Anahtar kelimeler: Servisi Kargo Bati Esaskarar Aşye Ankara Özetle Karara Yazilma Yoluna

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: ████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 04.07.2024NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: 26.12.2025GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 05.01.2026İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve ... Kargo Servisi AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 09.08.2018 tarihinde davalı ... Kargo Servisi AŞ'ye ait olup, ... Sigorta Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... idaresinde bulunan ... plakalı kamyonun davacı ...'ın idaresinde bulunan emniyet şeridi dışında stabilize alan üzerinde dörtlü ikaz lambaları yanar vaziyette duran ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada, araç içerisinde bulunan davacıların yaralandığını, kazanın oluşumunda ... plakalı kamyon sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunu, kazada yaralanması nedeniyle davacı küçük ...'ın hayati tehlike geçirdiğini, kafatasında kırık oluşacak ve yüzünde sabit eser kalacak şekilde yaralandığını, beyin zarının hasar gördüğünü, Gazi Üniversitesi Hastanesinde ameliyat geçirdiğini, bir hafta yatarak tedavi gördüğünü, kazanın üzerinden üç sene geçmiş olmasına rağmen geceleri ağlama krizi ile uyandığını, epilepsi hastası olma ihtimalinin olduğunu, yüzündeki sabit izin ileride sosyal yaşantısını ve iş hayatını etkileyeceğini, estetik ameliyat geçirmesi gerekeceğini, tedavi için yol masrafı yapmak durumunda kaldıklarını, araç içerisinde bulunan Acer marka laptop, bir adet Ipad 4 ve diğer şahsi eşyalarında zarar gördüğünü, kaza yapan aracın otoparka çekilmesi için 600,00 TL çekici ücreti ödediklerini, davacıların manevi olarak da zarara uğradıklarını belirterek, davacı ...'ın ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle 1.000,00 TL, sürekli iş göremezlik sebebiyle 1.000,00 TL, ileride yapılacak estetik ameliyatlar için tedavi masrafları sebebiyle 1.000,00 TL, araçta zarar gören eşyalar sebebiyle 5.000,00 TL, çekici ücreti sebebiyle 600,00 TL, yol masrafları için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 11.600,00 TL maddi tazminatın davalılar ... Kargo Servisi AŞ ile ...'dan olay tarihinden, ... Sigorta Şirketinden temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davacı ... için 100.000,00 TL, davacılar ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00-er TL manevi tazminatın davalılar ... Kargo Servisi AŞ ile ...'dan olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.05.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden, ekonomik geleceği sarsılması nedeniyle tazminat talebini 100.000,00TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 793.791,53TL'ye yükselterek davalılardan avans faizi ile tahsilini istemiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın davalı şirket tarafından 28.06.2018 / 2019 tarihleri arasında 309260818 no'lu zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalandığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek üzere sorumluluklarının poliçe limitleri ve sigortalı araç sürücüsüne atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanacağını, davacıların dava konusu kaza sebebiyle yaptığı masraflar, araç içerisinde zarara uğrayan eşyalar dolaylı zarar olup davalı şirketin dolaylı zararlardan sorumluluğunun bulunmadığını, hatır taşıması ve zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda tazminattan uygun bir oranda indirim yapılması gerektiğini, davacı yanın maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... Kargo Servisi AŞ vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sorumlu olacağı bir hukuki nedenin bulunmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın maliki ve işletenin ... Mühendislik Emlak İnş. Taah. Nak. Sarj ve Tic. Ltd. Şti olduğunu, araç sürücüsünün de bu şirketin personeli olduğunu, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davanın görevli mahkemede açılmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davacıların kusuru ile meydana gelen kaza nedeniyle davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, araç sürücüsü ...'ın aracını emniyet şeridinde park pozisyonuna getirdiğini ve emniyet şeridini amacına aykırı bir şekilde dinlenmek için kullandığını, davacı ...'ın yüzündeki sabit eser nedeniyle ekonomik geleceğinin sarsılıp sarsılmayacağının belli olmadığını, doğup doğmayacağı belirli olmayan bir zarara karşı tazminat talebinde bulunulamayacağını manevi tazminat talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'a, dava dilekçesi usulüne uygun tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna ve kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, İstanbul ATK 2. İhtisas Üst Kurulunca düzenlenen 20.07.2023 tarihli raporda ...'ın 09.08.