Anahtar kelimeler: İkizce Cismani Müzakere İlçesinde Ciddi Yolcu Ordu Taraflı Yapması Heyetince

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacıların yolcu bulunduğu ... plakalı aracın █████/2013 tarihinde Ordu ili İkizce İlçesi'nde tek taraflı kaza yapması nedeniyle araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacıların ciddi şekilde yaralandığını belirterek davacılardan ... ... için 250.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının █████/2013 kaza tarihinden (aksi halde ise █████/2021 temerrüt tarihinden) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacılardan... için 50.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının █████/2013 kaza tarihinden (aksi halde ise █████/2021 temerrüt tarihinden) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı, ... adına kayıtları aracın 25.07.███████.07.2014 tarihleri arasına davacı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, başvurunun zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezlik, tedavi masrafları, geçici bakıcı gideri zararlarına yönelik davalı şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu olmadığını, SGK'nın sorumlu olduğunu, SGK tarafından yapılan ödeme varsa tazminattan düşülmesi gerektiğini, dava tarihi itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, davacı ... ... için 250.000,00 TL tazminat alacağının (ZMMS poliçe limiti olan 250.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere), temerrüt tarihi 03.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile bu davacıya verilmesine, davacı... için hesaplanan 562,58-TL geçici iş göremezlik tazminat alacağının temerrüt tarihi 03.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (ZMMS poliçe limiti olan 250.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taksirle tek bir kişinin yaralanmasına sebebiyet veren kaza sebebiyle uzamış ceza zamanaşımı süresi 8 yıl olduğundan 18.10.2013 tarihinde meydana gelen kazanın davanın zorunlu arabuluculuk başvurusu 10.12.2021 tarihinde yapılmış, dava ise 24.01.2022 tarihinde açıldığını, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı tarihte dahi dava zamanaşımı süresi geçtiğini, bu nedenle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılardan ... ... için hesap raporuna ve gerekçeli karara esas alınan 25.09.2023 tarihli raporda tespit edilen maluliyet oranına, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı süreleri hatalı olduğunu, karara esas alınan 25.09.2023 tarihli adli rapor ilgili yönetmeliğe aykırı olarak düzenlenmiş olup usuli şartları karşılamadığını, rapor tanzim edilirken ... ...’in muayenesi dahi yapılmadığını, 25.09.2023 tarihli rapor bu yönüyle de usule uygun olmadığını, tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı zararına ilişkin talepler Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğunda olup, müvekkil sigorta şirketinin poliçe kapsamında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kazaya karışan araçların kusur oranlarının tespiti için dosyanın İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşacak bilirkişi heyetine gönderilmesi talebinin değerlendirilmediğini, hesaplamada yasal düzenlemelere uygun olarak %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, bilirkişi raporunda bakiye ömrün tespitinde TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması gerekmekle birlikte hesaplamada prograsif rant yönteminin dikkate alınmış olması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, tek taraflı yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından █████/2013 tarihinde davacıların yolcu olarak bulunduğu dava dışı Gıyasettin ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Ordu ili İkizce İlçesi'nde tek taraflı kaza yapması nedeniyle davacıların yaralandığı ve bu yaralanmaları nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin olayda kusur incelemesi yaptırılması gerektiğine ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde davacının tek taraflı kaza yapan sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla kusurun tespiti yolcu olan davacı için sonuca etkili olmadığından istinaf talebi yerinde değildir. 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.5237 sayılı TCK'nın 89.maddesinde düzenlenen ve somut olayda eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza zamanaşımı süresi aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir.Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi (1)Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/███████ tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30.4.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.” hükmünü haizdir. 2480 Sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Karar, 30 Nisan 2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7226 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesi 1. fıkrası a bendi kapsamında 13.03.2020 tarihinden itibaren duran sürelerin 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A.15. maddesine göre "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez."Somut uyuşmazlıkta; Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanunu göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Eldeki uyuşmazlıkta tazminata konu trafik kazası █████/2013 tarihinde meydana gelmiş, dava ise █████/2022 tarihinde açılmıştır. Yukarıda açıklanan kanun hükmü ile Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca durma süresi 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmıştır. Durma süresi olan 95 günün, zamanaşımın son günü olan █████/2021 tarihine eklenmesi halinde █████/2022 tarihine kadar uzadığı, yine bu tarihten önce davacının arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, arabuluculukta geçen 12 gün de eklendiğinde █████/2022 tarihine kadar zamanaşımı durduğu görülmektedir. Bu halde dava zamanaşımı süresinde açıldığından aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - ██████████ K., ██████████ E.- ██████████ K. sayılı kararları). Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, █████/2013 tarihi ile █████/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, █████/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K. sayılı kararları). Maluliyet Tespit İşleri Yönetmeliği █████/2013 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, 4.maddesinin k bendinde maluliyet tanımına yer verilmiştir. Buna göre " Maluliyet: Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetme hali" olarak tanımlanmış yine Yönetmeliğin sigortalıların çalışma gücü kaybı tespitini düzenleyen 9 ve 10 maddelerinde %60 maluliyet ve üzeri için maluliyet tespitine ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Başka bir ifadeyle bu yönetmelik sadece %60 maluliyet ve üzeri için hükümler ve ekli cetvel içermekte olup %60'ın altında maluliyet bulunması halinde bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanması olanaklı değildir. Yine Yönetmeliğin 23.maddesi ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan; çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümler yürürlükten kaldırılmış düzenlemesine yer verilerek Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin tümden kaldırılmadığı anlaşılmaktadır. Keza ek cetveller ilişkin yeni bir düzenleme de yapılmamıştır. Sonuç olarak davacının maluliyetinin %60'ın altında (%40) olması ve kaza tarihine göre uygulanması gereken Maluliyet Tespit İşleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet belirlenirken aynı cetvellerin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine ekli cetveller) esas alınması gerektiğinden maluliyetin tespitinde Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanmış olmasının, maluliyet oranına bir etkisi olmayacağından hükme esas alınan maluliyet raporunda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ E. - █████████ K. ve ██████████ E. - █████████ K. sayılı kararları). Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E.- █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K. sayılı kararları). Bu nedenlerle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 17.115,93 TL harçtan peşin alınan 4.278,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.836,95 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!