Anahtar kelimeler: Cümle Pişmanlık Sıfatı Etkin Silahlı Görüşü Örgütüne Olma Konya Terör
3. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2. cümle, 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine hasrettiği temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler aşağıda açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiştir. Sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede:
1. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu Özel Kısım s.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamında yer alan ... hesap hareketleri dökümü ve bilirkişi raporuna göre söz konusu bankada ilk kez 2004 yılında hesap açtırdığı ve ...'nın TMSF'ye devrinden sonra da söz konusu bankada işlemler gerçekleştirmeye devam ettiği anlaşılmakla; hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatı ile olmayıp rutin bankacılık işlemi sonucu gerçekleştiği, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında yalnızca sanığın oğlu ve kardeşinin ekli olduğu, log kaydı ve yazışma içeriklerinin bulunmadığı nazara alınarak örgütsel anlamda ByLock kullanımının hiç gerçekleşmediği, örgütün operasyonel eylemlerinden önceki dönemde babasına ait evi örgütle iltisaklı öğrencilere bedeli mukabilinde kiraya verdiği, örgüte ait evlerde kalan öğrencilere zaman zaman gıda yardımında bulunduğu ve içeriği tespit edilemeyen sohbet toplantılarına dinleyici olarak katıldığı yönündeki sanık savunması ve tanık beyanları dışında bir delil bulunmayan sanığın eylemleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, dosyaya yansıyan mevcut deliller göz önünde bulundurulduğunda sanığın eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde olduğu gözetilmeden atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçundan beraati yerine, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, tüm aşamalarda örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde, bozma sebepleri yönünden (1) nolu başlık altındaki karara üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla, (2) nolu başlık altındaki karar yönünden ise oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonuncunda Sanık ... 'un atılı suçtan mahkûmiyetine ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluğun (1) nolu başlık altındaki "beraat yönünde oluşan" görüşüne katılmıyorum.
Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağı" hususu oluşturmaktadır.
Sanık ...'un dosya kapsamı ve etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilen beyan içerikleri ile tanık beyanlarının muhtevası nazara alındığında; örgüt mensuplarınca düzenlenen sohbet adı verilen toplantılarına katılan, örgüte ait ışık evleri olarak adlandırılan evlerde kalan öğrencilere iaşe sağlayan, telefonuna örgüt üyelerinin haberleşmede kullandığı ByLock uygulamasını yükleyen sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile bağlandığı, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kapsamında değerlendirilebilecek faaliyetlerde bulunduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün ve bu hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesinin kararının yerinde olduğu düşünce ve kanaati ile sayın çoğunluğun "beraate yönelik" bozma düşüncesine katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!