Anahtar kelimeler: Elyafı Elyafın Filament Elyafların Taraklanması Arma Bükülmesi İpliği Kardelenmesi Dokuma

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Konkordato TasdikiDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilİ şirketin faaliyet konusunun dar dokuma kumaşların imalatı (etiket, arma ve diğer benzeri eşyalar hariç), Sentetik veya suni devamsız elyafın kardelenmesi ve taraklanması, suni ve sentetik elyafların bükülmesi ve iplik haline getirilmesi (filament ipliği ve suni ipek elyafı imalatı hariç) ticaretini yaptığını, ...'in, sektörün önde gelen lider dar dokuma üreticilerinden biri olduğunu, 2006 yılında dar dokuma ve tekstil aksesuarları imalatına başladığını, gelişen iç piyasa satışlarının ardından her yıl yurt dışındaki fuar katılımları ile 40 ülkeye ihracat yaptığını, ihracat talepleri doğrultusunda ürün çeşitlerini geliştirerek üretimine devam ettiğini, ana faaliyet konusu dar dokuma ve örme ürünler olan ...'in, ağırlıklı olarak mobilya, yatak, ayakkabı, terlik, çanta, aksesuar ve ambalaj sektörlerine ürün sağladığını, ...'de 5.000 M2 modern tesislerinde 150 adet dar dokuma makinesi, 60 personel ve aylık 5.000.000 metre üretim kapasitesi ile uygun fiyat, müşteri memnuniyeti, kalite ve hızlı zamanlama politikası ile müşterilerine hizmet verdiğini, ...'ın davacı şirketteki hisse oranının % 38,68 ; ...'ın hisse oranının %20,44; ...'in hisse oranının % 40,88 olduğu, döviz piyasalarındaki çalkantılar , 2023 yılının hemen başında yaşanan deprem felaketi sonucunda ekonomi politikasında sert önlemler alınmaya başlandığını, yaşanan tüm bu olumsuzluklardan çok kırılgan olan sanayi, üretim, imalat ve tekstil sektörlerinin ciddi anlamda olumsuz etkilendiğini, özellikle dış dünyada yaşanan gelişmeler Türkiye’yi derinden etkilediğini, savaşa dahil ülkelerden sonra savaştan en çok etkilenen ülkeler arasında ülkemizin yer aldığını, global piyasalarda yüksek enflasyon, bunun getirdiği kırılganlık ve belirsizlikler ve ileriye dönük olarak da enflasyonun daha fazla artacağına dair bir endişe mevcut olduğunu, adi (rehinle tesis edilmemiş) nitelikteki borçlarını; 2026 yılı Ekim ayı itibariyle aylık taksitler halinde olmak üzere (her ayın son işgünü) toplam 24 ay vadeli ve eşit taksitlerde, %100 anapara (tenzilatsız) üzerinden ve ayrıca anapara tutarına 24 aylık süre için %25 vade farkı oranı üzerinden ödeyecek şekilde yapılandırmak istediklerini, borçlarını 2026 yılı Ekim ayı itibariyle 24 aylık projeksiyon doğrultusunda tedarikçi ve finans kuruluşları ile yapılan anlaşmalara bağlı kalınarak belirli bir vade içinde ödeme imkânının doğacağını, işletmenin bütünlüğü ve değerini koruyarak istihdam sağlamaya devam edecek ve faaliyetlerini sürdürerek fon yaratmaya devam edebileceğini, borçlarını iflas haline göre daha yüksek ödeme imkanına kavuşulacağını , alacaklıların alacağına daha yüksek oranda kavuşmasını sağlamak amacı ile yapılan planlamada davacı müvekkillerinin lehine konkordato kararı verilerek faaliyetlerine devam etmelerinin mümkün olması halinde varlıkların değerine, başta sermaye artışı olmak üzere, başkaca katkıların yapılmasının mümkün olduğunu, alacaklıların alacağına toplamda %25 oranında faiz oranı uygulanarak enflasyon karşısındaki kayıpların da karşılanmasının öngörüldüğünü, müvekkillerinin borçlarının tamamını öngörülen vadede ödeme imkânına kavuşarak işletme bütünlüğünü koruyarak işletmenin değerini arttıracağı ve faaliyetlerini sürdürerek fon yaratmaya devam edebileceğini belirterek öncelikle İcra ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince üç aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, Geçici mühlet neticesinde İİK m. 289 gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının gerek iik m. 289/5 gerekse de 304/2 hükümlerine göre altı ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına, yargılama neticesinde icra