Anahtar kelimeler: Konusumenfi İplikler Lehtarın Evraktan Çekler Şubesi Sipariş Denizli Kıymetli Aşye

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ
:█████/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:Denizli 1. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ
:█████/2021DAVANIN KONUSU
:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)GEREKÇELİ KARARYAZIM TARİHİ
:█████/2025İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... A.Ş.'ye sipariş verdiği iplikler için önceden avans niteliğinde çekler verdiğini, dava konusu ... A.Ş. Denizli Sanayi şubesi ... hesap numarasına ait, keşidecinin müvekkili, lehtarın davalı ... A.Ş. olan ... numaralı █████/2016 tarihli 105.500,00-TL bedelli çeki de bu amaçla avans olarak verdiğini, davalı şirket hesabına borç kaydedildiğini, çekin ödeme amaçlı verilen çek olmadığını, davalının müvekkiline çeklere istinaden iplik göndermesi gerekirken göndermediğini, dava konusu çekin bedelsiz kaldığını, davalı şirketin iplikleri teslim edemeyeceğini yazılı olarak bildirdiğini, bedelsizlik şahsi defini tahsil cirosu ile hamil olan bankaya karşı da ileri sürdüklerini beyan ederek dava konusu çekin bankaya ibrazı halinde davalılara ödenmemesi ve icra takibine konulmaması için ihtiyati tedbir kararı verilerek dava konusu çekten dolayı müvekkili olduğu şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davalı temlik eden ... Bank A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu çeklerin kredi borçlarına mahsup edilmek üzere temlik cirosu ile müvekkili olduğu bankaya teslim edilmiş çekler olduğunu, müvekkili bankanın dava konusu çeklerin yasal ve meşru hamil olduğunu, müvekkili olduğu banka keşideci ile lehtar arasındaki ticari ilişkinin tarafı olmadığını, müvekkili bankanın iyiniyetli üçüncü kişi durumundaki yetkili hamil olduğunu, temlik cirosu ile teslim olunan çeklerden █████/2016 keşide tarihli 105.500,00-TL bedelli çekin ödendiğini, yetkili hamilin ciranta ve keşidecilere karşı takip yapmasına engel teşkil etmeyeceğinin son derece açık olduğunu, aksini kabul etmenin kambiyo senedinin mücerretliği ilkesini tamamen ortadan kaldıracağını beyanla davanın reddine karar verilmesini, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili Sanayi ve Ticaret A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında █████/2016 tarihinde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından iflas kararı verildiğini, 1. alacaklılar toplantısının yapıldığını, iflas idaresinin seçildiğini, iflas kararı kesinleşmediğinden İİK'nın 237. maddesi uyarınca 2. alacaklılar toplantısının yapılamadığını, iflas ertelenmesinin amacının şirket aktifinin muhafaza edilmesi olduğunu beyanla davanın davalı müflis şirket yönünden İİK'nın 194. maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına dek durdurulmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece, "dava konusu çek üzerinde yukarıda anlatıldığı gibi bir kayıt bulunmadığı, çekteki cironun rehin ya da tahsil cirosu olmayıp temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankanın çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankanın iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığı anlaşılmakla davalı ... Yönetim A.Ş.yönünden davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu çekin davalı defterinde işli olup taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak yer aldığı, mal veya hizmet temin edilmediği, bu haliyle davacının davalıdan çek bedeli olan 105.500,00 TL tutarında alacağı bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile 105.500,00 TL alacağın kayıt ve kabulüne" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Karara karşı, davacı vekili ve davalı ... San. Tic. A.Ş. İflas İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... San. Tic. A.Ş. İflas İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinafa konu davanın menfi tespit davası olduğunu, menfi tespit davasında davacının, davalılara borcu olup olmadığı yönünde inceleme yapılacağını ve hüküm kısmında davacının borcunun olup olmadığına göre davanın kabulüne (borçlu olmadığının tespitine) veya davanın reddine şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, istinafa konu dava dosyasında mahkemenin yaptığı inceleme neticesinde davacının borçlu olmadığını tespit etmiş ise bu yönde hüküm tesis etmesi gerekir iken sanki bu dava eda (alacak) davasıymış gibi hatalı bir değerlendirme yaparak alacak yönünden hüküm kurduğunu, davadaki talebin "borçlu olmadığının tespiti" iken taleple bağlılık ilkesi uyarınca talebi aşacak şekilde "alacağa hükmedilmesi (ve iflastan sonra kayıt kabul davasına dönüştüğünün kabul edilmesi)" hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, menfi tespit davasının hukuki niteliği gereği alacak (eda) davasına dolayısıyla kayıt-kabul davasına