Anahtar kelimeler: Tcankara Kabulkısmen Esaskarar Yapım Projesinin Projesi Yazim Eser Red Ankara

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████-████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(kısmen Kabul/kısmen Red)
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas-███████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı sonrası yapılan yargılama inceleme neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili; Davalı şirketin yükümlülüğü altında yapım çalışmaları tamamlanan, ...'Projesi'nin █████/2021 tarihi itibari ile, ... Projesi için ise 11.07.2007 tarihi itibari ile geçici kabul yapılarak sisteme gaz arzı sağlandığını, davalı yüklenicinin geçici kabul eksikliklerini kendisine verilen süre içinde tamamlanmaması üzerine, davacı kuruluşça geçici kabul eksiklerinin davalı yüklenicinin nam-ı hesabına 31.12.2013 tarihi itibariyle tamamlattırılmasını müteakip, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin "Geçici Kabul" başlıklı 41. Maddesindeki “geçici kabul tarihi, kusur ve eksikliklerin giderilmesi tarihine ertelenir” hükmü çerçevesinde, her iki projenin Geçici Kabul Komisyonlarınca, bu projeler için "geçici kabul itibar tarihi" olarak geçici kabul eksiklerinin tamamlandığı tarih olan 31.12.2013 olarak revize edildiğini, Sözleşmenin “teminat süresi” başlıklı 21. maddesinde yer alan "teminat süresi, geçici kabul ile kesin kabul arasında geçecek olan 24 aylık süre olup, bu süre geçici kabul tarihinden itibaren başlar." ibaresi gereği, geçici kabul tarihinden itibaren başlayan 24 aylık teminat süresinin tamamlanmasını müteakip, davalı yüklenicinin her iki projede kesin kabullerin yapılması için davacı kuruluşa yapmış olduğu müracaata istinaden, yapı denetim görevlisi tarafından işyerinde yapılan inceleme neticesinde, kesin kabulün yapılmasına engel bir hususun olmadığının teyit edilmesi üzerine, 26.01.2016 tarih ve 31 sayılı Genel Müdür Yardımcılığı Makam Onayı ile "kesin kabul komisyonlarının" oluşturulduğunu, davalı yüklenicinin yükümlülüğü altında tamamlanan projeler kapsamında 9-11.02.2016 tarihinde kesin kabul komisyonunca sahada yapılan incelemeler neticesinde, proje kesin kabullerinin yapılmış olduğunu, her iki proje için kesin kabul tutanakları düzenlenerek, davalı yüklenicinin yükümlülüğü altındaki bu projelerdeki kesin kabul eksikliklerinin tamamlanması için 180 gün süre verildiğini, davalı yüklenici tarafından 10.08.2016 tarihinde tamamlanması gereken kesin kabul eksikliklerinin, 24.03.2017 tarihinde tamamlandığını, kesin kabul sürecinde tespit edilen eksikliklerin tamamlanmasının ardından, kesin kabul tutanaklarının, müvekkili kuruluşun 07.07.2017 tarih ve 358 sayılı Genel Müdür Yardımcılığı Makam Onayı ile onaylanması sonrasında, müvekkili kuruluş Genel Müdür Yardımcılığı makamı tarafından 24.07.2017 tarih ve 396 sayı ile onaylandığı, bu çerçevede davacının, davalı yükleniciye gönderilen 02.10.2017 tarih ve 40045 sayılı yazı ile projeler kapsamında iş eksilişleri, iş artışları ve kesintiler hesaplanarak yapılan kesin hesap çalışmaları neticesinde, davacı kuruluşun alacağı olarak ortaya çıkan bedeller olan: ... Projesi için: 110.060,99 USD (KDV hariç) ve 81.321,67 TL (KDV dahil ) bedelin, ayrıca projeye ilişkin 31.304,57 USD tutarındaki geçici kabul eksiklikleri gecikme cezası ile 160,44 USD tutarındaki kesin kabul eksiklikleri gecikme cezasının ve ... Projesi için 89.454.21 USD (KDV hariç) ve 368.405,50 TL (KDV dahil) bedelin, ayrıca projeye ilişkin 19.178,45 USD tutarındaki geçici kabul eksiklikleri gecikme cezası ile 1.003,02 USD tutarındaki kesin kabul eksiklikleri gecikme cezasının, davacı kuruluşunun banka hesaplarına yatırılarak dekontun davacıya ulaştırılması, söz konusu bedellerin ödenmemesi durumunda sırayla davalı yüklenicinin her iki projedeki alacaklarından ve davacı kuruluş uhdesinde