Anahtar kelimeler: Gitmiş Atmnin Çıktıktan Hasım İhyası Tekstil Limited Anadolu Açmıştır Nezdinde

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret MahkemesiESAS NO
: ████████ Esas - ████████ KararTARİHİ
: █████/2025ASIL DAVADABİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 1. ATM'NİN ████████E, ████████K SAYILI DOSYADAVA
: Şirketin İhyasıKARAR TARİHİ
: █████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Asıl davada;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilnin, ...Tekstil Limited Şirketi'nin hasım göstererek İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi nezdinde █████████ E. Sayılı dosyasında işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davası açmıştır. Ancak dosyadan karar çıktıktan sonra dosya istinafa gitmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyası ile kararda " ...Tekstil Limited Şirketi"nin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan Bölge Adliye Mahkemesinden gelen kararında öğrendiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin 51. Hukuk Dairesi'nden dönen karar neticesinde; İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasından dava yeniden açılmış olmakla birlikte, şirketin ihyası ve taraf teşkilinin sağlanması açısından tarafımıza işbu davayı açmak için süre verildiğini, işbu davada ihyasını istedikleri ...Tekstil Limited Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresi Ümraniye/ İstanbul olduğunu, davalı şirketin, yargılama sırasında 20.01.2020 tarihli sicil gazetesinde ilan edilen ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girdiği, 10.01.2020 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyesinin sonlandırıldığının ilan edildiği ve bu karar doğrultusunda davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını, TTK 547 maddesi’nin 1.fıkrasında “tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.” denilmek suretiyle alacaklıların şirketin ihyasını talep edebileceğini düzenlendiğini, ek tasfiye sadece tasfiyenin kapanmış olmasına rağmen halen alınması zorunlu ek tedbirlere gereksinim duyulması halinde söz konusu olabileceğini, zorunluluk yoksa ek tasfiyeye gidilemeyeceğini, bu hüküm bağlamında şirketin yeniden sicile kaydedilmesini ve ek tasfiye yapılmasını zorunlu kılabilecek durumlar TTK 547.maddenin gerekçesinde açıkça belirtildiğini, buna göre; “Şirketin yararına sonuç doğuracak bir davanın açılması, şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması söz konusu” ise ek tasfiye yoluna gidilebileceğini belirterek re’sen terkin olunan ...TEKSTİL LİMİTED ŞİRKETİ’nin ihyası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin TTK 32.maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34.madde hükmüne göre işlem yaptığını, yetki ve sorumluluğun tasfiye memuruna ait olduğunu, Mahkememizce dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK 547/2 maddesi gereğince tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle de yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek özetle davanın reddine, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen Davada;Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ...Tekstil Limited Şirketi hasım göstererek İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi nezdinde █████████ Esas sayılı dosyasında işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davası açtığını, ancak dosyadan karar çıktıktan sonra dosya istinafa gittiğini ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyası ile kararda "...Tekstil Limited Şirketi"nin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan Bölge Adliye Mahkemesinden gelen kararında öğrendiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin 51. Hukuk Dairesi'nden dönen karar neticesinde; İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasından dava yeniden açıldığını ve şirketin ihyası ve taraf teşkilinin sağlanması açısından tarafımıza işbu davayı açmak için süre verildiğini beyan ederek re’sen terkin olunan ...Tekstil Limited Şirketi’nin ihyası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde özetle; Kendilerine açılmayan ihya davası sonucunda İstanbul Anadolu 1. ATM tarafından ████████ Esas sayılı dosyaya █████/2024 tarihli ara karar ile taraf olarak eklenerek, dosyanın İstanbul Anadolu 3. ATM ████████ Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, bu dosyanın esasının birleştirme yönünden şerh verilerek kapatılmasına ve müteakip işlemlerin birleştirilen dosya üzerinden yapılmasına karar verildiğini, işbu verilen kararlar yasa ve usule aykırı olduğunu, İstanbul Anadolu 1. ATM ████████ E. - ████████ K. Sayılı dosyası taramızca İstinafa taşınacağını, şöyle ki İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.06.2024 tarihli ara kararı gereğince yeniden düzenlenen tensip tutanağının tebliği ile müvekkili ...’ın İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasına açık rızası alınmadan sonradan davalı olarak eklendiğini ancak 6100 sayılı kanunun 124. maddesine göre; bir davada taraf değişikliği ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğunu, taraf değişikliği talebinin karşı tarafın rızasını aranmaksızın hakim tarafından kabulu yine aynı maddeye göre ancak maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan durumlarda mümkün olduğunu, davacının dava dilekçesinde, eğer sadece dilekçenin davalı kısmında ... yazılması istenirken bunun yerine hata yapılarak İstanbul Ticaret Müdürlüğü yazsa idi bu kabul edilebilir bir hata olarak düşünülebilirdi ya da dava dilekçesinde davacı taraf husumeti tasfiye memuruna yönelttiğini ifade ederek tasfiye memurunun ismini yanlış yazsa idi veya ilgili dilekçenin başlık kısmında yazan isim ile dilekçenin muhteviyatında yazan isim farklı olsa idi bu bir maddi hata olarak addedilebileceğini belirterek özetle re’sen terkin olunan Tasfiye Halinde ...Tekstil Limited Şirketi’nin ihyası davasının tüm talepler yönünden reddi ile, sonradan taraf olarak eklenen müvekkili ...’ın dosyadan çıkartılmasına ve her halukarda müvekkili yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ve ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2025 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında;"...Dava, tasfiye sonucu terkin edilmiş olan şirketin son yetkilisi tarafından, şirkete ait araçların devrinin sağlanabilmesi için ihyası isteğine ilişkindir.Davacı, dava dışı terkin olunan şirkete karşı iş mahkemesinde görülen davada davacıdır.Ticaret siciline yazılan ve gelen cevaba göre dava dışı ...Tekstil Limited Şirketi'nin █████/2020 tarihinde tasfiye sonucu terkin olduğu, tasfiye memurunun ... olduğu anlaşılmıştır.TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Bu itibarla, davacıya son tasfiye memuruna karşı birleştirme istemli dava açması için süre verilmiş, davacı ara kararı yerine getirmiş, açılan İstanbul Anadolu 1. ATM'nin ████████ Esas, 673 Karar sayılı davada birleştirme kararı verilmiş, dosya mahkememiz dosyası ile gönderilmiştir.Birleşen davada tevzi formu doğru olmakla, sisteme yüklenen dava dilekçesinin hatalı olması sebebiyle karışıklık olmuş, İstanbul Anadolu 1. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında ara kararla davacı istemi kabul edilmiş davalı tasfiye memura tebligat yapılmış, taraf teşkili sağlanmış ise de; mahkememizce birleştirme kararından sonra yapılan inceleme neticesinde tereddüt kalmaması için davalı tasfiye memuruna hitaben düzeltilmiş dava dilekçesinin sunulması için davacıya süre verilmiş, davacı eksiklikleri gidermesi; taraf teşkili tekrar sağlanmış, davalı da yazılı cevap ve savunmalarını sunarak davanın reddini talep etmiştir.Eldeki davada celp edilip incelenen iş davasının derdest olduğu davacının hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmış davanın kabulüne karar verilmiştir.Terkinden önceki tasfiye memurunun da, tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş; dava sonuçlanmadan tasfiye tamamlanıp tescil edilmiş olduğu için tasfiyenin usulsüz sonlandığı görülmekle, tasfiye memuru için ücret takdir edilmemiştir." gerekçesi ile, ''1-Asıl ve Birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı davanın KABULÜNE;2-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 827675-0 sicil numarasında kayıtlı iken terkin edilen edilmiş olan TASFİYE HALİNDE ...TEKSTİL LİMİTED ŞİRKETİ'nin ticaret sicil kaydının, İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas (Eski Esası █████████ Esas) dava dosyası, kesinleşme ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla İHYASINA, 3-Ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere Tasfiye memuru olarak davalı ...'ın (T.C:...) atanmasına, 4-Tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına; 5-Kararın ticaret sicil memurluğunda tescil ve ilanına, 6-Karar kesinleştiğinde bir suretinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı birleşen dosya davalısı Tasfiye Memuru ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Birleşen davada davalı Tasfiye Memuru ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.06.2024 tarihli ara kararı gereğince yeniden düzenlenen tensip tutanağının tebliği ile müvekkil ...’ın İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. Sayılı dosyasına açık rızası alınmadan sonradan davalı olarak eklendiğini, birleştirmeye konu olan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ████████ E. ████████ K. dosyasında, davacı taraf dava açılır iken UDF kaydedilirken sehven "Ticaret Sicil Odası"nın davalı olarak kaldığını beyan ederek tasfiye memuru şeklinde taraf değişikliği yapılmasını talep ettiğini, ancak sadece davalı kısmında davalı olarak "Ticaret Sicil Odası kalmamış bunun yanında dava dilekçesinin muhteviyatında, ilerleyen kısımlarında da husumetin müvekkil tasfiye memuruna yöneltildiğinden hiç bahsedilmemekte, hatta tam tersi beyanlarda bulunulduğunu, bu nedenle ilgili Mahkeme tarafından alınan taraf değişikliği kararının yanlış olduğunu, Davacının dava dilekçesinde, eğer sadece dilekçenin davalı kısmında ... yazılması istenirken bunun yerine hata yapılarak İstanbul Ticaret Müdürlüğü yazsa idi bunun kabul edilebilir bir hata olarak düşünülebileceğini ya da dava dilekçesinde davacı tarafın husumeti tasfiye memuruna yönelttiğini ifade ederek tasfiye memurunun ismini yanlış yazsa idi veya ilgili dilekçenin başlık kısmında yazan isim ile dilekçenin muhteviyatında yazan isim farklı olsa idi bu bir maddi hata olarak addedilebileceğini, Dilekçenin sadece başlık kısmında değil, ilerleyen kısımlarında da tasfiye memurundan hiç bahsedilmeyerek husumetin sadece Ticari Sicil Müdürlüğüne yöneltildiğinin belirtilmesinin bu hatanın maddi bir hata olarak değerlendirilemeyeceğinin göstergesi olduğunu, tam tersine müvekkil ...’ın dosyaya taraf olarak eklenmesi talebinin davacı yan tarafından iddianın genişletmesi olarak nitelendirilmesi gerektiğini, davanın basit yargılama usulüne tabii dava türlerinden olması nedeni ile dava dilekçesinin verilmesinden sonra iddianın genişletilmesi mümkün olmadığını ve müvekkil ...’ın buna açık rızasının olmadığını, 17.07.2024 tarihli cevap dilekçesinin yanlışlıkla beyan dilekçesi olarak kaydedildiğini, 29.08.2024 talep dilekçesi ile 25.09.2024 tarihli talep dilekçesinde defalarca belirtildiğini, Dava dilekçesinde yapılmış açık bir maddi hatadan bahsedilemeyeceği için 6100 sayılı Kanunun 124 no’lu maddesine göre huzurdaki bu davada taraf değişikliğinin ancak tarafların rızası ile mümkün olabileceğini ve müvekkil ...’ın ara karar ile dosyaya eklenmiş olmasının ilgili kanunun ilgili maddesine göre aykırılık teşkil etmekte olduğunu, Davacı tarafın İstanbul Anadolu 1. ATM ████████ E. ve ilk derece mahkemesine verdiği dava dilekçelerinde her ne kadar davalı şirketin tasfiye sürecine girdiğini ve resen ticaret sicilinden terk edildiğini İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi’nin █████████ Esas ████████ Sayılı, █████/2024 tarihli Kararı ile öğrendiğini iddia etse de, davalı şirketin tasfiye sürecine girerek ticaret sicilinden terkin edilmiş olduğundan çok uzun zaman öncesinden beri (en azından █████/2020) haberdar olduğunu, İstanbul 29. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan █████/2020 imzalı icra emri incelendiğinde, icra emrinin dayanağını İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi’nin █████████ E. ve ████████ K. sayılı 28.10.2020 tarihli ilamının oluşturduğunu, ancak anılan ilam incelendiğinde ilamdaki borçlu şirketin ...Tekstil Limited Şirketi olduğunu, icra emrinde ve tebligat zarfında belirtilen şekilde “Tasfiye Halinde ...Tekstil Limited Şirketi” olmadığını, en azından bu tarihlerden itibaren davacı ... Eğin ve vekilllerinin davalı şirketin tasfiye sürecinde bulunduğundan haberleri olduğunu, İstanbul Nöbetçi Hukuk Mahkemesi Sayın Hakimliğine █████/2020 tarihli takibin ve icra emrinin iptali talepli dava dilekçesinde Tasfiye Halinde ...Tekstil Limited Şirketi’nin Ticaret Sicilinden terkin edilmiş olduğunu, takipte taraf ehliyeti bulunmadığından şirket hakkında icra takibi başlatılmasının açıkça hukuka aykırı ve yok hükmünde olduğunun vurgulandığını, İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ esas numaralı (İstanbul 29. İcra Dairesi ██████████ icra dosyasına istinaden açılmış olan), █████/2020 açılış tarihli davanın ███████████ numaralı tevzii formunda da davacı “Tasfiye Halinde ...Tekstil Limited Şirketi” olarak gözüktüğünü, Davalı tarafından İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi Sayın Hakimliği’ne İstanbul Nöbetçi Bölge Adliye Mahkemesi Sayın Başkanlığına gönderilmek üzere sunulmuş olan █████/2021 tarihli istinaf dilekçesinde de davalı şirketin yerel mahkeme nezdinde dava devam ederken █████/2020 tarihinde ticari sicilden silindiğini ilan eden, █████/2020 Tarihli 9997 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 40 numaralı sayfasında somut olduğu üzere, ticaret sicilinden terk edilmiş olduğunu, terkin tarihi itibarı ile şirketin davada terkin ehliyeti bulunmadığından şirket hakkında hüküm kurulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunun belirtildiğini, İhya talebinde bulunan davacı ... Eğin ve vekillerinin iddia ettikleri üzere davalı şirketin ticari sicilden terkin edildiğinden █████/2024 tarihinde haberdar olmalarının mümkün olmadığını, en geç Aralık 2020 tarihinden itibaren bu durumdan haberdar olduklarını, ilgili tarihten bu yana ihya davası açarak şirketin ticari sicilden tekrardan tescili konusunda bir talepleri olmadığını, tüm bu bilgilerin ve delillerin ışığında çok uzun zaman öncesinden haberdar olduğu bir konudan, sanki çok kısa bir zaman öncesinden beri haberdar olduğunu iddia eden davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı olmayan bir taraf değişikliği talebinden de bahsedilemeyeceğini, tüm bu hususlar dürüstlük kuralının açık bir şekilde ihlali olduğu için 6100 sayılı Kanunun 124 no’lu maddesine göre ilgili mahkemece davada taraf değişikliğinin ancak tarafların rızası ile mümkün olabileceğini, müvekkil ...’