Anahtar kelimeler: Dayanklı Ştini Karlı Olamadığını Kurduğunu Başarılı Hiz Servis Çalışırken Ştinin

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVA
: Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili, müvekkilinin kardeşi davalı ... ... ile 08.11.2000 tarihinde servis hizmeti vermek amacıyla ... ... Tüketim ...Teknik Servis Hiz. Ltd. Ştini kurduğunu, ardından 27.02.2001 tarihinde iki kardeşin ... Dayanklı Tüketim ...Teknik Servis Hizmetleri Ltd Ştinin kurulduğunu ... şirketi karlı bir şekilde çalışırken ... şirketinin ticari olarak başarılı olamadığını müvekkilinin durumdan "... şirketine muhasebeci olarak ... ...'nın oğlu yerleştirildiği için" farkında olmadığını,davalı ... ...'nın oğlu; müvekkilinin, şirketin gelir gider durumundan haberdar olmasını engellediğini, müvekkillinin elindeki tek aracın ... ... tarafından ... