Anahtar kelimeler: Takiben Gebze Esasa Defa Yetersiz Görüşü Menfaat Beraatine Usule İlamını

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ değişik işİNCELEME KONUSU KARAR
: İtirazın reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıNitelikli kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında, sanık ... ...'ın beraatine dair Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2010 tarihli ve ████████ Esasa, ███████ Karar sayılı kararının temyizi üzerine, aralarında menfaat uyuşmazlığı bulunan sanıkların aynı müdafii tarafından temsil edilmelerinin usule aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13.11.2013 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmını takiben, sanığın yeniden beraatine dair Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, bu defa eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile verildiğinden bahisle bozulmasına ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.05.2016 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmını müteakip yeniden yapılan yargılamada, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-j ve 62/1. maddeleri gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, sanıkların ve sanık müdafiilerinin duruşmada hazır bulundurulmaları ve Yargıtay bozma ilamına karşı savunmalarının alınması gerektiği hususlarının gözetilmediği gerekçesiyle yeniden bozulmasına ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25.02.2020 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmını takiben yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-a, j ve 62/1. maddeleri gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.02.2022 tarihli ve ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2024 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2024 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.07.2024 tarihli ve 94660652-105-41-15924-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2024 tarihli ve ██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2024 tarihli ve ██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, sanık ile aralarında kan davası bulunan maktülün iki el ateş edilmesi sonucunda ölmesi olayı ile ilgili olarak nitelikli kasten öldürme suçundan yapılan yargılama sonunda, Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine dair kararın Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.02.2022 tarihli ve ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini takiben, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesince reddine karar verildiği anlaşılmış ise de,Somut olayda, sanık müdafii tarafından verilen yargılamanın yenilenmesi talep dilekçesinde; dosyası tefrik edilen diğer sanığın yargılandığı Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında, tanık ...’ın, olay tarihinde ve saatinde ...’ın değil, kendi evinde olduğu, önceki beyanlarının doğru olmadığı yönünde ifade verdiği, telefon HTS kayıtlarının bu hususu doğruladığı, yine aynı dosyada tanık olarak dinlenen ve olay yerine ilk intikal eden emekli polis memuru ...’nın ifadesinde, olay yerine geldiğinde maktülün yalnız olduğunu, yanında yakınlarının bulunmadığını beyan ettiği, tanık ...’ın 13.09.2023 tarihli dilekçesinde, önceki beyanlarının doğru olmadığını, eşini kimin öldürdüğünü görmediğini ifade ettiği, hükme esas alınan diğer tanıklar ... ve ...'nın ise sonraki ifadelerinin çelişkili olduğunun ileri sürülmesi karşısında, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak belirtilen delillerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1.5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen ..., o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.2.Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağan üstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, kanun yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.4.Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.5.Kesinleşen bu karar veya hükümlerdeki aykırılıklar başka suretle giderilmesi mümkün olmadığı takdirde, ikincil ve olağanüstü nitelikte olan kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilecektir.6.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311. maddesinin 1. Fıkrasının (e) bendinde “...yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte...” olmasının, yargılamanın yenilenmesinin koşulu olduğu öngörülmüştür.7.Yeni olaylar veya delillerin hükmün verildiği anda mahkemece bilinmemesi gerekir. Yargılama aşamasında bilinen olayları veya tanıkları “yeni delil veya yeni olaylar” türünden saymak olanaksızdır. Yeni olaylar veya yeni deliller” söz konusu değil ise, hükümlü yararına yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden bahsetmek yasa koyucunun amacına ve yasanın özüne uygun düşmeyecektir.8. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarihli, 2012/3-909 Esas ve ████████ karar sayılı Kararında da vurgulandığı gibi “....Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için "yeni" olması gerekmektedir. Daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular "yeni" değildir.9.Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda "önemli" de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır.10.Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp, ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir.11.Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılacak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur.12.Bu nedenle, gerek ilk derece yargılamasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürülen, yargılama makamlarının bilgi sahibi olduğu, suçun sübutu ve nitelendirmesi bakımından göz önüne alınan, bu şekilde aşamalarda değerlendirilen olay ve delillere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması durumunda, CMK'nin 318/3. maddesi uyarınca mahkemece yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.13. Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde, hükümlü ... hakkında kan gütme saikiyle, tasarlayarak öldürme suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, mahkemece hükümlünün savunması, şikayetçi ve katılanların beyanı, tanık ifadeleri ve maddi deliller birlikte değerlendirilip, gerekçesi de dosya içeriğine uygun ve denetime imkan verecek şekilde gösterilmek suretiyle mahkumiyetine karar verildiği, bu hükme yönelik hükümlü ve müdafiinin yapmış oldukları eksik kovuşturmaya, sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddedilerek Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25.02.2020 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile mahkumiyet hükmünün onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.14.Hükümlü ...'in suçlamayı kabul etmediği, olay sırasında ... da olduğunu ileri sürdüğü, yargılama aşamasında gösterdiği ve mahkemece dinlenen savunma tanıklarının da hükümlünün savunması doğrultusunda beyanda bulundukları, olayın başlangıcını gördüğünü ancak silahla ateş edilme anını görmediğini beyan eden maktülün eşi ... ile olay anını görmediğini ancak daha önceki bir öldürme olayı nedeniyle kendilerine husumet besleyen "..." ailesi tarafından takip edildiklerini, olay günü de "..." ailesinden olan kişilerin içinde bulunduğu aracı ilçe merkezinden otoban istikametine doğru giderken gördüğünü, bir süre sonra 4-5 el silah sesi duyduğunu, olay yerine gittiğinde kan izlerini gördüğünü, hastaneye gittiğinde kardeşinin vurulduğunu ve öldüğünü öğrendiğini beyan eden maktülün kardeşi ...'ın yapılan yargılama sırasında şikayetlerinden vazgeçtikleri, yargılama aşamasında da bu kişilerin ifadelerine itibar edilemeyeceğinin savunma olarak ileri sürüldüğü aynı olay nedeniyle hakkında dava açılan ancak firari olması nedeniyle dosyası tefrik edilen firari sanığın yakalanması sonrası yapılan yargılama sırasında da şikayetlerinden vazgeçip, ifadelerini değiştirmesinin, daha önce alınan ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı şeklinde kabul edilmesinin ve mahkemenin takdirine ilişen hususların yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak gösterilmesinin yerinde olmadığı gibi ... Devlet Hastanesinin 11.02.2008 tarihli yazısında, 20.03.2007-31.03.2007 tarihleri arasındaki refakatçi kayıtları incelendiğinde ...'in 22.03.2007 tarihinde hastanede refakatçi olarak kaldığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığının bildirildiği, yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak gösterilen ve yeni delil olarak sunulan belgenin dosya içerisinde olduğu anlaşılmakla, hükümlünün gerek yargılama evresinde (bozma öncesi ve sonrası) gerekse hüküm kesinleştikten sonra ileri sürdüğü hususların yargılama aşamasında değerlendirildiği anlaşılmaktadır.15. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesi, hükümlünün savunmalarını, şikayetçi ve katılanların beyanlarını, savunma tanıkları ve katılan taraf tanıkları ile kamu tanıklarının ifadelerini, tüm maddi delilleri birlikte değerlendirip hüküm kurmuştur.16. Hükümlü ve vekilinin, kesin hükümden dönülmesini gerektirecek ve yeniden yargılama yapılmasını haklı gösterecek nitelikte, ciddiyette yeni deliller ileri sürmediği, hükümlünün olay sırasında ... da bulunduğuna ilişkin savunması ile ilgili gerek yazılı gerekse bu konuda gösterdiği tanık beyanlarının yargılama aşamasında değerlendirildiği anlaşılmakla, kesinleşen hükümden sonra dosya içerisinde bulunan bu belge, bilgi ve ifadelerin yeni delil olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı gibi tefrik edilen sanık hakkında yapılan yargılama sırasında maktülün eşi ve kardeşinin ifadelerini değiştirmelerinin, olayda görev alan kolluk görevlilerinin savunma tanığı olarak dinlenmeleri sonucu verdikleri beyanların içeriği dikkate alındığında, tek başına yada dosyada bulunan diğer dellilerle birlikte değerlendirildiğinde kesin hükümden dönülmesini gerektirecek nitelikte ve ciddiyette yeni delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı görülmektedir.17. Bu nedenle Gebze 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2024 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı hükümlü vekilinin yargılamanın yenilenmesi talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311. maddesinde belirtilen sebepler gerçekleşmediğinden, kabule değer görülmemesi sebebiyle reddine dair kararına karşı yapılan itirazı itiraz mercii olarak inceleyen ve itirazın reddine karar veren Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2024 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden haklı sebebe dayanmayan Kanun Yararına Bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2025 tarihinde karar verildi.