Anahtar kelimeler: İsmine Ohal Listede Talebiyle Eki Göreve Beşinci Yolunda Kararnamenin Komisyonuna

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ████████Karar No
: ██████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Vekili
: Av. ...Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ANKARAVekili
: Av. ...İstemin Özeti
: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24 Haziran 2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığı kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, 5 Temmuz 2016 tarihine kadarki süreçte FETÖ/PDY terör örgütü adı altında bir terör örgütü olduğuna dair kesin bir mahkeme kararının bulunmadığı, önceden “cemaat” olarak adlandırılan oluşumun Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun ilamının kesinleşme tarihi olan 26 Eylül 2017 tarihinden önceki eylemlerinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir nitelikte olmadığı, yürütme organının düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamayacağı, aynı suçlama ve faaliyetlere dayalı olarak iki ayrı yargılama sonucu iki ayrı ceza uygulandığı, bu durumun AİHS’ne Ek 7 No.lu Protokol’ün 4. maddesinde korunan non bis in idem ilkesini ihlal ettiği, Bank Asyaya dair şahsının kişisel verilerinin ilk olarak hiçbir mahkeme kararı olmadan, yasa dışı şekilde polis tarafından ele geçirildiği ve kullanıldığı, Bank Asyaya para yatırma işleminin örgüt liderinin talimatıyla yapıldığı iddiasının doğru olduğu varsayılsa dahi, işlemin kendisinin tamamen yasal olduğu, hiçbir suçun kapsamına girmediği, bir kişinin yatırım amacıyla bir bankaya para yatırmasının ve bu yatırımdan kar elde etmesinin, mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, ByLock'un münhasıran FETÖ/PDY'nin bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu iddiasının temelsiz olduğu, ByLock programının dijital platformda dağıtılan bir program olduğu, ByLock verilerinin delil olarak kullanılamayacağı, çelişmeli yargılama, silahların eşitliği ve bağımsızlık ilkelerinin ihlal edildiği, ByLock'a ilişkin ana deliller (hard disk ve flaş bellek) üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, telefona indirilen bir program nedeniyle hiçbir kimsenin terör örgütü üyesi olamayacağı, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu'nun █████/2018 tarihli "Mestan Yayman" kararında OHAL sürecinde görülen yargılamaların pek çok yönden açık hak ihlallerine neden olduğu hususunun belirtildiği, anılan "Mestan Yayman" kararı ışığında ByLock kullanımının düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ByLock kullandığı iddiasının doğru olduğu ve bu delilin yasal olduğu varsayılsa bile sonradan elde edilen bir delilin kamu görevinden çıkarılması kararını hukuka uygun hale getirmeyeceği, hakkında tespiti yapılan müzahir kurum ödemesinin çocuğunu bu eğitim kurumuna göndermiş olmasından kaynaklandığı, alınan tarihte legal olan bir şirkete ödeme kaydının bulunması nedeniyle hem OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca hem de mahkemelerce suç işlemiş gibi değerlendirilmesinin yasalara aykırı olduğu, hakkında iddiada bulunan kişilerin benzer yargılamalarda sanık pozisyonunda bulunan kişiler olduğu, bu kişilerin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak suretiyle iftira atabilecekleri, "itirafçı beyanı"nın başka delillerle mutlaka desteklenmesi ve doğrulanması gerektiği, Devlet teşviği ve Devletin denetim ve gözetimi altındaki bir eğitim kurumuna çocuğunu göndermesinin kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe olarak alınamayacağı, bu durumun suç ve cezada kanunilik prensibine aykırı olacağı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.