Anahtar kelimeler: Davaitirazın İcrainkar Mesnetsiz Sinden Eylemden Davalıborçlu Bononun Kefil Çıkması Sıfatı

T.C.
İSTANBUL22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:███████DAVA
:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptalini, takibin devamını, davalılar aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ettiğini, davalı/borçlu ... tarafından keşide edilen ve diğer davalı ... tarafından kefil sıfatı ile imzalanarak müvekkiline verilen 5 adet bononun karşılıksız çıkması üzerine 24.06.2024 tarihinde .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, 01.07.2024 tarihinde borçlular tarafından haksız ve mesnetsiz iddialarla icra takibine, asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faize ve tüm ferilere itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına sebebiyet verildiğini, icra dosya münderecatı ile de sabit olduğu üzere, davalı tarafların icra aşamalarında, icra takibine dayanak belgelerde ki imzaya itiraz etmeyerek, belgenin kendisinden sadır olduğunu kabul ettiğini, imzaya itiraz edilmemesinin, borcun ikrarı mahiyetinde olduğunu, Yargıtay kararları ve kanun maddesi ile de sabit olduğu üzere, davalıların bahse konu bonolardaki imzaya açıkça itirazda bulunmadığından, işbu bonoların borç ikrarı içeren belge niteliğinde olduğunu, takibe konu bonoların her ne kadar kambiyo vasfını yitirmiş olsa da yazılı delil başlangıcı hükmünde olduğunu, zamanaşımına uğramış kambiyo senetlerinin, kambiyo senedi vasfını yitirmiş olsalar dahi delil başlangıcı hükmünde olduğunu ve her türlü delille ispat edilebileceğini, davalı ...'in icra takibine konu bonoların keşidecisi, diğer davalı ...’in de kefil olduğu, bonoların davalılar tarafından keşide edilerek müvekkiline verildiğini bu nedenle de aralarında temel ilişkinin varlığı sabit olduğunu, dayanak evrağın üzerinde borcun ödenme tarihinin konmuş olması karşısında, temerrüt hususunda terditli talepte bulunma zarureti hasıl olduğunu, bonoda vade tarihi belirli olduğundan ayrıca davalının temerrüde düşürülmesine gerek olmadığını, 5/B. Sayın mahkeme 5/A maddesindeki talebi kabul görmez ise, tüm bonoların ... Bankası ... Şubesi’nden protesto edilmiş olduğunu gözeterek, öncelikle ... Banakası ... Şubesi’nden bonoların protesto evraklarının celbini ve protesto evraklarını borçlu/davalıya tebliğ tarihinde borçlu/davalıların temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerekeceğini, temerrüt için, vade tarihi olan 30.11.2014, 31.12.2014, 31.01.2015, 28.02.2015 ve 30.09.2014 tarihlerinin esas alınması, ... Bankası’ndan borçlu/davacıya gönderilen protestoların tebliğ tarihinden itibaren temerrütün doğduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davalıların borcunun, likit yani hesap edilebilir nitelikte olduğundan, borcuna haksız olarak itiraz eden davalı borçlunun %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davalılar/borçluların .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptalini ve takibin devamını, 2. borçlular/davalıların borcunun temerrüt tarihinin takibe dayanak bonolardaki vade tarihi olan 30.11.2014, 31.12.2014, 31.01.2015, 28.02.2015 ve 30.09.2014 tarihi olması sebebiyle öncelikle borçluların bonolardaki vade tarihlerinde, bu talebin kabul görmez ise ... Bankası ... Şubesi’nden borçlulara gönderilen protestoların tebliğ tarihinde temerrüde düştüğünün kabulünü ve bu temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizin hüküm altına alınmasını, borçlular/davalıların, likit ve hesap edilebilir borçlarına haksız olarak itiraz etmeleri sebebiyle takip toplamının %20’sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkum edilmelerini belirterek davanın kabulünü dava ile talep ettiği görülmüştür.