Anahtar kelimeler: Comtr Wwwcom Şüpheye İhlallerin Mail Web Sınıfta İstemlimarka Sınai İstemli

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Marka (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA DİLEKÇESİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 35. sınıfta tescilli olan ██████████ numaralı markanın sahibi olduğunu, hal böyle iken davalının “müşteriadıtikhatti.com” mail adresi ve "www...com" web adresi üzerinden ve "...com.tr" üzerinden müvekkilinin markasına yönelik tecavüz ve hukuki ihlallerin şüpheye mahal vermeyecek derecede açık olduğunu, "...com.tr" adresinin davalıya ait olduğunu, davalının Deloitte çatısı altında faaliyetini sürdürdüğünü ve müvekkilinin markasına yönelik tecavüzün kesintisiz devam ettiğini, davalının faaliyet alanının müvekkilinin markasının tescilli olduğu hizmetler ile aynı/benzer olduğunu, davalıya Beyoğlu 47. Noterliğinin 27.06.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderilmesine rağmen hukuki ve fiili tecavüzün devam ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6769 sayılı Yasanın 149 maddesi gereğince müvekkili adına tescilli ██████████ numaralı ... markasına vaki tecavüzün tespitini, tecavüzün önlenmesini, davalının internet sitesinin ve müşerilerin surmuş olduğu "@...com” uzantılı mail adreslerinin ve buna bağlı her türlü sesli, görüntülü, internet, yazılı ve sosyal medya üzerinden tanıtım ve dökümanların, muhteva olarak müvekkilinin markası ve marka altında faaliyetlerine iltibas mahal verecek derecede benzemesi nedeni ile kullanılmasının önlenmesini, davalıya ait İnternet sitesi ve mail adresleri üzerinden Türkiye'de erişiminin engellenmesini, her türlü mülkiyet hak ve kullanımının, bila bedel müvekkiline devri ile şimdilik 10 000,00 TL den aşağı olmamak üzere TBK 49-50-51 maddeleri gereğince hesaplanacak müvekkilinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancın 6769 sayılı kanunun 151/1-b maddesi gereğince, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanarak tazminini, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasını, özellikle masrafları tecavüz edene ait olmak üzere 149/1-d bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz, makine, yazılım ve programlar gibi sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasını masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesini, davalı tarafın, müvekkilin markasına yönelik etkin tecavüz ve ihlallerini, sanal ortam ve sosyal medya üzerinden sürdürmesi nedeni ile esas hakkında karar verilinceye kadar 6769 sayılı yasanın 159/1-2 (a,b,c) ve 3.maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ██████████ ve ██████████ başvuru numaralı markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin adına tescilli markaları kullanmasının yasal hakkı olduğunu, müvekkilinin markalarının şirket lehine tanınmış ve ayırt edici olduğunu, müvekkiline ait markalar ile davacının markaları arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda "..." değil "... ..." ibaresine ilişkin kullanımların incelenmiş olduğunu, halihazırda davacının "..." markasına ilişkin yapılan bir tespitin bulunmadığını, davacının "..." markasının bilirkişi raporunda belirtilen "www....com" ve "www....com.tr" internet sitelerinde yer almadığını, belirtilen internet sitelerinin halihazırda kullanılmadığının da tespit edilmiş olduğunu, dava konusu markaların kullanılmadığının ve internet sitesi içeriklerinde davacı markasına ilişkin herhangi bir içerik bulunmadığının da bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "SMK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi raporları ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ██████████ numaralı "...", ██████████ numaralı "..." ve ██████████ numaralı "..." ibareli markaların 35.sınıfta (halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler dahil olmak üzere) davacı şirket adına tescilli olduğu, ██████████ numaralı "... ... Danişmanlik Hiz. Ltd. Şti. ...+ şekil" ve ██████████ "... ... ... Danişmanlik Hiz. Ltd. Şti. + şekil" ibareli markaların 35.sınıfta davalı şirket adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi incelemesi neticesinde: Davacı şirket adına tescilli "..." markasının, aynısı veya benzerinin davalı şirket tarafından ticari etki yaratacak şekilde kullanıldığının tespit edilemediği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan ve 13.12.2012 tarihinde tescil edilen ... isimli markanın, aynı veya benzerinin davalı şirket tarafından, ticaretin önlenmesi hükümlerine aykırı bir şekilde, internet üzerinden ticari etki yaratacak biçimde kullanıldığını, bu durumun 22.09.2010 tarihli Uluslararası Sözleşme'ye aykırılık teşkil ettiğini, Mahkeme'nin ise teknik inceleme eksikliği ve bilirkişi raporuna itibar etmemesi