dönüşemeyeceğini, ancak Mahkeme tarafından menfi tespit davasının kayıt-kabul davasına dönüştüğü değerlendirilerek bu yönde hüküm kurulması hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, ayrıca davacının, borcunun olmadığı gerekçesi ile menfi tespit davası açmış iken alacaklı gibi dava konusu rakamın kayıt ve kabulüne şeklinde hüküm kurulmasının dava konusu ile de çelişki yarattığını, davacının davasında borcunun olmadığını söylerken üstüne alacaklı yapıldığını, davacı tarafça müvekkili aleyhine kayıt kabul davası açıldığını ve karara çıktığını, Mahkeme kararında da davacı tarafın alacağı ile ilgili kayıt kabul davasının kabulüne karar verildiğini, davacı tarafça açılmış ve karara çıkmış olan kayıt kabul davası var iken Mahkemenin menfi tespit davası ile ilgili kayıt kabul davası olarak hüküm tesis etmiş olmakla davacı tarafın haksız yere alacağının çoğalmasına neden olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketten iki defa alacaklı konuma getirilmesinin sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, Mahkemenin bilirkişi raporuna haklı itirazlarına rağmen bilirkişi raporuna göre hüküm tesis ettiğini, bilirkişi raporunda davaya konu çekin avans çeki olduğuna dair dosyaya sunulmuş olan 27.11.2015 tarihli satış sipariş formu başlıklı bir evrak ile 15.04.2016 tarihli bir evrakta davaya konu çekin avans çeki olarak alındığı, iplik teslimatı gerçekleştirilemediği gerekçesi ile iade edileceğine dair yazıya istinaden mal teslimi ile ilgili ticari işlemin gerçekleşmediği yönünde görüş bildirdiğini, davacının da dahil olduğu bir takım firmaların 2015 yılının Ekim ayında davalı şirkete (sözde) siparişler verdiklerini ve bu siparişleri karşılığında da (sözde) avans çeki verdiklerini ve siparişlerini alamadıklarını iddia ettiklerini, bu firmaların bu defa Nisan ayının ilk günlerinde çeklerin kendilerine iadesini istediğini, söz konusu firmaların hepsinin çeşitli menfi tespit davaları açtıklarını, bunların Mahkemenin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... ve ... Esasına kayıtlı dosyaları olduğunu, aslında söz konusu fiktif işler tüm bu dosyaların birlikte incelenmesi halinde daha net ortaya çıkacağını, bu yöndeki tüm siparişlerin Ekim - Kasım 2015 aylarında verildiğini, sipariş formlarından görüleceği üzere teslim tarihleri 30 - 45 gün olduğunu, yani ortalama 2015 yılı sonuna kadar bu sözde siparişlerin teslim edileceğini, davalı şirketin █████/2016 tarihinde iflas erteleme başvurusunda bulunduktan sonra davalı müflis şirketin tam da bu günlerde, davacı ve diğer dosya numaralarını belirttikleri dosyaların davacıları olan sözde avans siparişi sahiplerine, "ürünleri teslim edemeyeceklerini ve çeklerin iade edileceğini" bildirdiğini, bu bildirimlerin bir kısmının da iflas erteleme tarihinden sonra ve müflis şirketin kayyım yönetiminde olduğu dönemde kayyım bilgisi dışında yapıldığını, oysa gerçekte bir sipariş söz konusu olmadığını, davacının defterleri incelenmeden ve belirttikleri hususlar irdelenmeden tanzim edilen raporla taraflar arasındaki gerçek ticari ve hukuki ilişkinin belirlenmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda itibar edilen 27.11.2015 tarihli satış sipariş formu başlıklı evrak ile 15.04.2016 tarihli müvekkilinin logosunun ve kaşesini olduğu anttetli kağıtta yazılı olan "firmanızdan avans çeki olarak aldığımız ve aşağıda bilgileri verilen çek, iplik teslimatını gerçekleştiremediğimiz için iade edilecektir" açıklamalı belgenin geçmişe dönük olarak her zaman düzenlenebilecek belgeler olduğunu, bilirkişi raporunda dava konusu çekin davalı tarafın defter ve kayıtlarına intikal ettiği tarihte davacı şirketin müflis şirketten ...-TL alacaklı olduğunu belirttiğini, bilirkişinin taraflar arasında dava konusu çekin verilmesinden sonra ticari ilişkinin devam edip etmediği hususunu incelemediğini ve değerlendirmediğini, bilirkişi raporunun çekin verildiği tarih ile cari hesap bakiyesini incelemesinin eksik bir inceleme olduğunu, müflis şirketin taraflar arasındaki cari hesap ekstresine bakıldığında taraflar arasında dava konusu çek sonrasında da 2015 ve 2016 yılında cari hesabın devam ettiği, ticari alım-satım yapıldığının görüldüğünü, davacı tarafından birden fazla menfi tespit davası açıldığını, hepsinin gerekçesinin aynı olduğunu, davacıların kayıt dışı ilişkileri nedeni ile müflis şirkete borçlandığını, karşılığında da söz konusu çekleri verdiğini, ancak ister kayıt dışı olsun ister olmasın tarafların ticari ilişkilerine bakıldığında aynı dönemlere yığılmış bir iplik siparişi ve karşılığında avans çeki verilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi incelemesinin davacının müflis şirketten yaptığını iddia ettiği tüm siparişleri üzerinden yapılması gerekir iken Mahkemenin eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm tesis