Anahtar kelimeler: Direksiyon Bam Esaskarar Annesi Sürücünün Aşye Plaka Sevk Sırada Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: █████/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, 22.11.2019 tarihinde davalılardan ...A.Ş'ye ait, ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın içerisinde müvekkilin annesi ...'un da olduğu sırada sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının sağ yan kısımlarıyla ayrım bariyerlerine çarparak ikiye ayrılması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu trafik kazası neticesinde, müvekkilin annesi ve desteği ...’un vefat ettiğini, davalı ...'nün kazanın meydana gelmesinde dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları ile kusuru nedeniyle, davalılardan ...A.Ş.'nin aracın maliki ve işleteni olması nedeniyle, davalı ... A.Ş’nin ise motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası nedeniyle sorumlu olduğunu, müvekkilin annesi ve desteği ...'un vefatına neden olan söz konusu kazada müteveffanın araçta yolcu konumunda olduğunu, hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkının saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminat ile 280.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçesinde bulunmaması halinde hariç tutularak) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesi müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, kazanın oluşumuna ilişkin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusuru raporu alınması gerektiğini, müteveffanın davacıya gerçekten destek olduğunun ispatı gerektiğini, belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirketin sadece araç kiralama ile iştigal ettiğini, kazaya karışmış ... plaka sayılı aracın, 15.01.2018 tarihli uzun süreli Oto Kiralama Sözleşmesi ile dava dışı ... A.Ş'ye kiralandığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın fiili hakimiyetinin dava dışı ...A.Ş.'de bulunduğunu, akit süresince de aracın müvekkil şirket tarafından kullanılmasının mümkün olmadığını, davanın müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddine, davacı taraf müvekkil şirket yönünden arabuluculuk başvurusu yapmadığından huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kaldırma kararı sonrasında yürütülen yargılama sürecinde, davalı ... A.Ş. yönünden işleten sıfatının bulunup bulunmadığı, kiracısının uzun süreli kiracı olup olmadığı hususunda mali müşavir bilirkişiden alınan raporda; "davalı ... Ticaret A.Ş. ile ihbar olunanlar arasında yer alan ... A.Ş. arasında akdedilen 24 aylık Oto Kira Sözleşmesi'nin 15.01.2018 tarihinde imzalanmış olduğu, aracın 08.02.2018 tarihinde teslim edildiği, 12.12.2019 tarihinde ise kira süresinin sona ermesi neticesinde geri iade alındığı tespit edilmiştir. ... plakalı aracın 22.11.2019 kaza tarihinde ... A.Ş.nde kirada olduğu mali kayıt ve belgelerin tetkikinden tespit edilmiştir.” şeklinde değerlendirme yapıldığı, 22.11.2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacı murisinin içerisinde yolcu konumunda bulunduğu, ... plaka sayılı aracın otoyoldaki bariye çarpmak suretiyle davacının murisinin hayatını kaybettiği, kaza ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, davacı murisinin yolcu konumunda bulunması nedeniyle herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı ... A.Ş'nin bilirkişi raporuyla belirlendiği gibi uzun süreli araç kiralayan sıfatının bulunduğu, kiracının ... A.Ş. olduğu, bu şirkete davanın ihbar edildiği, ... A.Ş. yönünden işleten sıfatının bulunmaması nedeniyle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, poliçenin kaza tarihini kapsadığı, poliçe limitinin hesaplanan zarar tutarından yüksek olduğu, aracın hususi otomobil olması nedeniyle yasal faiz işletilmesi gerektiğinden davanın maddi tazminatın yönünden açık ve ayrıntılı kusur ve hesap raporları hükme esas alınarak kabulü gerektiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; "1-Davanın ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
Davalı ...ve ... yönünden maddi tazminat için 140.071,05-TL destekten yoksun kalma tazminatının ...'den kaza tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
