Anahtar kelimeler: Silvan Satılacağının Vaat Zilyet Tasdik Vaadi Yevmiye Diyarbakır İli İlçesi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Silvan 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin zilyet ve tasarrufunda bulunan ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, 489 parsel sayılı taşınmazın 22.11.2012 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalılara satılacağının vaat edildiğini, sözleşmenin....Noterliğince 29.05.2014 tarihinde 2855 yevmiye numarası ile tasdik edildiğini, sözleşmede toplam alanı 287.750 m² olan dava konusu taşınmazın 400.000,00 TL bedelle satışının vaadedildiğini, bu bedelden 70.000,00 TL'nin davalılardan peşin alındığını, kalan miktarın tapu sicilinde devir işlemi gerçekleştiği an ödeneceğinin kararlaştırıldığını, taşınmaz hakkında devam eden davanın olduğu hususunun da sözleşmede belirtildiğini, .... Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasının yargılamasının uzun sürdüğünü, akdin kurulmasından dava tarihine kadar olan süre boyunca taşınmazı davalıların ekip biçtiğini, kalan sözleşme bedelinin davalılardan talep edilmesine rağmen davalıların bu bedeli ödemediğini, davalıların sözleşmenin feshedilmesine de yanaşmadıklarını ileri sürerek, dava konusu satış vaadi sözleşmesinin iptaline, davalıların sözleşmeye konu taşınmaza el atmalarının önlenmesine, geriye dönük son 4 yıla ait ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin feshi koşullarının oluşmadığını, ihtarname ile dava konusu düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesinin tek taraflı feshedilemeyeceğini, sözleşme ile taşınmazın müvekkillerine davacı tarafından teslim edilmiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile "...davacı eldeki davada her ne kadar aşırı yararlanma hukuki sebebine dayalı olarak sözleşmenin iptalini talep etmiş ise de, yapılan keşifte taşımaz bedelinin sözleşme ile belirlenen bedelden daha düşük olduğunun tespit edildiği, sözleşmenin akdedildiği sırada taraflardan birinin herhangi bir tecrübesizliği, düşüncesizliği ya da zor durumda bulunduğu hususlarını kanıtlar nitelikte bir delilin dosyaya sunulmadığı, davacı yanın iddiasını ispatlayamadığı, davacı vekilince ecrimisil ve el atmanın önlenmesi istemleri yönünden 09.03.2021 tarihli celsede feragat edildiği...." gerekçesiyle "...ecrimisil ve el atmanın önlenmesi talepleri hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, sözleşmenin feshi talebinin esastan reddine ...." karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile "...başkasının zilyetliğindeki tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların satışının ve başkasına ait tapuda kayıtlı taşınmazların noter tarafından düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satışı, kişisel borç doğuran bir sözleşme olması nedeniyle geçerli olduğu, somut olayda tapu kaydında malik hanesi "davalı" olarak belirtilen ve kadastro mahkemesinde uyuşmazlık konusu olan taşınmaza ilişkin olarak davacının kendi adına asaleten tapulama tutanağında hak sahibi olarak görünen kişiler adına vekâleten yaptığı dava konusu sözleşmede vaatte bulunanın tasarruf yetkisinden bağımsız olarak geçerli olacağı...sözleşmenin taraflarından birinin, gabin hukuksal nedenine dayanarak sözleşmeyle bağlı olmamayı ya da sözleşmenin varlığını korumakla birlikte edimler arasındaki dengesizliğin giderilmesini istemesi hâlinde öncelikle, gabin iddiasına dayanan talep için kanunda öngörülen hak düşürücü süreler içinde talepte bulunulup bulunulmadığının belirlenmesi ve bu incelemeden ondan sonra gabinin objektif ve subjektif unsurlarının somut olayda varlığının irdelenmesinin gerektiği...salt edimler arasındaki oransızlık ya da davacının alacağına geç kavuşacak olması nedeniyle sözleşmenin iptalinin talep edilmesi mümkün olmadığından, Mahkemece sözleşmenin iptali talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği...davacı vekilinin vekâletnamesinde davadan feragate dair yetkisi bulunduğu..." gerekçiyle istinaf başvurusunun "...esastan reddine...." karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde, dava ve istinaf dilekçesinde yer alan nedenleri tekrarla;1. Davalıların sözleşme bedelinin sadece 70.000,00 TL ödeyerek yıllardır taşınmazdan gelir elde ettiklerini, sözleşmenin feshedilememesi karşısında müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini,2. Davalıların kötüniyetli olduklarını, dört senelik ecrimisil bedelinin sözleşmenin ödenmeyen bedelini aşan bir miktarda olduğunu, bu durumun dâhi tek başına aşırı yararlanma koşullarının oluştuğunu ortaya koyduğunu,3. Tanık listesi verilmemiş olsa da hazır edilen tanıklarının Mahkemece dinlenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, noterde tanzim edilen düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesinin feshi, el atmanın önlenmesi ve ecrmisil istemlerine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.