Anahtar kelimeler: Tepmesinden Hattında Tamirat Sirayeti Boru Suların Paket Kanalizasyon Atık Değişimi

T.C.

İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... No’lu ”...Paket Sigorta Poliçesi” ile sigortalı...'a ait işyerinin █████/2022 tarihinde İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne ait ana kanalizasyon hattında yapılan tamirat ve boru değişimi sonrasında atık suların geri tepmesinden kaynaklanan dahili su sirayeti nedeniyle hasarlandığını, dava dışı sigortalının hasarının poliçe genel şartlarına uygun olarak ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, sigortalıya █████/2022 tarihinde hasar bedeli olarak 7.921,00-TL ödendiğini, poliçe genel şartları ve TTK 1472. Maddesi uyarınca müvekkil şirketin sigortalısının halefi olduğunu, müvekkil şirketin rücu talebini rücu talep yazısı ile bildirerek ödemenin yapılması gerektiğinin ihtarında bulunduğunu ancak müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava konusu olay dolayısıyla oluşan hasar nedeniyle ödenen tutarın tahsili için İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğinden ilgili icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini beyanla davalı borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takip dosyasına vaki borca itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamaması nedeniyle AAÜT Madde 16/2c uyarınca davalı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, mahkeme masrafı ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada idari yargının görevli olduğunu, davanın görevsizlik kararı verilerek usulden reddi gerektiğini, ekspertiz raporunda hasarın idare şebeke hattından mı kaynaklandığı, yoksa apartmanın kendi atık su iletim hatlarındaki tıkanıklıktan mı kaynaklandığı hususunda herhangi bir teknik değerlendirme ve açıklama yer almadığını, teknik bir inceleme yapılmadığı, anılan rapor sigortalanın beyanları doğrultusunda tek yanlı olarak düzenlenmiş olduğundan tespitlere itibar edilmesinin mümkün olmadığını, davacı sigortanın iddiasını kanıtlar mahiyette, zararın müvekkil idarenin kusurundan kaynaklandığını, zarar ile kusur arasında illiyet bağının bulunduğunu geçerli ispat araçları ile ispat edemediğini, meydana geldiği iddia edilen hasarın dava konusu taşınmazın bina parsel içi dahili tesisat sorunlarından kaynaklanmakta olup söz konusu hasardan müvekkili idarenin sorumlu olmadığını, dava konusu olay ile ilgili olarak müvekkili idare Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı kayıtlarında yapılan incelemelerde; adresi ile ilgili birime üç ayrı tarihte başvuru yapıldığının tespit edildiğini, ilk başvurunun, 31.08.2022 tarihinde yapılmış olup İdare tarafından 01.09.2022 tarihinde sahada çalışma yapılarak bina atık su kolundaki tıkanıklığın giderildiğini, İkinci başvurunun ise; 06.09.2022 tarihinde yapıldığını, aynı gün kanal açma aracı ile müdahale edildiğini ancak hatta tıkanıklık olmadığı, bina atık su kolunda çökme olduğu tespit edildiğinden hattın yenilenmesi için aboneye dilekçe verilmesi gerektiğinin bildirildiğini, son başvurunun ise; 22.10.2022 tarihinde yapıldığını, 23.10.2022 tarihinde bina atık su kolu yenileme çalışması yapılarak sorunun giderildiğini, söz konusu çalışmalara ait iş emri raporlarının dilekçe ekinde sunulduğunu, dava konusu olaya ilişkin müvekkil idare tarafından yapılan incelemelerde söz konusu olayın İdarenin görev ve sorumluluk alanında bulunan şehir kanal şebeke hattında meydana gelen bir tıkanma veya arızadan kaynaklanmadığını, davacının iddialarının aksine İdarenin tamirat ve boru değişimi gibi bir işleminden kaynaklanmadığını, bina atıksu kolundaki tıkanıklık ve çökmeden kaynaklanmış olduğunun tespit edildiğini, yasal düzenlemeler gereği bu gibi bina ve parsel içi dahili tesisat sorunlarının müvekkili İdare görev ve sorumluk alanı dışında kaldığından, gerekli tedbirlerin bina yönetimlerince alınması gerektiğini, idarenin bir kamu kurumu olarak dava konusu olaya müdahale etme sebebinin, söz konusu sorunun kendi görev ve sorumluluğunda olmasından dolayı değil dava konusu binadaki tıkanıklık ve çökmenin çevre sağlığı için tehdit oluşturabilecek bir durum olmasından ileri gelmekte olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafından icra takibi açılırken sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talep edildiğini, davacının faiz isteminin yasaya ve hukuka aykırı olup ancak takip tarihinden itibaren yasal faiz talep etmesinin mümkün olduğunu beyanla öncelikle davanın görev yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise yapılacak yargılama sonucunda haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER
:
1-Davacı sigorta şirketi nezdindeki hasar dosyası
Davacı sigorta şirketi tarafından ... nolu ... Paket Sigorta Poliçesi, ekspertiz raporu ile hasar dosyası kapsamı Mahkememize sunulmuş, hasar dosyası kapsamında dava dışı sigortalı ...' a 17.10.2022 tarihinde 7.921,00-TL ödeme yapıldığı bildirilmiş, ödeme dekontu ibraz edilmiştir.