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliğine göre %5 (yüzdebeş) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, küçük hakkında düzenlenmiş olay tarihli tıbbi belgelerde tarif edilen ve kişinin İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesinde yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izinin belirli bir mesafeden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edildiğinden yüzde sabit iz niteliğinde olduğunun belirtildiği, ATK raporunda yüzde sabit iz niteliğinde kabul edilen lezyonların estetik cerrahi ile giderilip giderilemeyeceğinin tespiti amacıyla Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 20.11.2023 tarihli raporda mevcut skarlarda iyileşme süreci tamamlandığı, yüzde sabit iz niteliği taşıdığı, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi ile giderilemeyeceğinin tespit edildiği, tüm tazminatların hesaplanması için doktor ve aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan raporda davacının kaza tarihinde 2 yaşında olduğu ve gelir getiren bir işte çalışmadığı anlaşıldığından, davacının mahrum kaldığı bir kazancı söz konusu olamayacağından, geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı vekili ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı maddi tazminat da talep ettiği, hükme esas alınan aktüer raporunda dosya içerisinde yer alan belgelerden ...'ın kaza tarihinde 2 yıl 9 aylık olduğu, rapor tarihinde ise öğrenci olduğu, çalışmadığı, davacının| ileride yapacağı iş belli olmadığından, yüzünde bulunan izlerin yapacağı işin niteliği gereği ekonomik geleceğini sarsacak nitelikte olup olmayacağının, olacaksa ne oranda olacağının ve bu durumun gelirine etkisinin tespitinin mümkün olmadığı, bu sebeple bu yönde bir hesaplama yapılamadığı, bu hususun takdirinin mahkemeye ait olduğunun belirtildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda bu hususta bir hesaplama yapılmadığı belirtilmişse de; TBK'nın 50/2. maddesi "Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmüne göre Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığından alınan █████/2023 tarihli rapor gereğince davacı ...'ın yüzünde sabit iz kaldığının sabit olduğu, davacı küçüğün yüzünde meydana gelen iz sonucu özellikle cinsiyeti gözetildiğinde iş bulma ihtimalinin azalacağı ve/veya yapabileceği işlerin sayısının azalacağı hususu aşikar olup dolayısıyla ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle bir miktar zarara uğrayacağı, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre zarara uğranıldığı sabit olup hesaplama yapılamaması halinde TBK'nın 50/2.maddesi gereğince hakkaniyete uygun bir tazminat belirlenmesi gerektiği, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesiyle talep edilen 100.000,00 TL maddi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, davacı vekili tarafından ameliyat ve estetik giderleri yönünden tazminat talep edilmiş, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığından alınan █████/2023 tarihli raporda davacı ...'ın yüzündeki sabit izin estetik operasyonla giderilemeyeceğine dair İstanbul ATK'nın belirttiği şekilde rapor alındığından ve dolayısıyla ameliyat ve estetik gideri oluşamayacağından bu talebin reddine karar verilmesi gerektiği, dosya içerisinde zarar gördüğü iddia edilen laptop ve tablete ilişkin fatura, makbuz veya tutanak bulunamadığı gibi sunulan fotoğraflardan modelleri, uğradıkları hasarın tamir edilip edilemeyeceği anlaşılmadığından bu taleplerinin ispatlanamadığı, çekici giderinin ispatlanamadığı, davacıların kazada yaralanması nedeniyle lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile; davanın kısmen kabulüne, 735.971,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100.000,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminat, 2.435,12 TL hastane yol gideri tazminatı olmak üzere 838.406,27 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 09.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle (360.000 TL sakatlanma, 360.000 TL sağlık gideri) sınırlı tutulmasına, davacının estetik masrafları, hasarlanan eşyalar ve çekici ücretine yönelik diğer maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat talepli davanın kabulüne; davacılar ... için 100.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00TL (ek karar ile) manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 09.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Kargo Servisi AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... Katgo AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerine yasal faiz uygulanması talep edilmiş ise de; 13.05.2024 tarihli dilekçe ile Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda %100 kusuru ile dava konusu trafik kazasına sebep olan sürücünün kullanmakta olduğu aracın ticari araç olması ve gerek sigortacısının gerekse işleten firmanın tacir olması sebepleri ile tüm tazminat taleplerindeki yasal faiz taleplerini avans faizi olarak ıslah ettiklerini, mahkeme gerekçeli kararında da belirttiği üzere ıslah yolu ile faiz nevinin değiştirilemeyeceği gerekçesi ile yasal faiz uygulanmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece maddi tazminat yönünden reddedilen kalemlerin dosyaya sunulan belgeler ile kanıtlanmış olduğunu, bilirkişi raporunda sürekli iş göremezliğe ilişkin yapılan hesaplamalara dair aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, istinafa başvuru sebepleri doğrultusunda öncelikle davanın tümden kabul edilmesi yönünde hükmün