Anahtar kelimeler: Otelcilik Ticltdşti Şer İsim İsmi Grup Hisse Menfi Anadolu İlamda

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’in davalılardan ... ile “...Otelcilik Tic.Ltd.Şti” şirketine %50 şer hisse ile ortak olduklarını, bu şirketin █████/2012 tarihinde isim değiştirerek “... Grup Otelcilik Tic.Ltd.Şti” ismi altında faaliyetine devam ettiğini, davalı ... ile kardeşi ... ...’e ait olan “... ... Girişi Fatih/İstanbul” adresli işyerinin kurulan şirkete kiraya verildiğini, şirketin halen faal olup vergi kaydının devam ettiğini, kiralanan adreste tadilat çalışmalarına başlanıldığını, bu nedenle müvekkili tarafından tadilat ve restorasyon işlerini üstlenen firmaya 650.000,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca davalının kızı ... ...’in vermiş olduğu vekaletname doğrultusunda “Eminönü Bindirdirek Mh. Terzihane Sk. ... ada, 6-7-8-10 parsel sayılı taşınmazlarda imzar ve tadilat işlemlerine başlandığını, bunun için mimar ...’e 70.000,00 TL ödeme yapıldığını; bu gelişmelerden sonra yapılan şifahi görüşmeler neticesinde müvekkiline ödenen 400.000,00.-TL nin üzerindeki alacak ile birlikte ayrıca ortaklıktan ... ve o güne kadar ödenmeyen kar payının talep edildiğini, davalı tarafın noter marifetiyle çektiği ihtarname ile o güne kadar gönderilen 400.000,00.-TL lik tutarın ödünç olarak gönderildiğini belirterek bunun iadesini talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından cevaben kendilerinin alacaklı olunduğuna dair ihtarname çekildiğini; bunun üzerine davalı tarafın müvekkili aleyhine takip başlattığını, bu takibe müvekkili tarafından itiraz edildiğini, karşı tarafın itirazın iptali davası açtığını, davanın kabul edilerek itirazın iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, onama üzerine dosya borcunun müvekkilince ödenmiş olup kar paylarına yönelik olduğu belirtilerek kendisine gönderilmiş olan bedeli faiziyle birlikte katlamalı olarak ödemek zorunda kaldığından çok büyük bir zararla karşı karşıya bırakıldığını, davalı tarafın icra takip dosyasında, müvekkili adına kayıtlı olan 2 adet taşınmaza ve babadan kalma taşınmaz malları üzerine haciz tatbik etmiş olup, müvekkiline yaşatmış olduğu bu haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davranışları neticesi müvekkilini büyük bir zararla karşı karşıya bıraktığını, müvekkilinin mağdur edildiği ve zarara uğratıldığı miktar 2.000.000,00 TL 'nin üzerinde olduğunu, kiralama akdinden bu yana müvekkiline ödenmesi gereken kar payının yaklaşık 2 Milyon TL olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde bu durumun belirleneceğini belirterek 70.000,00 TL mimara ödenen + 50.000,00 TL tadilat harcamaları [belirsiz]+100.000,00 TL kar payının her birinin ihtarname tarihi olan 6/1/2015 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;öncelikle davada usuli eksikliklerin giderilmesi gerektiğini, davacının alacak taleplerinden hangisinin belirsiz alacak, hangisinin kısmi alacak olduğunu açıklaması gerektiğini, hangi alacağın hangi davalıdan talep edildiği konusunda açıklamada bulunması gerektiğini, davalılardan şirket hakkındaki dava şartının yerine getirilmediğini, arabuluculuk anlaşamama tutanağında davalı şirketin bulunmadığını, davanın esas bakımından; haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı ...Ltd. Şti. nin davaya cevap verebilecek bir temsil organı olmadığını, █████/2012 tarihi itibariyle, adı geçen şirketin bugüne kadar aktif hiçbir ticari faaliyeti olmadığını, bu haliyle tabela şirketi olduğunu, tarafların şirkette eşit koşullarda ortak olduğunu, idare ve temsilde münferit yetkili olduklarını, davacının alacak iddiasını somut belgelere dayandırması gerektiğini, aktif ticari faaliyeti bulunmayan, hiç biri geliri olmayan bu şirket, davacının çalıştığını iddia ettiği bu işçilere hiçbir şekilde ücret ödemesi ve sair sosyal haklar ödemesinde bulunmadığını, ticari faaliyeti ve geliri olmayan, sadece tabela şirketi olarak mevcut olan bu şirket kira dahil hiçbir ödeme yapacak durumda olmadığını, yasal zorunluluk nedeniyle kağıt üzerinde çok kısa süre için kaydırılan bu işçilerin tüm ücretleri, sigortaları ve sair her türlü sosyal hakları da davalı müvekkilin ...Bankası Beyazıt Şubesindeki hesabından müvekkil tarafından ödendiğini, davanın esas bakımından da haksız ve mesnetsiz olduğunu ayrıntılı olarak beyan ettiklerini, hiç bir şekilde varlığını kabul etmedikleri gibi ve kabul anlamına gelmemek üzere, davacının alacak iddialarının bir an için var olduğu farz edilse dahi, iddia edilen vakıa tarihlerine göre alacak zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle de reddinin gerektiğini, davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ".. Mahkememizce ön inceleme duruşması ile uyuşmazlık "Tarafların eşit oranda hisse ile ortak oldukları şirketlerine davacı yanın yapmış olduğu giderlerin ve kar payının tahsili iddiasına dayalı alacak davası olduğu, uyuşmazlığın, ödenen bu tutarların iadesi ve kar payı iddiasında haklı olunup olunmadığı" olarak belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmiş, davacı vekilinin celsedeki beyanları nedeniyle davalılardan ... Grup ... Ltd.Şti bakımından usulüne uygun bir arabuluculuk sürecinin gerçekleştirilmediği anlaşılmıştır. Dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanmasına dair (özel) dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı değildir. Kar payı yahut şirket adına ödendiği iddia olunan giderlerin iadesi bakımından açılacak dava yahut taleplerde, (yukarıda anılı yüksek mahkeme kararlarında belirtildiği gibi) talep ve iddia edenin (davacının) yasal muhatabı şirketin ortağı yahut ortakları değil, bizzat şirketin kendisidir, ortaklara husumet tevcih edilemez. Bu kabullerle davalı şirkete karşı açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın ise pasif husumetin bulunmaması nedeniyle reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;arabuluculuk şartının yerine getirilmesi için diğer davalı ile birlikte şirket içinde Anadolu Arabuluculuk son tutanağı ███████████ sayılı dosyası ile başvuruda bulunulduğunu, öncesinde şirkete temsilci atanmasına yönelik İstanbul 27.Noterliğinin .10.11.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yaptıkları çağrıya uyulmadığını ve toplantıya bilerek iştirak edilmediğini, oysa Yargıtay 11.HD ██████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı uyarınca yönetim kurulu ve temsilcilerin görev süresinin bitmesiyle şirketin organsız kalmayacağının kabul edildiğini, bilinçli olarak diğer ortak tarafından temsilci tayini için çağrıya uyulmadığını, bu nedenle böyle bir itirazda bulunmasının haklı gerekçesi bulunmadığını, kaldı ki İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. - ████████ K. Sayılı dosyasında taleplerinin, davacı tarafın eski müdür olan ortak ile şirket aleyhine dava açması ve yasal koşullarının oluşması durumunda ve ayrıca temsil kayyımı atanması durumunda hukuki yarar yerine gelmiş olup ayrıca takdir olunabilecektir denilerek reddedildiğini ve bunun üzerine işbu dava bu şekliyle açılmak durumunda kalındığını, Mahkemece gerekli görülmesi ve yetki verilmesi halinde bu eksikliğin giderilmesi için temsilci atanmasına yönelik yeniden başvuruda bulunulacaktır şeklindeki beyanlarına rağmen davalıların bu konudaki kötü niyeti açıkça ortada iken ve şirketin diğer ortağının bütün hukuki yolları kötüniyetle kapatıyor olmasının gözönüne alınmamasının bir usul hatası olduğunu, bu nedenle davalı ... hakkında arabuluculuk süreci tamamlanmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin yasa ve usule aykırı olduğunu, Ortaklar kurulunun toplanması için İstanbul 27.Noterliğinin 10.11.2022 tarih ve 12745 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara yapılan ihtara uyulmadığını, davalıların bu konuda da bilerek ve kasıtlı olarak kötüniyetle davranarak bir hukuki imkansızlık durumu ortaya çıkardıklarını, davalıların kötüniyetinin açıkça ortada olmasına rağmen TTK'nın 616/1.maddesine göre red kararı verilmesinin de yasa ve usule uygun olmadığını, ortaklara husumet tevcih edilemeyeceği görüşüyle davanın reddinin söz konusu bile olmaması gerektiğini, davalıların kötü niyeti nedeniyle vermiş oldukları zarardan sorumlu olacaklarının açık olduğunu, bu bakımdan da kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, davalının kötüniyetli olarak kendisinden İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının dayanağı olan davada ısrarla ortada bir borç olmadığı bu paraların ortaklık payına ilişkin olduğu belirtilmiş ise de mahkemece davalının kötüniyetle borç para olarak gösterdiği banka dekontlarını esas alarak itirazlarının reddedildiğini, bu durumda bu davanın açılmasının kaçınılmaz hale geldiğini, bu konuda gerekçeli kararda karşılanmadığını esas yönünden red kararı verilmesinin de yasa ve usule uymadığını, Ticaret odası kayıtlarında şirketin aktif olduğunun belirtildiğini beyanla istinaf taleplerininkabulüne ve kararın ortadan kaldırılmasına, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:Dava; davacının yaptığını iddia ettiği masraflar ile kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davalı ... Grup Otelcilik Tic. Ltd. aleyhine açılan davanın, dava açılmasından önce usulüne uygun bir arabuluculuk süreci tamamlanmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 1.Davacı davalı şirketten kar payı alacağının tahsilini talep etmiş olup, uyuşmazlık, limited şirket ortakları arasındaki ortaklık ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Bu talep yönünden dava, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari dava mahiyetindedir. Davanın açıldığı 08.03.2023 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TTK'nın 5/A maddesine göre TTK'nın 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davacının arabuluculuk dava şartını yerine getirmeden dava açmış olması halinde dava dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilecektir. 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekmekte ise de aynı maddenin son cümlesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici ve özel nitelikteki düzenlemesi dikkate alındığında, emredici ve özel nitelikteki bu düzenleme karşısında genel nitelikteki HMK m.115/2 madde hükmü uygulanarak bu eksikliğin giderilmesi mümkün değildir.Dosyada mevcut arabuluculuk anlaşamama son tutanağında, davalı ...'nin temsilcisinin olmaması, temsilci tayini konusunda İstanbul Ticaret Odası'na yapılan başvuruya da ret cevabı gelmesi nedeniyle davalı ...'nin arabuluculuk sürecine dahil edilemediği yazılıdır.Somut olayda davalı şirketin ticaret sicil kaydına göre davacının 07.10.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ve 18.01.2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı şirkete %50 hisse ile ortak olduğu, davalı ... ile davacının, davalı şirketi münferiden temsile yetkili oldukları, görev bitiş tarihlerinin 31.12.2017 olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 623 ve devamı maddelerinde limited şirketlerde müdürlere ilişkin düzenlenen hükümlerde, şirket müdürünün görev süresinin dolmakla görevinin sona erdiğine ilişkin düzenleme bulunmamaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre şirket yönetim kurulunun görev süresini dolsa da genel kurulca yeni yönetim kurulu üyeleri seçilene kadar görevlerinin devam edeceği kabul edilmektedir. Buna göre somut olayda davalı şirketin, davada taraf olan ortaklar dışında başkaca ortağının bulunmamasına göre davalı şirket ortakları olan davacı ve davalının arabuluculuk sürecinde yer aldıkları gözetildiğinde kar payı alacağının tahsili talebine yönelik davalı şirket hakkında usulüne uygun bir arabuluculuk faaliyeti yürütüldüğünün kabulü gerekir. Bu durumda işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece davalı şirket yönünden açılan davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur2.Davacı, davalı ...'in kızı tarafından verilen vekaletname uyarınca imar ve tadilat işlemleri nedeniyle şehir planlayıcısına 70.000 TL ödeme yapıldığını iddia ederek ödenen 70.000 TL'nin davalı ...'den tahsilini talep etmiş , ayrıca davalı ... ve kardeşi ... ... ile mülk sahipleri arasında akdedilen 01.05.2012 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi ile şirket merkezi olarak gözüken içkili restaurantta tadilat çalışmaları yaptığını, bunun için yüklenici firmaya 650.000 TL ödeme yaptığını, bu hususun ortaklığa alınma koşulunun gereği olarak gerçekleştirildiğini beyan ederek şimdilik 50.000 TL'nin davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamından davalı ...'in kızı tarafından Londra Başkonsolosluğu'nun 23.09.2013 tarihli vekaletnamesi ile Eminönü Binbirdirek Mahallesi Terzihane Sokak ... ada... parsellerde imar ve tadilat işlemleri ile ilgili olarak davacıya vekil olarak yetki verildiği, davalı ...'in, kızı adına vekaleten (Londra Başkonsolosluğu'nun 06.01.2010 tarihli vekaletnamesi uyarınca) kendi adına asaleten olmak üzere 26.11.2012 tarihli düzenleme şeklinde vekaletname ile de hissedarı oldukları Eminönü Binbirdirek Mahallesi Terzihane Sokak ... ada... parsellerde imar ve tadilat işlemleri ile ilgili olarak davacıya vekil olarak yetki verdiği görülmüştür.Husumet, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Davanın sonucunda verilecek karar kimin hakkını etkileyecekse husumetin o kişi ve kuruma yöneltilmesi gerekir. Somut olayda davacı, davalının kızı tarafından düzenlenen vekaletname uyarınca şehir planlayıcısına yaptığı ödemenin tahsili talebinde davalıya husumet yöneltmiştir. Dosya içerisinde davalının da hissedarı olduğu ilgili taşınmaz ile ilgili imar ve tadilat işleri için davalı tarafından vekaletname verilmesine göre bu talep yönünden davalıya husumet düşeceğinin kabulü gerekir. Yine dosyada mevcut davacı tarafından davalı ... hakkında keşide edilen İstanbul 16. Noterliği 06.01.2015 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesinde, restorantta yapılan tadilat ve restorasyon işleri için ödenmeyen 500.000 TL'nin ödenmesi talep ve ihtar edilmiş olup, dava dilekçesine de konu edilen bu talebin ortaklar arasında yapılan masrafların iadesi talebine ilişkin olmasına göre bu talep yönünden de davalının pasif husumetinin bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!