2-Ekspertiz Raporu
Davacı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında açılan ...nolu hasar dosyası kapsamında eksperden aldırılan 16.09.2022 tarihli Yangın Hasar Ekspertiz raporunda; sigortalı dükkanın bulunduğu bölgede, şehir hattı ana kanalizasyon bağlantısında çökme meydana gelmesi sonucu tıkanıklık oluştuğu ve binanın kullandığı pis lağım sularının hattan geri teperek dükkan içerisine yayılması nedeniyle işyeri zemin laminant parkelerinin kabarmış olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı, söz konusu ana kanalizasyon bağlantısındaki onarım işlemlerinin, İzsu ekipleri tarafından kazı yapılarak ve boru değiştirilerek yapılmış olduğu, sigortalının, dükkanını depo olarak kullandığı, sigortalının söz konusu hadiseden en son 1 hafta önce dükkana girdiğini ifade ettiği, dükkan içerisinde tıkanıklık olup olmadığını anlamak için dükkanda ortak kullanım tesisat hattında kırım ve tamiratlar yapıldığı, bu tamiratlarla ilgili olarak 2.230,00 TL tesisat ve malzeme ödemesi yapıldığı, ancak, bu işlemin apartman ortak kullanım alanı ile ilgili olduğu, sorumluluğun apartmana ait olduğu bu nedenle bu onarımla ilgili tutarın hasar hesabı kısmında değerlendirilmediği, sigortalı tarafından, söz konusu hasar ile ilgili herhangi bir onarım faturası / fiyat teklifi ulaştırılmadığı, yapılan piyasa araştırması sonucu öğrenilen ortalama rakamların hasar hesabında değerlendirildiği, temizlik ve ilaçlama, zemin laminant parke değişimi, parke sökümü, moloz atımı olmak üzere toplam hasarın KDV hariç 7.921,48-TL olarak hesaplandığı, görülmüştür.
