Anahtar kelimeler: Çarparak Oldukça Fiilden Hasarlı İlçesinde Seyir Aşye Piyasa Plaka Araca

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; █████/2024 tarihinde davalılardan ... Tic. ve San. A.Ş.'ye ait ve ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın, İstanbul/Bağcılar ilçesinde seyir halinde iken müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet vermiş olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunmuş olduğunu, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın ikinci el piyasa bedelinin oldukça yüksek olduğunu, kaza sebebiyle müvekkilinin aracının çok sayıda parça değişim ve onarım işlemlerine maruz kalmış ve toplamda 489.993,33 TL hasar kaydı oluştuğunu, hasar kaydının oldukça yüksek olması ve değişim/onarım gören parçaların fabrika çıkışı orijinal parçalar gibi faaliyet gösteremeyeceği gözetildiğinde müvekkiline ait aracın ikinci el piyasasında ciddi bir düşüş meydana geldiğini, bu doğrultuda müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için ekspertiz raporu hazırlatılmış olduğunu, söz konusu ekspertiz raporunda müvekkiline ait olan ... plakalı araçta kaza sonrası toplam 230.000,00 TL değer kaybı meydana geldiğinin takdir edilmiş olduğunu, bahsi geçen raporun yalnızca yol gösterici olması amacıyla temin edilmiş olup, bu raporda belirtilen değer kaybının gerçek zararlarını tam olarak yansıtmadığını ve zararlarından çok daha yüksek olduğunu düşünüyor olduklarını, bu nedenle bilirkişi aracılığıyla müvekkilinin gerçek zararının adil bir şekilde tespit edilmesini talep ediyor olduklarını, öte yandan müvekkiline ait araca yönelik olarak, .... numaralı kasko poliçesi üzerinden ... Sigorta A.Ş. aracılığıyla ekspertiz raporu alınmış ve hasarın boyutu ile değişim ve onarım görmesi gereken parçaların belirlenmiş olduğunu, yapılan inceleme neticesinde müvekkiline ait aracın onarımının 489.993,33 TL olacağının belirlenmiş olduğunu, bununla birlikte her ne kadar ekspertiz raporunda 489.993,33 TL hasar bedeli belirlenmişse de; rapor incelendiği takdirde anlaşılacağı üzere hesaplamaların eş değer/yan sanayi parça fiyatları baz alınarak KDV hariç ve iskontolu tutar üzerinden yapılmış olduğunu, bu doğrultuda müvekkilinin aracının yan sanayi parçalar kullanılmak suretiyle onarıldığının anlaşılmakta olduğunu, müvekkilinin aracında hasar gören parçaların kazadan önce orijinal olmasına karşılık; kaza sonrası yapılan onarım neticesinde eş değer ve yan sanayi parçalar kullanılmış olduğunu, bu sebeple esasında müvekkilinin aracında orijinal parçalarla onarım sağlanmasının sigorta şirketince alınan ekspertiz raporunda belirtilen tutardan daha yüksek miktara mal olacağını, davalı tarafın, haksız fiil sorumluluğu kapsamında müvekkilinin gerçek zararını karşılamakla yükümlü olup, bu zararın tespiti adına yapılacak bilirkişi incelemesinde hasar bedelinin, orijinal parça bedelleri dikkate alınarak KDV dahil ve iskontosuz tutar üzerinden tespit edilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğu üzere hasar bedelinin tazmininde gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini, sigorta kuruluşu ile anlaşmalı ya da yetkili servisler arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanmasının zarar göreni bağlamayacağını, (bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı) yine aynı şekilde Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere haksız fiil sorumlusunun, tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olarak, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisini de (3065 sayılı KDV Kanunu uyarınca) zarar görene ödemek zorunda olduğunu (bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ██████████ E. , █████████ K. sayılı ilamı), bu doğrultuda müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın, gerçek zarar ilkesine uygun olarak KDV dahil ve iskontosuz bedel üzerinden hesaplanması gerektiğini, ayrıca müvekkiline ait araç yük nakli amacıyla ticari işlerde kullanılmakta olup, onarım sebebiyle haftalarca serviste kaldığından; bu süreçte müvekkilinin aracını kullanmaktan mahrum kaldığını, müvekkilinin aracını kullanamadığı süreçte uğradığı zararın da davalı tarafça karşılanması gerektiğini, davalılardan ..., sürücüsü olduğu araç ile tam kusurlu şekilde müvekkilinin aracının hasarlanmasına sebebiyet vermiş olduğundan; TBK m. 49 uyarınca haksız fiil sorumluluğu gereği kaza sebebiyle müvekkilinin malvarlığında meydana gelen zararı karşılaması gerektiğini, davalı sürücü ...'ın haksız fiili neticesinde, araç işleten sıfatıyla davalı ... Tic. ve San. A.Ş. ile müşterek ve müteselsilen sorumlulukları doğmuş olduğunu, nitekim 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ''İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu'' başlıklı 85. maddesi uyarınca ''işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağı'' düzenlenmiş olduğunu, bu nedenle ruhsat sahibi olan ... Tic. ve San. A.Ş.'nin de sürücünün kusurundan aynı oranda sorumlu olup, KTK m. 88/1 uyarınca da müteselsil sorumluluk esasına dayanmakta olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüyle şimdilik 100,00 TL değer kaybı, 100,00 TL hasar bedeli ve 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 300,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı .......A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin, dilekçe ekinde sunulan ... numaralı .... Araç Kiralama Sözleşmesi ve araç teslim evrakları ile faturalardan görüleceği üzere dava konusu kazaya karışan aracı ...'ye Araç Kira Sözleşmesi ile kiralamış olduğunu, bu nedenle dava konusu aracın da araç kira sözleşmesi hükümlerine tabi olup, müvekkili şirketin dava konusu kazaya karışan aracın işleteni olmamakla birlikte kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen şoförün de müvekkili şirket çalışanı olmadığını, bu sebeple kazaya karışan aracın TBK ve KTK hükümleri gereğince müvekkili şirketin sorumluluğuna yol açmasının da mümkün olmadığını, müvekkili şirketin araç üzerinde hiçbir şekilde fiili egemenliği bulunmadığını, KTK 3. ve 85. Maddeleri gereğince, bu tür davalarda 3. şahıslara karşı işletenin sorumlu olduğunu, ilgili sözleşmelerde açıkça ek sürücü olarak tanımlanmayan 3. kişilerin aracı kullanması sebebiyle gerçekleşek maddi hasarlı trafik kazalarında sorumluluğun kiracı ve/veya sürücüsüne ait olduğunun kabul edilmiş olduğunu, davalı ...'ın sözleşme ile ek sürücü olarak tanımlanmamış olduğunu, nitekim KTK madde 3'te aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracının ariyet veya rehin alan kişinin işleten sıfatına sahip olacağının düzenlenmiş bulunduğunu, keza müstekar hale gelmiş Yargıtay kararlarında da, uzun süreli araç kiralamalarında, araç sahibinin araç üzerinde fiili tasarrufu olmadığından işleten sıfatının da kalmadığı, bu nedenle araç sahibi açısından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiği ve kiracının işleten olarak sorumluluğu yoluna gidilmesi gerektiğinin belirtilmekte olduğunu, davaya ilişkin trafik kazası tutanaklarında ve diğer tüm evraklarda da görüleceği üzere müvekkili şirketin aracın işleteni olmadığını, kazaya karışan araç sürücüsünün de müvekkili şirket çalışanı olmadığını, davacı yanın dava konusu taleplerini müvekkili şirket tahtında talep etmesinin sebebi davacının müvekkili şirketin otomotiv piyasasında ismi olduğu, piyasada saygın ve söz konusu zarar kalemlerini karşılayabilecek maddi güce haiz bulunduğu düşüncesinden ileri gelmekte olduğunu, ancak söz konusu taleplerin