Anahtar kelimeler: Öta Sovtajı Ömrünü Mektupları Hasarlı İmzaladığı Tazmin Borcunun Ara Araçların

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas
DAVANIN KONUSU
: İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili ile imzaladığı 15.09.2023 tarihli hasarlı araç ihale sözleşmesi ile Ömrünü Tamamlamış Araçların Hizmet Sözleşmesi (ÖTA sözleşmesi) kapsamındaki sorumluluklarının yerine getirmemesi sebebiyle, müvekkili nezdinde oluşan borçlarının bir kısmının her iki sözleşme için de ayrı ayrı verilmiş olan teminat mektupları tazmin edilerek kısmen tahsil edildiğini, ancak davalının sovtajı müvekkiline bırakılan hasar dosyaları için 564.811,00-TL daha bakiye borcunun bulunduğunu, davalı aleyhine İstanbul 30. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu hakkında icra takibinin kesinleşmesi sonrası borçlunun menkul ve gayrimenkulleri üzerine haciz işlemleri tesis edildiğini, borçlunun tebligatın usulsüzlüğüne dair şikayetinin kabulü üzerine davalı tarafından icra dosyasına yapılan şikayetin süresinde yapıldığını, takibin durduğunu, taraflar arasında sulh görüşmeleri yapıldığını davalının da borcunu açıkça kabul ettiğini, ancak ödeme vadelerinde kesin mutabakat sağlanamadığı ve davalının talep ettiği sulh görüşmelerinin neticesiz kaldığını, davalı tarafın ödeme yükümlülüğünü sürüncemede bırakması ve malvarlığını üçüncü kişilere devretme ihtimali karşısında, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 257 ve devamı maddeleri uyarınca davalı adına kayıtlı taşınır, taşınmaz malları ile banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki alacakları üzerine öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat yatırmak suretiyle İhtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 24.09.2025 tarihli ara kararı ile; Dava, İtirazın iptali davası olup bir miktar para alacağına ilişkindir. Davacı vekili her ne kadar davalının mal varlığını alacaklıları zarara uğratma maksadıyla elden çıkardığı yönündeki ciddi şüpheye binaen muaccel olduğu tartışmasız olan müvekkili alacağının teminat altına alınması amacıyla davalının taşınır ve taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi talebinde bulunmuş ise de; dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle haksız fiilden kaynaklı zarara ilişkin davacının davalıdan muaccel bir alacağının olduğu belirsiz olup, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden yaklaşık ispat şartı yokluğu nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilebilmesine ilişkin İİK'nın 257. maddesinde öngörülen koşullar oluşmadığı gerekçesi ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Ara Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili ile davalı arasında 15.09.2023 tarihli hasarlı araç ihale sözleşmesi ile Ömrünü Tamamlamış Araçların Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, davalının her iki sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve her iki sözleşmeye de aykırı davrandığını, davalıya bu hususta ihtarname keşide edildiğini, davalının müvekkili şirket nezdinde oluşan borçlarının bir kısmının teminat mektupları tazmin edilerek kısmen tahsil edildiğini, davalının bakiye borcu için aleyhine icra takibine girişildiğini, takibin kesinleşmesi sonrasında menkul ve gayrimenkulleri üzerine haciz işlemleri tesis edildiğini, borçlu tarafça tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin kabul edilmesi üzerine davalının itirazının süresinde yapıldığını, dosya kapsamına İİK 258 maddesinde yer verildiği üzere kanaat getiren delillerin gösterilmiş olmasına rağmen teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz talebinin reddi kararının yasaya aykırı olduğunu, davalının mal kaçırma şüphesinin dosya içerisinde yer aldığını, davalı tarafça muaccel borçları olmasına rağmen ödenmediğini, hakkında bir çok dava açıldığını, mülkiyetindeki mallar üzerindeki şerh sayılarının arttığını, davalının alacağın tahsil kabiliyetini ortadan kaldırmaya yönelik kötü niyetli olarak icra dosyasına itiraz edildiğinin sabit olmasına rağmen Mahkemenin davalının mallarını gizlediği, kaçırdığı veya kendisinin kaçmaya hazırlandığı yahut alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğu hususunda da dosya kapsamında bir delilin bulunmadığı yönündeki değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek 25.09.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, hizmet sözleşmesi kaynaklı alacak nedeniyle ihtiyati haciz istemine ilişkindir.2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.İhtiyati hacizde teminat İİK 258. maddede düzenlenmiştir. Söz konusu madde "İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder." hükmünü içermektedir.Somut olayda, davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan Hasarlı araç İhale Sözleşmesi ve Öta Hizmet Sözleşmesi kapsamında borcunun bulunduğunu, alınan teminat mektuplarının nakde çevrilmesi sonrası sovtajı müvekkiline bırakılan hasar dosyaları kapsamında ödemesi yapılmayan bakiye 564.811,00 TL alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı ise, davacı ... Sigorta A.Ş., Referans Kodu: ... ile düzenlediği mutabakat mektubuyla, 30 Haziran 2025 tarihi itibarıyla müvekkili nezdindeki cari hesabın 0,00 TL borç bakiyesi verdiğini beyan ettiğini, müvekkilinin bu mutabakata 23 Temmuz 2025 tarihinde elektronik ortamda onay verdiğini ve taraflar arasındaki 23.07.2025 tarihli cari hesap mutabakatı esas alınarak, müvekkilinin borcunun tamamının takas/mahsup tahsilatlarından doğan alacakla takas edilmek suretiyle hukuken sona erdiğini savunmuştur. İhtiyati haciz isteyen vekili alacağın dayanağı olarak, sözleşme, ihtarname, mail yazışmalarını ibraz etmiştir. Davacı, davalıdan olan alacağının bir kısmının teminat mektuplarının nakde çevrilerek tahsil edildiğini, teminat mektubundan bakiye kalan kısmına takas hakkının kullanıldığını ve kalan bedel için ihtiyati haciz talep ettiğini ileri sünmüştür. Davalı vekili ise, müvekkilinin borcunun tamamımın takas/mahsup tahsilatlarından doğan alacakla takas edilmek suretiyle sona erdiğini savunmuştur. Bu durumda, talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen delillerin, bu aşamada dava konusu alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat edinmeye yeterli belgeler olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Bununla birlikte, borçlunun mal kaçırma ihtimalini ileri sürülmüş ise de, bu iddiaya ilişkin olarak da herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. Buna göre, dosya kapsamında yer alan mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında, bu aşamada ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gibi İİK'nun 257. maddesinde öngörülen diğer koşulların da oluşmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kanaat ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen █████/2025
tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!