Anahtar kelimeler: Gkarar Caddesi Talepli Denizli Fiilden Sıralarında Başkan Yazim Katip Ara

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025 (Ara Karar)
NUMARASI
: ... Esas
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 1-...
DAVALI
: 2-...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 3-...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; █████/2025 günü saat: 03.40 sıralarında müvekkili ...'in ... Caddesi üzerinden ... Caddesi istikametine seyir halinde iken ... plakalı aracının ön kısımları ile, ... Caddesi üzerinde park halinden seyir haline geçen sürücü davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonrası yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada motosiklet sürücüsü müvekkili ...'in yaralanarak ....Üniversitesi Hastanesine sevk edildiğini, müvekkilinin kaza sebebiyle bir kusuru bulunmamakla birlikte davalı şahısın kazadan sonra uzaklaşmaya çalıştığını fakat kolluk kuvveti tarafından yakalandığını ve yapılan tetkikler sonucu davalı şahsın 0.81 Promil alkollü olduğunun tespit edildiğini belirterek, öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin davalı .... ve diğer davalı şirket .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine olacak şekilde kurulacak ara kararla birlikte kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 240.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 5.000,00-TL tedavi giderleri olmak üzere toplam şimdilik 250.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini; davacı müvekkili lehine 500.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte birkısım davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi █████/2025 tarihli ara kararında; ihtiyati haciz yönüyle dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, davanın niteliği, talep konusu meblağ nazara alınarak dava trafik kazası sebebiyle tazminat talebine dayalı olduğundan miktarı tartışmalı da olsa muaccel bulunması karşısında, ihtiyati haciz kararı verilmesi için tam bir ispat aranmasının, davacıların ileride telafisi mümkün olmayan zararına yol açabileceği düşünülerek gerek görüldüğü takdirde ihtiyati haciz kararı verilmesi için teminat da istenebileceği nazara alınarak 2004 sayılı İİK'nın 257.maddesindeki ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, dava değeri olan 750.000,00 TL'nin %15'i oranında (112.500,00 TL) teminat karşılığında davalılar ... ve ...Sanayi ve Ticaret limited Şirketi üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz malvarlıkları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
Davalı ....San. Ve Tic. Ltd. Şti. Vekili itiraz başvuru dilekçesinde, öncelikle davacının ihtiyati haciz talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, zira müvekkili şirketin mal kaçırma ve/veya davacının varsa alacak hakkına kavuşmasını engelleme gibi bir amacı bulunmadığını, mahkeme tarafından tüm bu işlemlerin yapılmasının tam 10 gün sonrasında müvekkili şirkete tebligat çıkarılarak müvekkilinin haberdar edildiğini, müvekkili şirketin işbu itiraza konu ara karardan zamanında haberi olsa idi, tüm bu ihtiyati haciz işlemlerine gerek olmaksızın müvekkili şirket tarafından, dava değeri olan bedelin mahkemeye depo edileceğini, hem davacının varsa alacak hakkı garanti altına alınacağını hem de müvekkili şirketin dava değerinin katbekat fazlasına denk gelen mal varlıklarına ihtiyati haciz işlenmesi sebebi ile müvekkili şirketin mağduriyeti meydana gelmemiş olacağını, müvekkili şirket adına, mahkemece de uygun görülmesi halinde, dava değeri bedelinde teminat mektubu sunma taleplerinin bulunduğunu, müvekkili firmanın, ... ilinde bilinen ticari bir firma olduğunu ve kredili işlemler yaptığını, sisteme ihtiyati haciz dosyası düşmesi durumunda kredi işlemlerinin durdurulacağını ve müvekkilinin ticaretinin sekteye uğrayacağını, ihtiyati haciz kararının işleme konması ile davacı tarafın anında müvekkili şirketin taşınır ve taşınmaz mallarına, dava değerinin 100 katı kadarına ihtiyati haciz koyduğunu, yine davacı tarafın anında tek bir talep ile müvekkili şirketin banka hesaplarına bloke koyacağını ve müvekkili firmayı ticaret yapamaz hale getireceğini, kendilerinin bu sebeple öncelikle; ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, bunun mümkün olmaması halinde ise dava değeri kadar kesin teminat mektubunu sunmaları için süre verilmesini, belirlenen sürede kesin teminat mektubunun sunulmaması durumunda ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, ayrıca ihtiyati haczin şartlarının da oluşmadığını, ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin, işbu dosyada olmadığını, kanun metninde açıkça belirtilen