Anahtar kelimeler: Vakfıkebir Hisseli Kardeş Ölümünden Annesinin Trabzon Baba Mahallesi Yerde Malik
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Vakfıkebir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 11... parsel, 1 14... parsel, 1 26... parsel, 1 24... parsel, 1 18... parsel, 1 18... parsel, 1 17... parsel, 1 15... parsel ve aynı yerde ... Mahallesi, 4 03... parsel sayılı taşınmazlarda tarafların hisseli malik ve kardeş olduklarını, davacının taşınmazları baba ve annesinin ölümünden sonra kullanamadığını, taşınmazları kullanmasına davalıların izin vermediğini, davalıların kendi hisselerinden fazla kısmı kullandıklarını belirterek; müdahelenin men'ini ve dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık olmak üzere şimdilik her bir taşınmaz yönünden 50,00'şer TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kendi aralarında bölüşüldüğünü, davacının bölüşüme uygun olarak taşınmazları dava tarihine kadar kullandığını, mirasbırakanın ölümünden sonra davacının taışnmazları 4-5 yıl eylemli kullandıktan sonra anneleri ile tartışarak köyü terk edip fındıklıklarla ilgilenmediğini, babadan kalan evi yıkmak için ortaklığın giderilmesi davası açtığını bu duruma kendi kusurlu davranışı ile sebep olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava konusu taşınmazlarda tarafların paydaş olup bunlardan, Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 111 ada, 51... ada 1 parsel sayılı taşınmazın ağaçlık vasfında, 1 15... parsel sayılı taşınmazın ise çalılık vasfında olduğu, taşınmazlar yönünden intifadan men koşullarının oluştuğuna dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmayıp bu taşınmazlar yönünden davanın reddi gerektiği; 1 18... parsel sayılı taşınmazdaki yapıda davacıya ait oda bulunduğu ve onun tarafından kullanılan odanın kilitli ve anahtarının da davacıda bulunduğu, 4 03... parsel sayılı taşınmazın davacı yararına terk edildiği ve davacı tarafından kullanıldığı, 1 17... parsel sayılı ve 1 14... parsel sayılı taşınmazların davalılar ... ve ... tarafından kullanıldığı, fındıklık vasfında olduklarından intifadan men koşulunun aranmadığı, 1 24... parsel sayılı ... tarafından kullanılan fındıklık vasfındaki taşınmaz ve 1 18... parsel sayılı davalı ... tarafından kullanılan fındıklık vasfındaki taşınmazlar için intifadan men koşulunun aranamayacağı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile;
1. Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 11... parsel, 1 26... parsel, 1 18... parsel, 1 15... parsel ve 4 03... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine,
2. Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 17... parsel sayıılı taşınmaz yönünden davanın davalılardan ... ve ... yönünden kabulü ile 4.266,24 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle bu davalılar yönünden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine ve müdahalenin mennine,
3. Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 14... parsel sayıılı taşınmaz yönünden davanın davalılardan ... ve ... yönünden kabulü ile 2.264,41 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine ve müdahalenin men'ine,
4. Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 24... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın davalılardan ... yönünden kabulü ile 2.624,59 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle bu davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, müdahalenin men'ine,
5. Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 18... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın davalılardan ... yönünden kabulü ile 2.992,71 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, müdahalenin men'ine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılar lehine hükmedilen 118.989,38 TL vekâlet ücretinin oldukça fahiş olup kararın sırf bu nedenle dâhi bozulması gerektiğini, Mahkemece ret hükmü kurulan parsellerden 1 11... , 126 ada, 1 ve 1 15... parsel sayılı taşınmazların tapuda tarla vasıflı oldukları belli olup bu parseller yönünden verilen ret kararının gerekçesinin intifadan men şartının gerçekleşmediğine bağlanmasının hatalı olup aynı gerekçeyle müdahalenin men'i ve ecrimisil taleplerinin reddedilmesinin de hatalı olduğunu, yukarıda anılan üç adet parselin vasfına bakılınca bir kısmının ağaçlık bir kısmının da tarla olarak tapuda belirtilmiş ve keşif sırasında ise söz konusu parsellerin bağ ve bahçe olarak kullanıldıklarının ve üzerlerinde doğal ürün veren meyve ağaçları olduğunun görüldüğünü, ayrıca yakacak elde ediliyor olması sebebiyle davalıların bu semerelerden de tek başlarına yararlanıyor olduklarını, bu nedenle men'i müdahale ve ecrimisil taleplerinin reddedilmesinin doğru olmadığını, kaldı ki parseller hakkındaki ████████ Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasının hâlen derdest olup bu