düzeltilmesine, olmadığı takdirde hükmün davacılar lehine kaldırılarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.Davalı ... Sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde ; mahkemece hükmedilen ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminatın, zorunlu karayolu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığını, bu nedenle bu talebin davalı sigorta şirketi yönünden reddi gerektiğini, sigorta şirketin hangi tazminat tutarından ne kadar sorumlu olduğu ayrı ayrı belirtilmediğini, poliçe teminatı belirli iken icra edilebilirlik kabiliyeti olmayacak şekilde "poliçe teminatı ile sınırlı" şeklinde hüküm kurulmaması, şirketin sorumluluğunun açık ve net bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, davacının maluliyeti yanlış yönetmeliğe göre tespit edildiğini, davacı kaza tarihinde 3 yaşında olduğundan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe (ÇÖZGER) göre tespit edilmesi gerektiğini, dosya kapsamında alınan maluliyet raporları arasında çelişki olduğunu, yapılan aktüer hesabının hatalı olduğunu, TRH 2010 yaşam tablosu ve teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, uygulanan faiz tarihinin hatalı olduğunu, maddi tazminat tutarının sorumlu oldukları miktardan daha fazla olduğundan vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını beyan ederek talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Kargo Servisi Anonim Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde ; davalı şirketin sorumlu olacağı bir hukuki neden bulunmadığından şirkete karşı husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, şirket açısından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davalı şirketin Türkiye genelinde kargo hizmeti veren bir firma olduğunu, kargo hizmetini yürütürken kendi mülkiyetindeki araçlar dışında ayrıca üçüncü kişilerden kiralık araç sözleşmesiyle araç kiralayıp, idaresini araç malikinin çalıştırdığı şoförlere bırakmak suretiyle, belirli bir ücret karşılığında kargo hizmetini yürüttüğünü, davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın maliki ve işletini davalı şirket ile aralarında Taşıt Sözleşmesi bulunan ... Mühendislik Emlak İnşaat Taahhüt Nakliye Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti olduğunu, davalının işleten olmadığını, davacıların taleplerine konu alacakların zamanaşımına uğramış olması nedeniyle zamanaşımı itirazı dikkate alınarak zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kusur oranlarının mahkemece irdelenmediğini, davacı sürücünün kusurunun değerlendirilmediğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın hatalı olduğunu, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, ATK 2. İhtisas Üst Kurulu raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, manevi tazminatın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacılar vekili, 09.08.2018 tarihinde davalı ... Kargo Servisi AŞ'ye ait olup, ... Sigorta Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... idaresinde bulunan ... plakalı kamyonun davacı ...'ın idaresinde bulunan emniyet şeridi dışında stabilize alan üzerinde dörtlü ikaz lambaları yanar vaziyette duran ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada, araç içerisinde bulunan davacıların yaralandığını, davacı küçük ...'ın hayati tehlike geçirdiğini, kafatasında kırık oluşacak ve yüzünde sabit eser kalacak şekilde yaralandığını, araç içerisinde bulunan Acer marka laptop, bir adet ... ve diğer şahsi eşyalarında zarar gördüğünü, kaza yapan aracın otoparka çekilmesi için 600,00 TL çekici ücreti ödediklerini, davacıların manevi olarak da zarara uğradıklarını belirterek, davacı ...'ın ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle 1.000,00 TL, sürekli iş göremezlik sebebiyle 1.000,00 TL, ileride yapılacak estetik ameliyatlar için tedavi masrafları sebebiyle 1.000,00 TL, araçta zarar gören eşyalar sebebiyle 5.000,00 TL, çekici ücreti sebebiyle 600,00 TL, yol masrafları için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 11.600,00 TL maddi tazminatın davalılar ... Kargo Servisi AŞ ile ...'dan olay tarihinden, ... Sigorta Şirketinden temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davacı ... için 100.000,00 TL, davacılar ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00-er TL manevi tazminatın davalılardan ... Kargo Servisi AŞ ile ...'dan olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.05.