Anahtar kelimeler: İçiyurt Asındaki Davalıborçlu Kargo Ödememesi Yapmakta Taşımacılığı Akdedildiğini İlişkiye Cari

T.C.
İZMİR6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davacı müvekkili şirket yurt içi-yurt dışı kargo taşımacılığı yapmakta olup davalı/borçlu şirketinde taşıma hizmetlerini ifa ettiğini, davalı/borçlu ile davacı müvekkili şirket arasında devam eden ticari ilişkiye istinaden 16.03.2023 Tarihli “yurt içi taşıma sözleşmesi” akdedildiğini, devam eden ticari ilişki de davalının borçlarını ödememesi sebebiyle hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... takip başlatıldığını, davalı/borçlu 14.12.2023 tarihli itiraz dilekçesi ile haksız ve kötü niyetli ve taraflar asındaki sözleşmelere aykırı olarak borca itiraz ettiğini, takip dayanağı taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi ve faturalar olduğunu, dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulmuş ancak bu başvuru anlaşamama ile sonuçlanmış, 18.01.2024 tarihli anlaşamama tutanağı düzenlenmiş, taraflarca imzalandığını, davalı/borçlu e-fatura mükellefi olup davacı müvekkili tarafından yapılan hizmetlere ilişkin e-fatura düzenlendiğini, Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinden davalının yapılan sorgulamada davalının da E-Fatura mükellefi olduğunu, kesilen tüm faturalar davalıya e-fatura uygulaması üzerinden iletilmiş davalı TTK'nın 21/2. maddesinde belirtilen 8 günlük süre içinde fatura miktarı ve içeriğine usulünce itiraz etmediği gibi, iade faturası da kesmediğini, bu nedenle caride yer alan faturaların içeriği kesinleştiğini, bu aşamadan sonra davalı tarafından yapılacak itirazların da mahkeme tarafından dikkate alınmaması gerektiğini, davalı/borçluya e-fatura uygulaması üzerinden tebliğ edilen bu faturalara davalı yanca usulüne uygun olarak hiçbir şekilde itiraz edilmemiş faturaların iade edilmediğini, davalı borçlu yan borca itiraz dilekçesinde takip ferilerine dolayısıyla işlemiş faize de itiraz ettiğini, sözleşmede faturaların tanzim tarihinden itibaren en geç 15 gün sonra haftanın Cuma günü ödenmesi gerektiği belirtildiğini, ayrıca yapılan taşıma işi de ticari iş olduğundan TTK'nın 1530/2. maddesi gereğince sözleşmede belirtilen vade kesin vade olup davalı herhangi bir ihtara gerek olmaksızın her bir fatura için tanzim tarihinden itibaren 15 gün sonra temerrüde düştüğünü, bu nedenle takip öncesi faiz alacağına ve takip sonrası da asıl alacağa aylık %2,5 faize hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile davalının haksız ve dayanıksız itirazının iptali ve takibin devamına, borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve yargılama, vekâlet giderlerine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddiasının davaya konu icra takip dayanağı faturalar, davalı/müvekkili tarafından kabul edilmemiş ve ilgili faturalara itiraz edildiğini, faturalara yapılan itiraz üzerine davacı taraf, sürekli olarak müvekkilinin oyalama taktiği gütmüş ve faturaların iptal edilip düzelti beyan etmesine rağmen sözünde durmamış ve tarafların üzerinde mutabakat sağlamadıkları haksız ve yüksek bir bedel üzerinden icra takibi başlattığını, takip dayanağı olduğu belirtilen faturalar, alacaklı tarafça taşıma bedellerini aşan miktarda düzenlenmiş ve müvekkilinin yaptığı itirazlar üzerine düzeltileceği veya iptal edileceği taahhüt edilmesine rağmen alacaklı tarafça düzeltilmemiş veya iptal edilmemiş olan ve böylelikle gerçek duruma uygun olmayan faturalar olduğunu, daha sonrasındaki süreçte, davacının takip dayanağı faturaları, söz verdiğinin aksine iptal etmediği ve düzeltmediği anlaşılınca söz konusu faturalar müvekkili tarafından davacıya iade edildiğini, takibin başlatıldığı tarih itibariyle davalı/müvekkili yönünden muaccel hale gelmiş bir alacak söz konusu olmadığı gibi müvekkilinin temerrüdü gerçekleşmediğini, takip dayanağı olarak gösterilen ve cari hesap olduğu belirtilen hesap tablosu, hiçbir zaman müvekkilinin onayladığı veya mutabık kaldığı bir hesap tablosu olmadığını, alacaklı taraf, tek taraflı olarak ve müvekkilinle herhangi bir mutabakata varmadan böyle bir belge hazırladığını, davaya konu icra takibinde talep edilen alacak, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi koşullara aykırı şekilde fuzulen hesaplanmış ve yersiz bir alacak olduğundan davalı/müvekkili, icra takibine ve borca itiraz ettiğini, davanın reddine, davacının, davada reddedilecek meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:İzmir ....İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı/alacaklı ... Kargo Taşımacılığı A.Ş. davalı/borçlu ... aleyhine 07.12.2023 tarihinde Örnek No 7 ödeme emriyle başlatılan icra takibinde Asıl alacak 332.067,94 TL. İşlemiş Faiz 11.068,93 TL olmak üzere toplam 343.136,87 TL tahsili talep edildiği, ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş ve borçlunun 14.12.2023 tarihli yasal süresinde borca, işlemiş faize ödeme emrine itiraz etmiş olduğundan takip durduğu anlaşılmıştır.Davalının sıfatının tespiti açısından yazılan müzekkerelere gelen cevabi yazılarda özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davacının kaydının bulunduğunun(şirket temsilciliği ve hissedarlık şeklinde), Esnaf ve Sanatlar Odasınca nezdinde davacının kaydının bulunduğunun, Vergi Dairesi nezdinde davacının kaydının bulunduğunun ve gerçek usulde vergilendirildiği, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve 2.sınıf tacir olduğunun belirtildiği bildirilmiştir.Dosyanın re'sen seçilecek davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme neticesinde alınan bilirkişi raporunda özetle; Davalı tarafın İşletme defterine tabi olduğu ve davacı tarafından davalıya 2023 mali döneminde toplam 410.119,19 TL tutarında fatura keşide edildiği ve iş bu faturaların tümünün davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında 16.03.2023 tarihinde Yurt içi Taşıma ve Cari Hesap sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafın 332.067,94 TL bakiyenin ödenmediği gerekçesi ile İzmir .... İcra Dairesinde takip başlattığı, davacı ... işletme defteri mükellefi olduğundan ticari defter onaylatma zorunluluğu olmadığı, işletme defteri 2018 mali döneminden bu yana tüm gelir ve giderler maliye bakanlığına bağlı defter beyan sisteminde takip edildiği, davacı tarafından dava konusu yapılan faturaların davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmış olup, davacı tarafından dava konusu yapılan 332.067,94 TL alacağa ilişkin davalı tarafından Mahkemenize ödeme belgeleri sunması neticesinde varsa borç miktarı hesaplanabileceğinden Mahkemenin uygun görmesi halinde davalı tarafın davacı tarafa yaptığı ödeme belgelerini Mahkemeye sunması halinde borç miktarı hesaplanabileceği, aksi halde davacının davalıdan 332.067,94 TL ALACAKLI olacağının tespit ve rapor edilmiştir.Talimat mahkemesi yoluyla dosyanın re'sen seçilecek davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme neticesinde alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı taraf 332.067,94 TL. tutarındaki alacağını faturalandırmış, fatura bizzat davalı yanca e-faturanın muhataba e-fatura uygulaması üzerinden iletildiği belirtildiğine göre davalı taraf bu faturayı teslim almış ancak içeriğine (sekiz) gün içinde itiraz etmediği için faturayı karine olarak kabul etmiş sayılacağı, ayrıca fatura konusu emtiaları teslim almadığını ispat edip karineyi çürütemediği için halen davacıya fatura tutarında borçlu göründüğü, 16.03.2023 tarihli davacı ve davalı arasında akdedilmiş sözleşmede e-faturayı takiben 15 gün sonraki Cuma günü ödenecektir maddesinde açık fatura olduğu kanaatine varıldığı, aralarında ticari cari hesap ilişkisi bulunduğu, davalı/borçlunun iade e-faturasını takip dosyası açıldıktan sonra kestiği, davacı alacaklının da 2024 yılına iadeye karşı iade e-faturası kestiği, davacı tarafın davalı tarafta tahsili gereken fatura tutarında 332.067,94 TL alacağının bulunduğu, 2023 döneminde davacı ve davalı e fatura mükellefi olduğu için Form Ba ve/veya Form Bs bildirimlerinde gösterme zorunluluğu bulunmadığı, davalı işletme olduğu için form Ba ve Bs mükellefiyeti zorunlu olmadığı, davacı/alacaklı müvekkil defter mükellefi olup 2023 yılı yevmiye ve kebir defteri açılış kayıtları süresi içinde e-defter sistemine süresinde gönderilmediği süresinden sonra gönderildiği, kapanış kayıtlarının e-defter sistemine programsal sorunlar nedeniyle gönderilmediği beyan edilniştir 2023 Envanter defterinin tasdik ettirilmediği beyan edildiği, Defterler Kanun'a