gibi gerekçelerle eksik inceleme sonucu, müvekkilin itirazlarına ve markanın kullanıma hazır hale getirilmemesine ilişkin iddialarına rağmen, markanın internet üzerinden kullanıldığını ve ticari etki yaratacak şekilde kullanıldığını gösteren bilirkişi raporuna itibar etmediğini, ... markasının aynı veya benzerinin davalı şirket tarafından ticari etki yaratacak şekilde kullanıldığının tespit edilmesi gerektiği yönündeki iddialarına rağmen, yerel mahkemenin bilirkişi raporunun bu kısmı hakkında eksik inceleme yapması, ayrıca, davalı şirket tarafından kullanılan "https://www.....com/search?q=etikhatt.com" alan adının müvekkilİ şirkete ait marka ile benzerliği ve ticari kullanımının marka hakkı ihlali oluşturduğu, Mahkeme'nin ise bu hususta bilirkişi raporunun 3.5. ve VII. netice kısımlarına dayanarak davayı reddettiği, oysa davalı şirketin ... markasını müvekkilin haklarına aykırı ve haksız bir rekabet ortamı oluşturacak şekilde kullandığı, bilirkişi raporunun ise markanın internet üzerinden kullanıldığını tespit ettiğini, müvekkilin markasının tescil edildiği, davalının ise aynı sınıfta ve aynı hizmet kategorisinde kullandığı, davalı vekilinin markanın kullanımda olmadığı yönündeki itirazlarına rağmen, Mahkeme'nin bu raporun teknik kısımlarına dikkat ederek davayı reddettiği, fakat davalının markayı kullanıma hazır hale getirmediği yönündeki itirazlarını dikkate almadığı, müvekkilinin markasının tescil edildiği ve davalının aynı veya benzer markayı internet üzerinden haksız bir şekilde kullanarak müvekkili şirkete ait marka haklarına tecavüz ettiği ve bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, davacısı müvekkili, davalısı farklı tüzel kişi olan 2018/5 E sayılı İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi bilirkişi raporunun, yargılama sürecinde dikkate alınmadığını, ... markası ve www.etikhat.com.tr sitesinin davacı müvekkilin markası ve İnternet sitesi olduğunu, günümüz dünyasında ticaretin web siteleri üzerinden yaygınlaştığı, kişisel verilerin koruma altına alındığı, internet üzerinden yapılan ticarette, satış güvenliğinin ön planda olduğu bir zeminde marka, domain adının güvenilirliğinin sembolü olduğunu, düşük maliyette ve güvencesiz domain adının, kurumsal bir kimliği ifade eden markaya üstün tutulmaması gerektiği kanaatinde olduklarını, Kaldı ki burada önemli olan web sitesi değil, mail adresi olduğunu tüm karşıklıklar ve marka ihlalleri mail adresi merkezli olduğunu, öyle ki davalıya gitmesi gereken mailler müvekkiline, muhtemelen müvekkiline gelmesi gereken maillerin de davalıya gittiğini, Davalı tarafın müvekkilin hizmet sınıfında,''...@...com'' e posta adresini müşterilerine vermek suretiyle,yasaya aykırı markaya tecavüz fiili gerçekleştirdiğini,12.05.2022 tarihli Bilirkişi raporu sonuç tespitine göre, davalı müvekkilin markasına tecavüzü somut olup, mahkemece bu husus gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu ve davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmesini ileri sürerek Davacı haksız ve her türlü hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilmiş istinaf kanun yolu başvurusunun reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu; davacı adına tescilli ██████████ tescil nolu "..." ibareli markaya, davalının "www....com" internet web sitesindeki kullanımlarının; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi, durdurulması, "www....com" internet sitesi ve mail adreslerine Türkiye'de erişiminin engellenmesi, her türlü mülkiyet hakkı ve kullanımının bila bedel davacıya devri, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla SMK 151/2-b maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile hükmün ilanına ilişkindir. TPMK kaydına göre,██████████ numaralı "...", ██████████ numaralı "..." ve ██████████ numaralı "..." ibareli markaların 35.sınıfta (halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler dahil olmak üzere) davacı şirket adına tescilli olduğu, ██████████ numaralı "... ... Danişmanlik Hiz. Ltd. Şti. ...+ şekil" ve ██████████ "... ... ... Danişmanlik Hiz. Ltd. Şti. + şekil" ibareli markaların 35.sınıfta davalı şirket adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