bulunan teminatlarından kesileceği, alacak ve teminatların yetmemesi durumunda ise davacı kuruluş alacaklarının tahsilini teminen ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde işlem yapılacağının bildirildiği, davalı 25.10.2017 tarihli cevabi yazı ile söz konusu bedellere itirazda bulunduğunu ve bu bedellerin ödenmeyeceği ve herhangi bir teminat kesintisinin taraflarınca kabul edilmeyeceğini bildirdiğini, bunun üzerine davacı kuruluş İnşaat ve Kamulaştırma Daire Başkanlığınca, Mali İşler Daire Başkanlığına gönderilen 27.10.2017 tarih ve 66049 sayılı yazı ile söz konusu bedellerin sırası ile yüklenicinin her iki projedeki alacaklarından, her iki proje için müvekkili kuruluşta bulunan nakdi teminatlardan, kendi projesine ait kesin teminat mektuplarından tahsil edilmesi, tahsil edilemeyen bedel kalması halinde yükleniciye rücu davası açılabilmesi için bildirilmesinin talep edildiğini, davacı kuruluş Mali İşler Daire Başkanlığının 20.11.2017 tarih ve 71601 sayılı cevabi yazısında; “...Projesi" kapsamında toplam 161.336,98 USD ve 81.321,67 TL'nin, kesin hakkedişte tahakkuk eden 31.907,38 USD'lik kısmının tahsil edilebildiği, kalan 129.429,60 USD ve 81.321,67 TL'nin ise proje kapsamında yüklenicinin müvekkil kuruluştan herhangi bir alacağı/teminatı bulunmadığından tahsil edilmediği; ... Projesi kapsamındaki bedellerin ise kesin hakkedişte tahakkuk eden 9.147, 43USD ile yüklenicinin müvekkili kuruluşun kasasında bulunan nakdi ve kesin teminatından nakde dönülmek suretiyle tahsil edildiğinin bildirildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı şirketin yüklenicisi olduğu “...Projesi kapsamında iş eksilişleri, iş artışları ve kesintiler hesaplanarak, yapılan kesin hesap çalışmaları neticesinde, davacı kuruluş alacağı olarak ortaya çıkan ve yükleniciden 02.10.2017 tarih ve 40045 sayılı yazı ile talep edilmesine rağmen ödenmeyen ve proje kapsamında davalı yüklenicinin davacı kuruluştan herhangi bir alacağı/teminatı kalmadığından tahsil edilmeyen davacı kuruluşun bakiye alacakları olan 129.429,60 USD'nin, bu tutara 02.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizinin ve 81.321,67 TL'nin, bu tutara 02.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin davalı yüklenici tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili; Davacının dava dilekçesinde belirttiği iddiaları kabul etmediklerini, dava konusu taleplerin zamanaşımı süresi geçtikten sonra ileri sürüldüğünü, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, yüklenilen işlerin kesin hakediş raporlarının 26.02.2008 tarihinde davalı idareye sunulduğunu, sözleşme gereği 11.07.2009 yılında yapılması gereken kesin kabulün, yaklaşık 8 yıl sonra, 11.02.2016 tarihinde kesin kabul tutanağı düzenlendiğini, 07.07.2017 tarihinde ise tutanağın onaylandığını, 8 yıldır davalının işletmesinde olan boru hattında meydana gelen sorunlardan davalının sorumluluğuna gidilmesinin hiçbir hukuki izahının bulunmadığı, hem işletmesi hemde ithalatı davacı tarafından yapılan gazın boru hattında meydana gelen problemlerin davacı idarenin sorumluluğunda olduğunu, dava konusu edilen, iş artışı ve iş eksilişi sebebine dayanılan masrafların meydana gelmesinde davalının kusurunun olup olmadığı, idarenin müterafik kusurunun olup olmadığı, kesin kabulü yapılan, geçici ve kesin kabul tutanaklarında belirtilmeyen işletme dönemindeki bir doğalgaz boru hattında, iş artışı, iş eksilişi sebebiyle yapılan masrafların kim tarafından karşılanması gerektiği, yapılan masrafların hangi kalemlerden oluştuğu, nam-ı hesaba yapılan işlemlerde ihale ve satın almaların nasıl yapıldığı, KİK ve ilgili mevzuata uygun davranılıp, davranılmadığı hususlarının tamamının yargılamayı gerektirdiğini, bu yargılama sonucunda davalı şirketin dava konusu edilen olayda kusurunun olmadığının anlaşılacağını, geçici kabulün yapılmasından 4 yıl