ve iflas kanunu'nun 305 ve devamı maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Talep, borçlular tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukukî çözüm işlemidir.Konkordato 2004 sayılı Kanun'da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15).Konkordato kurumu ile ilgili farklı ayrımlar yapılmaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato ayrımıdır. Mahkeme içi konkordato içeriğine göre vade, tenzilat ve karma konkordato olarak ayrılmaktadır. Sözü geçen sınıflandırmaya göre, borçlunun borcunu tam olarak ödemeyi vaat etmesi ve bunun için alacaklıların borçluya ödeme süresi tanımaları veya borcun itfasını takside bağlamaları hâlinde vade konkordatosu; borçlunun borçlarının belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu; tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden konkordatoya ise karma (bileşik) konkordato denilmektedir. Yapıldığı zamana göre ise; iflâsa tâbi olmayan borçlular ile iflâsa tâbi borçlulardan henüz iflâsına karar verilmeyenlerle yapılan konkordatoya iflâs dışı konkordato; müflisin teklif ettiği konkordatoya ise iflâs içi konkordato denilmektedir.Mahkeme içi adi konkordato 2004 sayılı Kanun'un 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler 2004 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmıştır. Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişilerin konkordatoya başvurabileceği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un 285/2 inci maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamıştır. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder.Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir.Geçici mühletin ilânı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (2004 sayılı Kanun md. 288).Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (2004 sayılı Kanun md. 289/2).Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (2004 sayılı Kanun md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir.Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır.Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir.HMK 74. maddesi uyarınca davacı vekilinin konkordato talep etme konusunda özel yetki içeren vekaletname ibraz ettiği ve konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır.İİK 286.maddede belirtilen belgelerin eksiksiz sunulduğunun tespiti üzerine mahkememizce borçlular hakkında 29.07.2025 tarihi saat 11:30'dan itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacıların mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak 30.01.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kurulana Dair Yönetmeliğin 4.ve devamı maddeleri kapsamında konkordato komiser heyeti görevlendirilmiş, komiser heyeti 29.07.2025 tarihi itibarıyla davacıların faaliyetlerine nezaret etmek suretiyle görevine başlamış geçici mühletin sona ereceği tarih dikkate alınarak duruşma gün ve saati belirlenerek geçici mühlet kararı ilan edilmiş ve İİK 288.maddesi uyarınca ilgili yerlere bildirilmiştir. Konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır.Konkordato geçici komiser heyetinin █████/2025 havale tarihli ön raporunu sunduğu, raporda; ''İİK m.286 ve Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkındaki Yönetmelik hükümleri gereğince, dosyaya sunulan belgelerde eksiklik ve bu belgeler arasında uyumsuzluk bulunup bulunmadığı yönünde yapılan incelemeler neticesinde, borçlu ... ile ilgili olarak; Gelir tablosundaki dönem net karı tutarı hesaplanırken 2028 yılı dokuzuncu ayına kadar vadelendirilmesi öngörülen rehinli borçlara ve 2026 yılına kadar geçen süreçte ödenmesi öngörülen kamu borçlarına herhangi bir faiz öngörülmediği dolayısıyla rehinli borçlar ile kamu borçları için faiz hesaplanması halinde ön projede bahsi geçen tutarda kaynak yaratılamayacağı, Ortaklardan gayrimenkul satışı nedeniyle 60.000.000 TL kaynak öngörülmesine rağmen ön proje