ettiğini, Mahkeme tarafından kayıt kabul davası gibi hüküm tesis edilerek davacı lehine nispi vekalet ücretine karar verilmiş olmasının da doğru olmadığını, Mahkemece kayıt kabul davası olarak hüküm kurulmuş olmasının doğru kabul edilmesi halinde, kayıt kabul davalarında vekalet ücretinin maktu olması nedeniyle Mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Mahkemece hükme aykırı olarak nispi vekalet ücretinin karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi'nin davalı bankanın iyiniyetli 3. kişi olduğunu değerlendirerek bu davalı yönünden davanın reddine karar verdiğini, dosyaya sunulan banka yetkilisi imzası taşıyan çek teslim yazısında çekin tahsil cirosu ile ve bu amaçla banka tarafından alındığını, davalı bankanın çekte meşru hamil olmadığını, bedelsizlik şahsi defileri tahsil cirosu ile hamil olan bankaya karşı da ileri sürüldüğünü, çek teslim bordosunda çekin tahsil amaçlı verildiğini, bu çekin teslim bordosunun delil mahiyetinde Yargıtay Kararlarında da işaret edildiği gibi cironun gerçek mahiyetini gösteren belge niteliğinde olduğunu, çekin üzerindeki cironun değil bankanın dekontunda yazılı açıklamanın delil olduğunu, dosyaya sunulan çek teslim bordosunda çekin tahsil için alındığı hususunun açıkça yazılı olduğunu, bankanın bu çeki tahsil amaçlı olarak aldığını, dava konusunun menfi tespit davası olduğunu, dava konusu nedeni ile müvekkilinin davacı yönünden nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücreti taktirinin de yerinde olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:Dava, ticari satıma ve kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Kural olarak çek ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde karine mevcuttur. Bu karinenin aksini iddia eden davacı, çeklerin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal ya da hizmet alınmadığını yazılı delille ispat etmelidir.İlk Derece Mahkemesince, davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait ticari defterlerde dava konusu çekin de aralarında bulunduğu çeklerin kayıtlı olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak yer aldığı, mal veya hizmet temin edilmediği, bu haliyle davacının davalıdan çek bedeli olan 105.500,00-TL tutarında alacağı bulunduğu gerekçesi ile müflis şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de; çekin davalı müflis ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olması ve taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak belirtilmesi çekin avans çeki olduğunu göstermeyeceği gibi hükme esas alınan █████/2021 tarihli mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davaya konu çekin avans çeki olarak kaydedildiğine ilişkin herhangi bir tespitin de bulunmadığı anlaşılmıştır.Öte yandan; eldeki davanın menfi tespit istemli olduğu, davaya konu çek bedelinin ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve beyan bulunmadığı gibi, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı, iflas masasına kaydedilecek bir alacak olmadığından davanın da kayıt kabul davasına dönüşmesi mümkün olmadığı halde, davalı müflis şirket hakkında kayıt kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur.Davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresinin istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafça ayrıca kayıt kabul davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği, ilgili kararın dilekçe ekinde bulunduğu belirtilmiş ise de dilekçe ekinde söz konusu kararın olmadığı anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatının gerektiği, davacının ticari defter ve belgelerini sunmadığı, davacı tarafça sunulan █████/2015 tarihli satış sipariş formu, müflis ... San. Tic. A.Ş. tarafından davacıya gönderildiği belirtilen █████/2016 tarihli belge fotokopilerinin her zaman düzenlenebileceği, █████/2016 tarihli belgenin düzenlendiği tarih itibariyle müflis ... San. Tic. A.Ş.'ye Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında █████/2016 tarihli tensip tutanağının 4 ve devamı ara kararlarıyla kayyım atandığının gözetilmesi ile davaya konu çek bedelinin ödenip ödenmediği ve davacı tarafça müflis şirket aleyhine dava konusu çekten dolayı ayrıca kayıt kabul davası açılıp açılmadığı da araştırılarak gerektiğinde bilirkişiden rapor alınmak suretiyle usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekir.Sonuç olarak; davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun, vekalet ücretine ilişkin istinaf istemi incelenmeksizin, açıklanan gerekçelerle kabulüne, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekili ve davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE,2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının İlk Derece Mahkemesi'nce talepleri halinde yatıran taraflara İADESİNE,5-Davacı ve davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.█████/2025...