Anahtar kelimeler: Saatte Gününün Gelmiş Başlanarak Davetiye Olmalarıyla Günde Dinlenerek Sözlü Arsa

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davalı ... vekili Avukat ... ile davacı ... vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili arsa sahibi ile dava dışı yüklenici kooperatif arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.05.2021 tarihli, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmıyla geriye etkili şekilde feshedildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümü yükleniciden temlik almış olan davalının daireye haksız el atmasının önlenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; yıkım kararının iptali için açılan dava derdest olduğundan sonucunun beklenmesi gerektiğini, dava dışı kooperatifin mevzuata uygun şekilde yapılan konutları üyelerine teslim ettiğini, müvekkilinin de kooperatif üyesi olduğunu, Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusunun bekletici mesele yapılması ve dava konusu taşınmazın güncel durumunun tespiti için keşif yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli kararı ile dava konusu taşınmazın davacı adına tapu siciline kayıtlı olduğu, dava konusu bağımsız bölümün kooperatif üyesi olması nedeniyle davalıya teslim edildiği, ancak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçmişe yönelik olarak feshedildiği ve kararın kesinleştiği, buna göre davalının herhangi bir hakkı olmadan taşınmazı kullandığı, davacının ise davalının kullanımına rızasının olmadığı, davalının taşınmazı geçerli hukuki sebebi olmadan kullandığından davacının el atmanın önlenmesini talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava konusu taşınmaz davacı adına kayıtlı olduğundan davacının ayni hakkının bulunduğu, davalının ise yükleniciden temlike dayalı şahsi hak sahibi olduğu, kural olarak hakların yarışmasında ayni hakka üstünlük tanınması gerektiği, davacı ile dava dışı yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili olarak feshine karar verildiği, hükmün deracattan geçmek suretiyle kesinleştiği, böylece yüklenicinin hak sahibi olmadığı bölümleri yükleniciden haricen (kooperatif üyeliği suretiyle) edindiklerinden bahisle tasarruf eden davalının, bu kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı, dava dışı yüklenicinin davacı arsa sahibine karşı edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden, şahsi hakkını üçüncü kişiye (davalıya) temlik etmesi halinde üçüncü kişinin (davalı), Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi hükmünden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamayacağı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 03.05.2024 tarihli kararının süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece el atmanın önlenmesi talep edilen daireye isabet eden arsa payı değeri üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabının yapılması gerekirken, kaçak yapı niteliğindeki kısmın değerinin de dava değerine katılarak hesaplama yapılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştirVI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında hukuki ilişki bulunmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkili lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilen yargılama giderinin hatalı olduğunu, davacı vekili tarafından sunulan vekaletnamenin geçerli olmadığını, tahliye talebinin kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, yapının tamamlanmış durumda olup, müvekkilinin hapis hakkı olduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyet ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacıya ödenmesine,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.