mevzuat, içtihat, akdedilen sözleşme çerçevesinde müvekkili şirket açısından kabul edilebilir olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, somut olayın meydana gelmesinde tarafların kusurunun belirlenerek hakkaniyetli bir sonuca varabilmek için kusur araştırması yapılması gerektiğini, öte yandan davayı kabul anlamına gelmemekle beraber davacının kullandığı araç ticari faliyet amacıyla kullanılan kamyonet olup sürüş esnasında gerekli olan tüm önlemleri alıp almadığına ilişkin araştırma yapılması gerektiğini, somut olayda müterafik kusur kurumundan bahsetmek gerektiğini, müterafik kusurun zarar görenin, zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkisinin bulunduğu durumlarda gündeme geleceğini, kaza gece vakti gerçekleşmiş olup trafik akışı esnasında ticari faaliyette kullanılan araçların sinyal vermeden dönüş gerçekleştirmesi sebebiyle trafik akışı bozulmakta ve trafik güvenliği tehlikeye atılmakta olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunda bulunan aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte davacının trafik güvenliğini tehlikeye atacak hareketlerde bulunup bulunmadığı halde gerçekleşecek olaylar silsilesinin farklı olacağı açık olup bu durumun verilecek olan hükmü de doğrudan etkileyecek olduğunu, bu nedenle davacının kaza esnasında trafik güvenliğini tehlikeye atıp atmadığının, diğer bir anlatımla müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının söz konusu talihsiz kaza nedeniyle sigorta şirketlerinden ödeme almış olması ihtimali mevcut olup, davacının da işbu durumu kabul etmiş olduğunu, tazminata hak kazanıldığını kabul anlamına gelmemekle beraber, mahkememizce tazminata hükmedilecekse davacının aldığı ödemelerin hesaplanacak tazminattan mahsubu gerektiğini, aksi halde davacıların sebepsiz zenginleşmesi söz konusu olacağını, bu nedenle davacının herhangi bir ödeme alıp almadığı hususunun sorulması amacıyla .... Sigorta şirketine müzekkere yazılmasını talep ediyor olduklarını, davacı tarafından araç hasar bedeli, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı bedelleri istenmiş, ancak davacının aracı 2012 model ... olup Çekici/ticari cinsi olduğunu, dosya arasına dahil olacak olan SBM'den gelecek evraklar incelendiğinde, davacının aracının işbu dava konusu kazadan önce de kaza geçirdiği ve onarım gördüğünün görülebilecek olduğunu, bu durumun aracın değerini düşürmekte olduğunu, bu nedenle aracın değerinin tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerekmekte ve talep olunduğunu, ayrıca davacı tarafça aracının haftalarca serviste beklediği ve yaşanan hak mahrumiyetinin müvekkilinden tahsili talep edilmiş olduğunu, ancak davacının bu talebinin kabulünün mümkün olmadığını, zira, kabul anlamına gelmemekle birlikte, araç mahrumiyet bedelinin, aracın onarımda kaldığı ve kalabileceği makul süre için gündeme gelmesinin mümkün olduğunu, bu nedenle, öncelikle dava konusu aracın gerçekte kaç gün onarımda kaldığının tespiti için gerekli evrakların dosyaya sunulmasının istenmesi gerektiğini, bu belgelerin sunulmaması halinde ise, dava konusu kazanın onarımının kaç günde yapılabileceğine dair bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle somut olaydaki gibi günlerce serviste kaldığı iddiasıyla araç mahrumiyet bedeli talep edilmesinin hukuken mümkün olmayıp, hakkaniyete de aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davacı dava dilekçesinde hasar bedeli hesaplanırken "Mahkemenizce atanacak bilirkişiden, gerçek zarar ilkesi gereğince müvekkilin aracında değişen parçaların orjinal olması ve yedek parça fiyatına iskonto uygulanmaması gerekliliğini esas alarak" değerlendirilmesi ve hesaplanması gerektiğini belirtmiş ise de iş bu ihtimalde davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verecek olduğunu, davacının parça seçiminde eşdeğer veya çıkma parça tercih etmesinin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmayıp davacının yan sanayi parça seçiminin aksine orjinal parça üzerinden bedel hesaplanmasının davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verecek olduğunu, somut olayda davacının hukuki dayanağı haksız fiil olup taraflar arasında ticari ilişkiye dayanan bir sözleşme bulunmadığını, huzurdaki davayı kabul etmemekle birlikte, davacının avans faiz talebinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde; ZMS Trafik Sigortası, İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortası ve Kasko Sigortası ile ... Sigorta Anonim Şirketi'nden [UETS: ... ] sigortalanmış olduğunu, işbu sebeple davanın sigorta şirketine ihbarını karar verilmesini talep eldiyor olduklarını, işbu cevap dilekçesi ekinde sunmuş oldukları araç kiralama sözleşmesi, teslim tutanakları ve faturalardan da görüleceği üzere, müvekkili şirketin dava konusu aracı ...'ye kiralamış olduğunu, ilgili sözleşmelerde açıkça ek sürücü olarak tanımlanmayan 3. kişilerin aracı kullanması sebebiyle gerçekleşek maddi hasarlı trafik kazalarında sorumluluğun kiracı ve/veya sürücüsüne ait olduğunun kabul edilmiş olduğunu, davalı ...ın sözleşme ile ek sürücü olarak tanımlanmamış olduğunu, ibu sebeple davanın ...'ye (... Mah. ... Sokak No.102 D.2 Bağcılar/İstanbul) ihbarına karar verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davanın ... Sigorta Anonim Şirketi'ne (...) [UETS: ...] ve ...'ye (.... - ... Mah. ... Sokak No.102 D.2 Bağcılar/İstanbul) ihbarına, yapılacak yargılama sonucunda davacı tarafından açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafa ait araç ile davalı şirket adına kayıtlı ve davalı gerçek kişinin kullanımında olan araçlar arasında meydana gelen trafik kazasında olayın meydana gelmesinde tarafların kusur durumları, davalı şirketin aracı kiraya vermiş olması nedeni ile pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davacı tarafa ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, bakşye hasar bedeli bulunup bulunmadığı ve davacı tarafa ait aracın çekici araç niteliğinde olması ve davacı taraça yük nakli amacı ile kullanılıyor olması nazara alındığında onarım süresi boyunca davacı araç mahrumiyet bedeli zaraının bulunup bulunmadığı, aracın tamirde kaldığı sürenin makul olup olmadığı, davacının belirtilen zarar kalemleri nedeni ile zararının bulunduğu tespit edilirse davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadıkları hususlarındadır.Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davacı tarafa ait araç ile davalı şirket adına kayıtlı ve davalı gerçek kişinin kullanımında olan araçlar arasında meydana gelen trafik kazasında olayın meydana gelmesinde tarafların kusur durumları, davalı şirketin aracı kiraya vermiş olması nedeni ile pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davacı tarafa ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, bakşye hasar bedeli bulunup bulunmadığı ve davacı tarafa ait aracın çekici araç niteliğinde olması ve davacı taraça yük nakli amacı ile kullanılıyor olması nazara alındığında onarım süresi boyunca davacı araç mahrumiyet bedeli zaraının bulunup bulunmadığı, aracın tamirde kaldığı sürenin makul olup olmadığı, davacının belirtilen zarar kalemleri nedeni ile zararının bulunduğu tespit edilirse davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadıkları hususlarının tespiti için dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, Adli Trafik Uzmanı bilirkişi ...., Makine Mühendisi bilirkişi .... ve SMMM bilirkişi ... █████/2025 tarihli raporlarında özetle; bu kural ihlallerinin tamamı kazanın oluşumu ile ilgili illiyet bağı içerdiğinden, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın TAM KUSURLU olduğunun değerlendirilmekte olduğunu, sürücü kusurları yönünden mevzuata (2918 S.Lı KTK.ve Yönetmeliği) Göre değerlendirildiğinde;2918 S.Lı KTK. Md.47.c.d. Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu ile ilgili karayollarındanfaydalananlar,trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilenhususlara,trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural,, yasak zorunluluk ve yükümlülüklere uymak zorundadırlar” kurallarını ihlal ettiğini, 2918 S.Lı KTK. Md.52.a.b. hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamakla ilgili sürücülerin; kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak,hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafikdurumunun gerektirdiği şartlara uydurmak” kuralları ihlal ettiğini, 2918 S.Lı KTK. Md.57.a. Kavşaklarda geçiş hakkı ile ilgili kavşaklarda kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.” kuralları ihlal ettiğini, trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı trafik işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda; bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara,tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara geçiş hakkını vermek zorundadırlar” kuralları ihlal ettiğini, 2918 S.Lı KTK. Md.84.f.g. trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılanhallerle ilgili araç sürücüleri trafik kazalarında;kavşaklarda geçiş önceliğine uymama” sürücü aslini kusurunu işlediği anlaşılmakta olduğunu, yukarıda belirtilen sürücü asli kusurlarını işleyerek ve diğer trafik kuralların tamamını ihlal ve ihmal ederektamamen sebebiyet verdiği Yaralanmalı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazasının oluşumunda;... plakalı araç sürücüsü ...’ın % 100 (YÜZDE YÜZ) TAM KUSURLU olduğunun değerlendirilmekte olduğunu, ... Plakalı (Çekiciye bağlı ... Plakalı Dorse) araçsürücüsü ... bakımından kusur yönünden değerlendirilmesinde; yapılan inceleme ve değerlendirmelerde ... plakalı (Çekiciye bağlı ... Plakalı Dorse) araç sürücüsü ...’ın meydana gelen dava konusu yaralanmalı vemaddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, doğrudan ya da dolaylı kazaya sebebiyet veren herhangi birkural ihlali ve ihmali ile sürücü kusuru ve tedbirsizliği tespit edilemediğinden KUSURSUZ olduğunun değerlendirilmekte olduğunu, dosya muhteviyatı hasarlı fotoğraflar, kaza zaptı ve ... plaka sayılı aracın ... SİGORTAA.Ş., .... numaralı kasko Poliçesinden açılan ... numaralı hasardosyası, ekspertiz raporu üzerinden yapılan değerlendirmede, ... plaka sayılı aracın, çarpışmanınetkisi ile ön taraftan hasarlı olduğunu, ön tampon, sağ ön çamurluk, motor kaput, sağ ön kapı, maşbiyel, sağ önbasamak, sağ ön kapı kasası, şase parçalarından hasarlı olduğunu,... plaka sayılı araçta, KDV dahil, iskontosuz 587.992,00 TL hasar miktarı bulunduğunu, değer kaybı, aracın hasardan evvelki piyasa rayiç değeri ile hasarın onarılması ile ortaya çıkan piyasa rayiçdeğeri arasındaki fark olarak tanımlanmakta olduğunu, raporda nispi hesap yöntemine göre hesaplanaraktespit edilmekte olduğunu, aracın marka, model, tip, Km değeri, piyasadaki satış işlem hacmi göz önüne alınarakbelirlenmiş olduğunu, ... markasının yetkili bayileri 2. El departmanları, piyasada 2. el ticareti yapan esnaf veinternet ilanları tetkik edilerek bulunan huzurdaki davadaki araç hasar benzerleri ile hasarsız araçlarıngüncel gerçek piyasa fiyatları üzerinden belirlenen değer kaybı oranı tespit edilip, aracın, hasar tarihi ilebelirlenecek piyasa rayiç değerine uygulanarak tespit edilecek olduğunu, Sigorta Bilgi Merkezi (SBM) Eskiye dönük hasar kayıtları tetkik edildiğinde, huzurdaki dava