ve ekindeki belgelere göre satışı planlanan üç adet rehinli gayrimenkulden sadece birinin şirket ortağına ait olduğu, diğer iki gayrimenkulün ise diğer üçüncü kişilere ait olduğu, bahsi geçen gayrimenkul rehinleri kapsamında kullanılan kredilerin şirket için adi borç, bankalar için ise rehinli alacak niteliğinde olduğu, söz konusu kredilerin ipotek kapsamında ödenebilecek faizleri (ve diğer tahsilat masrafları) ile ilgili olarak borçlu şirketten talepte bulunulması durumunda veyahut gayrimenkullerin satışı halinde satış tutarından kesinti yapılması durumunda ön projede bahsi geçen tutarda kaynak yaratılamayacağı, Stok seviyesinin azaltımı yoluyla 45.961.618,57 TL kaynak yaratılması öngörüldüğü, ancak hazırlanan projeksiyon dönemler gelir tablolarında satışların artmasının öngörüldüğü, satışların artması durumunda buna paralel olarak bulundurulması gereken asgari stok seviyesinin de artması gerektiği, stok seviyesinin neden azalacağı ve bu yolla kaynak yaratılacağına ilişkin ön projede yeterli açıklama bulunmadığı, Ön projede yer alan Nakit Akış Tablolarının 01.07.2025-31.12.2025 arası 6 aylık, 2026 ve 2027 yıllarının tamamını kapsayacak şekilde 12’şer aylık ve 2029 yılının ilk 9 aylık dönemi için hazırlanmış olmasına rağmen, ön projede rehinli borç olarak belirtilen 13.331.588,47 TL’nin her yıl için eşit olacak şekilde 3.332.897,12 TL (13.331.588,47 TL/4) ödeneceğinin öngörüldüğü, rehinli borçların ödenmesinde ödeme vadeleri ve taksitleri dikkate alınarak nakit akış tablosunda nakit çıkışı olarak yer alması gerektiği, Ön projede 13.331.588,47 TL tutarında rehinli borç olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, söz konusu rehinli borçların rehin durumunu gösteren belgelerin konkordato talebine eklenmediği, ...’ın projesinde, Stilteks’ten elde edilecek olan huzur hakkı dışında başkaca bir konkordato kaynağı sunulmadığı, Ön projede borçlunun alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren herhangi bir liste bulunmadığı, sadece ön proje ekinde yer alan Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi Raporunda kişisel borçlara ilişkin özet bilgilerin yer aldığı, ...’ın ön projesinde borçlunun alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren herhangi bir liste bulunmadığı, sadece ön proje ekinde yer alan Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi Raporunda kişisel borçlara ilişkin özet bilgilerin yer aldığı, Murat Alp’in projesinde, Stilteks’ten elde edilecek olan huzur hakkı dışında başkaca bir konkordato kaynağı sunulmadığı, ön projede borçlunun alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren herhangi bir liste bulunmadığı, sadece ön proje ekinde yer alan Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi Raporunda kişisel borçlara ilişkin özet bilgilerin yer aldığı'' yönünde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır.Konkordato geçici komiser heyetinin █████/2025 havale tarihli birinci ara raporunu sunduğu, raporda; '' Konkordato geçici komiser heyeti olarak geçici mühlet tarihlerinden bugüne kadar konkordato talep edenlerin faaliyetlerinin gözlemlenmesi, dosyada mevcut bilgi, belgeler ile borçlu şirket yetkilileri beyanları, borçlu şirket merkezinde defter, kayıt ve belgeler üzerinde inceleme, denetim ve çalışmalarımızın devam ettiği, Şirketin büyüklüğü ve rayiç değer tespitine ilişkin raporların da tamamlanması hususları hep birlikte dikkate alındığında; gerek borçlu şirketin gerekse de borçlu gerçek kişilerin finansal durumunun bir müddet daha izlenmesinin uygun olacağı'' yönünde görüş ve kanaatini bildirdiği görüldü.Konkordato geçici komiser heyetinin █████/2025 havale tarihli nihai raporunu sunduğu, raporda; ''Davacı şirketin geçici mühlet tarihi olan 29.07.2025 tarihli, bir önceki dönem olan 31.07.2025 tarihli ve işbu rapora esas olan 31.08.2025 tarihli mali tablolarının incelenmesi neticesinde