Anahtar kelimeler: Bam İddianin Yazildiği Başkan Katip Layihalar Kaldirma Üye Ankara Hmknin

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: █████████ ( KABUL KALDIRMA YENİDEN ESAS
KARAR NO
: █████████ HAKKINDA KARAR VERİLMESİ )
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: DR.... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
ESAS NO
: ████████ E ████████ K
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Taraflar arasında görülen yukarıda bilgileri belirtilen Dairemiz kararı Yargıtay temyiz incelemesi sonucu bozulması üzerine HMK’nin 373. maddesi uyarınca inceleme yapılmak üzere dava dosyası için düzenlenen rapor ile yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendi:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesi kapsamında avans olarak para göndermesine karşın mal teslim edilmediğini, gönderilen paranın iadesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün ██████████ E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, Libya'da bulunan ... firmasına yapılan ihracat bedelinin Libya'ya uygulanan ambargodan dolayı bankacılık sisteminin çalışmadığını, bu gibi ülkelerde broker denilen sistemle para transferi yapıldığını, müvekkili firmanın üretmiş olduğu farklı ürünler nedeniyle avans olarak gönderilen paranın hangi mamüller olduğunun belli olmadığını, ... firmasının vermiş olduğu ürünlein tutarıyla aynı olduğunu, malın gümrükten çıktığı tarihle gelen EFT'nin tarihlerinin uyuştuğunu, parayı gönderen firmanın 1 yıl sonra paranın iadesini talep ettiğini, zaman aşımı yönünden itiraz ettiklerini, taraflar arasında hiçbir sözleşme, sipariş formu bulunmadığını, bu ödemenin Libya'da bulunan ... ... firmasına yapılan ihracatla ilgili olduğundan müvekkilinden talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, banka havalesi aksi ispatlanmadığı müddetçe mevcut bir borcun itfası için yapıldığı varsayılacağı, havalenin avans niteliğinde olduğunu iddia eden davacının bu iddiasını ispatla mükellef olduğu, davacının bu iddiasını ispatlayamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davalı vekili tarafından;
Mahkemece ispat yükünün tayininde hataya düşüldüğü, davalı şirketin dava dışı şirkete mal satımı karşılığında dava konusu paranın gönderildiği iddia edildiğinden ispat yükünün davacı yana geçtiği bildirilerek başvurulmuştur.
İSTİNAF VE BOZMA KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya banka yoluyla 110.223,00 USD havale yapıldığı, davacının iddiasının dava konusu paranın davalıya avans olarak gönderilmesine rağmen taraflar arasında ticari ilişkinin gerçekleşmediği yönünde olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı uyarınca, davalının kendisine gönderildiği sabit olan dava ve icra takibine konu paranın avans olarak gönderilmesinden sonra davacının talimatına istinaden dava dışı ...'e ürün gönderdiği yönündeki savunmasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalıya verilen sürede davalının sunduğu e-posta yazışma tercümeleri ve diğer belgelerde bu yönde bir açıklık bulunmadığı, davalının verilen ihtaratlı kesin sürede davacıya yemin teklifinde bulunarak yemin metnini de sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiş, Dairemizin █████/2024 tarih ████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak İlk Derece Mahkemesince, yabancı para cinsinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin 110.223,00 USD asıl alacak ile asıl alacağa takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, alacağın %20’si oranında (23.10.2018 takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden hesaplanan) 127.638,23TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 11. HD.’nin █████/2025 tarih █████████ E. █████████ K. sayılı kararı ile “6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK) 207. maddesinde düzenlenen birlikte ifa kuralı gereği davacının avans ödemesi iddiası kapsamında 13.02.2018 tarihli havale dekontu incelendiğinde dekontta, avans ödemesi mahiyetinde olduğuna dair bir açıklama bulunmamaktadır. Davacı taraf söz konusu ödemeyi ticari defterlerine "verilen sipariş avansları hesabına" kaydetmişken, davalının ticari defterlerinde davacı adına açılmış bir kayıt bulunmayıp "alıcılar hesabında" ... ...'nin USD hesabına 14.02.2018 tarihinde "... Bankası EFT 110.223,00 USD" şeklinde kaydedilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal niteliği itibarıyla bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.06.2024 tarihli 2023/3-752 E., ████████ K. sayılı, Dairemizin 31.10.2022 tarihli █████████ E, █████████ K. sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 26.02.2015 tarihli ██████████ E., █████████/K. sayılı emsal ilamları). Davacının kendisi ya da üçüncü bir kişi adına ödeme yapması da sonucu değiştirmeyecektir. Davalı vekilince dosyaya sunulan deliller ve 12.12.