150.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın meydana getirdiği zararlardan araç sahibi ve aracın işleteni konumunda olan ...A.Ş.'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı ...'nün kazanın meydana gelmesinde dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları ile kusuru nedeniyle, davalılardan ...A.Ş.'nin aracın maliki ve işleteni olması nedeniyle, davalı ... A.Ş. ise Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, kazaya konu aracın işleteni hususunda uyuşmazlık varsa ve bu sonradan ortaya çıkmışsa davanın öncelikli olarak trafik kaydı ve trafik kaza raporundaki malike karşı açılmasının yasaya ve hukuka son derece uygun olduğunu, bu hayattaki tek desteği olan annesini acı bir kazada kaybeden müvekkilden kazaya konu aracın kira ilişkilerinin niteliğini araştırmasını yapmasının beklenemeyeceğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, araç maliki davalı ... sorumlu olmadığını iddia ve ispat etse dahi, araca ilişkin yetkiyi kendisine bıraktığı kişiye karşı rücu istemine sahip olduğunu, bu hususun davacının çözümlemesi gereken bir konu olmadığını, nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Anayasa'ya uygun ilgili maddelerinin, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağını açıkça yazdığını, dolayısıyla ilgili maddeler ile çelişen bir kanun hükmü bulunmadığını, ilaveten hükme esas alınan 08.01.2025 tarihli raporda, vergi uzmanı bilirkişi tarafından davalılardan ...'e ait olan ... plakalı aracın kira sözleşmesi ve vergi kayıtları incelenmiş olup bu incelemede, davalı ...A.Ş. ile ihbar olunan ... A.Ş. arasında 24 aylık Oto Kira Sözleşmesi olduğu tespit edilmiş olsa da, kaza tarihi olan 22.11.2019 tarihinde ... plakalı aracın kimde kirada olduğunun tam olarak tespit edilemediğini, 08.01.2025 tarihli raporda, ... ve ... arasındaki kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ve bitiş tarihi gözetilerek aradaki tarihin kaza tarihi olması dolayısıyla kazaya konu aracın kaza tarihinde ihbar olunan ... A.Ş.'de kirada olduğunun kabul edildiğini, bu kabulün dosya içeriğindeki hiçbir beyan, delil ve ... A.Ş.'nin mali kayıt ve belgeleri incelenmeden yapılmış olup, son derece hatalı ve eksik bir incelemeye dayandığını, kaldı ki, kaza tespit tutanağında davalılardan ...A.Ş.'nin ismi yer almakta olup, davanın ...'e yöneltilmiş olmasının son derece olağan olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesi gereği, taraflarına taraf değişikliği için süre verilmesi gerektiğini, ... lehine ret vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın davacı müvekkilin yaşadığı ve yaşayacağı üzüntü, elem ve ıstırabın ağırlığı gözetildiğinde, davacının acılarını bir nebze olsa dahi hafifletebilecek nitelikte olmadığını, davalı ... Şirketi bakımından belirlenen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketi ile arabuluculuk görüşmesi yapılmış olup dosya içeriğindeki "arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağından" da görüleceği üzere, arabuluculuk süreci 17.05.2020 tarihinde ve anlaşmazlıkla sona erdiğini, Yargıtayın Yerleşik İçtihatlarına göre de, davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden 15 gün sonra temerrüde düşmüş sayılmaması halinde, Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle temerrüdün gerçekleştiğinin kabul edilerek faiz başlangıç tarihinin bu tarih olması gerektiğini, hesap raporunu kabul etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraf sıfatının bulunmadığı (işleten olmadığı) yönündeki itirazın taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği, mahkemece re'sen nazara alınması gerektiği göz önüne alındığında mahkemece bu konuda değerlendirme yapılması gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2021 tarih ve 2021/(17)4-104 Esas, ████████ Karar sayılı ilamı).
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun(2918 sayılı Kanun) 3. maddesinde; “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı Kanun'un 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup, önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
Diğer yandan, 2918 sayılı Kanun'un 85. maddesi ise; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
Davalı ...Anonim Şirketi aracın kazadan önce dava dışı ... A.Ş.'ye uzun süreli kiralanmış olduğunu savunmuş olup, buna ilişkin olarak kira sözleşmesini delil olarak ibraz etmiş, davalı ile dava dışı ihbar olunan ... A.Ş. arasındaki kiralama sözleşmesi dikkate alınarak, taraflar arasında tanzim edilen kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, kira bedellerinin ödenip ödenmediğinin, gerektiğinde davalı malik ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, kira sözleşmesinin belirtilen bu deliller ile fatura ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip konusunda yapılan araştırmada fatura ve teslim tutanağı ve kira sözleşmesinin düzenlendiği, ayrıca, Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formlarının Maliye’ye verilmiş olduğu anlaşılmakla davalı ...Anonim Şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Manevi tazminata ilişkin olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 maddesinde; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü mevcuttur.