davacı ... Şirketinin geçici mühlet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği ve ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, Ağustos 2025 itibariyle faaliyetlerine 54 çalışanıyla devam ettiği, şirketin 01.01.2025- 31.08.2025 dönemine ait gelir tablosunda 137.856.710 TL net satış hasılatının gerçekleştirildiği, 8.538.849 TL faaliyet kârının elde edildiği, 4.426.247 TL dönem zararının raporlandığı, davacı Şirketin 31.08.2025 tarihli kaydi bilançosuna göre (+) 44.566.556 TL özkaynağa sahip olduğu,resen düzenlenen 31.08.2025 tarihli rayiç bilançoya göre rayiç özvarlıklarının (+) 40.847.534 TL olarak hesaplandığı, bu kapsamda borçlu şirketin hem kaydi değerlere göre hem de rayiç değerlere göre borca batık olmadığı, davacı revize projesinde şirketin borçlarına ilişkin olarak hesaplanan faizin hangi dönemler için yapıldığının belirtilmemesi, faiz hesabının yıllık olarak ifade edilmiş olmasına rağmen her yıl için değil de faiz hesabının tek sefere mahsus olacak şekilde yapılması ve bu durumun da alacaklıların aleyhine olması, davacı şirketin toplam borcunun 31.08.2025 tarihli bilançoda 198.309.855,19 TL olmasına rağmen, revize projede toplam borcun 199.570.339,76 TL olarak kabul edilmesi ve bu tutardan rehinli ve imtiyazlı borçların düşülmesi neticesinde konkordatoya tabi borcun hesaplanması, revize projede belirtilen 11.355.164,52 TL tutarında rehinli borç karşılığında hangi taşınır ya da taşınmaz varlıkların ipotek gösterildiğine ilişkin ipotek senetleri gibi belgelere yer verilmediğinden, şirkete ait ön projede belirtilen teminatlı (rehinli) borçların hangi belge ve bilgilere göre belirlendiğinin anlaşılamaması, Revize projede konkordato kaynakları içerisinde 50.000.000,00 TL’lik ortaklara ait gayrimenkul satışı bulunmasına rağmen, komiser heyeti tarafından görevlendirilen bilirkişi tarafından taşınmazın rayiç değerleri toplamının 45.000.000,00 TL olarak tespit edilmesi, araç satışından 8.000.000,00 TL kaynak öngörülmüş olmasına rağmen, bilirkişi tarafından taşıtların rayiç değerleri toplamının 7.850.000,00 TL olarak tespit edilmesi nedeniyle şirketin revize projesinde taşınmazların ve araçların rayiç değerinden daha fazla tutarda kaynak öngörmesinin sonucu olarak borçların ödenmesinde şirketin kaynak yetersizliği ile karşı karşıya kalabileceği, revize projede yer alan kaynakların büyük bir kısmının ticari faaliyetlerden elde edilecek ticari kâr, alacaklardan yapılacak tahsilatlar ve stok satışından elde edilecek kaynaklar gibi daha çok soyut kaynaklardan oluştuğu, Şirketin projesinin gerçekleşmesinin ortakların projesine, ortakların projesinin gerçekleşmesinin de şirketin projesinin gerçekleşmesine bağlı olduğu, zira şirket ortaklarının şirket borçları ile ilgili olarak şahsi kefaletlerinin bulunduğu, ortakların konkordato kaynaklarının sahip oldukları (Tamamı ... A.Ş. lehine ipotekli) gayrimenkuller ve borçlu şirketten almış oldukları huzur hakkı ödemeleri olduğu, ortakların projesinin gerçekleşmemesi durumunda gayrimenkuller cebri icra yoluyla satılacağı için borçlu şirket açısından öngörülen kaynak hedefinin yakalanamayacağı, şirketin projesinin gerçekleşmemesi durumunda ise kefalet kaynaklı borç tutarının konkordato kaynaklarını aşacağı ayrıca ortakların huzur hakkı geliri elde edemeyeceği, hususları dikkate alındığında davacı şirketin konkordato projesinin uygulanabilir olmadığı ve bu haliyle başarıya ulaşmasının mümkün olamayacağı, bununla birlikte komiser heyeti olarak görüşünün şirketin iş hacmi, çalışma düzeni, faaliyet gösterdiği sektördeki konumu da göz önüne alındığında bir süre daha izlenmesi, borçlu şirkete yeni bir revize proje sunması imkânı verilmesi ve bu projenin komiser heyetince değerlendirilmesi yönünde olduğu, işbu hususta takdirin ve bu kapsamda davacı şirketin konkordato geçici mühlet süresinin uzatılması hususundaki takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, davacı gerçek kişiler ..., ... ve ...’in tacir olmadıkları ve iflasa tabi kişilerden olmadıkları, davacı gerçek kişilerin konkordato ön projelerinin konkordato talep eden şirketin projesine bağımlı olması, ancak konkordato talep eden şirketin ön projesinde davacı şahıslara ait gayrimenkullerden sağlanabilecek bedelin konkordato kaynağı olarak öngörülmesi, bu suretle borçlu gerçek kişilerin borçlu şirketin konkordato projesine katkı sağlayacak olmaları, konkordato talebinin reddedilmesinin borçlu şirketin konkordato projesini olumsuz etkileyebileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, borçlu şirketin konkordato geçici mühletinin uzatılması uygun görüldüğü takdirde, borçlu gerçek kişiler ..., ... ve ...’e yeni bir revize proje hazırlayarak sunma imkânı verilmesinin ve bu projelerin borçlu şirketin revize projesiyle birlikte değerlendirilmesinin uygun olacağı, takdirin ve bu kapsamda borçlu ..., ... ve...’in konkordato geçici mühlet süresinin uzatılması hususundaki takdirin Mahkeme'ye ait olduğu'' yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.Davacılar hakkında verilen geçici mühletin 29.10.2025 tarihinden itibaren iki ay süreyle uzatılmasına karar verilmiş, geçici mühletin uzatılmasına ilişkin kararın İİK 288. Maddesinde belirtilen usulde ilan edilmiş ve ilgili yerlere bildirilmiştir.Konkordato geçici komiser heyetinin █████/2025 havale tarihli nihai raporunu sunduğu, raporda; ''Davacı şirketin 31.10.2025 tarihli mali tablolarının incelenmesi neticesinde davacı .... Şirketinin geçici mühlet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği ve ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, Ekim 2025 itibariyle faaliyetlerine 55 çalışanıyla devam ettiği, Şirketin 01.01.2025- 31.10.2025 dönemine ait gelir tablosunda 162.875.455 TL net satış hasılatının gerçekleştirildiği, 8.435.745 TL faaliyet karının elde edildiği, 4.735.333 TL dönem zararının raporlandığı, davacı Şirketin 31.10.2025 tarihli kaydi bilançosuna göre (+) 44.257.470 TL özkaynağa sahip olduğu, 31.10.2025 tarihli rayiç bilançoya göre rayiç özvarlıklarının (+) 44.837.790 TL olarak hesaplandığı, bu kapsamda borçlu şirketin hem kaydi değerlere göre hem de rayiç değerlere göre borca batık olmadığı, şirketin personellerine geçici mühlet içerisindeki her dönemde ortalama üç aylık bordro tutarı kadar borcu olduğu, Mayıs 2025 ve sonrası dönemde tahakkuk eden vergi ve SGK primlerinin ödenemediği, şirketin 10.12.2024 tarihli beyanına göre Eylül 2025 dönemi iş yeri kirasının bir kısmı ile Ekim 2025 ve Kasım 2025 dönemleri işyeri kira ödemelerinin yapılamadığı, şirketin konkordato prosedürünün devamı müddetince gerçek durumu yansıtmayan muhasebe kayıtları ve beyanlar yoluyla süreklilik arz edecek şekilde yanıltıldığı ve şirketin beyanlarında işbu raporda örnekleri sunulan eksikliklerin bulunduğu, davacı şirketin 06.10.2025 tarihli revize konkordato ön projesinin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilen hususların ve ulaşılan sonuçların 14.10.2025 tarihli Geçici Mühlet Nihai Raporunda arz edildiği, bahse konu 14.10.2025 tarihli rapordaki tespit ve değerlendirmeleri kapsamında revize projenin tekrar revize edilerek borçlu şirkete yeni bir revize proje sunması imkânı verilmesine rağmen, borçlu şirket tarafından revize projenin sunulmadığı, davacı şirketin 06.10.2025 tarihli revize konkordato ön projesine yönelik olarak yapılan tespit ve değerlendirmeler kapsamında; Revize projede şirketin borçlarına ilişkin olarak hesaplanan faizin hangi dönemler için yapıldığının belirtilmemesi, faiz hesabının yıllık olarak ifade edilmiş olmasına rağmen her yıl için değil de faiz hesabının tek sefere mahsus olacak şekilde yapılması ve bu durumun da alacaklıların aleyhine olması, Davacı şirketin toplam borcu 31.08.2025 tarihli bilançoda 198.309.855,19 