Anahtar kelimeler: Mahrum Aracından Hasarlı Çarpması Fiilden Kazada Araca Çift Taraflı Araçta

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI
: █████████ Esas ████████ Karar
KARAR TARİHİ
: █████/2025
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2024 tarihinde, .... plakalı aracın davacıya ait .... plakalı araca çarpması sonucu, çift taraflı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini ve müvekkilinin aracından mahrum kaldığını, kazanın oluşumunda .... plakalı aracın 2918 sayılı KTK ilgili maddesini ihlal ettiğini, asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait .... plakalı aracın kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığınından bahisle şimdilik 10,00 TL ikame araç mahrumiyet bedeli maddi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, █████/2025 tarihli dilekçesi ile talebini 100.000,00 TL olarak artırmıştır.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ
:
Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın sollama yaparken müvekkiline ait araca çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, meydana gelen kazada müvekkiline ait aracın kusuru bulunmadığını, müvekkilinin meydana geldiği iddia edilen araç mahrumiyet zararından sorumlu olmadığını, davacı tarafın sunduğu aracın kaza fotoğrafları incelendiğinde aracın sadece çizildiğini, hasardan kaynaklı olarak araç mahrumiyet zararı oluşmayacağını, davacı tarafın mesnetsiz ve gerçek dışı iddialarla haksız bir kazanç elde etmeyi amaçladıklarını, davacı tarafın araç mahrumiyet zararı oluştuğu iddiasını kabul etmediklerini, açıkladığı sebeplerle; davanın reddini, davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Kaza tespit tutanağı, █████/2025 tarihli rapor, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davanın █████/2024 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarihte eldeki davada zorunlu arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğu, söz konusu dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, görevsiz mahkemeden gelen davanın müstakil dava olmadığı, ilk davanın devamı olduğu ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından, davacı yanca iş bu dava açıldıktan ve dosya mahkemeye tevzi edildikten sonra █████/2025 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvuruda bulunulduğu, oysa dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasının gerektiği nazara alınarak .... A.Ş. yönünden arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, 100.000,00TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ....'dan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Asliye Ticaret Mahkemelerinde dava şartı arabuluculuk görüşmeleri eksikliği sebebiyle 2 hafta içerisinde arabuluculuk görüşmelerinin yapılması yönünde İlk Derece Mahkemesince ara karar kurulduğunu, ara karar gereği başvuruda bulunulduğunu, görüşmelerin 2 haftalık kesin süre içerisinde tamamlanmasının mümkün olmayacağını, dava devam ederken arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulmasının dava şartı eksikliği nedeniyle usulden red verilmesine engel olacağından bahisle kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
:
Davalı ..... A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;HMK md. 20 gereği görevsiz mahkemede açılan davadan sonra talep üzerine görevli mahkemeye gönderilen dosyanın önceki dosyanın devamı niteliğinde olup zorunlu arabuluculuk dava şartının da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerektiğinin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 19.02.2025 tarihli, █████████ E. – █████████ K. sayılı kararında da bu açıkça belirtildiğini , görevli mahkemedeki dosya yeni bir dosya olarak kabul edilse dahi tensip zaptı öncesi arabuluculuk başvurusu yapılmadığını , bu haliyle başvurunun kanuna aykırı bir şekilde sonradan gerçekleştirilmiş olduğunu arabuluculuk süreci usulen geçerli olmadığından bahisle istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E
:
Dava, haksız eylem nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan ... A.Ş. yönünden davanın usulden reddine, davalı .... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı istinaf isteminde bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357. Maddesine göre de; "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
Bilindiği üzere; █████/2018 tarih 30630 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 Sayılı Kanunun 20.maddesi uyarınca 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere; "3. Dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile eklenen 5/A maddesi uyarınca; 6102 Sayılı TTK un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/1 hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan Kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı Yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 Sayılı TTK) 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 Sayılı Kanun) 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise, dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
Somut olaya gelince; tarafların 6102 Sayılı TTK'nun da düzenlenen ticari şirket olduğu, davacı şirket adına kayıtlı araç ile davalı şirket adına kayıtlı aracın karıştığı trafik kazası sonrası davacının aracındaki ikame araç bedelinin dava konusu yapıldığı, davanın ilk olarak görevsiz mahkeme olan İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde █████/2024 tarihinde açıldığı görevsizlik kararı sonrasında █████/2024 tarihinde dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine tevzii edildiği ,█████/2025 tarihli tensip tutanağında arabuluculuk başvurusu sonunda düzenlenen anlaşamama (son) tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmek üzere 2 hafta süre verildiği, sürenin arabuluculuğa başvuru yönünde olmadığı,█████/2025 tarihinde davacı vekilinin dava şartı kapsamında arabulucuya başvurduğu, İzmir Arabulucuk bürosu tarafından yapılan görevlendirme üzerine █████/2025 tarihinde tarafların anlaşamadığına dair tutanak düzenlendiği, davacı vekili tarafından █████/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre; eldeki dosyada her iki tarafın tacir olduğu bu davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle de ilgili bulunması nedeniyle TTK.'nun 4/1 maddesine göre nisbi ticari dava niteliği taşıdığı tartışmasız olduğu halde, istisnai olarak görevsiz mahkeme aşamasında arabuluculuk eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesi esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı söylenemeyeceğinden, ticari davanın arabulucuya başvurmadan açılması kanuna aykırı olduğundan; ilk derece mahkemesince davanın 6102 Sayılı TTK un 5/A ve 6100 Sayılı HMK un 114/2 ve 115 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından,davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; İlk Derece Mahkemesi'nce taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK un 353/1 inci maddesinin (b-1) bendi uyarınca esastan karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.683,10-TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 732,00 TL'den mahsubuyla, bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca █████/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!