Anahtar kelimeler: Dekont Yazma Şeyi Alımına Satımdan Yazdığını Buğday Alamadığını Diyerek Esaskarar

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARAR YAZMA TARİHİ
:Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği █████/2025 Uyap tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın İcra Müdürlüğü'ne yapmış olduğu itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili ile davalı arasında buğday alımına ilişkin sözleşme yapıldığını, müvekkilinin bedelini ödemesine rağmen ürünlerini alamadığını, müvekkilinin davalıya gönderdiği dekont açıklamasının da her şeyi kanıtlar nitelikte olduğunu, müvekkilinin dekont açıklamasına ''ürün avans bedeli'' diyerek açıklama yazdığını, borçlunun her ne kadar borcu olmadığını iddia etse de tarafına gelen paranın iadesini de yapmadığını, dolayısı ile bedelini aldığı ürünü teslim etmeyerek satım sözleşmesini ihlal ettiğini, ne yazık ki davalının 6 aydır hiçbir şekilde ürünü göndermediği gibi, bedelin de iadesini gerçekleştirmediğini, müvekkilinin davalıya güvenerek ve ayrıca aralarındaki hukuka güvenerek bugüne kadar hiçbir şekilde ürünün kendisine teslimi yapılmayacağını düşünmediğini, davacının defalarca kez davalı ile görüştüğünü, ancak olumlu bir netice alamadığını, tüm bu yaşananlardan ötürü müvekkilininin hem maddi hem manevi birçok kaybı olduğunu, bugünkü piyasa şartları düşünüldüğünde bahse konu tutarın önemli bir tutar olduğunu, maddi ve manevi olarak önem arz ettiğini, müvekkilinin mesleki itibarı ve şirketin döner sermayesi için bu tutarın oldukça önem arz ettiğini, davacının alacağının likit olup, davalının itirazının ise alacağı sürüncemede bırakma niyeti taşıdığını, bu nedenlerle dava açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalı tarafın, tüm görüşmelere rağmen ürünü göndermemiş olduğundan dolayı kendisi hakkında Akşehir İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı tarafından hiçbir şekilde fatura kesilmediğini, takip konusu meblağın davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilindiğini, aynı zamanda likid bir alacak olduğunu, zira aralarında bir sözleşme olduğunu, alacak konusunun likit olduğu dosyaya ek olarak sunulan banka dekontundan da açıkça belli olduğunu, ayrıca davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve arabuluculuk görüşmesine dahi gelmediğini, davalının defalarca arabulucu ile görüştüğünü ve ödeme yapacağını söylediğini, ancak hiçbir şekilde ödemeye yanaşmayarak müvekkilini de mağdur ettiğini, dolayısı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şart olduğunu, davalı ile aralarında bir sözleşme olmasına rağmen borçlu olduğunu kabul etmediğini, müvekkilinin ödediği avans bedelini de iade etmediğini, davalının bu borçtan kurtulmak için mal kaçırma ihtimaline binaen tüm malvarlıkları üzerine dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyaten tedbir/haciz konulmasını talep ettiklerini, davalının müvekkili gibi birçok kişiyi mağdur ettiğini, mal kaçırma kastı ile hareket ederek üzerindeki malları devretmeye çalışma ihtimalinin de mevcut olduğunu, dolayısı ile müvekkilinin alacağını garanti altına alabilmek için davalının tüm mal varlıkları üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının tüm malvarlıkları üzerine alacak tutar üzerinden ihtiyati haciz konulmasına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını dava ve talep etmiştir.Davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Akşehir . Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile yetkisizlik kararı verilerek Mahkememizin ... Esasına kaydı yapılmıştır.Sultandağı Mal Müdürlüğünün █████/2025 tarihli cevabi yazısında davalının vergi yönünden mükellefiyetine rastlanılmadığı bildirilmiştir.Afyonkarahisar Esnaf ve Sanatkarlar Odasının █████/2025 tarihli cevabi yazısında davalının Müdürlüklerinde herhangi bir kaydının olmadığı bildirilmiştir.Afyonkarahisar Ticaret ve Sicil Müdürlüğünün █████/2025 tarihli cevabi yazısında davalının herhangi bir kaydının olmadığı bildirilmiştir.Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 4 ve 5 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2 nci maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır.Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. TTK'nun 4/1 maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir. Nispi ticari davalarda, uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusunun da tarafların ticari işletmesine ilişkin olması şarttır. Ancak, TTK'nın 4/1. fıkrası (a)-(f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları herhangi bir şart aranmaksızın mutlak ticari dava olarak kabul edilmektedir.6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.TTK'nun 19.maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde taraflar arasında buğday alımına ilişkin sözleşme yapıldığının iddia edildiği, dosya içerisinde bulunan belgelerin incelenmesinde davalının tacir olmadığı ve davanın, nisbi ticari dava mahiyetinde olmadığı gibi, mutlak ticari dava da olmadığı anlaşılmıştır.Eldeki davada davacı tacir olsa da davalı tacir değildir. Bu nedenle tacir olmayan veya tacir sayılması mümkün olmayan gerçek ya da tüzel kişinin ticari işletmesinin olması da mümkün değildir.Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarına asliye ticaret mahkemeleri bakar. Davalı taraf tacir olmadığından ticari bir işletmeden de söz edilemez.Bu nedenle H.M.K.'nun 114/1-c maddesi ve H.M.K.'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, daha önceden görevsizlik kararı veren Akşehir . Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu tespit edilmiş, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Konya BAM . HD'ne gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE HMK'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince; açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Daha önceden görevsizlik kararı veren AKŞEHİR . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,3-Mahkememiz ile adı geçen mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan dolayı işbu görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde GÖREV UYUŞMAZLIĞININ ÇÖZÜMÜ (MERCİ TAYİNİ) İÇİN DOSYANIN KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA RESEN GÖNDERİLMESİNE,4-Mercii tayini kararı kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ VE YETKİLİ AKŞEHİR . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,5-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,6-Var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2025Katip Hakim