Anahtar kelimeler: Btik Kısmî Mücadele Kaçakçılıkla Haberleşme Eşya Haberdar Edenin Görüşü Muhalefet

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER
: 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan beraat, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçunda mahkûmiyet, eşya müsaderesi katılan ... İdaresi vekiliTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî onama, kısmî bozmaŞikayetçi BTİK vekilinin temyiz istemi üzerine; açılan kamu davasından haberdar olduğu halde usulüne uygun katılma talebinde bulunulmadığından hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı,Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi üzerine; sanık hakkında bozma üzerine 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) uyarınca kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. Şikâyetçi BTİK Vekilinin 5809 sayılı Kanun Uyarınca Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemedeKamu davasından haberdar edildiği halde, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun usulüne uygun katılma talebinde bulunmadığı gibi mahkemece de katılmasına karar verilmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan BTİK vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II. Katılan ... İdaresi Vekilinin 5607 sayılı Kanun Uyarınca Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Yapılan incelemedeOlayların oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1 Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.03.2021 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verildiği halde, Mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir karar verilmeden ve bozma ilamında yer alan basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususu değerlendirilmeksizin hüküm kurulması,2. Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545, 7242, 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/5. ve 3/23. maddeleri ile aynı Kanun'un 5/2. maddesi somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,3. Sanık hakkında temel ceza belirlenerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi uygulandıktan sonra, 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin (7243 sayılı Kanun ile değişik 23. fıkrası) uygulanması ve buna göre netice cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama sırasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,4. 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamalarında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa, dosya kapsamında eylemlerindeki gümrüklenmiş değerlerin toplamının iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde 1/2 oranında ceza indirimi uygulanacağının usulüne uygun olarak ihtar edilmesi gerekirken, birleşen dosya kapsamında 22.02.2014 suç tarihli eylem yönünden yasal olarak etkin pişmanlık ihtaratı yapılmaksızın,ana dosya kapsamında 28.03.2014 suç tarihli eylem yönünden ödenecek tutar bildirilerek ve ödemenin yasal sonuçları bildirilmeksizin etkin pişmanlık ihtaratı yapılarak sanığın yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,5. Suça konu eşyanın "gümrük kaçağı cep telefonu" olduğu gözetilmeksizin, hükmün müsadereye ilişkin bölümünde "sigaraların" müsaderesine karar verilmesi suretiyle çelişki yaratılması bozmayı gerektirmiştir.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.