Anahtar kelimeler: İban Atılmış Zaruretinin Defalarca Mesaj Arandığını Şubesi Emrine Şöyle Doğduğunu

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu sebeple bu itirazın iptali davasını açma zaruretinin doğduğunu, dava açılmadan önce her ne kadar arabuluculuk başvurusu yapıldığını, Davalı tarafın icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, şöyle ki; müvekkili -----Şirketinin Cep Şubesi (------) İban hesabından, davalının -----) iban nolu hesabına, 25.06.2024 tarihinde 250.000,00 TL, verilen borcun iadesi için davalı taraf defalarca telefonla arandığını ve mesaj atılmış ise de ne aramalara ne de mesajlara sağlıklı bir şekilde karşılık vermediğini, akabinde ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas nezdinde icra takibi başlatıldığını, ancak davalıya borç verildiği banka dekontu ile sabit olmasına rağmen verilen para iade edilmediği gibi iade edildiğine dair herhangi bir belgede icra takip dosyasına ibraz edilmediğini, haksız, hukuksuz ve kötü niyetli bir şekilde takibi durdurmak ve müvekkili mağdur etmek adına itirazda bulunulduğundan bahisle Alacağın teminat altında olmaması, davalı tarafın kötü niyetli işlemleri ve mal kaçırmaları söz konusu olduğundan, davalıya ait taşınmazların tapu kaydına, motorlu taşıtların trafik sicil kaydına ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine dava konusu alacağa yetecek miktarda ihtiyati haciz konulmasına, davalarının kabulüne, ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına , asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ayrıca her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının 20 yılı aşkın süredir eczacılık mesleğini icra ettiğini, tacir sıfatını taşıdığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, icra takibine konu olan borcun, davacı tarafından adi borç ilişkisine yönelik başlatılan bir icra takibi gibi yansıtıldığını, ..., ve------, davacı ...'nin danışmanlığı ile eczane ruhsat devir sözleşmesi yapmaya karar verdiğini, ... ve------, eczane ruhsat devrine yönelik tüm süreci davacı şirketin danışmanlığı ile yürütme kararı aldığını, davacı şirketin internet sitesinde yer alan bilgilendirmelerden de anlaşılacağı üzere şirketin eczane ruhsat devretme ve devralma aşamalarında danışmanlık hizmeti verdiğini, ------ ile ... arasında yapılması planlanan eczane ruhsat devir sözleşmesinin hazırlanması, ruhsat devrine yönelik olarak tamamlanması gereken prosedürler ve tüm aracılık faaliyetleri davacı şirket tarafından danışmanlık hizmet sözleşmesi dahilinde üstlenildiğini, danışmanlık hizmetine dair tüm detayların taraflarca düzenlendiği 10250 Sayılı Sözleşme'de "İşbu sözleşmeye istinaden yapılacak olan bütün ödemeler ----- bildireceği banka hesabı üzerinden yapılacaktır." ifadesinin yer aldığını, yine aynı sözleşmenin bir diğer maddesinde taraflardan birinin sözleşmede belirtilen maddelere aykırı davranması halinde 300.000 TL cezai şart ile uğranılan maddi ve manevi bütün zararların giderileceği kabul beyan ve taahhüt edildiğini, madde hükümleri doğrultusunda davanın tarafları ve -----, yapılması planlanan eczane devir sözleşmesinden evvel taraflardan birinin danışmanlık hizmet sözleşmesinden cayması ve veya sözleşmede yer alan herhangi bir yükümlülüğe aykırı davranması durumunda diğer tarafa 300.000 TL tutarında cayma/cezai şart bedeli ödeneceği yönünde irade oluşturmuş ve anlaştıklarını, bedelin öncelikle ----- tarafından davacı şirketin hesabına, ardından da şirket hesabı üzerinden aynı gün içerisinde ...'e gönderildiğini, ileride yapılacak devir sözleşmesine ilişkin işlemler devam ederken davacı şirketin, danışmanlık hizmet sözleşmesinin bir tarafı olmaktan vazgeçtiğini, davacı şirket ... ile başta anlaşmış olduğu tüm koşul ve şartlarda vazgeçtiğini, bu koşul ve şartların ... aleyhine ağırlaştırıldığını, sözleşmenin ancak bu yeni şartlarla imzalanacağını beyan ettiğini, ... hem danışmanlık hizmet sözleşmesi hem de buna bağlı olarak ileride yapılacak eczane devir sözleşmesi kurarken karar vermesinde rol oynayan hususların aleyhine değiştirilmesini kabul etmediğini ifade ettiğini, davacının danışmanlık hizmet sözleşmesinin bir tarafı olmaktan haksız ve kötü niyetle davalı müvekkili de mağdur edecek şekilde caydığını, ...'