Anahtar kelimeler: Tomruk Boy Davaitirazın Satımına Satımdan Hesapta İlişkiden Davalıborçlunun Ödemediğini Cari

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2016KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizden verilen █████/2020 tarih ve ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak, yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında, uzun boy tomruk alım satımına ilişkin ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, icra takibine dayanak cari hesapta da davalı-borçlunun müvekkili şirkete olan borcunun açık bir şekilde görüldüğünü, söz konusu ticari ilişkiden kaynaklanan borcunu davalı tarafın müvekkiline ödemediğini, bu hususun ticari defter ve belgelerle ispatlanacağını, icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, davalının itirazlarının alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, talep edilen alacağın cari hesap ekstresine dayandığı ve alacağın likit olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcunu ödemeyen borçlunun kötüniyetli hareket ederek, sadece müvekkilinin alacağına geç ulaşması adına süreci uzatmak istediğini, davalı-borçlunun bu davranış şeklinin Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına da aykırılık oluşturduğunu, davalı-borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle, borçlunun .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı-borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, davaya cevap verilmediği görüldü.Dava; davacı tarafça davalıya satılan tomruk bedellerinin ödenmemesi nedeniyle cari hesaba dayalı olarak davalı hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizin ... sayılı dosyası ile davanın reddine dair karar verilmiş olup İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin ████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile kaldırılarak Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir.İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin ████████ Esas █████████ Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde "... ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş öncelikle davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden ihtilafa konu 2013-2014 yıllarına ait BA formlarının celp edilerek fatura ve sevk irsaliyeleri ile karşılaştırılması ve daha sonrasında cari hesap ekstrelerine göre 31.12.2014 tarih itibariyle 595.858,86-TL alacak kaydı ile yıl sonu devir bakiyesinin bulunduğu ve davaya konu takipte 19.05.2014 tarih itibariyle cari hesap alacağı talep edilmesine göre davalının 2013- 2014 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yönünde ara karar kurularak HMK 222.madde uyarınca defter ibrazından kaçınılması sonuçlarının hatırlatılarak kesin süre verilmesi ve yapılacak tebligatlarda ihtaratların toplanarak taraflara tebliğinin sağlanması zorunludur. Tarafların defterlerini ibraz edip etmemelerine göre bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra tüm deliller bir araya getirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir..." şeklinde karar verilmiştir.Kaldırma sonrası Mahkememizce Bölge Adliye Mahkemesi ilamı doğrultusunda alınan mali bilirkişinin 1.07.2025 tarihli 4 sayfadan ibaret 2.ek raporunda özetle; Davalının 2019-2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinden sadece; ilgili yıllardaki 01/Ocak tarihli açılış kayıtları ile 31/Aralık tarihli kapanış kayıtlarından, davacının davalıdan olan alacağının 454.612,55 TL olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği; bu haliyle de, tarafların 2013-2014 yılları defter kayıtlarının karşılaştırma imkanının olmadığı; takip konusu faturaların (yani, davacının 2013-2014 yıllarında davalı adına tanzim ettiği faturaların) ve işbu faturalara istinaden tanzim edilmiş olan sevk irsaliyelerinin, davalı tarafından kabul edilip edilmediğinin (kabul edilmiş ise davalının defterlerinde de kayıtlı olması gerekmektedir) tespitinin, davalının BA-BS formları ile davacının ticari defterleri ile uyumlu olan “davalıya ait cari hesap ekstresi” kayıtlarının (tarafımca tanzim edilen █████/2018 tarihli Bilirkişi Raporu'nda davacının ticari defterleri incelenmiş olup, işbu rapor ekinde de “davalıya ait cari hesap ekstresi” kayıtları sunulmuştur) karşılaştırması suretiyle yapılabileceği;Davacının “davalıya ait 2013 yılı cari hesap ekstresi” kayıtlarında, davacının davalı adına 36 adet fatura tanzim ettiğinin görüldüğü; Davalının 2013 yılı BA (Mal ve Hizmet Satın Alınan Kişilere İlişkin Bilgiler) formunda da, davalının davacıdan 36 adet fatura karşılığında alış yaptığını beyan ettiğinin görüldüğü, Davalının 2013 yılı BS (Mal ve Hizmet Satışı Yapılan Kişilere İlişkin Bilgiler) formunda davacıya satış yapıldığına ilişkin herhangi bir beyanının olmadığı, Davacının “davalıya ait 2014 yılı cari hesap ekstresi” kayıtlarında, davacının davalı adına 15 adet fatura tanzim