şartların hiçbirinin işbu davada olmadığını, müvekkili şirketin mal kaçırmak veyahut davacının varsa hak ettiği tazminatın, bunu ödemekten kaçınma gibi bir niyeti bulunmadığını, müvekkili şirketin dava değeri kadar kesin teminat mektubu sunma talebinin de bulunduğunu, ihtiyati haciz talep eden tarafın, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduklarını, bu teminat miktarının hakkaniyet gereği talep edilen miktara göre takdir edilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde müvekkili şirket üzerine kayıtlı tüm taşınır ve taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ettiğini, mahkemece de dava değerinin %15'ine yani  112.500 TL'ye hükmettiğini,  bu teminat miktarının muhtemel zararları karşılayacak oranda ve miktarda olmadığının çok açık olduğunu, müvekkili şirketin 100 milyon TL'den fazla malına ihtiyati haciz konulduğunu, bu teminat miktarının arttırılarak gereğinin yapılması için davacıya bildirilmesine, gereği yapılmadığı takdirde tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini  talep ettiklerini belirterek, mahkeme tarafından █████/2025 tarihli ara karar ile "İhtiyati haciz talebinin kabulü ile, ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz malvarlıkları üzerine ihtiyati haciz konulmasına," şeklindeki ara karardan dönülmesine ve konulan ihtiyati haczin ivedilikle kaldırılmasına, şayet mürafaa duruşması açılacak ise mahkemeye dava değeri bedelinde kesin teminat mektubunun kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...tarihli talep dilekçesi ile, müvekkili şirketin ... İlinde faaliyet gösteren ve birçok aktif iş sözleşmesi bulunan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin mahkeme ara kararı gereğince tüm araçlarına ve taşınmazlarına ihtiyati haciz konulduğunu, müvekkili şirkete mahkeme ara kararı tebliğ edilmeden önce iş kamyonlarının alış-satış işlemlerinin yapılması amacı ile notere gittikleri esnada mahkemece konulan hacizden haberdar olduklarını, bu sebeple de bahse konu işlemi gerçekleştiremediklerini ve oldukça mağdur olduklarını, müvekkili şirketin mal kaçırmak veyahut davacının varsa hak ettiği tazminat, bunu ödemekten kaçınma gibi bir niyeti bulunmadığını, müvekkili şirketin dava değeri kadar (750.000,00 TL) kesin teminat mektubu sunma talebi bulunduğunu ve işbu teminat mektubu sunma taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi █████/2025 tarihli ara kararında; talepte bulunan vekilinin ihtiyati hacizlerin depo edilen teminat üzerine kaydırılmasına yönelik talebinin İİK 266/1 maddesi gereğince kabulü ile; mahkemeye 750.000,00.-TL bedelli ... Sanayi ve Ticaret limited Şirketi kesin ve süresiz teminat sunulması veyahut bu miktarda nakit paranın vezneye depo edilmesi halinde ... Sanayi ve Ticaret limited Şirketi adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlıkları üzerine konulan hacizlerin kaldırılarak, ihtiyati haczin ibraz edilen teminat mektubu veyahut nakdi teminatın üzerine kaydırılmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi █████/2025 tarihli ara kararında ise; mahkemece yapılan değerlendirme neticesinde, ihtiyati haciz yönüyle dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, davanın niteliği, talep konusu meblağ nazara alınarak dava trafik kazası sebebiyle tazminat talebine dayalı olduğundan miktarı tartışmalı da olsa muaccel bulunması karşısında, ihtiyati haciz kararı verilmesi için alacağın varlığı bakımından yaklaşık ispat gerçekleştiğini, kanun koyucu tarafından 2004 sayılı İİK'nde ihtiyati haciz bakımından belirlenen şartların oluştuğunun kabulü gerektiğini, itiraz eden tarafından ileri sürülen hususların ise İİK'nin 265. maddesinde sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı, yargılamayı gerektirdiği ancak esas hakkındaki davada araştırılabileceği göz önüne alındığında, tüm bu nedenlerle mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, mahkemenin █████/2025 ve █████/2025 tarihli ara kararlarına yapılan itirazların reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin █████/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını; her iki bacak, diz ve el bileklerinde çoklu kırıklar nedeniyle acil ameliyatlar geçirdiğini, tedavilerinin hâlen sürdüğünü, kaza tespit ve tıbbi belgelere göre diğer davalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğunu ve olay anında 0.81 promil alkollü olduğunu, müvekkilinin 29 yaşında kurye/işletme sahibi olup kazadan beri fiilen çalışamadığını, vergilendirilmiş gelir/fatura kayıtları aylık ortalama kazancın yüksekliğini ortaya koyduğunu (2025 Ocak–Nisan toplamı 348.119,81 TL; aylık ortalama ~87.029,95 TL) zararın kapsamı ve büyüklüğünün açık olduğunu, davalı aracın, ... Sigorta A.