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri adına gönderilen senetlerin zamanaşımına uğradığını ve kambiyo senedi vasfının kaybolduğunu, temerrütün oluşması için müvekkillerine çekilen bir ihtarnamenin de dosya kapsamında bulunmadığını, müvekkillerine icra takibi senetlerin vade tarihi baz alınarak yapıldığını ve haksız şekilde faiz işletildiğini, bu hususta mahkememizin temerrüt tarihinin belli olmaması sebebiyle bu açıdan davanın reddine karar vermesini, davacının iyi niyetli olmadığını, bütün bu sebeplerle müvekkillerinin icra takibine yapmış oldukları alacak, faiz ve tüm ferilere yapılan itirazlarının haklı ve yerinde olduğunu; zamanaşımı, alacak, faiz ve tüm ferilere itirazlarının tekrarıyla, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████/2025 T., ... Sayılı kararı ile, her ne kadar "... takibe konulan bonoları zamanaşımına uğradığı ve bu açıdan kambiyo vasfı niteliğini kaybettiği değerlendirilmiş ise de, davacı tarafın da beyan ettiği üzere taraflar arasındaki işin ticari nitelikte olduğu, tarafların bilanço esasına göre defter tuttuğu anlaşılmakla mahkememizin dosya yönünden görevli olmadığı..." gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ve █████/2025 tarihinde kesinleşen dosya mahkememize gönderilmiş ise de,█████/2012 tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir.Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir.Davacı ve davalı gerçek kişilerin, tacir olup olmadığını araştırmak için yazılan müzekkerelere, ... Vergi Dairesi’nin █████/2025 ve █████/2025 tarihli cevabi yazıları ile davacının "... █████/1993-█████/1996 tarihleri arasında ... Ve ... İle Parçalarının İmalatı faaliyetinden dolayı şahıs yönünden mükellefiyet kaydının bulunduğunun (ekinde gönderilen belgelerde şahıs mükellefiyetinin 1996 yılı terk olarak görüldüğü) ve ... İç Dış Tic. Ltd.Şti.'nin ortağı ve kanuni temsilcisinin olduğunun...", █████/2025 tarihli ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevabi yazısı ile davacının "...gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının... ... İç Dış Tic. Ltd.Şti.'nin ortağı olduğunun...", ... Vergi Dairesi'nin █████/2025 tarihli cevabi yazısı ile davalılardan ...'in "....sicil kayıtlarının gönderildiği, ancak mükellefin gelir vergisi beyannamesine ulaşılamadığının (ekinde gönderilen belgelerde şahıs mükellefiyetinin 2000 yılı terk olarak görüldüğü)..." bildirildiği, davacı her ne kadar Limited şirket ortağı ise de, tacir sıfatı şirkete ait olup, ortakları tacir olmadığından (TTK m. 16/1) ve görevli mahkemenin dava tarihindeki şartlar esas alınarak belirlenmesi gerektiğinden, davacının ve davalılardan ...'in, dava tarihi itibariyle tacir olmadığı anlaşılmıştır.TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.Sonuç olarak, somut olayda, davaya konu senetlerin keşide edildiği tarih itibariyle de zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu, delil başlangıcı niteliğinde olan senetlerin kambiyo senedi vasfını kaybettikleri ve ilamsız takibe konu edildikleri, (İstanbul BAM 37. HD.,█████/2025 T. █████████ E.-█████████ K.,Yargıtay 13.HD █████/2019 T.,█████████ E.-██████████ K.) dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, iş bu nedenle Mahkememizin bu davada görevsiz olduğu, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, HMK 114. Maddesinde; Mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olarak belirtildiği, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceğinin açıklandığı, iş bu davanın mahkememizin görev alanında bulunmayıp, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde olduğu, daha önce davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesince de görevsizlik kararı verilerek kesinleşen dosyanın mahkememize gönderildiği görüldüğünden mahkememizce verilen bu kararın istinaf yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde .... Asliye Hukuk Mahkemesiyle mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğacağından bu durumda merci tayini için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesi gerektiği kabul edilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,2-İşbu dosyanın .... Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2025 Tarih, ... Sayılı GÖREVSİZLİK kararı ile mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşılmakla, mahkememizce verilen görevsizlik kararının İstinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, aynı yargı Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak görevsizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan Adli Yargı İlk Derece Hukuk Mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek ile sınırlandırıldığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince görevli Mahkemenin belirlenmesi için dosyanın İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. █████/2026Kâtip ... Hâkim ...e-imzalıdır e-imzalıdır