Anahtar kelimeler: Davatalep Eksperi Nevi Hasara Tarafsız Makamlarca Kasko Rücuen Marifetiyle Hasarın

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/DAVA/TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;----- nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı ----- plakalı aracın, davalı taraf nezdinde sigortalı olduğu belirtilen ------plakalı aracın kusuru ile meydana gelen kaza nedeniyle hasara uğradığını, olay sonrasında sigorta eksperi marifetiyle yapılan hasar tespiti ve hasarın nevi ile miktarının kesin olarak belirlenmesi üzerine müvekkili şirket tarafından sigortalısına sigorta tazminatı ödendiğini, resmi makamlarca düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ile olay nedeniyle hazırlanan kesin ekspertiz raporu uyarınca kazanın davalı tarafın ilgili olduğu -------- plakalı aracın kusuru ile meydana geldiğinin ve sigortalı aracın bu nedenle hasar gördüğünün tespit edildiğini, bu kapsamda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1472 maddesi uyarınca müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olduğu, davalının kusur ya da kusursuz sorumluluğunu karşılayan alacak bakımından rücu hakkının doğduğu, ayrıca yapılan ödeme ile sigortalının dava ve alacak hakkının temellük edildiğini belirtmiş olup, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 63.700 00 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 05.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücreti dahil davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP /TALEP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Öncelikle yetkili mahkemenin davalı tarafın dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili -------Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin gerektiğini, ayrıca uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olmayan bir trafik kazasından kaynaklandığı, davacı ile müvekkil sigorta şirketi arasında sözleşmesel bir ilişki bulunmadığı, olayın haksız fiile dayandığı, bu nedenle davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde değil Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesinin gerektiğini, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğunu, bu görüşün---- tarihli içtihadı ile de desteklendiğini, esas yönünden davanın ---- tarihinde davacı sigortalısı ---- plakalı araç ile müvekkili şirkette -------- bulunan ----- plakalı aracın çarpışması sonucu meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu hükümleri gereği müvekkili sigorta şirketinin ancak sigortalı aracın işletilmesinden kaynaklanan zararlar bakımından ve araç başına teminat limiti ile sınırlı sorumluluğu bulunduğunu, olayda birden fazla aracın karışması nedeniyle kaza başına teminat limitinin dikkate alınması gerektiğini, davacının hasar tazminatı talebi üzerine müvekkili şirkette dosya açıldığını, yapılan ekspertiz incelemesi ve kaza tespit tutanağı değerlendirilmesi sonucunda müvekkili şirkette sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, ----- uyarınca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen taleplerin teminat dışında kaldığını, kazanın oluşumunda dava dışı -------- plakalı araçların hatalı sollama ve hız ihlali yaptıkları, davacı sigortalısının ise kazayı fark etmesine rağmen gerekli önlemleri almayarak hızını artırıp başka araca arkadan çarptığı, ayrıca kaza anında hava ve yol şartlarının karlı ve buzlu olduğu, sürücülerin görüş mesafesi ve takip mesafesine uygun davranmadıkları, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde dava dışı araçlar ile davacı sigortalısının asli ve tam kusurlu olduğunu, bu kapsamda kusur durumunun net şekilde belirlenebilmesi için hava ve yol durumu dahil tüm unsurların değerlendirilerek bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiğini, ------- Hukuk Dairesinin emsal kararlarında da kusur incelemesi yapılmadan hüküm kurulmasının bozma nedeni sayıldığını, hasar tazminatı hesabında ------- tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının uygulanmasının gerektiğini, onarımda parça değişimi, eşdeğer parça kullanımı, tam hasar ve ağır hasar hallerinde izlenecek usulün genel şartlarda ayrıntılı şekilde düzenlendiğini, sigortacının sorumluluğunun bu düzenlemelerle sınırlı olduğunu, KDV yönünden ise 3065 sayılı Kanun uyarınca KDV doğabilmesi için mal veya hizmet tesliminin belgelendirilmesinin zorunlu olduğu, dosyada teslimi veya hizmet ifasını ispatlayan fatura ve irsaliye bulunmadığı, KDV’nin sigorta teminatı kapsamında olmadığı, belge ibraz edilmeksizin KDV ödenmesinin haksız zenginleşmeye yol açacağınu, bu hususun ---- ve --------emsal kararlarıyla da sabit olduğunu, faiz yönünden Karayolları Trafik Kanunu 99 maddesi gereğince sigorta şirketinin sorumluluğunun gerekli belgelerin sunulmasından itibaren 8 iş günü sonunda başladığı, bu nedenle kaza tarihinden faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiş olup, tüm bu nedenlerle öncelikle yetki ve görev itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddedilmesi, aksi halde kusur ve hasar yönünden yapılacak inceleme sonucunda davanın esastan reddedilmesi, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.DELİLLER
:Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı,----- Tescil Kayıtları,----- Müzekkere Cevabı, Maddi Hasarlı Trafik kazası Tespit Tutanağı. Hasar Dosyası ve Poliçeler, Ekspertiz Raporu, Banka Dekontları, Adli Trafik Bilirkişi Kusur Raporu, ----- Kusur Raporu, Hasara İlişkin Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava , 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi nedeniyle dava dışı sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle, dava dışı sigortalısına maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar için ödediği tazminatın; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen --------- teminatı kapsamında kusuruyla zarara sebebiyet veren aracın sigortacısı sıfatıyla 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi tarafından tazmini istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince görevsizlik kararı sorucunda mahkememizce gelen işbu davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları , harç, sıfat ve hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine zamanaşımı defi de aşılarak tahkikata geçilerek mevcut ve toplanan deliller nezdinde tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin tahkikata ve esasa ilişkin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Davacının aktif dava ehliyeti yönünden ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen ---- de ; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır. Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine 6098 Sayılı TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Buna göre zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmını zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve trafik sigortacısından talep edebilir. Bunlar 6098 sayılı TBK'nin 61.maddesi gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumludur. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (TBK 163/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(TBK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır (TBK 168/2). Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemen ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olayda uyuşmazlığa bakıldığında ; ----- tarihinde ----- sularında davacı şirkete kasko sigortalı---- hususi araç ile davalı şirkete kaza tarihinde------- plakalı hususi araçların ve başka araçların da karıştığı çok taraflı trafik kazası nedeniyle davacının sigortalısı aracın hasar onarımı için ödediği tazminatı kusur durum ve oranına göre davalıdan rücuen tahsilini istenmektedir. Mahkememizce taraf vekillerinin gösterdiği deliller ve davanın niteliği gereği resen araştırılması gereken deliller toplanmış ve uyuşmazlığın çözümünün öncelikle kazada kusur oranı üzerinde olduğu anlaşılmakla dosya kusur durum ve oranına ilişkin rapor düzenlenmesi için ---- Listesinden resen seçilen ----- uzman bir bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi ----tarafından düzenlenen ---- tarihli raporda özetle a)----Plakalı Araç Sürücüsü -------- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 52/b,c Madde 56/c Madde 84/d ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin Madde 101/b,c Madde 157/a-4 Madde 157/b son paragrafında açıklanan hükümler gereği yukarıda açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın meydana gelişinde % 50 ASLİ KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır. b)-----Plakalı Araç Sürücüsü ------- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 59, Madde 84/k ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin Madde 116, Madde 157/a-11 Madde 157/b son paragrafında açıklanan hükümler gereği yukarıda açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın meydana gelişinde % 50 ASLİ KUSUR kurallarını ihlal ettiği kanaatine varılmıştır. c) ---- Plakalı Araç Sürücüsü ------- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununu ve bu kanuna bağlı yönetmeliğin herhangi bir maddesini ihlal ettiğine dair kanaatin oluşmadığı ve kazanın oluşumunda KUSURUNUN OLMADIĞI, kanaatine varılmıştır. 2. Maddi Hasarlı Kazanın Oluşumuna Neden Olan Kural İhlalleri a) ----- Plakalı Araç Sürücüsü -------- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 52/b,c Madde 56/c Madde 84/d ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin Madde 101/b,c Madde 157/a-4 Madde 157/b son paragrafında açıklanan hükümler gereği yukarıda açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın meydana gelişinde % 100 ASLİ KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır. b) ---- Araç Sürücüsü -----: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununu ve bu kanuna bağlı yönetmeliğin herhangi bir maddesini ihlal ettiğine dair kanaatin oluşmadığı ve kazanın oluşumunda KUSURUNUN OLMADIĞI, kanaatine varılmıştır. a) ----- Plakalı Araç Sürücüsü----------: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 52/b,c Madde 56/c Madde 84/d ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin Madde 101/b,c Madde 157/a-4 Madde 157/b son paragrafında açıklanan hükümler gereği yukarıda açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın meydana gelişinde % 50 ASLİ KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır. b) --------- Plakalı Araç Sürücüsü ------- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 59, Madde 84/k ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin Madde 116, Madde 157/a-11 Madde 157/b son paragrafında açıklanan hükümler gereği yukarıda açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın meydana gelişinde % 50 ASLİ KUSUR kurallarını ihlal ettiği kanaatine varılmıştır. c) ---- Plakalı Araç Sürücüsü ------- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununu ve bu kanuna bağlı yönetmeliğin herhangi bir maddesini ihlal ettiğine dair kanaatin oluşmadığı ve kazanın oluşumunda KUSURUNUN OLMADIĞI, kanaatine varılmıştır. 