Anahtar kelimeler: Cismani Bati Esaskarar Aşye Yolcu Ölüm Plakalı Ankara Mali Araç

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: ████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas █████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: 04.12.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 05.01.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 02.07.2021 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortalı ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacı ...'nun ağır şekilde yaralanarak malul kaldığını, kazanın oluşumunda ... ve ... plakalı araç sürücülerinin kusurlu olduğunu, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatları bakımından ... Sigorta AŞ ile ... ... Sigorta AŞ'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının %15 (fazlaya ilişkin alacak ve dava hakları saklı olmak üzere) oranında sürekli iş göremez, 9 ay süreyle geçici iş göremezlik durumunda kaldığı ve 3 ay süreyle bakıma muhtaç olduğunun belirtildiğini, davalı sigorta şirketlerine başvurudan sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli iş göremezlik tazminatı için 100,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı için 100,00 TL, bakıcı gideri tazminatı için 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı ... Sigorta AŞ ve ... ... Sigorta AŞ'den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 408.736,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 21.164,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak 100,00 TL olmak üzere toplam 430.000,00 TL maddi tazminatın müştereken müteselsilen sorumlu olan davalı ... ... Sigorta AŞ'den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 420.263,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 7.054,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak 2.683,00 TL olmak üzere toplam 430.000,00 TL maddi tazminatın müştereken müteselsilen sorumlu olan davalı ... Sigorta AŞ'den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacının sürekli bir sakatlığı tespit edilmediğinden talebin reddi gerektiğini, maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, kusura ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ... Sigorta AŞ vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sorumlu olduğunu,kusur durumun tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlulukları bulunmadığını, davacının maluliyet oranının ve malul kaldığının tam teşekküllü hastane raporları ile belirlenmesi gerektiğini, maluliyete ve kusura ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemlerine ilişkin olduğu, 22.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı ... ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 24.03.2022 tarihli raporda davacının engel oranının % 15 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve 3 ay süre ile bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ve 02.08.2023 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar ile poliçe limiti ile davacı vekilinin talepleri de nazara alınarak davanın kısmen kabulü ile davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 408.736,00 TL sürekli iş göremezlik, 21.164,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının 21.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 210.339,96 TL sürekli iş göremezlik, 7.054,00 TL geçici iş göremezlik, 2.683,00 TL bakıcı gideri tazminatının 21.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına, davalı ... sigorta şirketi yönünden fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın kaulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava dilekçesinde davacının zararının tamamının sigorta şirketlerinden müştereken ve müteselsilen talep edildiğini, kusur oranlarına göre karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sigorta şirketlerinin poliçe teminat limitleri dahilinde davacının tüm zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu olup davalı ... Sigorta AŞ yönünden de davanın kabulü gerektiğini, mahkemece asgari ücretin güncellenmesi nedeniyle değişen asgari ücrete göre hesap konusunda ek rapor alındığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur indirimi yapılacaksa dahi ek rapor doğrultusunda sürekli iş göremezlik tazminatı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, gerekçeli kararda sehven eksik hesaplandığının açıkça belirtildiğini ve kararın hatalı olduğunun kabul edildiğini, kararı bu yönüyle de istinaf ettiklerini, davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle yargılama gideri ve karşı vekalet ücretinden sorumlu tutulduklarını, ayrıca vekalet ücretinin lehlerine eksik hesaplandığını, yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti yönünden de kararın hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasında kusura ilişkin raporun Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas dairesinden alınmadığını, kusura ilişkin uzman bilirkişilerce rapor düzenlenmesi ve kusur durumunun netleşmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının maluliyet raporunun muayene edilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmesi gerektiğini, davalının sorumluluğunun kaza ile illiyet bağı kurulabilen maluliyet oranı ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumluluğu bulunmadığını, mevzuata göre SGK tarafından karşılanması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunda omurga hasarı mevcut olmasına rağmen ortopedi uzmanı ve fizyoterapist uzman hekimlerin denetiminden geçmeden ve imzaları bulunmadan rapor düzenlendiğini, taraflarınca alınan raporda % 10 oranında maluliyet tespit edildiğini, maluliyet oranının kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi önemli olup Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini, davacının müterafik kusuru bulunduğu dikkate alınarak belirlenecek tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralanmasının niteliğine göre emniyet kemeri kullanmadığının açık olduğunu ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini, geçcici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı giderleri poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkidir.