TL olmasına rağmen, revize projede toplam borcun 199.570.339,76 TL olarak kabul edilmesi ve bu tutardan rehinli ve imtiyazlı borçların düşülmesi neticesinde konkordatoya tabi borcun hesaplanması, Revize projede belirtilen 11.355.164,52 TL tutarında rehinli borç karşılığında hangi taşınır ya da taşınmaz varlıkların ipotek gösterildiğine ilişkin ipotek senetleri gibi belgelere yer verilmediğinden, şirkete ait ön projede belirtilen teminatlı (rehinli) borçların hangi belge ve bilgilere göre belirlendiğinin anlaşılamaması, Revize projede konkordato kaynakları içerisinde 50.000.000,00 TL’lik ortaklara ait gayrimenkul satışı bulunmasına rağmen, Heyetimizce görevlendirilen bilirkişi tarafından taşınmazın rayiç değerleri toplamının 45.000.000,00 TL olarak tespit edilmesi, araç satışından 8.000.000,00 TL kaynak öngörülmüş olmasına rağmen, Heyetimizce görevlendirilen bilirkişi tarafından taşıtların rayiç değerleri toplamının 7.850.000,00 TL olarak tespit edilmesi nedeniyle şirketin revize projesinde taşınmazların ve araçların rayiç değerinden daha fazla tutarda kaynak öngörmesinin sonucu olarak borçların ödenmesinde şirketin kaynak yetersizliği ile karşı karşıya kalabileceği, Revize projede yer alan kaynakların büyük bir kısmının ticari faaliyetlerden elde edilecek ticari kar, alacaklardan yapılacak tahsilatlar ve stok satışından elde edilecek kaynaklar gibi daha çok soyut kaynaklardan oluştuğu, Şirketin projesinin gerçekleşmesinin ortakların projesine, ortakların projesinin gerçekleşmesinin de şirketin projesinin gerçekleşmesine bağlı olduğu, zira şirket ortaklarının şirket borçları ile ilgili olarak şahsi kefaletlerinin bulunduğu, ortakların konkordato kaynaklarının sahip oldukları (Tamamı ...A.Ş. lehine ipotekli) gayrimenkuller ve borçlu şirketten almış oldukları huzur hakkı ödemeleri olduğu, ortakların projesinin gerçekleşmemesi durumunda gayrimenkuller cebri icra yoluyla satılacağı için borçlu şirket açısından öngörülen kaynak hedefinin yakalanamayacağı, şirketin projesinin gerçekleşmemesi durumunda ise kefalet kaynaklı borç tutarının konkordato kaynaklarını aşacağı ayrıca ortakların huzur hakkı geliri elde edemeyeceği, Davacı şirketin 06.10.2025 tarihli revize ön projesinde 2025 yılının Eylül -Aralık dönemindeki 4 aylık süreçte 80.000.000 TL net satış hasılatının ve 2.876.632,64 TL vergi öncesi dönem karının öngörüldüğü, 2 aylık dönem için hedeflenen tutarların 40.000.000,00 TL net satış hasılatı ve 719.158,16 TL vergi öncesi dönem karı olduğu, şirketin 01.01.2025 - 31.10.2025 dönemi gelir tablosuna göre 31.10.2025 ila 31.08.2025 arasındaki 2 aylık sürede net satış hasılatının 25.018.745 TL (162.875.455 TL – 137.856.710 TL) ve vergi öncesi dönem karının 309.086 TL (4.735.333 TL – 4.426.247 TL) olduğu, bu kapsamda davacı şirketin hem satış hasılatı ve hem de dönem karlılığı açısından revize projede hedeflemiş olduğu tutarları gerçekleştiremediği hususları dikkate alındığında davacı şirketin konkordato projesinin uygulanabilir olmadığı ve bu haliyle başarıya ulaşmasının mümkün olamayacağı, davacı gerçek kişilere ait 09.10.2025 tarihli revize konkordato ön projelerine ilişkin değerlendirilmelerinin 14.10.2025 tarihli raporla arz edildiği, bahse konu 14.10.2025 tarihli raporda borçlu gerçek kişilere yeni bir revize proje hazırlayarak sunma imkânı verilmesine rağmen davacı şirket bakımından ve de davacı gerçek kişiler bakımından revize proje sunulmadığı, davacı gerçek kişiler ..., ... ve...’in tacir olmadıkları ve iflasa tabi kişilerden olmadıkları, davacı gerçek kişilerin konkordato ön projelerinin konkordato talep eden şirketin projesine bağımlı olduğu, projelerinde öngörülen kaynaklarının şahsi borçlarını ve kefaletten kaynaklı borçlarını ödemeye yetecek nitelikte olmadığı, şirketin projesinin başarılı olması halinde gerçek kişilerin de borçlarından kurtulacağı, konkordato talep eden şirketin ön projesinde davacı şahıslara ait gayrimenkullerden sağlanabilecek bedelin konkordato kaynağı olarak öngörüldüğü, ... ve...’