sonra projedeki eksiklik olduğu iddia edilerek bu eksikliklerin namına ifa edilerek sonrasında yüklenicinin teminatlarından tazmin edip, kalan bedelin de tahsili talebinin kabul edilemeyeceğini, iddia edilen eksikliklerin geçici kabul tutanağında belirtilmediğini, bu durumun davacı idarenin kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, kesin kabul eksikliklerinin davalı tarafından tamamlandığı hususunda ihtilaf bulunmadığını, eksik iş yapıldığı iddiasının kabul edilmediğini, dava konusu taleplerden, tamamlanan projede sözleşme gereği davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı idarenin eseri kabul edip, işletme dönemine geçtiğini, boru hattına işletme sigortası yaptığını, hattın bakım ve onarımını işletme müdürlük ve şefliklerine bıraktığını belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece; Davalının geçici hesap tutanağında tespit edilen eksik işleri yapmadığı, yapmaktan kaçındığı, Davacının sözleşmenin geçici kabul şeklinde düzenlenen maddesine istinaden eksik işlemleri davalı adına yaptırmak suretiyle eksiklikleri gidermediği, bilirkişi marifetiyle de eksikliklerin giderildiğinin tespit edildiği, Bam kararındaki pig atma işlemlerinin boru hattının başka mıntıkalarında da yapıldığı, mükerrer pig atma yapılmadığı tespit edilmiş olup, taraflar arasındaki sözleşme maddesi gereğince bu haliyle davacı davalı adına üçünçü kişilere yaptırdığı işler nedeniyle oluşan ücrete hak kazandığı, Davacı tarafından ihtarname ile bildirim yapılarak temerrüt oluştuğu, bu nedenle davacının talebinin yerinde olduğu belirtilerek açık ve ayrıntılı son kök ve ek bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; adil yargılanma haklarının ihlal edildiğin,i müvekkil şirketin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, geçici kabul sonrası doğalgaz hattının işletmeye alındığını, geçici kabul için komisyon oluşturulması gerektiğini, %5'i geçmeyen kusurların teslime, işletmeye engel olmadığını, geçici kabul tutanaklarının davacı yetkilisi tarafından onaylandığını, kesin kabulün teminat süresi sonunda hakediş raporlarının da gözetilerek yapıldığının kabulünün gerektiğini, ayıp tarihine göre eski TBK'nın uygulanması gerektiğini, aksi kanaat halinde bilirkişi raporunda mükerrer pig atma işlemi yapıldığının tespit edildiğini, hattın yapımından sonra ortaya çıkan buzlanmadan müvekkilin sorumlu olmadığını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin ████████ E., █████████ K.sayılı ilamı ile yüklenicinin pig atma işleminden sorumlu olmadığının ifade edildiğini, 4.ek rapordaki tespitlerini değerlendirilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava, Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Dairemizin █████/2023 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında; "bilirkişi heyetinden tarafların iddia ve itirazlarını karşılar, denetime elverişli ek rapor alınarak; tarafların beyan ve itirazları, sözleşme ve ekleri, sözleşmenin ayakta olması veya feshedilmiş olup olmadığına ve ispata ilişkin karinelere göre dava konusu işlerden hangilerinin yüklenici, hangilerinin iş sahibi tarafından yapıldığı veya yaptırıldığının tespitinden sonra yüklenici nam ve hesabına yapıldığı iddia edilen pig atma işleminin yapıldığı yerlerde bu işlemlerden sonra yeni bir pig atma işleminin gerekip gerekmediğinin, davalı iş sahibince aynı yerler ile ilgili mükerrer talepte bulunup bulunmadığının, ikinci kez buzlanma ve pig atma işleminin kabule göre davalının kurutma işlemini kusurlu olarak yapmasından kaynaklı olup olmadığının, davalının ayıp ve eksiklik olarak ileri sürdüğü hususların sözleşme ve eklerine göre sözleşmeye dahil olup olmadığının tartışılması, davalının gecikme cezası talep edip edemeyeceğinin tartışılması ile ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir" gerekçesiyle karar kaldırılmıştır. ifade edilmiştir.
