Anahtar kelimeler: Esaskarar Başkan Yazim Katip Üye Hmk Eksiklik Ankara Özetle Yoluna

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
:
MAHKEMESİ
: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2020
ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████E., ████████K.
DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili özetle; tarafar arasında Temizlik Personeli Hizmet Alım sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından sözleşme gereği ... Bankası A.Ş’ye ait 446014 numaralı 25.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu alındığını, dava dışı ... isimli işçi tarafından davacı ve davalı aleyhine iş mahkemesinde dava açıldığını, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, işçi tarafından icra takibi başlatıldığını, borcun bir kısmının davalı kurum tarafından ödendiğini, davacı şirket tarafından ise dava dışı işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olarak 3.887,61 TL ödeme yapıldığını ve dosyanın infaz edildiğini, davalı kurumun ödediği bedeli sadece müvekkili davacı şirketten değil, tüm alt işverenlerden dava dışı işçiyi çalıştırdığı süre ile sınırlı olmak üzere rücuen tahsil etmesi gerektiğini, davacı şirketin banka teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... Bankası A.Ş’ye ait 446014 numaralı 25.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilmesi nedeniyle 25.000,00 TL’nin şimdilik 1.000,00 TL’sinin yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 19.04.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; 20.282,61 TL' nin 02.02.2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; dava dışı işçi ... tarafından müvekkili davalı kurum ile davacı şirket aleyhine kıdem tazminatı alacağı talebi ile Ankara 12. İş Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, anılan kararın dava dışı işçi ... tarafından Ankara 11. icra Müdürlüğünün █████████ sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine konu edildiğini, müvekkili davalı kurum tarafından dosyaya 17.650,00 TLlik teminat mektubu sunulduğunu, bu teminat mektubunun 02.02.2018 tarihinde nakde çevrilerek dosyaya ödeme yapıldığını, icra dosyasına yapılan 17.650,00 TL ödeme ile faiz kaybı olan 1.004,23 TL ve Ankara 12, İş Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasına yapılan yargılama giderleri 1.262,10 TL lik işlemiş faizi olan 366,28 TL olmak üzere toplam 20.282,61 TL’nin davacı şirketin sözleşme gereği vermiş olduğu 25.000,00 TL değerinde kesin teminat mektubundan mahsup edildiğini, kalan 4.717,39 TL’nin davacı şirkete iade edildiğini, kıdem tazminatı açısından Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları gereği son alt işverenin, işçinin çalıştığı tüm dönemden sorumlu olduğunu, davacı şirketin de son alt işveren olması nedeniyle dava dışı işçiye ödenen tüm miktarlardan sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; "... Dava dışı işçi, ...' ın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu kapsamında hizmet alımına ilişkin, 21.03.2005-13.02.2012 tarihleri arasında çalıştığı görülmüştür. Taraflar arasında; hizmet alımına ilişkin sözleşme bulunduğu, davalı kurum tarafından davacı işçisinin kıdem tazminatı alacağının ödendiği ve davacı şirkete ait teminat mektubunun nakde çevirilmesi suretiyle davacı şirketten ücretin tahsil edildiği konularında anlaşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın davalı kurum tarafından davacı teminat mektubundan yapılan kesintinin taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eklerine, mevzuata uygun olup olmadığı ile alınan bedelin davacı tarafa iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. Somut olayda 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi çerçevesinde, davalı idare ile davacı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup davalı asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili İş Kanunu'nundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu kanaatiyle taraflar arasındaki iç ilişkide sorumluluğun sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Alınan bilirkişi ek raporu denetime elverişli, usul ve yasaya uygun olduğundan hükme esas alınmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle somut olayda davacı şirketin yarı yarıya sorumluluğu olacak şekilde sorumluluk miktarı 1.262,28 TL olduğu, davacının teminat mektubunun nakde çevirilmesi suretiyle fazladan alacak tahsil edildiği anlaşıldığından, davanın Kısmen Kabulü ile 20.091,76 TL nin teminat mektubunun nakde çevirildiği tarih olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin son alt işveren olduğunu ve bu sebeple kıdem tazminatı açısından sadece kendi dönemi ile sınırlı olarak değil, tüm dönemden sorumluluğunun söz konusu olduğunu beyan ederek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi uyarınca dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle gelir kaydedilen teminat mektubu miktarı gereği hatalı olarak yarı oranda sorumluluğa hükmedilmesi hususunun sonuca etkili olmamasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin HMK m. 353/1.b.1 gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.372,47 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 343,12 TL'nin mahsubu ile kalan 1.029,35 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. █████/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!