3-Ödeme dekontu
4-Rücu talep yazısı
5-Hasara ilişkin fotoğraflar
6-İzmir ...İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası
UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından, borçlu İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü aleyhine (müvekkil şirket nezdinde ... sayılı ak işyeri paket sigorta poliçesi ürün poliçesi ile sigortalı ... isimli şahsa ait işyeri, █████/2022 tarihinde kurumunuza ait ana kanalizasyon hattında yapılan tamirat ve boru değişimi sonrasında atık suların tepmesinden kaynaklanan dahili su sirayeti sonucu hasarlanmıştır. Meydana gelen hasar sonucunda müvekkil şirket tarafından sigortalısına ödenen tazminatın Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre rücuen tazmini talepli) şeklinde açıklama ile 17.01.2023 tarihinde 7.921,00-TL Asıl alacak, 177,73-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.098,73-TL alacak üzerinden başlatılan ilamsız takip olduğu, davalı borçlu vekili 24.01.2023 tarihli takibe itiraz dilekçesi ile Karabağlar İlçesi Ordu Caddesi ve civarındaki sokaklarda mevcut kanalizasyon şebeke hatlarında periyodik temizlik ve bakım çalışmalarının yapıldığı, herhangi bir sorun olmadığı, normal çalıştığının tespit edildiği, İcra takibine konu hasara ilişkin söz konusu arızanın, parsel içi tesisatlardan atılmaması gereken atıklardan dolayı tıkanması sonucu parsel atıksu hattından geri tepen suların iş yerinde hasara sebebiyet verebileceği kanaatine varıldığından idarenin herhangi bir görev ve hizmet kusuru bulunmadığından alacaklıya böyle bir borcun bulunmadığından bahisle borcun aslına, işlemiş ve işleyecek faiz, masraf, vekalet ücreti, faiz oranı dahil tüm ferilerine ve ödeme emrine itiraz itirazla takibin durdurulmasının talep edildiği, itiraz üzerine İcra Müdürlüğünün 25.01.2023 tarihli kararı ile itiraz eden borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
7-Keşif ve Bilirkişi Raporu
Mahkememizce, davacının sigortalısına ait ,,, : 223 Karabağlar /İzmir adresinde bulunan işyerinde █████/2022 tarihinde meydana gelen dahili su sirayetinin sebebinin ne olduğu, olayda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, olay sebebiyle davacının sigortalısı olan işyerinde meydana gelen hasar miktarının ne kadar olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen bedelin davalıdan rücuu talebinin ve bu yönde başlatılan takibin ve takipteki asıl alacak ve faiz miktarlarının yerinde olup olmadığı hususlarında rapor tanzim etmek üzere dosya ve ekleri İnşaat Mühendisi, Su tesisatı konusunda uzman Makine Mühendisi bilirkişi ve Sigorta Hukuku Alanında Uzman bilirkişiye tevdii edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 18.03.2025 havale tarihli ön raporda; İzmir Meteoroloji Müdürlüğünden █████/2022 tarihindeki tüm gün boyunca bu bölgedeki yağış durumuna ait verilerin, mevcut binaya ait tasdikli olan Pis su kanal bağlantı belgesi, kot krokisi, Bağımsız bölüm listesi, mimari proje, Sıhhi tesisat projesi, Pis su kanal bağlantı projelerin temin edilmesinden sonra taşınmazın yerinde teknik inceleme yapılarak mevcut kullanılan malzeme miktarı ve vasıflarına göre meydana gelen hasarın dava tarihi itibarı ile değerlendirme yapılması gerekeceği, pis su hattına ait kotların yerinde ölçülmesi için bu ölçümü yapacak uzman harita mühendisine görev verilmesinin mahkemenin takdirinde olacağı, Atık su tesisatındaki taşma sebebinin teknik olarak yerindeki mevcut atık su tesisatındaki durumun mevcut yerinde ölçülmesi incelemesine ait değerlendirmenin tarafların ve mahkemenin huzurunda yerinde teknik inceleme ve ölçümler yapılmasına ihtiyaç olduğu goruş ve kanaatine varıldığı, belirtilmiştir.
Mahkememizce, bilirkişi ön raporu doğrultusunda,
İzmir Meteoroloji Müdürlüğüne, Karabağlar Belediye Başkanlığına ve davalı idareye gerekli bilgi ve belgelerin temini hususunda müzekkereler yazılmış, Karabağlar Belediye Başkanlığınca verilen 16.04.2025 tarihli cevabi yazı ile bilirkişilerce ön raporda belirtilen binaya ait pis kanal bağlantı belgesi, pis su kanal bağlantı projesi, sıhhi tesisat projesine rastlanmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce ilgili kurumlara yazılan müzekkere cevapları da dosya arasına alınmak suretiyle, müzekkere cevapları ve mahkememiz dosyası içeriği birlikte değerlendirildiğinde 24.04.2025 tarihli ara karar kurularak, mahkememizce belirlenen bilirkişi heyetine harita mühendisi bilirkişi de eklenmek suretiyle mahallinde █████/2025 günü keşif icra edilmiştir.
Mahkememizce mahallinde 26.05.2025 tarihinde yapılan keşif esnasında yapılan gözlemde; davacı sigortalısının işyerine girildiğinde tuvalet ve lavabo bölümünün depo olarak kullanılmakta olduğu, bu haliyle incelemeye ve harita mühendisince yapılacak ölçüme elverişli olmadığı anlaşıldığından davacı vekiline keşif zaptı ara kararı uyarınca, sigortalısına ait işyerinde mahkememizce yapılan gözlem ve bilirkişilerin beyanları gözetilerek gerekli temizlik ve boşaltma çalışmalarını bilirkişi heyetince yapılacak tespit öncesinde tamamlanıp tamamlanamayacağı konusunda tamamlayabilecek ise bilirkişilerce yapılacak teknik ölçüm ve tespite hazır hale getirmesi konusunda 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde gereğinin yerine getirilmemesi halinde ispat yükü davacı yan üzerinde olduğundan kusurun ispat edilememiş kabul edilebileceğinin ihtarı yapılmış, yine keşif ara kararı uyarınca bilirkişilerce ön raporda belirtilen binaya ait pis kanal bağlantı belgesi, pis su kanal bağlantı projesi, sıhhi tesisat projesi mahkememizce Karabağlar Belediyesine yazılan müzekkereye rağmen temin edilemediğinden mahkememize bilirkişi heyetine Karabağlar Belediyesi ve İZSU Genel Müdürlüğünde davaya konu Karabağlar ilçesi 2950 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan binaya ait pis kanal bağlantı belgesi, pis su kanal bağlantı projesi, sıhhi tesisat projesi ve bilirkişilerce yapılacak incelemeye esas olmak üzere gerekli görülen belgeleri temin etme, suret alma, yerinde inceleme yapma konusunda bilirkişi heyetine yetki verilmiştir.
Davacı vekili tarafından, keşif ara kararı uyarınca ihtar için verilen sürenin uzatılması ve keşif mahallinin bilirkişiler için hazır edilmesi hususunda müvekkili şirket sigortalısına müzekkere yazılması talepli dilekçesi üzerine, Mahkememiz 11.06.2025 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin süre uzatım talebinin kabulü ile; keşif tutanağı (1) numaralı ara karar gereği verilen süreye ek olarak ve bu sürenin bitiminden başlamak üzere 2 hafta ek süre verilmiş, davacı vekilinin müzekkere yazılması talebinin ispat yükünün eldeki davada davacı üzerinde olduğu ve taraflarca getirilmesi ilkesi gözetilerek reddine dair karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından keşif ara kararı uyarınca mahkememize sunulan 02.07.2025 havale tarihli dilekçe ile, müvekkili şirketin sigortalısıyla aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde yapılan görüşmelerde keşif mahallinin hazır edilmesi istenmiş ise de bu konuda dava dışı sigortalı tarafından yardımcı olunmadığı, sonrasında sigortalıya ulaşılamadığı, bu haliyle keşif mahallinin müvekkil şirketin elinde olmayan sebepler ile bilirkişilerin talebine uygun olarak hazır edilemediği, dosyada sunulu hasar dosyası kapsamına göre bilirkişilerce dosya üzerinden inceleme yapılmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkememizce icra edilen keşif, keşif sonrası dosyaya celp edilen bilgi ve belgeler ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda bilirkişi heyeti tarafından sunulan 11.07.2025 havale tarihli raporda özetle,
Dava konusuna ait █████/2025 havale tarihli raporda belirtilen tüm hususların dosyaya celbi sonrası taşınmaz üzerinde █████/2025 tarihinde mahkeme heyeti ile taşınmazın bulunduğu adreste keşif yapıldığı,
Dava konusu taşınmaz üzerinde █████/2025 tarihindeki keşif tutanağı ara kararı uyarınca davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde, dosyada sunulu hasar dosyası (ekspertiz raporu, hasar fotoğrafları vb) kapsamına göre bilirkişilerce dosya üzerinden inceleme yapılmasının talep edildiği,
█████/2025 tarihli keşif tutanağında verilen ara kararlar uyarınca davacı tarafça sigortalısına ait işyerinde gerekli temizlik ve boşaltma çalışması işlemlerinin yerine getirilmediği, yine keşif zaptı ara kararı uyarınca heyetlerine verilen yetki ile davalı idarenin kanal şubesinde yapılan araştırmada dava konusu taşınmaza ait keşif tutanağında belirtilen belgelerin olmadığının tespit edildiği,
Tüm hususlar kapsamında mevcut bilimsel teknik çalışmaya ait verilerin ve yerinde ölçümün yapılmaması nedeni ile tarafların dosya sunulu olan belgelerle bilimsel teknik değerlendirme yapılmasının bu aşamada mümkün olmayacağı kanaatine varıldığı, rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, deliller tüm dosya kapsamına göre;
Davacının yargı yolu itirazı yönünden
:
İZSU Genel Müdürlüğü 2560 sayılı Kanun ile kurulmuş, TTK'nun 18/1.maddesinde öngörülen biçimde özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olması yanında, ticari şekilde veya iktisadi esaslara göre işletilmekte; yaptığı işler itibariyle de ticarethane sayılmakta ve sonuç itibariyle de tacir sıfatını taşımaktadır. Özel hukuk hükümlerine tabi ve ticari şekilde işletilen, tacir sıfatı taşıyan davalı İZSU’nun, TTK 3.maddesinde sayılan haksız fiilinden kaynaklanan eldeki davanın, hizmet kusuru bulunduğundan bahisle idari yargı yerinde görüleceğinin ileri sürülmesi mevcut yasal düzenleme ve eylemsel uygulama karşısında da geçerli kabul edilemeyecektir.
Gerçekten, idari eylem ve işlemlerden dolayı zarar gören kişiler tarafından açılacak tam yargı davaları, idari yargı yerinde görülür ve çözümlenir. İdari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelere denilmektedir. İdarenin eylem ve işlemleri, onun kamu hukuku alanındaki kamu gücünü (kamu otoritesini) kullanarak, idare hukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir. Kamu tüzel kişilerinin kamu hizmetlerine ilişkin olmakla beraber özel hukuk kuralları altında, özel hukuk tüzel kişisi gibi yaptığı eylem ve işlemleri, özel hukuk alanına ilişkin olduğundan bunlar idari eylem ve işlem olarak nitelendirilemez. Kamu idare ve kurumlarının kamu otoritesinin (egemenlik hakkının) bir temsilcisi olarak yaptığı faaliyetlerinde veya ondan sadır olan eylemlerinde hizmet unsuru söz konusu olduğu halde, kamu tüzel kişilerinin özel hukuk tüzel kişisi olarak yürüttüğü hizmetlere ilişkin faaliyetleri sırasında meydana gelen zararlardan ötürü, ilgili kamu tüzel kişisinin sorumluluğu özel hukuk hükümleri ve ilkeleri uyarınca belirlenmelidir. Durum bu olunca, tacir sıfatını taşıyan davacı ile yine açıklanan nedenlerle tacir olduğu kabul edilen davalı İZSU arasındaki haksız fiilden kaynaklanan davaya adli yargı yerinde bakılacağı açıktır. Bu doğrultuda davalının yargı yolu itirazı kabul edilmemiştir.
Davanın esası yönünden
:
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören sigortalısına ödenen maddi tazminatın zarar veren davalıdan rücuen tazmini istemiyle, İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında başlatılan rücuen tazminat istemine dayalı takip nedeniyle davalının borçlu olup olmadığı, davacının sigortalısına ait ... Caddesi No: 223 Karabağlar /İzmir adresinde bulunan işyerinde █████/2022 tarihinde meydana gelen dahili su sirayetinin sebebinin ne olduğu, olayda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, olay sebebiyle davacının sigortalısı olan işyerinde meydana gelen hasar miktarının ne kadar olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen bedelin davalıdan rücuu talebinin ve bu yönde başlatılan takibin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı sigorta şirketi tarafından, ... Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı sigortalı...'ın ... Ordu Caddesi No: 223 Karabağlar /İzmir adresinde bulunan işyerinin bulunduğu bölgede █████/2022 tarihinde, şehir hattı ana kanalizasyon bağlantısında çökme meydana gelmesi sonucu tıkanıklık oluştuğu ve binanın kullandığı pis lağım sularının hattan geri teperek dükkan içerisine yayılması nedeniyle meydana gelen dahili su sirayeti kaynaklı zarar meydana geldiği belirtilerek, meydana gelen hasar sebebiyle sigortalısına ödenen maddi tazminatın zarara sebebiyet verdiğinden bahisle davalıdan rücuen tazmini talep edilmektedir.