konusu kazaöncesinde, 04.03.2013 tarihli Trafik Sigortası Araca Çarpma Nitelikli,17.10.2015 tarihli Kasko Sigortası Çarpma Nitelikli,10.02.2016 tarihli Kasko Sigortası Çarpma nitelikli, şeklinde eskiye dönük hasar kayıtları mevcut olduğunu, hasar tarihi döneminde, ekspertiz raporunda da kayıt edildiği üzere eski hasarları da göz önüne alındığındapiyasa rayiç değerinin 1.670.000,00 TL olduğunun belirlenmiş olduğunu, ... plaka sayılı aracın, güncel hasarsız ve eşdeğer hasarlı piyasa rayiç değeri, dosyamuhteviyatında bulunan eksper raporlarında bulunan tetkik edilen ilanlardan, ortalama 1.830.000,00 TL -1.600.000,00 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, 2. El ticaret Esnafı ve Bayilerin 2. El departmanları üzerinden yapılan tetkiklerde de hasarlı hasarsız eşdeğeraraçların fiyatları tetkik edilmiş olduğunu, aracın, markası, tipi, Km değeri, hasar durumları, eskiye dönük hasarkayıtları, piyasa pazarlık usulü esas alındığında yapılan tetkiklerde değer kaybı oranının kadri maruf %12 olduğunun anlaşılmakta olduğunu, hasar tarihi itibarıyla;piyasa rayiç değeri 1.670.000,00 TL olarak tespit edildiğinden,değer Kaybı zararı miktarı= 1.670.000,00 TL X % 12 = 200.400,00 TL olarak hesap edilmiş olduğunu, kazadan önceki piyasa rayiç değeri 1.670.000,00 TL olduğu,kazadan sonra onarımın yapılması ile piyasa rayiç değerinin 1.469.600,00 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, araç mahrumiyet zararı için önce aracın makul onarım süresi hesap edilecek sonra bu makul onarımsüresinde muadil araç kiralama sureti ile araç mahrumiyeti giderecek zarar hesap edilecek olduğunu, 7Gün X 5.000,00 TL = 35.000,00 TL olarak hesap edilmiş olduğunu, aracın makul onarım süresi boyunca kullanılmaması sebebiyle % 5 oranındaki amortisman kazancı düşüldüğünde araçmahrumiyet zararının 35.000,00 TL – (35.000,00 TL X %5) = 33.250,00 TL olarak hesap edilmekte olduğunu, ZMMS (Trafik) poliçelerinde, araçların hasar miktarı ve değer kaybı zararları teminatta olup araç mahrumiyet zararlarının teminatdışı olduğunu, ... plaka sayılı aracın hasar miktarı, Kasko Sigorta poliçesi kapsamında yapıldığı, ... plaka sayılı aracınZMMS (Trafik) poliçesinde, hasar miktarının rucü edilmesi ile teminat limitinin tamamının tükendiğinin anlaşılmış olduğunu, hasar tarihidönemi ZMMS (Trafik) Poliçesi limiti araç başına maddi 200.000,00 TL olduğunu SONUÇ OLARAK: ... plakalı araç sürücüsü ...’ın % 100 (YÜZDE YÜZ) TAMKUSURLU olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın KUSURSUZ olduğunu, ... plaka sayılı araçta, 09.12.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasısebebiyle oluşan hasarının miktarının 587.992,00 TL, değer kaybı zararının 200.400,00 TL ve araçmahrumiyet zararının 33.250,00 TL olduğunu bildirmişlerdir.Davaya son veren taraf işlemlerinden olan davadan feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.(HMK.307/1) Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (HMK.309/1) Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK.309/2)Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile davalı ile haricen anlaşmaya varıldığından davadan feragat ediyor olduklarını, davadan feragat beyanlarının kabulüyle gereğinin yapılmasını talep etmiş olup, vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE;1-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta yeniden harç alınmasına yer OLMADIĞINA,2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı .... A.Ş. tarafından sarf edilen 500,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,5-Davalı ...... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 300,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,Dair tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...¸Hakim ....¸