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden, ekonomik geleceği sarsılması nedeniyle tazminat talebini 100.000,00TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 793.791,53TL'ye yükselterek davalılardan avans faizi ile tahsilini istemiş, mahkemece maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve ... Kargo Servisi AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.I)1-Davalı ... Kargo AŞ vekilinin kazaya karışan aracın işleteni olmadığını, sorumluluğu bulunmadığına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunda hukuki sorumluluğa ilişkin düzenlemeler "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı 8.kısım 85/1.maddesinde " Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi yapılmış, Motorlu aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına ya da bir şeyin zararına neden olmasından işleten sorumlu olup, bu sorumluluğun tehlike sorumluluğu olduğu, aracın karayolunda kullanılmasından yarar sağlayan işletenin meydana gelebilecek tehlikeler ve hasarlardan kusursuz sorumluluğu bulunduğu, işletenin tehlike sorumluluğundan kurtulmasını düzenleyen KTK'nın 86. maddesine göre kazanın mücbir sebepler, zarar görenin veya üçüncü kişilerin ağır kusurundan kaynaklandığının ispatlanması gerektiği belirtilmiştir. Bu hale göre davalı ... Kargo AŞ'nin de kabulüne olduğu gibi kazaya karışan aracın ... Kargo firması adı altında kargo taşımacılığında kullanıldığı anlaşılmakla KTK'nın 85. Maddesinde belirtildiği şekilde ... Kargo AŞ adı altında teşebbüsün unvanı ile çalıştığı anlaşılmakla davacıların zararından müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğundan husumete yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.2-Davalıların kusur oranına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Dosya kapsamına göre dava konusu olayın 09.08.2018 tarihinde saat 06.45 sıralarında sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyon ile E-90 karayolu üzerinde 39. km'ye geldiğinde şeridinden çıkıp emniyet şeridine geçerek emniyet şeridinde durmakta olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın sol arka kesimine çarpması sonucu meydana gelen kazada, ... plakalı araç sürücüsü davacı ... ile araçta yolcu olarak bulunan davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın yaralandığı, kaza tespit tutanağında ... plakalı kamyon sürücüsü davalı ...'ın kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, ...plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, kazaya ilişkin Ankara Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████E.████████ E. Sayılı dosyasında sürücü ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yapılan yargılama sonunda sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı sanık vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin ████████ esas █████████ karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının " sanığın, yönetimindeki kamyon ile emniyet şeridinde dörtlüleri yakarak duraklama yapmakta olan araca arkadan çarpmakla sebebiyet verdiği kazada, gerek hız sınırını aşması gerekse dikkatsizliği ve tedbirsizliği ile duraklama yapmakta olan araca arkadan çarpması nedeniyle asli kusurlu olduğu yönündeki kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporunun dosya içeriğine uygun olduğu" kabul edilerek hükmedilen ceza yönünden düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına kesin olarak karar verilmiştir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki davalı sürücünün arkadan çarpma nedeniyle tam kusurlu olduğuna dair belirlemenin oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar vekillerinin kusur oranına yönelik istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.3-Davalıların davacının maluliyet oranına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Mahkemece davacı ...'ın kaza sonucu yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu, Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan alınan 20.07.2023 tarihli raporda olay tarihi olan 2018 yılında Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporun davacının son durumu değerlendirilerek, düzenlenmiş ayrıntılı ve gerekçeli olması nedeniyle hükme esas alınmasında bir isabetsilik görülmemiştir.4-Davacı vekili davacı küçük ...'ın yaralanması ve yüzünde sabit iz kalması nedeniyle ekonomik geleceğinin de sarsıldığını belirterek ayrıca maddi tazminat talep etmiş, mahkemece davacının sürekli maluliyet oranına göre ileride de asgari ücret kadar gelir elde edeceği kabul edilerek hesaplama yapılmış, mahkemece davacının ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle maddi tazminat talebinin TBK'nın 50/2. Maddesi gereğince kabulüne karar verilmiştir.Dosya kapsamına göre Adli Tıp Kurumu, Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan alınan 20.07.2023 tarihli raporda; davacı ...'ın kazaya bağlı olarak sağ frontal bölgede orbita tavanına uzanan parçalı çökme kırığı meydana geldiği, beyin cerrahi bölümünde çökme kırığı nedeniyle operasyon yapıldığı, sağ kaş üzerinde 3x0.2 cm, frontal bölgeden saçlı deri içinden ciltten açık ve aynı seviyede 24x0.7cm'lik insizyon skarı görüldüğü, yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izinin belirli mesafeden dikkate sarf etmeden ilk bakışta fark edileceği, yüzde sabit eser niteliğinde olduğu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre olay tarihinde 3 yaşında olan davacının %5 oranında maluliyetinin bulunduğu belirlenmiştir.Bedensel zararlara yönelik olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesine göre, tazminat istemeyi gerektirecek bir olay sonucu yaralanan kişinin maddi zararları; geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır. Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan uğraması muhtemel zararlar ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde ifade edilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlâl nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir. Zarar görenin yüzünde sabit bir iz kalması bu kişilerin çalışma güçlerinde fiilen bir eksiklik meydana getirmemekle birlikte iş bulmalarını imkânsızlaştırabilecek, zorlaştırabilecek ya da kariyer olarak yükselmelerine engel olabilecektir. Bu gibi durumlarda zarar gören ekonomik geleceği sarsılarak zarara uğratılmış olur. (Oğuzman Kemal/Öz Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. B, İstanbul 2009, s. 562).Davacı ... kaza nedeni ile yaralanmış olup Gazi Üniversitesi Plastik Cerrahi bölümünden alınan 20.11.2023 tarihli raporda da davacıda bulunan yara izlerinin iyileşmesini tamamladığı, sabit iz niteliğinde olduğu ve estetik cerrahi ile düzeltilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle yüzünde sabit iz meydana geldiği, sabit izin estetik ameliyatla düzeltilemeyeceği anlaşılmış olmakla kaza tarihinde 3 yaşında olan davacının yaşı, cinsiyeti, yara izinin büyüklüğü, ailesinin sosyal ve ekonomik durumu, eğitim düzeyi gibi hususlar gözetildiğinde davacının ileride asgari ücretin üzerinde gelir elde edeceği, davacının yüzünde meydana gelen izin seçeceği mesleği etkileyeceği, iş bulma ihtimalinin azalacağı dolayısıyla ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle bir miktar zarara uğrayacağı açıktır. Bu kapsamda, davacının yaşı dikkate alındığında zararın kapsamının net olarak belirlenmesi mümkün olmadığından TBK'nın 50/2 ve 51/1 maddesi gereğince uygun bir miktar tazminata hükmedilebileceğinden davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ E- █████████ K sayılı, 2024/3 E-█████████K sayılı, ██████████E-██████████ K. Sayılı ilamları.5-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde ve uzman bilirkişice düzenlenen maddi tazminata ilişkin raporun hükme esas alınmasında,manevi tazminatın takdirinde TBK'nın 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak, olay tarihi, davalı tarafın tam kusuru ile kazaya sebebiyet vermiş olması, davacı ...'ın ve diğer davacıların yaralanmalarının şekli ve niteliği, maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminata karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, davacılar tarafından talep edilen diğer zararlarının ispat edilememiş olmasına göre davalı ... Kargo AŞ vekilinin tüm, davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin ve davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.II()1-Davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesinde, Davacılar vekili dava dilekçesinde mahkemece hüküm altına alınacak tazminatlara yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiş, talep artırım ve ıslah dilekçesi olarak verdiği dilekçesinde maddi tazminata ilişkin dava değerini artırmış, maddi ve manevi tazminatın avans faizi işletilerek davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece kazaya sebebiyet veren araç ticari olduğundan avans faize hükmedilmesi gerekse de, davacı dava dilekçesinde yasal faiz talep etmek suretiyle tercih hakkını kullanmış olup, yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılarak tüketilmesinden sonra artık ıslah dilekçesiyle faizin cinsinin değiştirilerek avans faizi talep edilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmış ise de, davanın haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminata ilişkin olduğu, dava dilekçesi ile davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacılar vekilinin 13.05.2024 tarihli talep artırım ve ıslah dilekçesi ile tazminata avans faiz uygulanmasını talep ettiği anlaşılmıştır. Dava konusu dava dosyalarının temyiz mercii olan kapatılan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin ██████████ E., █████████ K. sayılı ilamında da olduğu gibi davacının ıslah dilekçesi ile dava dilekçesi ile talep ettiği faiz türünü de ıslah edebileceği kabul edilmekle ıslah ile faiz türünün değiştirilmesini engelleyen herhangi bir kanun hükmünün bulunmaması, bu yönde getirilecek kısıtlamaların da ıslahı düzenleyen kanun hükümleriyle aranan usuli amaçlara ulaşılmasını engelleyeceği, Yargıtay tarafından davacının dava dilekçesinde hiç faiz talep etmemiş olması halinde dahi ıslah yoluyla faiz talep edebileceğinin kabul edildiği de gözetildiğinde davacının ıslah dilekçesindeki talebi gibi dava konusu kazaya neden olan aracın ticari araç olması, davalı ... Kargo AŞ adı altında işletilmesi nedeniyle avans faiz uygulanması gerekirken yazılı gerekçe ile davacıların talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacıların faiz türüne yönelik istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir. (benzer nitelikte Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı)2-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin poliçe limitine ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup kaza tarihinde yürürlükte bulunan poliçe teminat limiti ile sorumludur. Kaza tarihi olan 09.08.2018 tarihinde ise poliçe teminat limitleri kişi başı sakatlık teminat limiti 360.000,00TL, sağlık ve tedavi gideri teminat limiti 360.000,00TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece 735.971,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100.000,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminat, 