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda davalının defterleri incelenmek suretiyle yapılan açıklamalar da nazara alındığında dava dışı firmaya gönderilen mal tutarıyla davacının ödeme dekontundaki miktarların örtüştüğü görülmektedir. Davacı ile davalı arasında toptan mal alımına ilişkin 13.02.2018 tarihli ödemeden önce veya sonra akti ilişki bulunmayıp, davacı tarafça herhangi bir sipariş formu da ibraz edilmemiştir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yapılan açıklamalar ve delil durumu gözetilerek gerektiğinde bu çerçevede davacıya yemin teklif hakkı da hatırlatılarak sonuca göre karar verilmek gerekirken hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık avans olarak gönderildiği iddia edilen para karşılığında mal teslim edilip edilmediği ve davacının alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesi kapsamında avans olarak gönderilen para karşılığında mal teslim edilmediğinden bahisle meydana gelen alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dairemizce, Yargıtay 11. HD.’nin █████/2025 tarih █████████ E. █████████ K. sayılı kararına uyulmasına karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalıya avans olarak 110.223,00 USD havale yapmasına rağmen ticari ilişkinin gerçekleşmediğini, paranın iade edilmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını iddia etmiştir. Davalı ise Libya'da bulunan ...'e ürün sattığını, Libya'ya uygulanan ekonomik kısıtlamalar nedeniyle anılan şirketin banka aracılığıyla ödeme yapamadığını, bu gibi ülkelerde broker şirketler aracılığıyla para transferi gerçekleştirildiğini, davacının da bu maksatla ödeme yaptığını, davacının ödemesinin, ...'e satılan ürünlerin tutarıyla aynı olduğunu, malın gümrükten çıktığı tarihle gelen EFT'nin tarihinin uyuştuğunu, davacı avans ödemesi iddiasında bulunmuş ise de taraflar arasında hiçbir görüşme-yazışma olmadığını, aralarında sipariş formu ve satım sözleşmesi bulunmadığını savunmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK) 207. maddesinde düzenlenen birlikte ifa kuralı gereği davacının avans ödemesi iddiası kapsamında 13.02.2018 tarihli havale dekontu incelendiğinde dekontta, avans ödemesi mahiyetinde olduğuna dair bir açıklama bulunmamaktadır. Davacı taraf söz konusu ödemeyi ticari defterlerine "verilen sipariş avansları hesabına" kaydetmişken, davalının ticari defterlerinde davacı adına açılmış bir kayıt bulunmayıp "alıcılar hesabında" ... ...'nin USD hesabına 14.02.2018 tarihinde "... Bankası EFT 110.223,00 USD" şeklinde kaydedilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal niteliği itibarıyla bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.06.2024 tarihli 2023/3-752 E., ████████ K. sayılı, Dairemizin 31.10.2022 tarihli █████████ E, █████████ K. sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 26.02.2015 tarihli ██████████ E., █████████/K. sayılı emsal ilamları). Davacının kendisi ya da üçüncü bir kişi adına ödeme yapması da sonucu değiştirmeyecektir.
Davalı vekilince dosyaya sunulan deliller ve 12.12.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda davalının defterleri incelenmek suretiyle yapılan açıklamalar da nazara alındığında dava dışı firmaya gönderilen mal tutarıyla davacının ödeme dekontundaki miktarların örtüştüğü görülmektedir. Davacı ile davalı arasında toptan mal alımına ilişkin 13.02.2018 tarihli ödemeden önce veya sonra akti ilişki bulunmayıp, davacı tarafça herhangi bir sipariş formu da ibraz edilmemiştir.
Yukarıda anlatılanlar ışığında dosya kapsamında davacı yana yemin hakkı hatırlatılmış olup, davacı yanca teklif edilen yemin davalı şirket yetkilileri tarafından eda edilmiş olup, dosya kapsamı itibariyle davacı yanın iddialarını usulüne uygun delillerle ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine, davacı yanca haksız ise de kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
2-Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih ve ████████ esas, ████████ sayılı kararın HMK 356. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
4-a-Davanın REDDİNE,
b-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
c-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 6.204,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.589,45 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
ç-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
d-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir edilen 92.728,48 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
e-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden
5-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
6-İstinaf eden davalı tarafından yapılan 1.132,50 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir edilen 42.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nin 356 maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!