Somut olayda, kusur durumu, olay tarihi, olayın oluş şekli, tarafların sosyal-ekonomik durumu, davacının ölene yakınlık derecesi nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntülerin boyutu, ödenecek tazminat miktarları, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi göz önüne alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirket hakkında dava açarken trafik kaydını esas almış ve kayıt maliki şirkete husumet yöneltmiştir. Yargılama sırasında kazaya karışan aracın dava dışı ... A.Ş.'ye uzun süreli kiraya verilmiş olduğu ve işleteninin bu şirket olduğu anlaşılmıştır. Davacının, dava açarken trafik kayıt malikine husumet yöneltmesinde kusuru bulunmamaktadır. O halde, davalı malik şirket lehine ret vekalet ücreti hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde davanın pasif husumet yokluğu sebebi ile reddedilmiş olduğu halde, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin ret vekalet ücretine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Karar davacı vekili tarafından faiz başlangıç tarihi yönünden de istinaf edilmiştir.
Sigorta Şirketi hakkında, ZMMS kapsamında açılan sorumluluk davasında, KTK'nın 99. maddesinde sigorta şirketinin, zarar görenin Genel Şartlar'da sayılan evraklar ile kendisine müracaat etmesi halinde, 8 iş günü sonunda temerrüdünün gerçekleşeceği kabul edilmiştir. Zarar görenin eksik evrak ile müracaat etmesi halinde temerrüt başvuru ile gerçekleşmeyeceğinden, başvuru sonrasında bir şekilde temerrüt gerçekleşmiş ise bu tarihte, aksi takdirde ancak açılan dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebilir. Alternatif çözüm yolu olan ara buluculuğa başvurunun dava şartı olduğu durumlarda, davacının davaya konu edilen tazminat talepleri bakımından, dava şartı ara buluculuğa başvuru tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edildiğinden, dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk yoluna gidilmesi gereken durumlarda, başvuru tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 4. H.D. ██████████ E- █████████ K.).
Davalıyı davadan önce temerrüde düşürdüğünü ispat yükü davacıdadır.
Somut olayda, dava dilekçesi ekinde temerrüde ilişkin belge bulunmadığı, Sigorta Şirketi vekili tarafından sunulan hasar dosyası içeriğinde sigortaya başvuru tebliği tarihine ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu durumda arabuluculuk yoluna başvuru tarihinde davalının temerrüde düştüğü anlaşılmakla birlikte, taleple bağlı olarak Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih olan 17/5/2021 tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken, işbu dava tarihinden faize karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davalı sigorta yönünden faiz başlangıç tarihi için düzeltilmesi gerekmiştir.
Buna göre; davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi ile vekalet ücreti ve faiz başlangıç yönünden davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulması nedeniyle kararın, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararında davalı ... A.Ş. lehine takdir edilen vekalet ücretinin hüküm fıkrasından çıkartılarak hüküm düzeltilmesi suretiyle esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiş, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen █████/2025 tarihli, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
1-Davanın ... A.Ş. yönünden husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
Davalı ...ve ... A.Ş. yönünden maddi tazminat için 140.071,05-TL destekten yoksun kalma tazminatının ...'den kaza tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
150.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 19.814,75 TL karar ve ilam harcından 973,42 TL peşin harç, 462,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.435,42 TL harcın düşümü ile eksik kalan 18.379,33 TL harcın davalılar ...ve ... A.Ş.'den (Sigorta şirketi yönünden 8.201,14-TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak hazineye gelir kaydına,
Maddi Tazminat yönünden;
a-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 973,42 TL peşin harç, 462,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.494,72 TL harcın davalılar ...ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacının karşıladığı 1.323,10 TL tebligat gideri, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.823,10 TL yargılama giderinin davalılar ...ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar ...ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 141.071,05 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ...ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
e-Pasif husumet nedeniyle reddine karar verilen davada, davalı ...Anonim Şirketi'ne husumet yöneltmesinde davacının kusurunun bulunmamasına göre; davalı ...Anonim Şirketi lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
f-Davalı ...Anonim Şirketi'nin karşıladığı 3.500,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Anonim Şirketi'ne verilmesine,
Manevi Tazminat yönünden;
a-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 150.000,00 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
b-Pasif husumet nedeniyle reddine karar verilen davada, davalı ...Anonim Şirketi'ne husumet yöneltmesinde davacının kusurunun bulunmamasına göre; davalı ...Anonim Şirketi lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
II-Davacı tarafça yatırılan "istinaf karar harcının" talep halinde davacıya iadesine,
lll-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 1.440,00 TL yargılama giderinin davalılar ...ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
lV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
V- Kararın HMK'nın 359/4 maddesi gereğince taraflara tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!