Anahtar kelimeler: Satımalımı Israrlarına Yatak Lisanslı Mail Mobilya Formu Danışmanlık Satım Üstlendiğini

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Alım Satım)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin danışmanlık hizmeti verdiği dava dışı ... YATAK MOBİLYA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. şirketine lisanslı programların davacı tarafça kurulması ve müvekkilinin bu şirkete benzeri danışmanlık işlerini üstlendiğini, bu kapsamda davalılarca müvekkiline mail yolu ile lisanslı programlara ilişkin teklif formu gönderildiğini ve müvekkili tarafından bu teklifin kabul edilmiş olup davalılar ve müvekkili arasında lisanslı program satım-alımı hususunda sözleşme kurulduğunu, davalılarca ürünlerin bir kısmının teslim edilmiş olduğunu, bir kısmının ise teslim edilmemiş olduğunun ikrar edildiğini, müvekkilin tüm ısrarlarına rağmen davalılarca fatura dahi düzenlenmediğini, ödeme yapıldıktan bir süre sonra müvekkiline sözleşmedeki ürünlerin yalnızca bir kısmının teslim edildiğini, orijinal lisansların ise hiçbirinin teslim edilmediğini, bu sebeple davalılara İzmir...Noterliği 23.03.2023 tarihli ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek, teslim edilmeyen ürün bedellerinin müvekkile iadesinin talep edildiğini, ancak davalılarca ihtarnameye Karşıyaka ...Noterliğinin 04.04.2023 tarihli ... yevmiye numaralı cevap ve karşı ihtarname gönderildiğini, davalıların ihtarnamesinde öne sürdüğü hususların tamamının ile teslimatı geciktirmeye yönelik olup bu iddiaların hukuka aykırı ve talep edilemez nitelikte olduğunu, sonuç itibari ile davalılarca hiçbir orijinal lisans teslimi olmadığından müvekkilin IT danışmanlığı verdiği ... şirketindeki işletim sisteminin demo olarak kurulmuş olup kurulan bu sistemin davalıların sözleşmede belirttiği sürede teslimatları gerçekleştirmemesi sebebi ile halihazırda %20 performansla çalıştığını, sistem demo süresi bittiğinde otomatik olarak kapanacak olup ... YATAK firmasını ve müvekkilini maddi olarak büyük zarara sokacağını, bu nedenlerle her türlü hak ve alacakları ile fazlaya ilişkin kısmını talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davanın KABULÜ ile karşı tarafın sözleşme ile yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle teslim edilmeyen ürün bedelleri yönünden müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, akabinde ise davalılara verilmiş...Seri numaralı, █████/2023 vadeli, 50.000 TL bedelli çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılara usulüne uygun tebligat çıkartılmasına ve tebliğ olmasına rağmen, davaya bir yanıt vermedikleri görülmüştür.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Mahkememizce öncelikle davacının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yoluna gidilmiş, bu kapsamda İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve İzmir Vergi Dairesi'ne yazı yazılmış ve ilgili yazı cevapları gelmiştir.Taraflar arası uyuşmazlığın esasına girilmeden önce gelen yazı cevapları göz önüne alındığında öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.. Ticarî davalar; mutlak ticarî davalar, nispi ticarî davalar ve yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticarî davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin ticarî bir işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticarî sayılan davalardır. Mutlak ticarî davalar, TTK’nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu m. 99, İcra ve İflas Kanunu m. 154, Finansal Kiralama Kanunu m. 31, Ticarî İşletme Rehni Kanunu m. 22 gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticarî davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticarî dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticarî işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK’nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticarî dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticarî dava sayılan davalardır.Nispi ticarî davalar, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticarî nitelikte sayılan davalardır. TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları“ticari dava” sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî iş sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. Ticarî iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan bir işin diğeri için de ticarî iş sayılması davanın niteliğini ticarî hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiştir.Yukarıdaki belirilen husus kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı ile davalılar arasında lisanslı program alım-satıma yönelik teklif formu kapsamında bir ilişki kurulup kurulmadığı, kurulduğunun anlaşılması halinde taraf edim yükümlülüklerinin neler olduğunun tespiti suretiyle yerine getirilip getirilmediği, ürün bedelinin davacı yanca ödenip ödenmediği, davacının bakiye borcu ile vade farkından kaynaklı borcunun bulunup bulunmadığı, davacıya teslim edilmesi gerektiği halde teslimi yapılan ürünler ile kararlaştırılan haricinde ürün teslimi yapılıp yapılmadığı hususlarının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik yapılacak inceleme neticesi varılacak kanaate sonucunda davalı yanın edimini yerine getirmememesi sebebiyle davacıya teslim edilmeyen ürünün varlığı halinde bunların bedelleri yönünden davacının borçlu olup olmadığına yönelik menfi tespit davası olduğu anlaşılmakla, davacı taraf yönünden yapılan tacir araştırmasında davacının ticaret sicil kayıtlarının mevcut olmadığı, tacir olmadığı, davacı ...'ın esnaf kaydının bulunduğu, davacının gelir mükellefi olduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, dolayısı ile davacının tacir vasfına sahip olmadığı, bu itibarla dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafın tacir sıfatına haiz olmadığı ve davacı şahsın ticari bir işletmesinin de bulunmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği anlaşıldığından açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,5- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025Katip ...E imza ¸Hakim ...eimza