davanın açılmış olmasının dahi intifadan men koşulunun gerçekleştiği anlamına geldiğini, 27.10.2022 tarihli beyan dilekçelerine göre de 1 18... parsel ve üzerindeki yapılarla ilgili herhangi bir ecrimisil taleplerinin bulunmadığını, taleplerinin sadece arazilerden kaynaklı ürün esasına dayalı ecrimisil talebi olup özellikle tarla ve fındıklık vasıflı 1 18... parsel yönünden kurulan ret hükmünün hatalı olduğunu, ayrıca 1 18... parselle ilgili tanık anlatımlarında bir odanın anahtarının davacıda olmasından bahsediliyor ise de buna ilişkin bir taksim sözleşmesi bulunmayıp elbirliği mülkiyeti söz konusu olduğundan hisseye yönelik el atmanın önlenmesi gerektiğini; 4 03... parsel sayılı taşınmazın ise davacının yararlanmasına bırakıldığı iddiası doğru olmayıp; rapora göre diğer kısımlarının ... ve ...'ya bırakılmış olduğu hâlde sanki tamamının davacı tarafından kullanıldığının kabulü ile bu parsel yönünden ecrimisil verilmemesinin hatalı olduğunu, toplam 13.044 m² yüzölçümlü 64 parselde A=4217 m² yerin davacıya diğer kısımlarının ... ve ...'ya bırakılmış olup sanki tamamının davacı tarafından kullanıldığının kabulü ile tümüyle bu parsele yönelik istemlerin reddedilmesinin hatalı olduğunu, 1 17... parsel ve 1 14... parseller yönünden davanın sadece ... ve ... yönünden kabulü ile diğer davalı ... yönünden kabul edilmemesinin anlaşılamadığını; zira hükmedilen ecrimisil tutarının bilirkişi raporuyla çeliştiğini, 1 24... parsel sayılı taşınmazın sadece ..., 1 24... parselin ise sadece Güller yönünden değerlendirilerek kabulünün hatalı olduğunu, hesaplamalarda vefat eden anne ... 'nin payının da dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, parseller yönünden verilen men'i müdahale kararlarına bir diyeceklerinin olmayıp ecrimisillerin lehe yükseltilmesi gerektiğini, müvekkiline düşen ecrimisil tutarı 50.990,45 TL olduğu hâlde Mahkemece 12.147,95 TL ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğunu, son olarak 1 11... , 1 26... , 1 18... , 1 15... ve 4 03... parseller yönünden ecrimisile hak kazanılmadığı yönündeki kararın da yerinde olmayıp en azından davacının hissesi oranında bu parseller yönünden kabul kararı verilmesi gerektiğini, zira hâlâ bu parsellerin davacıya kazandırılmamaya devam ettiğini ve muris ...'dan kalan kısmı ise davalıların zaptettiklerini, ecrimisil ve men'i müdahale taleplerinin aynı kapsama alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece, kabul edilen değere göre davacı yararına hükmedilen 54.303,00 TL'lik vekâlet ücretinin hatalı olup, hükmedilen ücretin kabul ve reddedilen miktarı (ecrimisil) geçemeyeceğini, 4 03... parsel sayılı taşınmazda davacı tarafından kullanılan yer 4127 m² olup davacıya, kız kardeşlerine göre olması gerekenden fazla bölüm bırakıldığını, davacıya bırakılan yerlerin davacı tarafça çalılık ve dikenlik durumuna dönüşmüş olup böyle bir taşınmazdan zaten tarım geliri elde edilemeyeceğini, sanki davacının kullanımına bırakılan bir yer yokmuş gibi değerleme yapılarak müvekkillerinin tüm tarımsal etkinliklerin getirisinden davacının yararlanacağının düşünülmesinin açık bir değerlendirme hatası olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; paydaşlar arasında müdahalenin men'i ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Dava; paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkin olup Mahkemece doğal semere getiren bir kısım taşınmazlar yönünden intifadan men şartına gerek olmadığı, doğal semere getirmeyen taşınmazlar yönünden ise intifadan men şartının gerçekleştiği benimsenmek suretiyle elatma olgusu sabit görülerek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile hükmedilmesinde kural olarak isabetsizlik yoktur. Bu sebeple tarafların temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak paydaşlar arasındaki el atmanın önlenmesi istemli davalarda davanın kabulü hâlinde davacının payı oranında el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 688. maddesi hükmüne aykırı olacak şekilde taşınmazın tamamının kullanımına engel olma anlamına gelecek şekilde mutlak el atmanın önlenmesine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemli davalarda 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca; dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil bedelinin toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur. Yargılama giderlerinden olan karşı taraf vekâlet ücretinin de yine bu toplam değer üzerinden karar tarihinde yürülükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanacağı da tartışmasızdır. O hâlde Mahkemece; davacının payı ile orantılı olmak üzere el atılan yerin değeri ile hüküm altına alınan ecrimisil bedelinin toplamı üzerinden davacı lehine vekâlet ücreti takdiri gerekirken, 118.989,38 TL davacı yararına vekâlet ücreti takdiri de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!