ın konkordato kaynağı olarak öngördüğü gayrimenkullerin (her ne kadar satıcılar tarafından satış bedeli, masraflar v.b. hususunda feragat ibra beyanı sunulmuş olsa bile) geçici mühlet süresi içerisinde satın alma yoluyla edinildiği, bu hususta yapılan işlemler sırasında komiser heyetine bilgi verilmediği gibi borçlandırıcı işlem hususunda komiser heyetinden herhangi bir onay alınmadığı, şirkete ait makine ve cihazların ... tarafından geçici mühlet öncesi dönemde (bedelsiz olarak) şirket dışına çıkarıldığı, söz konusu makineler hakkında revize proje sunumuna kadar geçen süreçte heyete hiçbir bilgi verilmediği, Makine ve cihazlar ile ilgili olarak ...’ın projesinde 5.000.000 TL kaynak öngörüldüğü ve bu makine ve cihazların ...’ın 10.12.2025 tarihli beyanı kapsamında bedelsiz olarak borçlu şirkete devredildiği, borçlunun İİK m.297/2 uyarınca mahkemenin izni dışında ivazsız tasarruflarda bulunamayacağı göz önüne alındığında bu beyan kapsamında yer alan söz konusu işlemin İİK m.297/2’ye göre hükümsüz olduğu ancak söz konusu devrin işletme dışına çıkarılan sabit kıymetlerin şirkete iade edilmesi niteliğinde olduğu dolayısıyla makine ve cihazların iadesi nedeniyle ...’ın mevcut projesinin gerçekleşme imkânı kalmadığı, borçlular ... ve ...ile ilgili olarak konkordato prosedürünün devamı müddetince heyetin gerçek durumu yansıtmayan beyanlar yoluyla süreklilik arz edecek şekilde yanıltıldığı ve borçluların beyanlarında işbu raporda örnekleri sunulan eksikliklerin bulunduğu hususları ve borçlu gerçek kişilerin konkordato talep eden şirketten ayrı ve müstakil konkordato projelerinin olmadığı dikkate alındığında borçlu gerçek kişilerin konkordato projelerinin uygulanabilir olmadığı ve bu haliyle başarıya ulaşmalarının mümkün olamayacağı'' yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Bu durumlardan biri de aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi...Esas ... Karar)İsviçre İİK'nda, konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verildiği, buna göre geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı, İİK'nda ise, 287. maddedeki borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir.İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir.2004 sayılı İİK 'nın " Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292.maddesi" İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.Davacı şirketlerin yetkilileri adına İİK'nin 292. maddesi uyarınca duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmiş, davacı şirket yetkililerinden yalnız Murat Alp'in duruşmaya iştirak ettiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve komiser heyeti raporları, alacaklılar beyanları değerlendirildiğinde davacı şirket ve gerçek kişiler açısından sunulan ön projenin ve revize projenin gerçekçi olmadığı, davacı şirketin revize projesine göre toplam 199.570.339,76 TL borcun ödenmesi için konkordato kaynağı olarak faaliyet kârına, stokların satışına ve ortaklara ait olup üzerlerinde banka alacakları için ipotek tesis edilmiş taşınmazların gösterildiği, rehinli borçlara ilişkin detaylara ilişkin belgelerin ibraz edilmediği, şirketin 06.10.2025 tarihli revize ön projesinde 2025 yılının Eylül -Aralık dönemindeki 4 aylık süreçte 80.000.000 TL net satış hasılatının ve 2.876.632,64 TL vergi öncesi dönem karının öngörüldüğü, 2 aylık dönem için hedeflenen tutarların 40.000.000,00 TL net satış hasılatı ve 719.158,16 TL vergi öncesi dönem karı olduğu, şirketin 01.01.2025 - 31.10.2025 dönemi gelir tablosuna göre 31.10.2025 ila 31.08.2025 arasındaki 2 aylık sürede net satış hasılatının 25.018.745 TL (162.875.455 TL – 137.856.710 TL) ve vergi öncesi dönem karının 309.086 TL (4.735.333 TL – 4.426.247 TL) olduğu, bu kapsamda davacı şirketin hem satış hasılatı ve hem de dönem karlılığı açısından revize projede hedeflemiş olduğu tutarları gerçekleştiremediği, projede stok satışı öngörülmesine rağmen faaliyet kârı için gereken stokların nasıl elde edileceğinin açıklanmadığı, ortakların projesinin gerçekleşmesinin de şirketin projesinin gerçekleşmesine bağlı olduğu, şirket ortaklarının şirket borçları ile ilgili olarak şahsi kefaletlerinin bulunduğu, davacı gerçek kişilerin borçlu şirketin borçlarına kefil olup olmadıklarının açıklanmadığı, ortakların konkordato kaynaklarının sahip oldukları (Tamamı ... A.