Anahtar kelimeler: Lojistik Markayı Patent Kargo Sınai Düştüğü Fikri Markasının Anadolu Haklar
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescil edilen ... numaralı “... LOJİSTİK” markasının tescili talebine davacı tarafça yapılan itirazın Türk Patent ve Marka Kurumu (...) tarafından davacıya ait ... numaralı “...KARGO” markasının hükümden düştüğü gerekçesiyle reddedildiğini, davacının bu markayı 1993 yılından bu yana markasal ve ticaret unvanı olarak kullandığını, ayrıca “... LOJİSTİK” markasını da kullandığını, internet sitesinin ....com.tr alan adıyla kayıtlı olduğunu, davalının da www...com alan adını kullandığını, arama motorunda davalının sitesine de giriş yapıldığını, davalının markasının da aynı mal ve hizmetler için tescil edildiğini, her iki şirketin aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davalının bu eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalı şirketin, davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, bu durumun önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "ergüllojistik" ibaresini kullandığı alan adlarının kullanılmasının yasaklanmasına ve bunların iptaline, davalı adına tescil edilen ... numaralı markanın hükümsüzlük kılınarak sicilden terkinine, TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) 07.09.2017 tarihli kararının iptaline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince 24.01.2019 tarihli celsede, YİDK kararının iptali davasının işbu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kurucusunun soyadının ... olduğunu, davalı şirketin tamamıyla bu sebepten dolayı olarak mevcut ticaret unvanıyla kurulduğunu, ... Lojistik'in kuruluş amacına paralel olarak 2006 yılından itibaren gerçekleştirdiği proje taşımaları, hatırı sayılır miktarda ihracat ve depolama, ambalajlama, yurt içi ve yurt dışı firmaları ile partnerlik anlaşmaları ile tanınmışlık sıfatına dünya çapında layık olduğunu, davacı tarafın uzun yıllar bekledikten sonra huzurdaki davayı açmış olmasının, davacı tarafın kötüniyetle, tamamen müvekkili şirket üzerinden kazanç sağlamayı amaçladığını, müvekkili şirketin web sitesinin davacının ... Kargo adlı sitesinden tamamen farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli bir marka bulunmadığından davacının iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayanarak hükümsüzlük talep edemeyeceği, davacı yanca her ne kadar davalının markayı kötüniyetle tescil ettirdiği iddia edilmiş ise de davalının hangi gerekçeyle "..." ibaresini ticaret unvanı olarak seçtiğini izah ettiği, davacı tarafça marka tescilinin kötüniyetle yapıldığına dair delil sunulmadığı, tescilsiz kullanılan markaya benzer bir marka tescil ettirilmesinin kötüniyeti ispata yeterli olamayacağı, davacının gerçek hak sahipliğine dayalı hükümsüzlük talebine gelince, davacı tarafça 12... tarihinde ticaret sicil kaydının yapılması ile ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin kullanılmaya başlandığı, davacının nakliye ve lojistik hizmeti ile iştigal etmesi nedeniyle, ticaret unvanının aynı zamanda hizmet markası olarak kullanıldığının kabulü gerektiği, buna göre davacının "..." ibaresini davalıdan daha önce kullanmaya başlamasından dolayı öncelik hakkına sahip olduğu, davalının markası 05.12.2017 tarihinde tescil edilmişse de, davalı şirketin ticaret sicile kaydedildiği 07.01.2006 tarihinden itibaren ticaret unvanı içinde yer alan "..." ibaresini marka olarak kullandığının dosyaya sunulan fatura örnekleri ve bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı şirketin nakliye ve lojistik hizmetiyle iştigal etmesi nedeniyle, ticaret unvanını hizmet markası olarak kullandığının kabul edilmesi gerektiği, tarafların aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri, birbirlerinden haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının 2006 yılından davanın açıldığı 2017 yılına kadar yaklaşık 11 yıl bu kullanıma itiraz etmediği, davalının da tescilsiz marka kullanımı nedeniyle "..." markası üzerinde hak elde ettiği, davalının markasının kötüniyetle tescil edilmediği, bu aşamada davacı tarafından davalının markasının hükümsüzlüğünün talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, keza davacının markaya tecavüz ve haksız rekabet talepleri bakımından da aynı gerekçelerle sessiz kalma yoluyla hakkını kaybettiği, davacıya ait www...com.tr alan adının 19.06.2010 tarihinde, davalıya ait https://....com/ alan adının ise 13.10.2010 tarihinde alındığı, her iki tarafın alan adlarının benzer olduklarının tespit edildiği, ancak davalının "..." ibaresini içeren alan adını almakta kötüniyetli olduğu ya da işareti içeren alan adını almakta hukuki ve meşru bir gerekçesi veya bağlantısı olmadığı yönünde bir kanıt sunulmadığı, davalı şirketin ticaret unvanına uygun alan adını almasının yasal hakkı olduğu, davacı tarafın yaklaşık 7 yıldan bu yana kullanılan alan adının terkini için daha önceden bir talepte bulunmadığı ve yasal yollara başvurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafın davalının 39. sınıfta yer alan ... numaralı “... LOJİSTİK+Şekil” marka başvurusuna itirazının reddine ilişkin YİDK kararının iptalini talep ettiği, bu davanın tefrik edilip açılmamış sayılmasına karar verildiği, ayrıca Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında açılan YİDK kararının iptali davasının süre yönünden reddedilerek kesinleştiği, tarafların nakliyat ve lojistik sektöründe faaliyet gösterdiği, davacı unvanının 1993, davalı unvanının ise 2016 yılında tescil edildiği, bilirkişi raporları ve internet arşiv kayıtlarından davacının 2010 yılından itibaren “... KARGO+Şekil” ibaresini markasal olarak kullandığı, davalının ise 2013 yılında “... LOJİSTİK+Şekil” ibaresini kullanmaya başladığı, davalının 2006 tarihli faturalarındaki ibarenin ticaret unvanı mahiyetinde olduğu, markasal kullanım teşkil etmediği, bu nedenle öncelik hakkının davacıya ait olduğu ancak davacı adına tescilli marka bulunmadığından markaya tecavüz ve hükümsüzlük taleplerinin reddinin gerektiği, davalının ██████████ sayılı marka başvurusunun 05.12.2017’de tescil edilmesiyle koruma hakkı kazandığı, kötüniyetli tescil iddiasının kanıtlanamadığı, davacının sessiz kalması nedeniyle markanın hükümsüzlüğünü talep edemeyeceği, ancak alan adı yönünden davacının www...com.tr adresini 19.06.2010’da tescil ettirdiği, davalının aynı ibareli alan adını 13.10.2010’da almasının basiretli tacir ilkesine aykırı olduğu, tescilde öncelik sahibi olan davacı tarafın alan adının kullanılmasının önlenmesi talebinin kabulü ile, alan adına erişimin engellenmesine, alan adının davalı adına tescilli olmadığı anlaşılmakla iptali talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesince hükümsüzlük, markaya tecavüz ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığından taleplerin reddine, alan adına erişimin engellenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, farklı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurmak suretiyle davacının açmış olduğu hükümsüzlük davasının reddine, markaya tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden; markaya tecavüze ilişkin davanın reddine, haksız rekabetten kaynaklanan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının http://www...com/ alan adlı internet sitesini kullanımı haksız rekabet teşkil ettiğinden, alan adına erişimin engellenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!