ün tarafı olduğu danışmanlık hizmet sözleşmesinden caymasının kendisi adına hiçbir hukuki ve maddi yararı olmadığını, sözleşme gereği kendisine verilen bedelin iki katını ödemesi gerektiğinin ve bu durumda maddi açıdan büyük bir kayıp yaşayacağının bilincinde olduğunu, ortada somut bir neden yokken davacının işlemlerin tamamlanması halinde yüksek bir devir ücreti alacağını bilmesinee rağmen danışmanlık hizmet sözleşmesini ve sonrasında yapılacak olan devir sözleşmesinden caymasının kendisi adına hiçbir geçerli sebebi olmadığını, asıl mağdur edilen tarafın danışmanlık hizmet sözleşmesinden ve eczane devir sözleşmesinden alacağı bedele güvenerek yatırımlarda bulunan, yeni iş anlaşamaları yapan ve bu sebeple zarara uğrayan müvekkili olduğunu, davacı sebebiyle hem menfi hem müspet zarara uğrayan müvekkili hakkında, bir de icra takibi başlatılarak 250.000TL'lik cayma bedelinin misli ile geri ödetilmesi tehdidi gündeme geldiğini, dosya ekinde yer alan, şirket kaşesi basılı aynı zamanda tüm yapılan ödeme dekontlarında ekte sundukları sözleşmenin numarası yazıldığı dikkate alındığında bahse konu danışmanlık hizmet sözleşmesinin taraflar arasında geçerli bir şekilde kurulduğuna yönelik hiçbir şüphe bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen bedelin iban açıklamasında "----- nolu sozlesmye istnadn borc verildi" şeklindeki açıklama ile, müvekkilinin sanki adi bir borç ilişkisi içerisindeymiş gibi bir intiba yaratılmaya çalışıldığını, iban açıklamasındaki borç ibaresinin, somut olay değerlendirildiğinde delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği ve ispat için yeterli olmayacağı kabul edilmesi gerektiğini, söz konusu uyuşmazlık bedelinin, geçerli bir danışmanlık hizmet sözleşmesi hükümleri kapsamında ödenen cayma/cezai şart bedeli olduğunu, mesnetsiz bir şekilde yalnızca IBAN açıklamasında yer alan "borç" ibaresine dayanarak müvekkil hakkında haksız icra takibi başlatılması, icraya itirazımıza rağmen işbu davanın huzurunuzda devam olunması, hakkaniyete ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiğini belirterek, davanın usulden reddi, aksi kanaatte olunması halinde, davacının haksız ve kötü niyetle başlatmış olduğu icra takibi ve işbu davanın açılması sebebiyle %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Ticari bir ilişkinin veya geçerli bir sözleşmenin konusu olmadığı, tamamen sebepsiz zenginleşmenin konusu olan ve sebepsiz zenginleşme çerçevesinde iade edilmesi gereken bir paranın ticaret mahkemesi yargı alanına girmediği, davalı tarafın cevap dilekçesinde esasa ilişkin beyanlarının asılsız olduğunu, işbu sebeple davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine ----- İcra Müdürlüğü’nün-----sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, toplam 250.000,00 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.Eldeki dava,-----. Asliye Hukuk mahkemesi ---- Esas, ------ Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olunduğu ve yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.
Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, mahkememiz ██████/2025 tarihli 1 nolu ara kararı gereği borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek uyuşmazlık konusunda rapor düzenlenmesinin istenildiği, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..davacının alacağının dayanağının █████/2024 işlem tarihli, 250.000,00 TL tutarlı, "------ nolu sozlesmye istnadn borc verild" açıklamalı dekont olduğu, davalı tarafından, davacı ile aralarındaki sözleşme gereği alacaklı olması sebebiyle bu paranın ödendiğine yönelik savunma yapıldığı, borca itirazda söz konusu paranın cayma parası olarak ödendiğinin ileri sürüldüğü, söz konusu savunmaların senetle ispat edilemeyeceği, davalı tarafından dosyaya sunulan sözleşmenin davacının imzası olmaması sebebiyle HMK m.200 anlamında senet vasfına sahip olmadığı, davacının takip talebinde 250.000,00 TL alacak talebinde bulunduğu, işlemiş faiz talep etmediği.." şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından beyan, davalı vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu, mahkememizce bilirkişi raporuna karşı itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...'e ait eczanenin dava dışı ----- devri konusunda görüşmeler yapıldığı, bu devir için davacı şirketin aracılık hizmeti sunduğu, davacı tarafından davalıya "------ nolu sozlesmye istnadn borc verild" şeklinde açıklama ile 250.000,00 TL para transferi yapıldığı, davalı taraf cevap dilekçesinde söz konusu bedelin cayma parası olduğunu ileri sürmüş ise de, dosyaya sunulan sözleşmede davacı tarafın imzasının bulunmadığı, ödeme dekontunda açıkça borç olarak gönderildiğinin belirtilidği dikkate alınarak davalının cayma parası iddiasını ispat edemediği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş, alacak likit olduğundan %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının ---- İcra Müdürlüğü’nün -----sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olduğundan kabul edilen 250.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 17.077,50 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 4.269,38 TL harçtan mahsubu ile bakiye 12.808,12‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 4.269,38 TL peşin harç ile 427,60 TL başvuru harcının toplamı olan 4.696,98 TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harcanan toplam 7.792,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde ilgili tarafa iadesine,
9-6325 sayılı Kanunun'un 18-A/13. Bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!