Anahtar kelimeler: Kur Ödememesi Yanın Vade Euro Taşıma Niyetli Kötü Durdurulduğunu Anadolu

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2024İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2025Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; müvekkili tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiğini, davalı tarafından taşıma faturalarının vade tarihlerinden sonra, fatura tarihindeki kur ile ödendiğini, davacı yanın davalı yandan bakiye 2.972,60-euro alacağı kaldığını, davalının bakiye borcunu ödememesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu beyan ederek, davalarının kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili; yetkili icra dairesinin Bursa İcra Dairesi olduğunu, davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, yazılı bir cari hesap ilişkisi olmadığını, takibin dayanağının cari hesap alacağı olarak gösterildiğini, davanın kur farkı alacağı olarak açıldığını, huzurdaki davanın takibe konu edilmeyen bir borç sebebiyle açılamayacağını, akdedilen bir kur farkı sözleşmesi ve kur farkına ilişkin düzenlenen bir fatura mevcut olmadığını, kur farkının yalnızca TL olarak tahakkuk edeceğini, döviz alacak talep edilemeyeceğini, davanın usulden, aksi halde esastan reddine, davacının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; davanın konusunun, davacı şirket tarafından davalı şirkete verilen yurtdışı taşıma hizmetine ilişkin düzenlenen faturalardan kaynaklanan 2.972,60-EURO cari hesap bakiye alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğunu, faturaların ilk düzenlendiği günkü karşılığı olan 228.428,25-TL’nin davalı yanca 18.08.2023 tarihinde fatura tarihinden 3-3,5 ay sonra ödenmiş olsa da, hizmetin yurt dışı navlun olduğunu, faturaların dövizli kesildiğini, davalı yanca süresinde itiraz edilmediği, davacının teslim tesellümü ispatlanan bakiye 2.972,60- euro tutarında alacağını davalı yandan talep edebileceği, davacının davalıdan takip tarihinde 2.972,60 EURO alacaklı olduğu tespit edildiğinden itirazın iptali ile, takibin devamına, alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine takip tarihindeki kur üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili; takip talebinde alacağın kaynağının "cari hesap alacağı" olduğunun belirtildiği, taraflar arasında bir cari hesap sözleşme ilişkisi bulunmadığı,dava dilekçesinde "kur farkı alacağı" isteminde bulunulduğunu, faturaların TL olarak düzenlendiğini,faturaların alt kısmında "Aksine bir sözleşme yok ise vadesinde ödemesi yapılmayan faturalar için aylık %4 vade farkı tahsil edilir." ibaresi bulunduğunu, davacı tarafça sunulan faturalarda yer alan ibare bağlamında kur farkı ve vade farkı istenilemeyeceğini, davacı tarafın vade farkı talep ettiğini, vade farkı sözleşmesi veya teamülü de bulunmadığını bilirkişi raporunda, Davacı ... Transport AŞ ile ... Lojistik AŞ'nin farklı tüzel kişilikler olduğu"nun tespit edildiği, eşyanın teslim alındığı yer İtalya, teslim edildiği yer ise müvekkilinin yerleşim yeri olan Osmangazi/Bursa olduğu gerek genel yetkili gerek ise de TTK'ya göre özel yetkili mahkemeler Bursa Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, icra dairesinin yetkisine evleviyetle itiraz ettiklerini, yetki itirazında usulünce bir icra takibi yapılmamış olması nedeniyle eldeki davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,davacı tarafça yazılı bir cari hesap sözleşmesi de ortaya konulamadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava; taşıma ilişkisinden kaynaklanan cari (açık)hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi; "Konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağını aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ödenmesini isteyebilir." hükmünü haizdir. Anılan yasa hükmüne göre taraflarca aynen ödeme kararlaştırılmadıkça vadesinde ödenen borçta seçim hakkı borçludadır. Dilerse yabancı para borcunu aynen, dilerse TL karşılığını öder. Vadede ödeme yapılmaması halinde ise seçim hakkı alacaklıya geçmektedir. Yine uyuşmazlık konusu davacı faturalarının tamamı yabancı para (euro) birimi üzerinden düzenlenmiş olup, bu durum alacağın döviz cinsinden olduğunu ispata yeterlidir.Davalının ticari defterleri incelenerek alınan bilirkişi raporunda davalının, 05.09.2022 Tarih ve 2900- EURO bedelli faturanın ödemesini 05.09.2022 tarihli kurdan ve 30 günlük vadeye rağmen 05.10.2022 tarihinde ödemesi gerekirken, 12 gün gecikmeli olarak 17.10.2022 tarihinde, 03.10.2022 tarih ve 2750 EURO bedelli navlun faturasının ödemesini 03.10.2022 tarihli kur üzerinden ve 30 gün vadeye rağmen 02.11.2022 tarihinde ödemesi gerekirken 9 gün gecikmeli olarak 11.11.2022 tarihinde ödediği ; 08.05.2023 Tarih ve 8.077,60-EURO bedelli faturanın 08.05.2023 tarihli kur üzerinden ve 30 günlük vadeye rağmen 07.06.2023 tarihinde ödemesi gerekirken 64 gün gecikmeli olarak 11.08.2023 tarihinde ödediği , 15.05.2023 Tarih ve 2.575- EURO bedelli faturanın ödemesini 15.05.2023 tarihli kur üzerinden ve 30 günlük vadeye rağmen 14.06.2023 tarihinde ödemesi gerekirken 57 gün gecikmeli olarak 11.08.2023 tarihinde ödediği tespit edilmiştir.Davacının ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde; davacı ... Transport şirketinin yurtdışı taşıma işleri yaptığı, davacı şirketten evvelki dönemde yurtdışı taşıma işlerini ... Lojistik AŞnin yaptığını, dava dilekçesi ekinde davacı vekili tarafından davalı ile ilgili tüm navlun faturalarının ibraz edildiği; cari hesap alacağının davacı ... Transport şirketinin düzenlediği iki adet 08.05.2023 tarihli 8.077-EURO, 15.05.2023 tarihli 2.575-EURO bedelli faturalar bakiyesi olduğu; ... Lojistik AŞ tarafından düzenlenen faturaların takibe cari hesaba dahil edilmeden kalan bakiye olduğu, ancak talimat mahkemesince düzenlenen bilirkişi tarafından dört faturanın davacı tarafça düzenlenmiş gibi gösterilmesinin sonuca bir etkisi bulunmadığı belirtilmiştir. Davalının ,yurtdışı taşımalar ... Lojistik şirketinden sonra grup şirket ... Transport tarafından yapıldığı halde davalının ticari defterlerinde bir hesapda tutulması sonuca etkili bulunmamıştır.İcra takibinde alacağın cari hesap bakiyesi olduğu belirtilmiş ise de, dava dilekçesinde kur farkından alacak doğduğu belirtilmiştir.Davalının euro cinsi faturalara ödemelerini TL olarak vadesinden sonra ödediği belirlenmiştir.Yabancı para alacağına vade tarihinden sonra TL cinsi ödeme yapıldığından seçim hakkı TBK nın 99/2 maddesi uyarınca alacaklı davacıya geçmiş olup davacının yabancı para alacağını "aynen" ödeme talep hakkı bulunmaktadır. Seçim hakkı yeniden alacaklıya geçtiğinden davalının ödemelerini ödeme gününde ki karşılığından euroya çevrilerek bakiye alacağını EURO olarak talep etme hakkı mevcuttur. Dava dilekçesinde kur farkı talebinin maddi hata neticesi ,açık hesap bakiyesi ile kur farkı alacağının ayırt edilememesi nedeniyle yapıldığından icra takibindeki talebin değiştirildiği kabul edilmemiştir. Dava dilekçesi ekinde cari hesap ekstresinden davacının davalının yaptığı son ödemeyi daha önce doğan 8.5.2023 tarihli faturaya mahsup ettiğini göstermektedir. Dava dilekçesinde davacı vekili tarafından kur farkı talep edildiği belirtilmiş ise de; icra takibinde cari hesap bakiyesi olduğunun açıkça belirtildiği; taraflar arasında ki ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlendiğinden, açık hesaba TTK nın cari hesap hükümleri uygulanmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Yetkili icra dairesi, İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme icra dairesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda, HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre ise, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Davalı vekili; icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürmüş ise de; TBK nın 89, HMK nın 10 maddesi uyarınca takibin ve davanın açıldığı yer alacaklının ikametgahı mahkemesi ve icra dairesi olduğundan davalı vekilinin yetkiye ilişkin istinaf nedenide yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 7.071,11-TL istinaf karar harcından 1.767,77-TL peşin harcın mahsubuna, kalan 5.303,34-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025