2.435,12 TL hastane yol gideri tazminatı olmak üzere 838.406,27 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 360.000 TL sakatlanma, 360.000 TL sağlık gideri teminat limiti ile sorumlu olduğu belirtilmiş ise de hüküm altına alınan toplam tazminat miktarı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti toplamından fazla olduğundan her iki poliçe limitinin tamamından sorumlu olacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Bu durumda davalı sigorta şirketinin 735.971,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100.000,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminat nedeniyle sakatlık teminat limiti olan 360.000,00Tl ile sınırlı olarak sorumlu tutulması, 2.435,12 TL tedavi giderinden ise diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulması, yargılama harç ve giderlerinin sorumlu olduğu miktara oranlanarak karar verilmesi gerektiğinden davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalı ... Kargo AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun faiz türü yönünde, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun poliçe teminat limiti ve yargılama giderleri yönünden kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince kesinleşen yönler ve istinaf sebebi yapılmayan hususlar korunarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,I-Davalı ... Kargo AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,II-Davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,Buna göre;1-Maddi tazminat talepli davanın KISMEN KABULÜNE;735.971,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100.000,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminatı, 2.435,12 TL hastane yol gideri tazminatı olmak üzere 838.406,27 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından █████/2021 tarihinden, diğer davalılar bakımından ise haksız fiil tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 360.000 TL sakatlanma teminat limiti ve 2.435,12 TL sağlık gideri ile sınırlı tutulmasına,Davacının estetik masrafları, hasarlanan eşyalar ve çekici ücretine yönelik diğer maddi tazminat taleplerinin reddine,2-Manevi tazminat talepli davanın KABULÜNE; Davacılar ... için 100.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Kargo Servisi AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine,3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 68.542,68 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslahla alınan 15.853,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 52.689,51 TL harcın, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 24.757,94 TL harçtan peşin alınan 12.337,38TL'nin mahsubu ile 12.420,56 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.162,71 TL'nin, 1.079,07 TL sinin takdiren davalı ... sigorta Şirketinden, 83,64 TL sinin davacı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacılar tarafından yatırılan 603,18 TL peşin harç, 15.853,18 TL ıslah harcı, 59,30 TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 15.920,98 TL harcın, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 13.302,93 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00TL bilirkişi ücreti, 1.024,80 TL tebligat ve posta, 2.328,00 TL ve 7.328,00 TL olmak üzere iki adet İstanbul ATK rapor ücreti olmak üzere toplam 15.680,80 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 14.727,01 TL'sinin, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 6.742,74 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,5-Maddi Tazminat Yönünden;a) Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 122.224,69 TL avukatlık ücretinin (davalı sigorta şirketi 56.365,25TL vekalet ücreti ile sorumlu olmak üzere )davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,b) Davalılar ... Sigorta Şirketi ve ... Kargo AŞ kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 maddesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine,6-Manevi Tazminat Yönünden;a) Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına, davacı ... yönünden takdir ve hesap edilen 17.900,00 TL, davacı ... Yönünden takdir ve hesap edilen 17.900,00 TL, davacı ... yönünden takdir ve hesap edilen 17.900,00 TL, davacı ... yönünden takdir ve hesap edilen 5.000,00 TL, davacı ... yönünden takdir ve hesap edilen 5.000,00 TL ve davacı ... yönünden takdir ve hesap edilen 5.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılar ... Kargo AŞ ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,III- İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:1- Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Kargo AŞ'den alınması gereken 68.542.68 TL harçtan peşin alınan 17.135,66 TL'nin mahsubu ile kalan 51.407,02 TL harcın davalı ... Kargo AŞ'den tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,2-Davacılar ve davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde yatıranlara iadesine,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından 205,20 TL yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsil edilerek davacılara ödenmesine,4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 26.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.