarafından parkelerin satışına ilişkin düzenlenen 21.03.2018 düzenleme tarihli, ... no.lu 31.278,20-TL tutarındaki fatura gösterilmiştir ancak borcun sebebi bu bedelin müvekkil şirketten neden talep edildiği belirtilmediğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E. ve ... K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek sözleşmeden dönme nedeni ile parkelerin tarafımıza iadesi ve 31.278,20-TL bedelin iadesi ile 6.255,64-TL icra inkar tazminatının ödenmesi ve dava konusu parkelerin davalıya iadesine karar verdiğini, ancak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararının istinaf aşamasında olduğunu, ayrıca müvekkil tarafından dava konusu parkelerin, sunulan faturada da görüleceği üzere, 2018 yılında m2 birim fiyatını 92,15-TL'den davacıya satmadığını, m2 birim fiyatı 92,15-TL'ye davacıya satılan parkelerin ayrıca döşeme işçiliğinin de bu fiyat içerisinde olmasının hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, davacı şirketin ayıplı parkeler için bildirimde bulunmadığına, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLER.... Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/... esas sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:Dava; davalı yanca parke temini ve döşemesi işinin ayıplı olarak yapıldığından bahisle munzam zararın tahsili için başlatılan .... İcra Dairesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyasında vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2018/... Esas sayılısayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... davalı ... ... A.Ş. aleyhine 31.278,20 TL Asıl Alacak, 7.265,11 TL İşlemiş Faiz, 6.255,64 TL Maddi Tazminat, 534,16 TL Bakiye Harç, 4.691,73 TL İlam Vekalet Ücreti, , 2.290,17 TL Yargılama Gideri olmak üzere toplam 52.315,01 TL alacağına ilişkin takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve akabinde süresi içerisinde davasını açtığı anlaşılmıştır.Davacı vekili; davalı yanca parke temini ve döşemesi işinin ayıplı olarak yapıldığını bu sebeple yapılan yeni parkeleri daha yüksek bedelle satın almak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını ileri sürerek, eldeki tazminat istemli davayı açmıştır. Davalı ise aynı olaya ilişkin davacı tarafından ayıba dayalı dava açıldığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E. ve ... K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek sözleşmeden dönme nedeni ile parkelerin tarafımıza iadesi ve 31.278,20-TL bedelin iadesi ile 6.255,64-TL icra inkar tazminatının ödenmesine karar verdiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.6098 sayılı Borçlar Kanunun 227. maddesinde alıcının seçimlik hakları: "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzeresatılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." şeklinde düzenlenmiştir.Tarafların tacir olması nedeniyle ayıplı mala ilişkin seçimlik hakları 6098 sayılı yasanın 227.maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup davacı bunlardan sadece birini seçerek kullanabilir. İstikrar kazanmış Yargıtay kararlarında; seçimlik hakkın yenilik doğrucu haklardan olduğu, bu yüzden bir kez kullanılmakla tüketileceği, bu safhadan sonra tercih edilen seçimlik hakkından vazgeçilerek başka bir seçimlik hakkın kullanılamayacağı kabul edilmektedir.Davacı, davalı tarafından kendisine satılan aracın gizli ayıplı olduğundan bahisle .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E. Sayılı dosya ile dava açarak yukarıda belirtilen yasa maddesi kapsamındaki seçimlik haklarından sözleşmeden dönme ve bedel iadesine ilişkin seçimlik hakkını tercih edip,dava konusu yapmış,yapılan yargılama neticesinde de davacının talebinin kabulüne karar verilerek parkelerin iadesi ile satış bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmiş, söz konusu karar istinaf incelemesinden geçerek █████/2025 tarihi itibariyle kesinleşmiştir. Davacı, seçimlik haklarından satış bedelinin iadesine yönelik hakkını tercih ederek kullanmakla artık bu safhadan sonra ayıpsız misliyle değişim talebinin kabulü halinde hukuki sonuçlar doğuracak şekilde arada geçen süre zarfında parke bedelinde meydana gelen artışlar nedeniyle oluşan zararını, munzam zarar adı altında davalıdan talep edemez.Kanun koyucu, bir para borcunun gününde ödenmemesinden dolayı alacaklının zarara uğrayacağını kabul edip, bu zararın, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik konjonktürü dikkate alarak belli bir oranda olacağını benimsemiştir. Nitekim ilgili yasalarda değişen faiz oranlarının benimsenmesi de bunun kanıtıdır.Bu noktada ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklar (enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki devamlı düşüş) dikkate alınarak, kanun hükmüyle geçmiş günler faizine ilişkin düzenleme yapılmış iken, aynı olguların 6098 sayılı BK’nın 122. maddesinde öngörülen munzam zararın bilinen kanıtları olarak gösterilip, bunların doğurduğu olumsuzluklar gerçek zarar olarak gösterilemez. Kanun koyucu tüm bu ekonomik olumsuzlukları değerlendirip, bunların doğuracağı zarar dolayısıyla tazminat oranını Anayasa’dan aldığı yasa yapma yetkisine dayanarak belirlemiş iken, zımnen bu takdirin yerinde olmadığı ileri sürülüp, aynı ekonomik göstergelere dayanılarak tazmin edilecek zararın geçmiş günler faizinden fazla olduğu kabul edilemez. Uğranılan zarar, yetkili merciin belirlediğinden fazla ve bu nedenle 105. maddeye dayanılarak munzam zarar istenecek ise, artık o merciin, zararın oranını belirlemek için kullandığı/dikkate aldığı/değerlendirdiği ölçülere ve bunların “maruf ve meşhur” oldukları olgusuna değil, davaya özgü somut vakıalara dayanılması gerekir. Bunlar da, elverişli ve geçerli delillerle kanıtlanmalıdır. Burada kanıtlanacak olgular geç ödeme ile davacının maruz kaldığı zararı doğuran vakıalar ve bu vakıalar nedeniyle uğranılan fiili zarardır. Bu itibarla 6098 sayılı TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri) dışında, davacının durumuna özgü, somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu davacıyı ispat yükünden kurtarmaz. Aksinin kabulü hâlinde 3095 sayılı Kanun ile diğer Kanunlardaki faizle ilgili hükümlerin uygulanması sonuçsuz kalacak, her olayda munzam zarara hükmedilmesi sonucunu doğuracaktır ki, kanun koyucunun 6098 sayılı TBK’nın 122. maddesinde yaptığı düzenlemenin amacının da bu olmadığı anlaşılmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-938 Esas, ████████ Karar sayı ve █████/2022 tarih; 2017/(18)5-2800 Esas, █████████ Karar sayı ve █████/2021 tarih; Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayı ve █████/2025 tarih; █████████ Esas, █████████ Karar sayı ve █████/2023 tarihli emsal içtihatları)O hâlde somut uyuşmazlıkta; yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde ikinci kez daha yüksek tutarda parke bedeli ödenmesinin serbest piyasa koşulları ve ülkede yaşanan enflasyonist koşullar a bağlı olduğu bunun da hükme esas alınamayacağı anlaşılmıştır. Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. (Emsal ilam: ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ████████ Esas, █████████ Karar)HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, başlangıçta peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubuna eksik kalan 444,62 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesineDair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...E-imzaHakim ...E-imza