uygun tutulmuşlarsa hem lehe hem aleyhe kayıtlar delil niteliğini haizken, Kanun'a uygun tutulmamışlarsa sadece aleyhe olan kayıtlar delil niteliğine haiz olduğu, davacının defter kayıtlarında gösterilmiş e-fatura ve tahsilat ödemeleri mevcut olduğunu, ayrıca dosya içeriğinden anlaşıldığı kadarıyla davalı önceden borcun ödenmesi hususunda her hangi bir şekilde ihtar edilmediği ve iş bu işlem ticari bir işlem olduğunun belirlenmesinden dolayı, takip tarihi itibariyle hesaplanması gereken ticari faizin de belirlenen bu miktara eklenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, davacı tarafça talep edilen %20 İcra inkâr tazminatına hükmedilip edilmemesine ilişkin tarafına herhangi bir görev verilmediği için bu talebin mahkemenin takdirinde olduğu rapor edilmiştir.Bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor Mahkememizce yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmüştür.Dava; davacının hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında uyuşmazlığın İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyada alacağın varlığı ve miktarı, icra-inkâr tazminatı talep şartları oluşup oluşmadığınıntespiti noktalarında toplandığıSomut olayda; davacı şirket yurt içi-yurt dışı kargo taşımacılığı yaptığı, davalının taşıma hizmetlerini ifa ettiği, davalı şirket ile davacı şirket arasında devam eden ticari ilişki nedeniyle 16.03.2023 tarihli “Yurt İçi Taşıma Sözleşmesi” imzalandığı ve sözleşmeden kaynaklı borçlarını ödememesi sebebiyle davalı hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... takip başlatıldığı ile icra takibi başlatıldığı, davalının itirazıyla takibin durduğu anlaşılmakla,Delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişinin yapmış olduğu inceleme sonucu düzenlediği raporunda; taraflar arasında 16.03.2023 tarihinde Yurt içi Taşıma ve Cari Hesap sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafın 332.067,94 TL bakiyenin ödenmediği gerekçesi ile İzmir .... İcra Dairesinde takip başlattığı, davalı ... işletme defteri mükellefi olduğundan ticari defter onaylatma zorunluluğu olmadığı, işletme defteri 2018 mali döneminden bu yana tüm gelir ve giderler Maliye Bakanlığına bağlı defter beyan sisteminde takip edildiği, davacı tarafından dava konusu yapılan faturaların davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmış olup, davacı tarafından dava konusu yapılan 332.067,94 TL alacağın olduğu tespit edilmekle, denetime elverişli, yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyetteki ve aynı tespitler içeren bilirkişi raporlarına itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,i-)İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile;332.067,94 TL alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine,Faize dair talebin muacceliyet ve temerrüt muğlak olup raporlar ve müstenidat evrak ile de ispatlanamaması ciheti ile reddine,ii-)Davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden hüküm altına alınan 332.067,94 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Alınması gereken 22.683,56 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 4.144,24 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 18.539,32 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın kabul oranına göre takdir ve tayin edilen 53.130,87 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,4-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın red oranına göre takdir ve tayin edilen 11.068,93 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 60,00 TL e-tebligat masrafı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4,00 TL KEP ücreti, 280,00 TL tebligat masrafı, 300,00 TL talimat masrafı toplamı 6.644,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 6.429,67 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 4.144,24 TL peşin harcın toplamı 4.571,84 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,7-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde alacağı re'sen iadesine,8-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,9-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı,Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek; Açıkça okunup usulden anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıHakim ...e-imzalı