ın ara karar ile dosyaya eklenmiş olmasının ilgili kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil ettiğini,Davacı tarafın █████/2024 tarihli dava dilekçesinde davalı olarak sadece İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün gözüktüğünü, dava dilekçesinin içeriğinde de davacı tarafın husumeti sadece İstanbul Ticaret Müdürlüğüne yönelttiğini, ilgili dava dilekçesinin 3. maddesinde “İhyasını istediğimiz şirket Ticari Sicilden re’sen terkin edildiğinden ötürü bu davamızda husumeti sadece Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltmiş bulunmaktayız. Bu yönde Yargıtay içtihadına yer vermek isteriz....” ifadelerine yer verildiğini, Davacı tarafından İstanbul Anadolu 1. ATM ████████ Esas dosyasına ve yerel mahkemeye sunulan dava dilekçesinde yer alan davacı tarafın davalı olarak gösterdiği taraflar ve aynı zamanda talep ve iddiaların çelişkili ve tam olarak anlaşılır olmadığını, Huzurdaki davanın basit yargılama usülüne tabii dava türlerinden olduğunu, HMK ilgili maddelerine göre iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının dava açılması ile başladığını, dava dilekçesinde davacı argümanları ve husumetin kime yöneltildiğinin son derece açık olması gerektiğini, davacı yanın dava dilekçesinin hatalar, eksiklikler ve gerçeğe aykırı beyanlardan oluştuğunu, dava dilekçesinde maddi hata sınırlarının aşıldığını, söz konusu dava dilekçesine sağlıklı bir şekilde yanıt verebilmenin de mümkün olmadığını, dava basit usulde yargılama olduğu için yeni bir dava dilekçesi sunulmasının da mümkün olamayacağını, davacı yanın cevaba cevap dilekçeleri sunmaya devam ederek dava dilekçesinde eksikliklerini kapatmaya çalıştığını, bunun kanuna aykırılık teşkil ettiğini, davacı yanın dürüst olmayan tutumu ve yanlış beyanatlarının da şüphe götürmez bir şekilde resmi belgelerle █████/2024 tarihli cevap dilekçelerinde ispatlandığını, Tüm bu nedenler ile eğer davacı husumeti müvekkil ...’a yöneltmek konusunda ısrarlı ise bu davanın tümü ile reddedilip veya alınan taraf değişikliği talebinin geri alınarak ancak tasfiye memuru olarak müvekkile yeni bir dava açılmasının davacı yanın argümanlarının dava dilekçesinde net bir şekilde belirtilmesi ile mümkün olacağını, Her ne kadar davacı taraf işten çıkarıldığını iddia etse de, bu konuda ispat yükümlülüğü kendisinde olmasına karşın bir belge veya delil sunamadığını, hatta kendi gösterdikleri tanıkların dahi davacı tarafın işten çıkarıldığına dair bir bilgilerinin veya şahitliklerinin olmadığını mahkemede beyan ettiklerini, aynı zamanda işverenin devamsızlık yapan davacı tarafa işinin başına dönmesi için noter aracılığı ile iki adet ihtarname gönderdiğini, ancak davacı tarafın ihtarnamelere cevap vermeyerek iş başı yapmadığını, tüm bu nedenler ile davacı tarafa bir ihbar ve kıdem tazminatı ödenmesi gibi bir durum da söz konusu olamayacağından şirketin şu aşamada ihya edilmesinin son derece anlamsız ve lüzumsuz olacağını, tasfiye memurunun da ispat edilememiş bir iddia nedeni ile şirketin tasfiyesini geciktirmesinin de mümkün olmadığını, Aynı zamanda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesinin istinaf süreci sonunda aldığı kararın da tasfiye memurluğu ile paralel düşüncede olduğunu, İstanbul 27. Anadolu İş Mahkemesince delillerin tam olarak toplanmayarak ve mevcut delillerinde gerekli olduğu şekilde değerlendirilmediğinin altını çizerek gösterdiğini, mahkemece yargılama sonunda alınan ihya kararının onanması halinde, iş mahkemesince dava konusu olan konu tekrar ele alınsa dahi, davalı şirket aleyhine bir borca hükmedilmeyeceğini, hükmedilse dahi bunun tekrardan istinaftan döneceğinin aşikar olduğunu, tüm bu nedenler ile Ticari Sicilden terk edilen şirketin