Anahtar kelimeler: Akdolunan Sel Baskını Eksper Civarında Makbuzunun Tahsilat Ödemediğini Gerçekte Hasar
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacıyla ... Sigorta A.Ş. arasında akdolunan 28.12.2000 tarih ve ... sayılı sigorta sözleşmesi kapsamında işyerinin sigortalandığını, söz konusu işyerinin 01.01.2001 tarihinde sel baskını nedeniyle ilgili sigorta şirketinin tayin ettiği eksper tarafından tespit edilen 17.000.000.000 TL civarında hasar bedeli oluştuğunu, daha sonra davalı şirketin prim tahsilat makbuzunun tarihinin 03.01.2001 olduğu gerekçesi ile hasar bedelini ödemediğini, prim ödemesinin gerçekte 28.12.2000 olmasına rağmen sigorta şirketinin tahsilat makbuzunun tarihinin özel silicilerle değiştirdiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.06.2016 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, 11.900,00 TL'nin 06.01.2001 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer alacak taleplerinin ve fazlaya ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 07.06.2016 tarihli kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.10.20 19... /182 94... /10192
Karar sayılı ilamında; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin poliçenin geçersiz olduğuna dair temyiz itirazlarının reddi gerektiği, mahkemece, rizikonun meydana geldiği tarihte, poliçenin adresinde davacının ne iş ile iştigal ettiği, davacının işyerinde ne şekilde bir hasar olduğu kapsamı ve zarar miktarının belirlenmesi için işin niteliğine göre bilirkişi heyeti oluşturularak gerektiğinde Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi de değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken zararın ne olduğuna yönelik bilirkişi raporu da alınmaksızın, sadece davacı beyanına göre 17.000,00 TL hasar meydana geldiği kabul edilerek bu bedel üzerinden mahkemece takdiren hakkaniyet indirimi yapılarak eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verilmesinin doğru görülmediği, bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli ve denetime açık olduğu, meydana gelen zararın üzerinden uzun zaman geçmiş olması, zararın tespitinin güçlüğü, kusur durumunun belirlenmesinin güçlüğü nedenleriyle BK 42. maddesi uyarınca %30 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle 9.849,00TL tazminatın 06.01.2001 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile kusur tespit edilmişken ayrıca olayın üzerinden uzun zaman geçmesi nedeniyle hakkaniyet indirimi yapılmasının yerinde olmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; poliçenin geçerililiğinin ve gerçek zararın davacı tarafça ispat edilemediğini, bilirkişi raporunun hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, poliçe ve muafiyetlerin irdelenmediğini, incelenen vergi kayıtlarının dava dışı tüzel kişiye ait olduğunu ve eksik sigorta yapıldığına ilişkin itirazların irdelenmediğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ile davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!