ettiğinin görüldüğü; Davalının 2014 yılı BA (Mal ve Hizmet Satın Alınan Kişilere İlişkin Bilgiler) formunda da, davalının davacıdan 15 adet fatura karşılığında alış yaptığını beyan ettiğinin görüldüğü,Davalının 2014 yılı BS (Mal ve Hizmet Satışı Yapılan Kişilere İlişkin Bilgiler) formunda da, davacıya satış yapıldığına ilişkin herhangi bir beyanının olmadığı, yapılan tespitler neticesinde, davacının 2013 - 2014 yıllarında davalı adına tanzim ettiği toplam 51 adet faturanın /dolayısıyla bu faturalara istinaden tanzim edilmiş olan sevk irsaliyelerinin tamamının davalı tarafından kabul edilerek, BA formuyla da beyan edildiği (bu haliyle de söz konusu faturaların tamamının davalının defterlerinde de kayıtlı olması gerektiği); davalının ilgili yıllar BS formlarında davacı ile ilgili herhangi bir beyanı olmadığı (yani davalının davacı adına tanzim ettiği herhangi bir satış veya iade faturasının da olmadığı) göz önüne alındığında, davalının kabul ettiği işbu 51 adet faturanın karşılığını davacıya ödemesi gerektiği, bu haliyle de, davalı tarafından, kabul ederek BA formuyla da beyan ettiği takip konusu faturaların karşılığının ödendiği hususunda herhangi bir bilgi / belge sunulmadığından (ayrıca 2013 ve 2014 yıllarına ait ticari defterleri de sunulmadığından), davacının ticari defterlerine itibar edilebileceğinin değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğu; Sayın Mahkemenizce davacının ticari defter kayıtlarına itibar edilebileceğinin kabul edilmesi halinde, davacının, huzurdaki davaya konu takipte talep ettiği 595.858,86 TL'yi talep edebileceğinin kabul edilebil işbu alacak tutarının kabul esi halinde de; davalı/borçlunun takip öncesi dönemde temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından, takip öncesi dönem için talep edilen 78.416,66 TL işlemiş faizin ise talep edilemeyeceği; hususlarının değerlendirmesinin sayın mahkemenin takdirinde olduğu; taraflar tacir olup, alacak da borçlunun ticari işletmesi ile ilgili olduğundan, mahkemece sabit görülecek alacak miktarına, takip tarihinden itibaren 3095 s.K.nun 2/2.maddesi uyarınca ticari faiz işletilebileceği, 3095 s.K.nun 2/2. maddesine ve TCMB tebliğlerine göre, takip tarihi itibariyle uygulanması gereken ticari faiz oranının talep gibi, yıllık %10,50 olduğu belirtilmiştir..... İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında, Pak Tarım Orman Ahşap Palet Metal Kaplama Kimya ve Makine Araçları İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti adına vekili Av.Gökalp Kurut aracılığıyla müdürlük dosyasına 317.765,00 TL alacakları için ortak bir alacak kayıt talebinde bulunduğu ve 28. Alacak kayıt sırasına kayıtlarının yapıldığı iflas dosyasında Alacak K.No:28 hakkında "Alacak kayıt talebinde bulunan vekilinin alacak kayıt dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde; alacağın .... İcra Dairesinin ... esas sırasına kayıtla yürütülen icra takibine dayandığı, borçlu tarafın itirazı üzerine itirazın iptaline ilişkin dava açıldığı ve mahkemece alacaklı tarafa alacak kaydı yapılması yönünden süre verildiği anlaşılmakla; alacaklının alacak talebinin İHTİLAFLI olarak kabulü ile sıra cetvelinde 4.sıraya kaydının yapılmasa karar verildi. 22.07.2024." şeklinde karar verildiği ve ilk sıra cetvelinin gönderildiği görülmüştür.Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargılama devam ederken davalı şirket hakkında .... İflas Dairesinin ... İflas sayılı dosyasından iflas kararı verilmiş ve kesinleşmiştir. Bu durumda İİK madde 194 gereğince müflisin taraf olduğu hukuk davalarının durması ve İİK madde 235 uyarınca alacağın iflas masasına kaydı için kayıt kabul davası prosedürünün uygulanması zorunlu hale gelmiştir. Davacı tarafından 22.07.2024 tarihinde iflas masasına alacak kaydı için başvuru yapılmış ve alacak ihtilaflı olarak kaydedilmiştir. Bu itibarla eldeki dava, itirazın iptali davasından kayıt kabul davasına dönüşmüştür.Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları ve BA-BS formları birlikte incelendiğinde; davacının 2013 yılında davalı adına 36 adet, 2014 yılında ise 15 adet olmak üzere toplam 51 adet fatura tanzim ettiği, davalının da bu faturaların tamamını 2013 ve 2014 yıllarına ait BA (Mal ve Hizmet Satın Alınan Kişilere İlişkin Bilgiler) formlarında vergi idaresine beyan ettiği tespit edilmiştir. Davalının BA formlarında bu faturaları beyan etmiş olması, söz konusu faturaları kabul ettiğinin ve defterlerine kaydettiğinin açık bir ikrarı niteliğindedir. Zira BA formu, mükelleflerin mal ve hizmet satın aldıkları kişilere ilişkin bilgileri vergi idaresine bildirdiği resmi bir beyan formudur ve bu formda beyan edilen faturalar, beyan eden tarafından kabul edilmiş sayılır.Diğer taraftan, davalının 2013 ve 2014 yıllarına ait BS (Mal ve Hizmet Satışı Yapılan Kişilere İlişkin Bilgiler) formlarında davacıya herhangi bir satış veya iade faturası kestiğine dair beyanının bulunmadığı da tespit edilmiştir. Bu durum, davalının davacıya karşı herhangi bir karşı alacak veya mahsup iddiasında bulunamayacağını ortaya koymaktadır. Davalı, kabul ettiği bu 51 adet faturanın bedelini davacıya ödemekle yükümlüdür.