2. Maddi Hasarlı Kazanın Oluşumuna Neden Olan Kural İhlalleri a) ---- Plakalı Araç Sürücüsü ----- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 52/b,c Madde 56/c Madde 84/d ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin Madde 101/b,c Madde 157/a-4 Madde 157/b son paragrafında açıklanan hükümler gereği yukarıda açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın meydana gelişinde % 100 ASLİ KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır. b) ----- Plakalı Araç Sürücüsü -------2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununu ve bu kanuna bağlı yönetmeliğin herhangi bir maddesini ihlal ettiğine dair kanaatin oluşmadığı ve kazanın oluşumunda KUSURUNUN OLMADIĞI, kanaatine varıldığı yönünde görüş ve kusuru dağılımı bildirilmiştir. Mahkememizce işbu bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş; davacı vekilinin itirazları üzerine dosya ------ gönderilmiş ise de daire tarafından sürücülerin ifadelerine ihtiyaç duyulduğundan bahisle rapor düzenlenmeden dosya iade edilmiştir. Bu husus davacı vekilinden sorulmuş ve buna ilişkin bilgisi olmadığını beyan etmiştir. Bu verilere ışığında somut olaya bakıldığında trafik kazasına birden fazla aracın karıştığı dosyada bulunan kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında asıl kusurun arkadan çarpma eylemi nedeniyle davacıya sigortalı araç sürücüsünde ve aynı kural ihlalini yapan başka bir araç sürücüsünde olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsüne ise zorunlu haller dışında durmak kuralını ihlal etmesi sebebiyle kusurlu olduğu tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Adli Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise olay kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiş ve kaza ikiye ayrılmak suretiyle 4 araç arasında kusur dağılımları yapılmıştır. Buna göre davalıya sigortalı araç sürücüsü ilk kazada % 50 kusurlu olsa da ikinci kazada herhangi bir kusuru olmadığı görülmüştür. Ayrıca ikinci kazanın ilk kazadan bir süre sonra ve yaklaşık 68 metre ileride gerçekleştiği ve burada meydana gelen kazada ise davacıya kasko sigortalı ---- plakalı araç sürücüsü ------ % 100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda esasen iki kazanın birbirinden bağımsız gerçekleştiği ilk kazanın ikinci kazaya doğrudan bir etkisi bulunmadığı, aradaki zamana ve mesafeye göre ilk kaza ile ikince kaza arasında illiyet bağının kesildiği, davacıya sigortalı araç sürücüsünün karlı bir günde görüşe engel olmayan asfalt, düz ve geniş bir yolda, gündüz vakti meskun mahal dışında ----- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araca arkadan çarpmak suretiyle kazaya ve zarara kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, sonuçta davacının vaki zararı yönünden davalıya sigortalı araç sürücüsü ---- herhangi bir kusur atfedilemeyeceği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Burada hemen ifade edilmelidir ki; ----- tarafından sürücülerin ifade tutanakları istendiğinden ve kazanın maddi hasarlı oluşu nedeniyle olmadığı anlaşıldığından başka bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir. Zira hakimlik bilgi ve tecrübesine göre, özellikle bu gibi tartışmalı olaylarda alınacak her raporun çelişkileri arttırdığı, uyuşmazlıkların çözümünün derinleşip zorlaştığı ve geciktiği bilinmektedir. Bununla birlikte kuşkusuz kusur durum ve oranın belirlenmesi yetkisi münhasıran hakime aittir. Filhakika, mahkememiz hakimince trafik kazalarında belirlenen kusur durum ve oranlarında yalnızca soyut hukuk kuralları değil, araçların marka ve modeli, sürücülerin kimlik bilgileri, toplumsal yapı, coğrafya ve hava olayları ile ortalama insan davranışlarının ve hayatın olağan akışının da olayla birlikte değerlendirilmektedir. --------Mahkememizce davalının sorumluluğunun sigortalı sürücünün kusuruna bağlı olması ve sigortalının kusursuz olduğunun yukarıda açıklanan sebeplerle kabulünü göre davacının maddi zararına ilişkin bir değerlendirme yapılmasına mahal kalmamıştır. Binaenaleyh; yukarıda ayrıntılı olarak yasal nedenleri ve ilkeleri gösterildiği üzere sonuçta kabul ve takdir edilen kusur durum ve oranına göre davacının yargılamaya hakim olan ilkeler özellikle taleple bağlılık ilkesi nezdinde TMK'nin 6 ile HMK'nin 190. maddeleri esaslarına göre ispat edilemeyen davasının esastan reddine karar verilmiştir. ----------- 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen davacı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi -----bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davanın REDDİNE,2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 1.087,84 TL harçtan mahsubuyla bakiye 472,44 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca---------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,4-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/4 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; -------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025