ihyası için gerekli şartların oluşmadığını, şirketin ihya edilmesinin hiçbir tarafa herhangi bir faydası olmayacağı için ihya kararı alınmasının doğru olmadığını,Hatta davacı tarafın ispat edemedikleri bu alacaklara kendileri de inanmadıkları için şirketin ticari sicilden terkin edildiğini bilmelerine karşın, 4 sene boyunca ihya davası açmadığını, SGK nezdindeki işten çıkış kodunun değiştirilmesi talebinin kabul görmemesi üzerine pazarlık konusu yapmak üzere huzurdaki davayı açtığını, Şirketin tasfiyeye girdiği tarihte herhangi bir aktif veya pasifi bulunmamak ile beraber tasfiye sürecinde de herhangi bir değişiklik olmadığını, şirket tasfiyeye girdiği sırada herhangi bir varlığı olmaması ve hatta ortaklarına borçları olması sebebi ile yeni çıkacak veya kesinleşecek bir borcu olsa dahi bunu karşılayacak bir gücünün bulunmadığını, Şirket, uzun bir süreden beri yaşadığı ödeme zorluklarına ortaklarından alınan borçlar ile dirense de, neticesinde tasfiye kararı aldığını ve tasfiyeye girdiği süreçte herhangi bir mal ve nakit varlığı olmadığı gibi, ortaklardan alınan borçlarını da ödemesi imkansız hale geldiğini, tasfiye sürecinde █████/2019, █████/2019 ve █████/2019 tarihlerinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilana çıkarak eğer mevcut ise alacaklıları ellerindeki belgeler ile birlikte tasfiye memurluğuna davet edildiklerini, davacı ve vekilleri tarafından hiçbir başvuruda bulunulmadığını, zaten bulunulsa dahi, şirketin herhangi bir alacağının olmaması, nakit varlıklarının tükenmiş olması ve ortakların şirkete borç olarak koymuş olduğu veya koyabileceği nakit varlıkları karşılayacak herhangi bir cari alacağının da olmaması sebebiyle, bunu ödeyebilecek maddi gücünün de bulunmadığını, bunun neticesinde █████/2020 tarihinde tasfiye işlemlerinin tamamlandığını, şirketin herhangi bir aktifi olmadan Ticari Sicilden silindiğini, Şirket Koton Mağazacılık A.Ş. ile arasında yapılan █████/2012 başlangıç, █████/2017 bitiş tarihli 5 yıllık franchise sözleşmesine istinaden kurulmuş ve ana iştigal amacı olan sözleşmenin sona ermesi ile 2017 senesinde söz konusu mağazanın fiili olarak kapandığını ve şirketin varlığını sürdürmesinin bir nedeninin kalmadığını, buna istinaden ortaklar tarafından alınan tasfiye kararı ile birlikte tasfiye sürecine girildiğini ve şirketin bilinen bütün borçları ödenerek ve herhangi bir pasifi ve aktifi olmadan 2020 tarihinde tasfiye sürecinin tamamlandığını, tüm bu sebepler ile tasfiye memurunun bir eksikliği veya kusuru bulunmadığını, bu nedenler ile ihya kararı alınması ve müvekkil tasfiye memuru aleyhine karşı taraf dava vekalet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığını, bu kararların bozulması gerektiğini, İlgili mahkemeye, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen evraklarda da yer alan ilgili şirketin █████/2020 tarihli kati bilançosunda da aktif ve pasifinin olmadığının belgelendiğini, İstinaf başvurusuna konu olan davanın basit yargılama usulünde bir dava olduğu kesin olmakla basit yargılama usulünde bır davanın da, ilgili mahkemenin █████/2024 tarihli kararı ile davacı yana tekrardan dava dilekçesı yazma imkanı ve hakkı tanınmasının doğru olmadığını,Tasfiye sonucu terkinde Sicil Müdürlüğü ile birlikte son tasfiye memurunun da zorunlu dava arkadaşı olduğunu, son tasfiye memuru olan müvekkil ...'ın birleştirme kararı alınan mahkemelerin dosyalarına sonradan usulsüz olarak eklendiğini, bu nedenle pasif dava ehliyeti yokluğundan HMK 114/1-d, 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddedilmesi gerekir iken aksi yönde alınan kararların da bozulması gerektiğini, Tüm bu sebeplerden dolayı İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından müvekkilin dosyaya açık rızası olmadan taraf olarak eklenmesi, ardından da İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ihya kararı alınmasının hatalı olduğunu, HMK 168’e göre verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derecesindeki mahkeme kararlarına istinaf yoluna ancak hüküm ile birlikte gidilebilir denildiğini, ilgili kanunun bu maddesi eğer ilgili mahkeme tarafından birleştirme ve ayırma hususunda verilen karar dışında alınan herhangi bir karar var ise, bu karar konusunda istinaf yoluna başvurulacağı anlamına geldiğini, ancak İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından alınan müvekkilin dosyaya daha sonradan eklenmesi kararına itirazlarını içeren 10.12.2024 tarihli istinaf dilekçelerinin de dikkate alınmadığını, istinaf başvurusunda bulundukları ana konunun birleştirme konusunda alınan karar değil, ilgili mahkeme tarafından yukarıda sayılan tüm sebepler ile hukuka aykırı olarak alındığı düşünülen 27.06.2024 tarihli ara karar ile müvekkil ...’ın sonradan dosyaya eklenmesi ve ilgili dava sürecinin bu şekilde devam etmesi olduğunu, bu nedenle İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin bu kararının da İstanbul Anadolu 1. ATM ████████ E. - ████████ K. ile alınan Mahkemenin ████████ E. No’lu dosyasının İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi kararı ile birlikte değerlendirilerek bozulması gerektiğini, ilgili mahkemeler tarafından müvekkilin davalı taraf değişikliği yapılarak usulsüz olarak dosyaya eklenmesinin yanında esasen alınan ihya kararının da yukarıda açıklanan sebeplerle yanlış olduğunu ve bozulması gerektiğini, Bütün bu bilgiler ışığında bu kadar hatanın, eksikliğin, gerçeğe aykırı beyanların toplandığı dava dilekçesinin muhteviyatının hiç dikkate alınmayarak; karşı tarafın yanlı ve yanlış beyanatları sonucu müvekkil ...’ın davalı olarak taraf değişikliği yapılarak davaya eklenmesi kararının 6100 sayılı kanunun 124. maddesine göre aykırılık teşkil ettiğini, HMK 317 ve devamındaki maddeler ile sabit olduğu üzere aynı zamanda iddianın genişletilmesi niteliği taşıdığından ve esasen alınan ihya kararının da anlamsız, gereksiz ve usulsüz olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Asıl ve birleşen dava, ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre ihyası talebine ilişkindir.Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Somut olayda, tasfiye edilerek ticaret sicilden █████/2020 tarihinde kaydı silinen ihyası istenilen şirket hakkında tasfiye kapanmadan önce hakkında davacı ... Eğin tarafından ihyası istenilen Tasfiye Halinde ...Tekstil Limited Şirketi aleyhinde █████/2017 tarihinde İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas (Eski Esas: █████████) sayılı dosyası ile alacak davası açıldığı, davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine, davacı tarafa ihya davası açmak üzere süre verildiği, taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ilgili şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, buna göre davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas - ██████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi uyarınca açılacak ihya davasının, tasfiye memuru ve ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerektiği, TTK. 547/2 Maddesinde;'' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir,'' hükmü düzenlenmiştir.Dosya içinde bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, ihyası talep edilen şirketin █████/2020 tarihinde tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edildiği, tasfiye memurunun ... olduğu anlaşılmıştır.Davacının asıl davada davasını yalnızca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltmesi nedeniyle, mahkemece tasfiye memuruna karşı birleştirme talepli dava açması için tensip ara kararı uyarınca süre verildiği, böylece birleşen davanın ikame edildiği görülmüştür.Davacı vekili birleşen davanın açıldığı mahkemeye verdiği █████/2024 tarihli dilekçe ile; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında dava açıldığında tasfiye memuru eklemediklerini, kendilerine tasfiye memurunun eklenerek, birleştirme talepli dava açılması için süre verildiğini ve bu davayı açtıklarını, ancak tevzi işlemi yaparken UDF kaydedilirken sehven "Ticaret Sicil Odası"nın davalı olarak kaldığını, tevzi formunda gerekli kontroller sağlandığında davalı olarak Tasfiye memurunun bilgilerinin kendilerince eklendiğinin görüldüğünü beyan ederek davalı olarak "Ticaret Sicil Odası" yerine tevzi formunda yer alan tasfiye memuru "... T.C.Kimlik No'lu ..." şeklinde taraf değişikliği yapılmasını talep ettiği, mahkemenin █████/2024 tarihli ara kararı ile; Talebin kabulü ile, tasfiye memuru ... tevzi formunda davalı göründüğünden, davalı sıfatı ile yeniden tensip zaptı yazılarak davalı tasfiye memuruna dava dilekçesi ve tensip zaptı ile duruşma gün ve saatinin tebliğine karar verildiği, mahkemece davacı vekilinin talebi kabul edilerek tasfiye memuru ...'ın davalı sıfatı ile uyap sistemine eklenip taraf teşkilinin sağlanması usul ve yasaya uygundur.İhyası talep edilen şirket tasfiye neticesinde ticaret sicilden terkin edildiğinden, ihya talepli davanın tasfiye sürecini tamamlayan tasfiye memuru ile yasal hasım olan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne karşı yöneltilmesi gerekir. Bu noktada anılan davalılar arasında HMK'nın 59. maddesi uyarınca zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Asıl davada tasfiye memuruna karşı dava açılmaması nedeniyle Mahkemece davacı tarafa, pasif husumet eksikliğini tamamlamak üzere tasfiye memuruna karşı dava açmak için süre verilmesi ve birleşen dava ile asıl davanın birlikte karara bağlanması usul ve yasaya uygundur. Davalı tasfiye memurunun bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.Tasfiye halinde bulunan şirket hakkında İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas (Eski Esas: █████████) sayılı dosyası ile █████/2017 tarihinde açılmış derdest dava olduğu halde tasfiye sonunda █████/2020 tarihinde ticaret sicilden kaydı silinen şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlandığından söz edilemeyecektir. Bu durumda tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu olmakta ve kaydı silinen şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması bakımından ihyası gerekmektedir. Mahkemece ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasına karar verilmiştir. Dosya kapsamı ve toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddesindeki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, ihya karar verilmesi ve şirketin son tasfiye memuru olan ...'ın tasfiye memuru olarak atanması TTK. 547/2 madde uyarınca yerindedir. Davalı tasfiye memuru vekilinin, diğer istinaf sebepleri iş mahkemesinde görülmekte olan davaya ilişkin olup ihya davasının konusunu teşkil etmediğinden, yerinde görülmemiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamasına göre; ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Birleşen dosya davalısı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden birleşen dosya davalısı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı, istinaf eden birleşen dosya davalısı tasfiye memuru tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden birleşen dosya davalısı tasfiye memuru üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Yargıtay HGK.'nun █████/2025 Tarih ve ████████ Esas -████████ Karar sayılı kararı uyarınca HMK. 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.