Anahtar kelimeler: Eson Ler Sıfatı Emniyet Silahlı Görüşü Ret Örgütüne Olma Terör

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 21. Ağır Ceza MahkemesiSUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER
:1. TCK'nın 158/1-e-son, 158/3, 62, 52/2, 52/4, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,2. TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEMYİZ EDEN LER
: Sanık müdafii ve katılan vekiliTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;1. ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme ilişkin temyiz istemi yönünden;Emniyet Genel Müdürlüğünün nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma imkan bulunmadığı, bu hususta derece mahkemelerince hukuki değerden yoksun katılma kararı verilmesinin de hükme karşı temyiz kanun yoluna başvuru hakkı vermeyeceği gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,2. Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;A. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden;Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,B. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden;Dosya içerisine alınan bilirkişi raporlarında sanığın ayrı sınavdaki başarı farklılığının çok kuvvetli şüphe oluştuğunun ifade edilmesi karşısında; ihtimallere dayanan yüzdelik oranlarının yer aldığı değerlendirme içermesi, sanığın hileli bir davranışını ortaya koymaya elverişli olmadığı gibi, kişinin önceki ve sonraki yıllardaki doğru ve yanlış cevap sayılarının kıyaslanarak, sınav sorularını haksız elde etmek sureti ile sınavda hileli yollarla yüksek puan aldığının kesin olarak ispatlanamayacağı, ayrıca bilirkişi raporunu teyit eder başkaca delil, beyan, bilgi bulunmadığı gibi, bilirkişi raporunda sınav sorularının alındığına dair kesin kanaatin de bildirilmediği de gözetilerek, sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak mahkûmiyetini gerektirir yeterli delil bulunmadığından beraati yerine, delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.