İlk derece Mahkemesinin ████████ Esas-████████ Karar Karar sayılı kararının Dairemizin █████/2023 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden karar verilmiştir.
Bu defa Dairemizin █████/2024 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece teknik değerlendirmenin zorunlu olduğu bu hususta soyut bir şekilde bilirkişinin raporunun aksine pig atma işleminin boru hattının başka mıntıkalarında da yapıldığı gerekçesiyle mükerrerlik bulunmadığı tespitiyle davanın tam kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme tarafından Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda değerlendirme içeren denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına; davanın 76.475,87 USD ve 62613,42 TL alacak üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizin söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih, █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamı ile Dairemiz kararı oy çokluğu ile bozulmuştur.
Dairemizce bozma ilamı uyarınca taraf vekilleri duruşmaya davet edilmiş ve █████/2025 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere, Taraflar arasındaki sözleşme ayakta olup, feshedilmemiştir. Feshedilmeyen sözleşme uyarınca iş sahibi ödenen bedelin iadesini talep edemez. Yapılan işte varsa eksik ve ayıplı işler giderim bedelinin tahsilini talep edebilir. Somut uyuşmazlıkta, sözleşme kapsamında davalı yüklenici doğalgaz boruların kurutma yapım işini de üstlenmiş, yapılan bu iş karşılığında tarafına son hakedişte 17.874,00 USD ödeme yapılmıştır. Davacı iş sahibi yapılan işin ayıplı olması nedeniyle bu bedelin de iadesini talep etmiş ve mahkemece hükmedilmiş ise de az yukarıda belirtildiği üzere sözleşme ayakta olduğu ve iş yapıldığı sürece yapılan işte eksik ve ayıplı iş giderim bedeli talep edilir ki, davacı davasında aynı zamanda söz konusu işe dair ayıplı iş giderim bedelinin de tahsilini talep etmiş ve mahkemece TL olarak bu alacağa hükmedilmiştir. İş bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesince davalıya iş bedeli olarak ödenen 17.874,00 USD’nin toplam alacak içinde tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan bu nedenlerle Dairemizin █████/2024 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı ilamında Yargıtay bozma gerekçesi gereği değişiklik yapılarak daha önce hüküm altına alınan alacaktan düşülmesi gereken 17.874,00 USD KDV dahil hesaplanmış, davanın 55.384,55 USD ve 62.613,42 TL alacak üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2-55.384,55 USD alacağa █████/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4A maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 62.613,42 TL alacağın █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 118,981,28 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 11.617,41 TL harcın mahsubu ile kalan 107.363,87 TL harcın davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 11.617,41‬ TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 251.596,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 251.596,28 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafça ilk derece, istinaf ve yargıtay aşamalarında yapılan toplam 28.159,80 (27.149,80+745,00+265,00) TL yargılama giderinden davanın kabul oranına (%43,48) göre hesaplanan 12.243,88 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafça ilk derece ve istinaf yargılaması aşamasında (Yargıtay aşamasında yapılan masraf yapılmadığı görülmüştür. ) yapılan 406,00 (100,00+306,00) TL yargılama giderinin davanın red oranına (%56,52) göre hesaplanan 229,47 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 330,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 1.499,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Davalıdan alınan 68.402,56 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
12-6100 sayılı HMK.nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Katip
✍e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!