Anahtar kelimeler: Esaskarar Fiilden Sevk Plakalı Ankara Mali İdaresindeki Kayıtlı Aracın Karara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 20.01.2023NUMARASI
: ████████ Esas ███████ KararDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: 14.11.2025GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 20.11.2025İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili, 06.08.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacı adına kayıtlı ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının aracında değer kaybı meydana geldiğini, davalı sigorta şirketi tarafından 16.03.2022 tarihinde 3.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye zararın tazmini amacıyla 26.03.2022 tarihinde sigorta şirketine yaptıkları başvurunun ve arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere kazanın meydana gelmesinde, sola sinyal vermesine rağmen sağa dönen ...'ın şerit değiştirirken sinyal ve korna tedbirine başvurmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, HMK'nın 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilerek 50,00 TL bakiye değer kaybı zararının kaza tarihi olan 06.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin sigorta şirketinin yetki çevresinde bulunan İstanbul Anadolu Mahkemelerinin olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 3.000,00 TL maddi tazminat ödendiğini, ayrıca davacının aracında meydana gelen maddi hasar sebebiyle kasko sigorta şirketi olan ... Sigorta Anonim Şirketine 40.000,00 TL rücuen ödeme yaptıklarını, davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin 43.000,00 TL olduğunu ve her iki ödeme ile poliçe limitinin dolduğunu ve sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, davacının dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... vekili, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacının etkili ve tesirli fren tedbirine başvurmayarak davalının aracına arkadan çarpması nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkin olduğu, 10.08.2022 ve 30.11.2022 tarihli bilirkişi heyet raporlarında, kazanın meydana gelmesinde davacının kaza saati ve mevcut trafik yoğunluğuna dikkat etmeksizin dikkatsiz bir şekilde seyir hâlinde iken uygun takip mesafesinde ilerlemediği bu nedenle meydana gelen kazada KTK 56/c ve 84/d maddeleri gereğince tam ve asli kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf başvurusunda özetle, meydana gelen kazada davacının herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının sevk ve idaresindeki araç ile Türkocağı Caddesi üzerinde seyir hâlinde iken, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın aniden, sinyal vermeksizin dikkatsizce davacının sevk ve idaresindeki aracın bulunduğu şeride geçmesi nedeniyle dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonrasında açılan hasar dosyasında davalı sürücü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden ya da yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir.Davacı vekili, davalı ... idaresindeki, davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, davacı adına kayıtlı araca çarpması sonucu araçta meydana gelen bakiye değer kaybı bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkeme alınan makine mühendisi tarafından düzenlenen rapora göre, kaza tespit tutanağının taraf beyanlarının bulunduğu kısmının okunamadığı ve bilirkişi raporunda da bu kısımların tamamlanamadığı, kazanın meydana gelmesinde, davacı araç sürücüsü ...'nün sevk ve idaresindeki araçla seyir hâlinde iken, yolun ilerisine dikkat etmediği, önde bulunan yoğun trafiğe uygun olarak azami dikkatle ilerlemediği ve önde seyreden aracı uygun mesafeden izlemediği, çarpılan aracın sola sinyal verip sağa yöneldiği iddia edilmiş ise de, hızını mevcut araç trafiği yoğunluğuna uygun olarak azaltıp seyrine devam etmesi gerekirken bunu yapmadığından KTK'nın 56/c, 84/d maddelerinde belirtilen kurallara aykırı hareket etmesi nedeniyle %100 kusurlu olduğunun, davalı sürücü ...'ın trafik yoğunluğu ve sıkışıklığına bağlı olarak akan trafikte sağa yönelmesinde kural ihlâli görülmediğinden kusursuz bulunduğu kabul edilerek bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranları yönündeki tespiti nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 266. maddesinde; “ (1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.” düzenlemesi yapılmıştır.Hâkim tarafından maddi tazminat miktarı belirlenirken; tarafların kusur dikkate alınması gerekmektedir. “Kusur” TBK 51/1.maddede de belirtildiği üzere, tarafların sorumluluklarının belirlenmesi için mutlaka kusur tespitinin yapılması gerektiği açıktır.06.08.2021 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin taraflar arasında kazanın meydana geliş şekli ile ilgili uyuşmazlık bulunduğu da dikkate alınarak öncelikle kaza tespit tutanağının okunaklı örneği temin edilerek, Karayolları Fen Heyetinden emekli üç makine mühendisi bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, kazaya ilişkin bilgi ve belgeler ile kaza tespit tutanağının okunaklı örneği incelenerek, kazanın oluş şekli, araçların çarpışma noktası, hasarlı gölgeler, hasarın ağırlığı, beyanlar ve kazaya ilişkin diğer tüm unsurlar ayrıntılı şekilde irdelenip incelenerek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken okunaklı olmayan kaza tespit tutanağı esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak denetimi mümkün olmayan rapora göre karar verilmiş olması doğru değildir.Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan peşin karar harcının istek halinde kendisine iadesine,4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yeniden yargılamada dikkate alınmasına,5-Karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.