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda, davalı tarafa 2013-2014 yıllarına ait yevmiye defteri, defter-i kebir, envanter defteri ile bunlara ilişkin açılış-kapanış tasdiklerini gösterir belgeler ve ticari defter kayıtlarının dayanak belgelerini sunması için HMK madde 222 gereğince kesin süre verilmiştir. Mahkememizin 26.12.2024 tarihli ara kararıyla defter incelemesinin 18.02.2025 günü saat 14:00te Mahkememiz kaleminde yapılmasına karar verilmiş, bu husus hazır bulunan taraflara tefhim, hazır bulunmayan taraflara tebliğ edilmiş ve ayrıca defter ibrazı için müzekkere de yazılmıştır. Kesin sürenin gereğinin yerine getirilmemesi halinde HMK madde 222/3 gereğince karşı tarafın aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının aleyhine delil olarak kabul edileceği de ihtar edilmiştir.Yapılan tüm ihtarlara ve müzekkerelere rağmen davalı şirket, uyuşmazlık konusu 2013-2014 yıllarına ait ticari defterlerini ibraz etmemiştir. .... İflas Dairesinin ... İflas sayılı dosyasından sadece 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterler gönderilmiş olup, bu defterler uyuşmazlık konusu dönem olan 2013-2014 yıllarını kapsamamaktadır. 2019-2021 yılları defterlerindeki açılış ve kapanış kayıtlarında davacının davalıdan 454.612,55 TL alacaklı olarak gösterildiği tespit edilmiş ise de, bu kayıtlar uyuşmazlık konusu dönemin doğrudan karşılaştırılmasına imkan vermemektedir.HMK madde 222/3 uyarınca; ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Davalı taraf, usulüne uygun şekilde yapılan ihtarlara rağmen 2013-2014 yıllarına ait ticari defterlerini ibraz etmemiş, kabul ettiği faturaların bedelini ödediğine dair herhangi bir belge de sunamamıştır. Bu durumda, davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarına itibar edilmesi gerekmektedir.Tüm bu değerlendirmeler ışığında; davalının 2013 ve 2014 yıllarında davacıdan satın aldığı tomruklar karşılığında tanzim edilen toplam 51 adet faturayı BA formlarıyla kabul ettiği, bu faturaların bedelini ödediğini ispatlayamadığı, uyuşmazlık konusu döneme ait ticari defterlerini de ibraz etmediği anlaşılmakla, davacının 595.858,86 TL asıl alacak talebinin kabulü gerekmektedir.Temerrüt ve faiz yönünden yapılan incelemede; davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 10.02.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 11.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı borçlu, ödeme emrinin tebliği ile birlikte temerrüde düşmüştür.Taraflar tacir olup alacak da borçlunun ticari işletmesiyle ilgili bulunduğundan, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/2. maddesi uyarınca temerrüt faizi olarak avans faiz oranının uygulanması gerekmektedir.Faiz hesabında iflas kararının kesinleşme tarihi olan 28.12.2023 tarihi esas alınmıştır. 595.858,86 TL asıl alacağa, ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 11.02.2016 tarihinden iflas kararının kesinleşme tarihi olan 28.12.2023 tarihine kadar, 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi gereğince TCMB reeskont avans faiz oranları uygulanmak suretiyle, 365 gün esasına göre yapılan hesaplamada toplam 695.436,67 TL işlemiş faiz tahakkuk ettiği tespit edilmiştir.Feri alacaklar yönünden; davacının icra takibinde yaptığı masraflar ile takip konusu alacak için hesaplanan icra vekalet ücreti de iflas masasına kayıt ve kabule konu edilebilecek alacak kalemleridir. İcra dosyasında yapılan 3.404,88 TL icra gideri ile 2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 172.042,50 TL icra vekalet ücretinin de kayıt ve kabule konu edilmesi gerekmektedir.Sonuç olarak; 595.858,86 TL asıl alacak, 695.436,67 TL işlemiş faiz, 172.042,50 TL icra vekalet ücreti ve 3.404,88 TL icra gideri olmak üzere toplam 1.466.742,91 TL alacağın .... İflas Müdürlüğünün ... sayılı iflas dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;1-Dava kayıt kabul davasına dönüşmüş olmakla davanın kabulüyle 1.466.742,91 TL alacağın (ana para, iflas tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi, icra masrafı, icra vekalet ücreti alacağı) .... İflas Müdürlüğünün ... sayılı iflas dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne,2-Hüküm tarihi itibari ile alınması gerekli (maktu) 615,40-TL ilam harcından peşin alınan 8.143,57-TL'nin mahsubu ile bakiye 7.528,17-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 29,20-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 644,60-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 6.131,13-TL yargılama gideri davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır