Anahtar kelimeler: Vein Devrin Vasisi Murisler Kaçırmak Amaçlı Temlik Eşi Miras Maliki
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, murisler ... ve...’in maliki oldukları 8 55... parsel sayılı taşınmazı 03.05.2002 tarihinde ...'in ikinci eşi olan davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiklerini, devrin kendisinden mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vasisi davaya cevap vermemiş, davalının yargılama sırasında 01.06.2017 tarihinde ölümü ile İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 501. maddesi gereği son mirasçı sıfatıyla Hazine mirasçı olarak tespit edilmiş ve davaya dahil edilmiş; davalı ... vekili muvazaa iddiasının ispat edemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esası belirtilen kararı ile; davalının maddi gücü bulunmadığı, murislerin davalıya satış yapmasını haklı kılacak bir nedeninin olmadığı, satış tarihindeki rayiç değer ile satış değeri arasında fahiş fark bulunduğu, her iki murisin davalıyı üstün tutarak yasal mirasçısı olan davacıdan mal kaçırma iradesi ile muvazaalı şekilde taşınmazı temlik ettiği, başka bir malvarlığının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanından muris ... ve ... davalı ... kardeşinin etkisiyle davacının annesi ile arasının bozulduğu ve husumet oluştuğunun belirtildiği, davalının taşınmazı satın almaya yeter ekonomik gücünün bulunmadığı, muris ... tarafından davalı eşine yönelik dava açarak muvazaaya dayalı davadaki iddiaları da dikkate alındığında murislerin mal kaçırma saiki ile taşınmazın devredildiği, davalı Hazinenin davalının yasal mirasçısı olması sebebiyle TMK'nın 501. maddesi kapsamında taşınmazın maliki olduğundan yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlardan sorumlu olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; muris muvazaasının yasal şartlarının bulunmadığını, vekalet ücretine ve harca hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; muris 1927 doğumlu ...’in 05.08.2016 tarihinde ölümü ile geri ikinci eşi davalı ... ile ilk eşinden olan kız ....’nın oğlu davacı ...’ın mirasçı olarak kaldığı, muris 1923 doğumlu...’in ise muris ...’ın kardeşi olup 04.06.2002 tarihinde ölümü ile aynı tarafların mirasçı olarak kaldığı, dava konusu 8 55... parsel sayılı 3 14... miktarlı kargir ev nitelikli taşınmazın 1/2’şer payla murisler ... ve ... adına kayıtlı iken 07.05.2002 tarihinde satış suretiyle davalı ...’ye temlik edildiği, yargılama sırasında da 11.01.2022 tarihli hükmen intikal işlemi ile Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca davalı ... harçtan muaf olduğundan aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru değildir.
Öte yandan; 6100 sayılı HMK'nın 326/1. maddesi “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” hükmü gereğince davalı Hazinenin yargılama giderlerinden sorumlu olması gerekmekte ise de, pay oranında açılan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davalarda davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur. O halde, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değeri 900.000,00 TL’nin davacının ¾ miras payına isabet eden 675.000,00 TL üzerinden nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken taşınmazın tamamının değeri üzerinden davalı aleyhine fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Diğer taraftan; davalı ...’nin ölümü ile davalı ... mirasçı sıfatıyla davada yer aldığından karar başlığında iki ayrı davalı olarak gösterilmesi doğru olmadığı gibi harç ve yargılama giderlerine ilişkin hükümlerde “davalılardan veya davalı ...’den alınmasına” şeklindeki ibarelerin mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu gözetilerek yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
Ne var ki, anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin değinilen yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının 4. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 4. bend olarak “Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” cümlesinin ve hükmün 5. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 92.250,00 TL vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!