Ş. lehine ipotekli) gayrimenkuller ve borçlu şirketten almış oldukları huzur hakkı ödemeleri olduğu, gerçek kişilere ait taşınmazlardaki ipotek limitleri ve şirketin bankalara olan borç miktarlarının taşınmazların toplam değerlerinden kat kat fazla olduğu nazara alındığında taşınmazların satışından nasıl kaynak oluşturulacağının açıklanamadığı, şirketin projesinin gerçekleşmemesi durumunda ise kefalet kaynaklı borç tutarının konkordato kaynaklarını aşacağı ayrıca ortakların huzur hakkı elde edemeyeceği, davacı şirketin ve davacı gerçek kişilerin konkordato projesinin uygulanabilir olmadığı ve bu haliyle başarıya ulaşmasının mümkün olamayacağı anlaşılmakla davacıların kesin mühlet verilmesi taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. İİK'nun 288/1. maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, 292. maddede ise konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa karar verileceği düzenlenmiş ise de davacı şirket hakkında tanzim olunan rayiç değer bilançosuna göre davacı şirketin borca batık olmadığı,iflasın son çare olduğu, komiser heyetince tanzim edilen raporlardan şirketin çalışma düzenini koruduğu, davacı şirketin iflasına karar verilmesi şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı şirketin ve iflasa tabi olmayan davacı gerçek kişilerin konkordato davasının reddine ve mahkememizce verilen geçici mühlet, geçici mühletin uzatılması kararlarının ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına, konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve geçici mühlet, geçici mühletin uzatılması kararlarının ve tüm tedbirlerin kaldırıldığına karar verildiğinin Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan edilmesine ve kararın İİK 288.maddesinde belirtilen ilgili yerlere bildirilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacıların kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine,Davacı borçlular ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ (Vergi No: ..., Mersis No: ...), ... T.C. Kimlik nolu ..., ... T.C. Kimlik nolu ..., ... T.C. Kimlik nolu ... hakkında mahkememizce verilen geçici mühlet, geçici mühletin uzatılması kararlarının ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına,Konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, komiser heyetine görev süresiyle orantılı olarak aylık ücretinin ödenmesine, komiser heyetinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine,...ŞİRKETİ, ..., ... ile ...'in konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve geçici mühlet, geçici mühletin uzatılması kararlarının ve tüm tedbirlerin kaldırıldığına karar verildiğinin Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan edilmesine ve kararın İİK 288.maddesinde belirtilen ilgili yerlere derhal bildirilmesine,2-Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,4-Borçlular tarafından yatırılan konkordato gider avansından komiser heyeti ücretlerinin ödenmesinden sonra kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde borçlulara iadesine,5-Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,Dair, borçlu vekili, borçlu şirket yetkilileri ve duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, İİK 293/2 maddesi uyarınca borçlu yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025BAŞKANÜYEÜYEKATİP