TTK m.1472/1'in "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmü gereği, davacı sigorta şirketinin tespit edilen zararı sigortalısına ödemekle sigortalısının halefi olduğu ve zarara neden olduğu iddiasıyla davalıya karşı rücu hakkına dayalı olarak talepte bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davanın temeli haksız fiil vakıasına dayandığına göre, haksız fiillerde zararın ve kusurun ispatını düzenleyen TBK'nun md. 50/1 hükmü gereği, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Somut olayda, davacı sigortacı halefiyet gereği sigortalısının yerine geçtiğinden eldeki davada zararın faili olduğunu iddia ettiği davalının kusurunu ispat yükü altındadır.
Mahkememizce, davacının sigortalısına ait ... Caddesi No: 223 Karabağlar /İzmir adresinde bulunan işyerinde █████/2022 tarihinde meydana gelen dahili su sirayetinin sebebinin ne olduğu, olayda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, olay sebebiyle davacının sigortalısı olan işyerinde meydana gelen hasar miktarının ne kadar olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen bedelin davalıdan rücuu talebinin ve bu yönde başlatılan takibin ve takipteki asıl alacak ve faiz miktarlarının yerinde olup olmadığı hususlarının tespitine yönelik İnşaat Mühendisi, Su tesisatı konusunda uzman makine mühendisi, sigorta hukuku alanında uzman bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi refakate alınmak suretiyle 26.05.2025 tarihinde keşif icra edilmiş, keşif esnasında davacı sigortalısının işyerinde tuvalet ve lavabo bölümünün depo olarak kullanılmakta olduğu, işyerine ait rögar kapağı açıldığında tıkanıklık olduğu, mevcut tıkanıklık sebebiyle mahallin bilirkişilerce tespit yapılması için gereken teknik ölçüme uygun olmadığı anlaşıldığından keşifte hazır bulunan davacı vekiline, sigortalısına ait işyerinde yapılan gözlem ve bilirkişi beyanları da gözetilerek gerekli temizlik ve boşaltma çalışmalarını yapılacak tespit öncesinde tamamlayıp bilirkişilerce yapılacak teknik ölçüm ve tespite hazır hale getirmesi konusunda kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde gereğinin yerine getirilmesi halinde ispat yükü davacı yan üzerinde olduğundan kusurun ispat edilememiş kabul edilebileceğinin ihtarı yapılmış, verilen kesin süre içerisinde keşif mahallinde mevcut tıkanıklığın bilirkişilerin teknik ölçüm yapabileceği koşullara getirilmediği anlaşılmıştır.
Mevcut dosya durumu itibariyle her ne kadar meydana gelen olayda davacı yan, meydana gelen olayda davalının sorumluluğu bulunduğunu iddia etmiş ise de, bilirkişilerin gerek dosya üzerinden gerekse mahallinde yaptıkları inceleme neticesinde düzenledikleri ön raporlarda da ifade edildiği üzere, taraflar arasındaki çekişmenin konusunu oluşturan tıkanıklığın giderilmesi için İZSU tarafından müdahale edilen kanalizasyon tesisatının yerinin atık su baskınına uğrayan iş yerinin de içinde bulunduğu parsel alanı içerisinde mi, yoksa iş yerinin parsel alanı sınırı dışında mı olduğu hususunun, atık su tesisatındaki taşma sebebinin ortadan kaldırılması için atık su tesisatında müdahale edilen yerin apartmana ait parsel alanı içerisinde mi yoksa apartmana ait parsel alanı dışında mı olduğu hususunun değerlendirilebilmesi için sigortalı işyerindeki mevcut tıkanıklık sebebiyle yerinde özel cihazlar ile teknik ölçümünün yapılamaması sebebiyle değerlendirme yapılamayacağı, bu hususta tarafların dosya sunulu olan belgeleri üzerinden kanalın ölçümü yapılmaksızın bilimsel teknik değerlendirme yapılması mümkün olmadığı anlaşıldığından, eldeki davada ispat yükü kendi üzerinde bulunan davacı davasını ispatlayamadığından sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL red harcından başlangıçta alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-7155 sayılı yasanın █████/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabuluculuk Bürosunun █████████ başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince dava değeri üzerinden 8.098,73-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen ilgilisine iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸
Hakim...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!