Anahtar kelimeler: Bati Esaskarar Kasko Genişletilmiş Poliçesi Ankara Mali Karara Yazilma Yoluna

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: 2024/2 - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: 2024/2KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 18.07.2023NUMARASI
: █████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Manevi TazminatKARAR TARİHİ
: 14.11.2025GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 20.11.2025İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
:Davacılar vekili, 29.11.2020 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ve genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı ... plakalı aracın davacılardan ...'ın eşi, diğer davacıların babası yaya ...'a çarpması sonucu ...'ın vefat ettiğini, manevi tazminat koşullarının oluştuğunu belirterek müteveffanın eşi ... için 100.000,00 TL, çocukları ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe limitinin 300.000,00 TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, kusura ilişkin ihtilafın ortadan kaldırılabilmesi ve sigortalı araç sürücüsünün kusursuzluğunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine tevdi edilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, davanın, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, kaza görüntülerini içerir CD dosyaya kazandırılarak dosyanın Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, düzenlenen 19.04.2023 tarihli raporda, davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında, hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, orta ayırıcıda beton bariyer bulunmasıyla yaya geçişine uygun olmayan olay mahallinde seyrine göre yolun solundaki orta refüjden yola girip orta şeride kadar gelen yayalara karşı zamanında etkin tedbir almadığı olayda, alt düzeyde tali ve %15 oranında, yayalar ... ve ...'un ise, orta refüjü beton bariyer ile kapalı olan yaya geçişine uygun olmayan yolda kurallara aykırı şekilde ve can güvenliklerini tehlikeye atacak şekilde, gelen araçların hız ve mesafesini dikkate almadan orta refüjden yola girip karşıya geçmeye çalıştıkları esnada, ilk geçiş hakkını bırakmadıkları aracın sadmesine maruz kaldıkları olayda, asli düzeyde %85 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacılar ... için 20.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, hüküm altına alınan tutarlara davalı ... yönünden olay tarihi olan 29.11.2020 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 13.06.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kasko sigorta poliçesi teminatlarındaki limit ile sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük belirlendiğini, davacı ...'ın çok genç yaşta 4 çocuğu ile yalnız kaldığını, 2 kızını babasız evlendirdiğini, diğer 2 kızıyla da yaşam mücadelesi verdiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı sürücü ...'un kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müteveffa yaya ...'ın kontrolsüz bir şekilde yola çıkması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek inceleme yapılmıştır.Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu ve ihtiyari mali sorumluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalının sevk ve idaresindeki aracın, davacıların babası ve eşi yaya ...'a çapması neticesinde ...'ın vefat ettiğini belirterek manevi tazminat talep etmiştir.Davacıların manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat aynı anda tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem hâline gelmiştir.Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hâllerde hâkimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.Somut olayda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu Ankara Grup başkanlığından alınan raporda olaya ilişkin kamera kayıtlarının incelendiği, 29.11.2020 günü saat 18:50 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Kırıkkale istikametinden Ankara istikametine orta şerit üzerinde seyri sırasında olay mahalli Tepebaşı mevkine geldiğinde, aracının ön kısımlarıyla, seyrine göre solundaki beton bariyerli orta refüjden yola inip karşıya geçmek isteyen yayalar ... ve ...’a çarpması sonucu, dava konusu trafik kazasınınm meydana geldiği, kaza tespit tutanağına göre olayın meskun mahalde, platform genişliği 10,50 m. olan, düşeyde eğimsiz, yatayda düz, kuru zeminli, aydınlatması olan, orta refüjle bölünmüş devlet karayolunda, açık havada, gece meydana geldiği, tutanakta kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/saat olduğu, çarpmanın orta şerit üzerinde olduğu, çarpma noktasına 31 metre uzaklıkta yaya üst geçidi bulunduğunun tespit edildiği, yayaların orta refüjü beton bariyer ile kapalı olan yaya geçişine uygun olmayan yolda kurallara aykırı ve can güvenliklerini tehlikeye atacak şekilde, gelen araçların hız ve mesafesini dikkate almadan orta refüjden yola girip karşıya geçmeye çalıştıkları esnada, ilk geçiş hakkını bırakmadıkları aracın sadmesine maruz kaldıkları olayda, asli %85 oranında, davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında, ifadesinden anlaşılmakla hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, orta ayırıcıda beton bariyer bulunmasıyla yaya geçişine uygun olmayan olay mahallinde seyrine göre yolun solundaki orta refüjden yola girip orta şeride kadar gelen yayalara karşı zamanında etkin tedbir almadığı olayda, alt düzeyde tali %15 oranında kusuru ile kazaya neden olduğu, Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ E -████████ K sayılı dosyasında davalı ... hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan yapılan yargılamada sanığın tali kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yapılan itirazın reddedildiği ve kararın 03.02.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla davalı sürücünün tali kusuru (%15) ile kazaya sebebiyet vermesi, davacıların müteveffalara yakınlık dereceleri, müteveffaların yaşı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde (2020) paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK.nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'tan alınması gereken 5.464,80 TL istinaf karar harcı ve ilam harcından peşin alınan 1.366,85 TL'nin mahsubu ile kalan 4.097,95 TL harcın davalı ...'tan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,4-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.