Ş.’nin ZMSS poliçesi kapsamında olduğunu; sigortaya başvurulduğunu ancak ödeme yapılmadığını, “Kesin teminat mektubuna kaydırma” uygulamasından dönülmesi taleplerinin reddi, ölçülülük ve amaca uygunluk ilkelerine aykırı olduğunu, müvekkilinin alacağı, haksız fiile dayalı, belge ve delillerle güçlü şekilde desteklendiğini, (kaza tespit tutanağı, tıbbi evraklar, vergi/kazanç kayıtları, arabuluculuk aşaması vb.) bu kuvvetli kanaat ve alacağın muhtemel yüksekliği, ihtiyati haczin etkili şekilde korunmasını zorunlu kıldığını, ne var ki; ihtiyati haczin “kesin teminat mektubuna kaydırılması” (fiiliyatta haczin etkisini zayıflatan bir ikame) yoluna gidilmesi, somut olayın özellikleri karşısında ölçüsüz olduğunu, müvekkilinin halen devam eden tedavileri, işgücü kaybı ve gelir azalışı ile birlikte bakıldığında, haczin etkinliğinin teminatsız sürdürülmesi gerekirken, bu etkinliğin bankaca düzenlenecek bir teminata bağlanması, ihtiyati haczin amacıyla çeliştiğini, müvekkil vekili olarak celsede bu yönde talepte bulunulmuşsa da, itirazlarının reddedildiğini, mal kaçırma/ödeyememe riski ve alacağın büyüklüğü gözetilmeden, soyut gerekçeyle itirazın reddinin isabetsiz olduğunu, davalı şirketin hacimce büyük olması, güncel ekonomik koşullarda ödememe/erteleme/konkordato olasılığını ortadan kaldırmadığını, celsede de belirttikleri üzere, alacağın tazminat niteliği ve yüksek meblağa ulaşacağı hususunun somut delillerle destekli olduğunu, bu durumda alacaklının sağladığı korumanın zayıflatılmasının hukuken isabetsiz olduğunu, teminat (alacaklı yönünden) alınmaksızın da ihtiyati hacze karar verilebilecek nitelikte güçlü delil durumu bulunduğunu, dosyada yer alan tıbbi kayıtlar, kazanın ağırlığı ve kusur durumu; vergilendirilmiş gelir belgeleri ve arabuluculuk aşaması birlikte değerlendirildiğinde, alacağın varlığına dair güçlü kanaat oluştuğunu, bu koşullarda, teminatsız (veya en azından makul asgari teminatla) ihtiyati haczin sürdürülmesi gerekirken, itirazlarının gerekçesiz/soyut biçimde reddinin isabetli olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davaya konu alacağın niteliği, kuvvetli delil durumu ve mal kaçırma/ödeyememe riski gözetilerek; ihtiyati haczin “kesin teminat mektubuna kaydırılması” uygulamasından dönülmesine ve ihtiyati haczin müvekkili lehine teminatsız olarak devamına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz kararının İİK'nın 266. maddesi uyarınca kaldırılmasına ilişkindir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunun "İhtiyati haciz kararının icrası" başlıklı 261.maddesi (Değişik: 18/2/1965-███████ md.) "Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. İhtiyati haciz kararları, 79 dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir. (Ek son fıkra: 17/7/2003-███████ md.) İhtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır." düzenlemesine haizdir.
2004 sayılı İİK'nın 266. maddesinde "Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer" olarak belirtilmiştir.
İhtiyati haciz, ihtiyati tedbir gibi geçici bir hukuki koruma tedbiridir. Bu nedenle ihtiyati haciz ile ilgili olarak hüküm bulunmayan hallerde niteliğine aykırı düşmedikçe HMK’nın 389. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan ihtiyati tedbir kurumuna ilişkin yasa maddelerinin kıyasen uygulanması gerekir. HMK'nın 394. maddesinde karşı tarafın kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edebileceği hususu düzenlenmiştir. HMK'nın 396/1. maddesinde ise, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi ya da kaldırılmasına talep üzerine karar verilebileceği, HMK'nın 396/2. maddede bu durumda itiraza ilişkin 394/3 ve 4. fıkrarısının kıyasen uygulanabileceği hususları düzenlenmiştir. HMK'nın 396. maddesine ilişkin talep hakkında, verilecek kararlar yönünden, HMK'nın 396/2. maddesi, itiraz yolunu düzenlemiş olup HMK'nın 396/2. maddesinde, istinaf kanun yolunu düzenleyen HMK'nın 394/5 maddesine yapılan bir atıf yoktur.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemelerinin, ihtiyati haciz kararında takdir edilen teminata ve teminatın kaldırılması ya da değiştirilmesi talepleri üzerine verdikleri ara kararlara ve teminat mukabilinde ihtiyati haczin kaldırılması veya bu talebin reddi kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmasına imkan veren bir yasal düzenleme bulunmadığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1 ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen █████/2025 tarihli ara kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1. ve 352. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!