Davacı vekili, 02.07.2021 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortalı ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortalı ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1-6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyetine ve kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa’nın 141. maddesine de aykırı bir durum yaratır.
HMK'nın 294/3. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak bulunmamaktadır. HMK'nın 298/2. maddesi uyarınca, gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun, mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın, kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir
Somut olayda hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde davalı ... Sigorta AŞ yönünden 210.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.054,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.683,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsiline şeklinde hüküm oluşturulmasına rağmen gerekçe kısmında davalı ... Sigorta AŞ yönünden sürekli iş göremezlik tazminatının % 25 davalı sigortalı araç sürücüsü kusuru nispetinde 245.847,17 TL ile sorumlu olduğu, fakat anılan sigorta şirketi yönünden tazminat tutarının sehven eksik hesaplanarak kısmen kabul kararı verildiği belirtilerek hüküm fıkrası ile çelişkili olarak gerekçeli karar oluşturulmuş olması doğru olmadığı gibi gerekçeli karar ve hüküm fıkrasının 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298/2. maddesinde belirtilen koşullara aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda 6100 sayılı HMK'nın 297/2 ve 298/2. maddesi hükümleri ile yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak davadaki taleplerden her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösteren hüküm ve bu hükme uygun olarak gerekçeli karar oluşturulması için kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içeriğinden 02.07.2021 tarihinde kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün beyanına göre idaresindeki araç ile seyir halinde iken kavşağa geldiğinde kendisine hitap eden kırmızı fasılalı ışığı dikkate almayarak seyrine devam ettiği sırada aracının sağ tarafına ... plakalı araç Polatlı caddesine sarı fasılalı trafik ışığı ile giriş yaparak aracının ön tarafı ile çarpması ile kaza meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanun'un 57/1-a maddesi kuralını ihlal ettiği, ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1-a maddesi kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, yargılama sırasında makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 22.12.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğunu belirtildiği, taraflarca rapora yapılan itirazların 31.01.2023 tarihli ara karar ile gerekçe gösterilmeden reddedildiği, mahkemece kusur durumuna ilişkin yapılan incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda kaza tespit tutanağı, ceza soruşturması içeriği ve ifade tutanakları, toplanan tüm deliller incelenerek tarafların 22.12.2022 tarihli bilirkişi raporuna itirazları da değerlendirilmek suretiyle kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumuna ilişkin olarak Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, kusur durumunun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
3-Mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporuna ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, davacı vekilinin müracaatı üzerine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 24.03.2022 tarihli raporda nazal kemik, maksiller sinüs, C3-4, sağ klavikula, sakrum, asetabulum ve pubis kırıkları dikkate alınarak davacının engel oranının % 15 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve 3 ay süreyle bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtildiği ve mahkemece bu raporun hükme esas alındığı, yargılama sırasında davacının maluliyetinin tespitine ilişkin rapor alınmadığı, davalı sigorta şirketi vekili tarafından davacının maluliyet raporuna itiraz edildiği de gözetildiğinde davacının uğradığı zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının, varsa iş ve güçten kalma süresinin belirlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece davacının 02.07.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanmasına ilişkin gördüğü tedavilere ilişkin tüm tedavi evrakları getirilerek Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının dava konusu kazada yaralanması sonucu meydana gelen daimi maluliyet oranı, iyileşme süresi ve bakıcı ihtiyacının belirlenmesi için davacının yaralanmasının niteliğine göre heyete ortopedi ve fizik tedavi uzmanı bilirkişide dahil edilerek Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınması, taraflara denetim imkanı sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davadan önce davacının müracaatı üzerine düzenlenmiş raporun hükme esas alınmış olması doğru görülmemiştir.
Davacı vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davalı ... ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
5-Ankara Batı İcra Dairesinin ██████████ esasına yatırılan 682.000,00 TL nakit + 420.000,00 TL + 795.000,00 TL teminat mektuplarının yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!