█████/2018 tarihli bilgisayar mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle:" Sitedeki diğer içeriklerde "... ..." ibaresine rastlanmadığı, markasal kullanım iddiaları bakımından değerlendirme yapılacak olursa; günlük kullanımda ihbar ... gibi kullanımlara rastlanıyorsa da, ... ... şeklinde jenerik/gündelik konuşma dili olarak sayılabilecek halk arasında yaygın bir kullanımın bulunmadığı, bu nedenle "...com" ve "...com.tr" internet sitelerinin alan adlarında ve "....com" sitesinin başlığında bulunan "... ..." ibarasinin markasal bir kullanım olduğu görüşünde olduğu, dosyada henüz davalının cevap dilekçeleri ve bu markayı hangi hakka dayanarak kullandıklarına ilişkin savunmaları bulunmadığından, bu aşamada davacının markasına tecavüz edilip edilmediği husunda değerlendirme yapılmasının doğru olmayacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu" belirtilmiştir.█████/2020 tarihli bilirkişi heyetine ait raporda özetle:" ██████████ numaralı "...", ██████████l numaralı "..." ve ██████████ numaralı "..." markalarının; 35.sınıfta (halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler dahil olmak üzere) davacı adına tescilli olduğu, Mahkemece görevlendirilen bilişim uzmanı bilirkişinin yaptığı incelemeye göre davacı adına tescilli olan "..." markasının aynısı veya benzerinin davalı şirket tarafından ticari etki yaratacak şekilde kullanıldığını gösterir teknik bir tespitin yapılamadığı, mahkemece davalı eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kanaati oluşması ihtimalinde, davalı şirketin TTK 18/2 maddesi uyarınca basiretli davranma yükümlüğü olduğundan, maddi tazminata hükmedilebilmesi için aranan kusur şartının gerçekleşmiş olduğunun kabul edilebileceği, mahkemece davalı eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kanaati oluşması ihtimalinde, davacı taraf isteğine bağlı olarak "marka hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" hesabının yapıldığı ve yine mahkemece "olası tazminat kararı" göz önüne alınarak, yıllar itibariyle tespit edilen tutarlar toplamından toplam net kazancın 111.843,15 TL olduğu kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.█████/2022 tarihli bilirkişi heyetine ait ek raporda özetle:" Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “www....com” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olmadığı, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 16.12.2010 tarihinde kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin “DRT Yönetim Hizmetleri A.Ş." adına kayıtlı olduğu, davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin “www....com” adresinde davalı tarafından geçmiş yallarda kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin geçmiş yıllarda kullanımına dair herhangi bir arşiv kaydının bulunmadığı, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “www....com.tr” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olmadığı, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 25.04.2011 tarihinde kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin “... ... Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.” davalı adına kayıtlı olduğu, davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin "www....com.tr” adresinde davalı tarafından geçmiş yıllarda kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin geçmiş yıllarda kullanımına dair herhangi bir arşiv kaydının bulunmadığı, ... Arama Motorunda dava konusu ilgili “... ...” kelimesi ile bahsi geçen “www...com” alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 25.09.1998 tarihinde kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin “... Pty Ltd" adına kayıtlı olduğu, ilgili sitenin güncel olarak yayında olduğu ve sitenin bir şikayet bildirim kanalı olduğunun anlaşıldığı, ... Arama Motorunda dava konusu ilgili “... ...” kelimesi ile dosyada belirtilen “www...com” internet web sitesi ilişkilendirilerek arama yapılmış olup, belirtilen internet web sitesinin “https:/www...com/..." iletişim sayfasının Title başlık kısmında “Bizimle irtibata geçin, suç ..., sahtekarlık ..., ... ..., yardım ..., suç bildirimi” olarak yazıldığı ve ... arama motorunda ilgili sayfanın indekslendiğinin tespit edildiği, ilgili internet sitesinin davalı ile ticari bağlantısı olduğu varsayılsa dahi davalının dosyaya sunduğu belgeler incelendiğinde ██████████ ve ██████████ başvuru numaralı markaların “... ...” sahibinin davalı olduğunun anlaşıldığı, davacının marka adının ise “...' olduğu, teknik açıdan davalının davacıya ait olduğu belirtilen “...' marka ibaresinin değil, kendisine ait olduğu “... ..." marka ibaresini kullanmış olduğu, nihai olarak marka tescil kayıtları baz alındığında ve kelimenin kök ibaresi “...” kabul edildiğinde davacı ... Bildirim Ve Güvence Danışmanlık Hiz.Ltd.Şti. nin tescil kaydının daha eski olduğu, davalı tarafın markasal kullanımı gerekse internet üzerinden yapılan kullanımı benzer anahtar kelime ve ibare kullanarak davacı ile aynı hedef kitleye ulaşmaya çalıştığı fikrine varmalarına neden olduğu, Mahkemece verilebilecek olası bir marka hakkına tecavüz kararı ihtimali dahilinde, █████/2020 tarihli rapordaki “net kazanç tutarları" tespitlerinin geçerliliğini koruduğu" belirtilmiştir.█████/2018 tarihli bilişim uzmanı tarafından düzenlenen raporda özetle;"... Bildirim ve Güvence Dan. Hizm. Ltd. Şti. yetkilisi tarafından yapılan yazılı başvuruda; ...com isimli internet sitesinin oluşturulma tarihi, sahiplik bilgileri ve varsa e-posta servisleri hakkında internet açık kaynaklarında araştırma ve inceleme yapılmasını ve elde edilen sonuçlara göre rapor düzenlenmesi talebi üzerine yapılan teknik incelemelerde;Incelemeye konu ...com isimli internet sitesinin rapor yazım tarihi itibari ile yayında olmadığı, bahse konu sitenin sahiplik kaydı bilgilerine göre ...com internetsitesinin 16.12.2010 tarihinde oluşturulduğu, alan adının geçerlilik süresinin 16.12.2019 tarihi olduğunun tespit edildiği, 2...com internet sitesinin ....COM.TR sunucusu üzerinde barındırıldığı, 3. ...com internet sitesine ait eposta sunucularının araştırılmasına yönelik yapılan çalışmalarda; mail....com ve mail2....com isimlerinde 2 adet e posta sunucusu olduğu tespit edilmiştir. Rapor yazım tarihi itibari mail....com eposta sunucusuna ait bir IP adresi olmadığından dolayı faal olmadığı ve rapor yazım tarihi itibari ile mail2....com eposta sunucusuna yönelik yapılan araştırmada 213.194.87.120 IP adresi üzerinde faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği, ancak SMTP (Eposta Protokol) Testi sonucunda eposta hizmetinin faal olmadığı, 4.213.194.87.120 IP adresine yönelik açık kaynaklar üzerinde yapılan araştırmalarda söz konusu IP adresinin Deloitte Touch Türkiye'ye ait olduğu, ...com isimli internet sitesinin 07.10.2012 tarihinden 31.10.2017 tarihine kadar mail....com ve mail2....com olmak üzere eposta sunucuları olduğunun tespit edildiği ve internet açık kaynakları üzerinde yapılan araştırmalar neticesinde;@...com uzantısına sahip eposta adreslerinin araştırılması neticesinde...@...com isimli eposta hesabının varlığının tespit edildiği, Internet açık kaynaklarından yapılan araştırmalar ve incelemeler kaynaklara erişimde sınırlı düzeyde olmasından dolayı daha derinlemesine araştırmalar yapılabilmesi için ...com internet sitesinin kaynaklarında inceleme yapılmasının önerildiği" belirtilmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliler birlikte değerlendirildiğinde, Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “www....com” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olmadığı, bu alan adının 16.12.2010 tarihinde kayıt edidiği ve alan adı sahibinin “... Hizmetleri AŞ” adına kayıtlı olduğu, Davalıya ait olduğu ileri sürülen “www....com” adresinde davalı tarafından geçmiş yıllarda kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin geçmiş yıllarda kullanımına dair herhangi bir arşiv kaydının bulunmadığı, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “www....com.tr” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olmadığı, bu alan adının 25.04.2011 tarihinin kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin “... ... Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.” davalı adına kayıtlı olduğu, ... arama motorunda dava konusu ilgili “... ...” kelimesi ile bahsi geçen “www...com” alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 25.09.1998 tarihinde kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin “... Pty Ltd” adına kayıtlı olduğu, ilgili sitenin güncel olarak yayında olduğu ve sitenin bir şikayet bildirim kanalı olduğu, ... Arama Motorunda dava konusu ilgili “... ...” kelimesi ile dosyada belirtilen “www...com” internet web sitesi ilişkilendirilerek arama yapıldığında, belirtilen internet web sitesinin “https://www...com/...” iletişim sayfasının Title başlık kısmında “Bizimle irtibata geçin | suç ..., sahtekarlık ..., ... ..., yardım ..., suç bildirimi” olarak yazıldığı ve ... arama motorunda ilgili sayfanın indekslendiği, internet sitesinin davalı ile ticari bağlantısı olduğunun tespit edilemediği anlaşılmıştır.Dosya kapsamına davalı tarafça sunulan belgeler ve bilirkişi raporu incelendiğinde ██████████ ve ██████████ başvuru nolu markaların 35. Sınıfta davalı adına tescilli olduğu anlaşılıyorsa da, davalı markalarının hizmet listesinde, dava konusu internet sitesindeki hizmetin (şikayet bildirim kanalı, internet sitesi üzerinden izinsiz şikayet dilekçelerinin gönderilebilmesi hizmetinin) yer almadığı anlaşılmıştır.Mahkemece dava açıldıktan hemen sonra, karşı tarafa herhangi bir tebligat çıkarılmadan tespit mahiyetinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilişim uzmanı raporunda, davaya konu ...com ve ...com.tr alan adlarının kapalı olduğu ve arşivlenmediğinin tespit edildiği, Tip.offs.com alan adlı web sitesinin davalı ile ilgisi ve bağlantısının ispatlanamadığı, davacı markalarına tecavüzün oluştuğuna dair delil bulunmadığından mahkemece sübut bulmayan davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ████████ E. ████████ K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!