Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Ödemeyi Rücu Etme Ankara Kaza Üçüncü Karara Yazilma

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: █████/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin meydana gelen kaza sebebiyle üçüncü kişilere yaptığı ödemeyi davalı sigortalıya rücu etme hakkı bulunduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından yapılan ödemenin tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini belirterek, Ankara 2. Genel İcra Dairesi'nin ███████████ esas sayılı dosyasında davalı borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, sürücü alkollü olsa dahi sigorta şirketinin rücu hakkı olamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; yetkili olmadığı kabul edilen Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı icra takip dosyasında zamanaşımını kesen son işlem "█████/2018 tarihli ve yetkili icra müdürlüğüne takip dosyasının gönderilmesi" olup, bu işlem ile dosyanın yetkili Ankara İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verildiği, Borçlar Yasası'nın 154/2 maddesi uyarınca zamanaşımını kesen ve yeniden 2 yıllık sürenin işlemesine neden olan bu son işlemden itibaren "2 yıllık süre dolduktan sonra █████/2021 tarihinde Ankara 2. Genel İcra Dairesi'nin ███████████ esas sayılı dosyasından yeni bir ödeme emri düzenlenip" davalı borçluya tebliğ için gönderilmiş olup, bu iki işlem arasında zamanaşımını kesen başka bir işlem olmadığı ve 2 yıllık asli zamanaşımı süresinin bu arada tamamlandığı anlaşılmakla, davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiği anlaşıldığından, “Davanın ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirketin dava dışı 3. kişiye ödeme yaptığı █████/2018 tarihinden sonra, süresi içinde, █████/2018 tarihinde Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve zamanaşımının kesildiğini, borçlu tarafın yetkiye ve borca itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, █████/2018 tarihinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesine karar verildiğini, ancak defalarca dosyanın yetkili olan Ankara İcra Müdürlüklerine gönderilmesine ilişkin taleplerinin karşılıksız kaldığını, Ankara Batı İcra Müdürlüğünce defalarca karar verilmesine rağmen, fiziki olarak yetkili Ankara İcra Dairelerine gönderilmediğinden yetkili icra dairesinde kayıt açılmadığını, süreçte Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün işi savsaklamasından dolayı ziyadesiyle mağdur olduklarını, en son █████/2019 tarihinde yani 2 yıllık zamanaşımı süresi geçmeden, taraflarınca tekrardan dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi talebinin UYAP'tan 6392822477 iş emri numarasıyla gönderildiğini, ayrıca daha önceden dosyada masraf avansı olmasına rağmen tekrar masraf yatırdıklarını, bu talep incelendiğinde "NOT:24.01.2019 TARİHİNDE UYAP SİSTEMİNDEN GÖNDERİLEN DOSYA ANKARA TEVZİ BÜROSUNDA BULUNANAMIŞTIR." şeklinde şerh düşüldüğünün görüleceğini, İcra dairesinin de, talep gibi işlem yapılmasına karar verdiğini, █████/2019 tarihli talepten ve talebe uygun karardan sonra da Batı İcra Müdürlüğünce dosya fiziki olarak Ankara Adliyesi icra tevzi bürosuna gönderilmediğini ve yeni esas almadığını, taleplerinin sözlü ve yazılı olarak dikkate alınmaması üzerine bu defa taraflarınca █████/2020 tarihinde ve aynı gün içinde 6867519432, 6867546392, 6867546426 ve 6867546439 iş emir numaralarıyla 4 kez yetkili icra dairesine gönderme talebinde bulunulup masraf yatırıldığını ve tüm taleplerin de kabul edildiğini (EK-2). Bu taleplerde de, "24.01.2019 TARİHİNDE UYAP SİSTEMİNDEN GÖNDERİLEN DOSYA ANKARA TEVZİİ BÜROSUNDA BULUNANAMIŞTIR. TEKİTEN YENİ ESAS BİLGİLERİNİN SORULMASI ve dosyanın uyap sisteminden ve fiziken gönderilmesi”nin istendiğini, bu taleplerin de karşılıksız kalarak dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmediğini, Ankara Batı İcra Dairesi işine gerektiği özeni göstermediğinden dolayı bir türlü yeni esas numarasının alınamadığını, en son olarak █████/2020 (talep içeriğinde sehven █████/2020 yazılmıştır.) tarihinde 7198567396 iş emriyle tekiden tekrar dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesinin talep edildiğini ve "UYAP SİSTEMİNDEN GÖNDERİLEN DOSYA ANKARA TEVZİ BÜROSUNDA olmadığı" hususu bildirilerek dosyanın uyap üzerinden ve fiziken yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi talebi icra dairesince kabul edilmesine rağmen yine dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmediğini, nihayet İcra müdürlüğü ile şifahi görüşmelerde artık şikayette bulunmak zorunda kalacaklarını bildirmeleri üzerine, dosyanın tüm girişimleri sonucunda Ankara 2. Genel İcra Müdürlüğüne tevzi edilerek ███████████ Esasını aldığını, █████/2021 tarihinde borçluya ödeme emri gönderildiğini, görüldüğü üzere zamanaşımı süresi dolmadan ve toplamda 7 kez "dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi” taleplerinin kabul edilmesine rağmen dosya Ankara icra daireleri Tevzi bürosuna gönderilmediği için 2021 yılına kadar esas numarası alınamadığını, mahkeme gerekçeli kararında █████/2018 ile █████/2021 tarihleri arasında işlem yapılmadığından söz edilmiş ise de UYAP kayıtları incelendiğinde icranın devam etmesine yönelik talepte bulunduklarını ve bu taleplerin hepsi icra müdürlüğünce kabul edilmesine rağmen gereği gibi işlem yapılmadığını, dolayısıyla taraflarınca yapılan her işlemde zamanaşımı kesilerek baştan başlandığını, sonuç olarak da zamanaşımının dolmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan zararlar nedeniyle, zarar görenlere ZMMS kapsamında yapılan ödemenin, Genel Şartlar gereğince sigortalısından (akidinden) rücuen tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Yerel Mahkeme tarafından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
2918 sayılı Kanun'un 109. Maddesinde; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.
Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
6098 sayılı TBK’nın 156. maddesinde (818 sayılı EBK 135. md.); “Zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir süre başlar. Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır.” hükmüne yer verilmiş olup yine TBK’nın 157. maddesinde (818 sayılı EBK 136. md. ) “Bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Takip işlemleri, icra takibine yön ve şekil verir. İcra takip işlemi ile alacaklı, alacağını tahsil amacına yaklaşır. Ödeme emrinin düzenlenmesi ve tebliği de icra takip işlemi olup alacağın takibine ilişkin bu işlem ile zamanaşımı kesilir ve 157/2. maddesinde yer alan “Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar.” düzenlemesi gereğince yeniden işlemeye başlar.
İcra takip işlemleri, öğretide yapılan tanımlamaya göre icra organları tarafından borçluya karşı yapılan, borçlunun hukuki durumuna zarar vermeye elverişli olan ve cebrî icranın alacaklı yararına ilerlemesi amacına yönelmiş bulunan işlemlerdir. (Kuru, s. 148). Taraf icra işlemleri ise takibin taraflarınca yapılan takibe yön ve şekil veren, çoğunlukla da icra organlarını işlem yapmaya yönelten işlemlerdir. (Arslan, R./Yılmaz, E./Ayvaz, Taşpınar, S./Hanağası, E.: İcra ve İflas Hukuku, Ankara 2020, s. 113). “Alacağın takibine ilişkin her işlem” kavramı icra organlarını işlem yapmaya yönelten hem taraf icra işlemi hem de icra takip işlemi olarak anlaşılmalıdır. TBK’nın 157. maddesinin 1. fıkrasında davalar yönünden hem taraf hem de mahkeme usul işlemleri ile kesilip işlemeye başlayacağı belirtilmiş olup, takipler bakımından da bu ayrımın geçerli olmaması için bir sebep bulunmamaktadır.
Alacaklı taraf icra işlemi yaptığı anda zamanaşımının kesilmesi gerekmekte olup, ayrıca icra takip işlemi yapılmasına ihtiyaç yoktur. Çünkü alacaklı taraf icra işlemi ile kendi üzerine düşeni yapmaktadır. (HGK’nın 09.02.2021 tarihli, ███████-351 Esas, ███████ Karar sayılı ilamı).
Somut olayda; takibe esas ödeme tarihinin █████/2018, yetkisiz icra dairesindeki takip tarihinin █████/2018 olduğu, yetkisiz icra dairesi tarafından itiraz üzerine █████/2018 tarihinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesine karar verildiği, ancak icra dosyası kapsamında bu işlem gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle davacı vekili tarafından yetkisiz icra dairesine hitaben yapılan “dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi” yönündeki █████/2019, █████/2020 ve █████/2020 tarihli taleplerin “alacağın takibine yönelik işlem” niteliğinde olup zamanaşımını kestiği, yine evrak işlem kütüğünde de yetkisiz Ankara Batı İcra Dairesi tarafından yetkili icra dairesine gönderilme yönündeki işlemin █████/2018 tarihinde imzalandığı, ancak yetkili Ankara İcra Dairesi tevzi bürosu tarafından evrakın █████/2019 tarihinde okunduğu, buna rağmen tevzi işlemi yapılmadığı yine yukarıda belirtilen talepler gereğince en son █████/2020 tarihinde UYAP ortamında Bati İcra Dairesi tarafından işlem yapıldığı, ancak kapatılan Ankara 28 İcra Dairesinde █████/2021 tarihinde ██████████ esas numarasını alındığı, █████/2021 tarihinde ödeme emri düzenlendiği, bu şartlar altında son işlem tarihi olan █████/2020 ile yetkili icra dairesindeki █████/2021 ödeme emri düzenlenme tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen █████/2024 tarihli, ████████ Esas – ████████ Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!