Anahtar kelimeler: Kara Bozulmuştur Alanında İli İlçesi Köyü Asli Müdahil İlamına Temsilcisi
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafınan verilen kara, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine temsilcisi, asli müdahil ... vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 1993 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca yapılan kadastro sonucunda, 1 70... parsel sayılı 13.009 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarihli ve 1402 tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tescil ve tescil edilmiş (01.03.1994), satış yoluyla tapuda kayden davalı adına intikal etmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 1 70... parselin orman tahdidi dışında olup eylemli orman olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Asli müdahil davacı ... temsilcisi; Orman İdaresinin davalı olarak gösterildiğini, ancak kendi talepleri üzerine bu davanın açıldığını, Orman İdaresinin müdahil davacı olması gerektiğini, açılan davaya diyeceklerinin olmadığını beyan etmiş, İlk Derece Mahkemesince Orman İdaresinin müdahale talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... ilçesi ... köyü 1 70... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporu ekindeki krokide (A1) harfi ile gösterilen 947,88 metrekare yüzölçümündeki bölümü ile (A2) harfi ile gösterilen 6.872.79 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, (B1) harfi ile gösterilen 3.611,82 metrekare yüzölçümündeki bölüm ile (B2) harfi ile gösterilen 1.577,37 metrekare yüzölçümündeki bölüm yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.04.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; "...Her ne kadar Mahkemece çekişmeli taşınmazın (A1) ve (A2) ile gösterilen bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu, (B1) ve (B2) harfi ile gösterilen bölümlerinin ise orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek hüküm kurulmuş ise de, çekişmeli taşınmaza ait hava fotoğrafları getirilerek taşınmazın hava fotoğraflarındaki durumunun incelenmediği, çekişmeli taşınmazın tespitine esas tahrir kayıtları getirtilerek uygulanmayarak eksik araştırma ve incemeye dayalı olarak hüküm kurulduğu, mahkemece hava fotoğrafları ve memleket haritaları getirtilerek bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif yapılması, orman, orman içi açıklık, imar-ihya ve zilyetlik araştırması yapılması gerektiği..." açıklanarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi beyanları dikkate alınarak, dava konusu alanın (A2) harfi ile gösterilen kısmının orman toprağı olduğu ve orman toprağından kazanım olmayacağı anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişisi ... 'in 22.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A2) harfi ile kırmızı renkle boyalı olarak gösterilen 6.872,79 m² alanın orman ve orman toprağı sayılan yerlerden olduğunun tespiti ile bu alana ilişkin davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı Hazine adına tesciline, fen bilirkişisi ... 22.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) harfi ile gösterilen 947,88 m², (B1) ile gösterilen 3.611,82 m², (B2) ile gösterilen 1.577,37 m²lik alanların orman ve orman toprağı sayılmayan yerlerden olduğu..." gerekçesiyle, 22.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A2) harfi ile gösterilen 6.872,79 m² alanın orman ve orman toprağı sayılan yerlerden olduğunun tespiti ile bu alana ilişkin davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı Hazine adına tesciline, (A1), (B1) ve (B2) ile gösterilen kısımlara yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından (A1), (B1) ve (B2) bölümleri yönünden; davalı vekili tarafından ise (A2) bölümü yönünden hüküm temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, temyiz konusu bölümlerin orman içi açıklık niteliğinde olduğuna, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekilinin (A1), (B1) ve (B2) bölümleri yönünden temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin (A2) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;; 15.04.2022 tarihli jeodezi bilirkişi raporunda, "(A2) harfi ile gösterilen yerin doğu yönünde yaklaşık 1000 m²lik kısmında fiili kullanım olduğu, diğer kalan yaklaşık 5.800 m²lik kısmında ise ağaçlarla kaplı olduğu, kuzey yönündeki orman parseli ile bir bütünlük oluşturduğu ve fiili kullanım olmadığı" ifade edilmiş ancak fiili kullanım olduğu belirtilen yaklaşık 1.000 metrekarelik kısmın ayrı bir harflendirme yapılarak ayrılmadığı, eksik inceleme neticesinde usul ve kanuna aykırı karar verildiği anlaşılmıştır.
O halde İlk Derece Mahkemesince jeodezi bilirkişisinden ek rapor aldırılmak suretiyle yukarıda ifade edilen "(A2) harfi ile gösterilen yerin doğu yönünde yaklaşık 1.000 m²lik kısmın" (A2) bölümünden ayrılarak bu kısım yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekilinin (A1), (B1) ve (B2) bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin (A2) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!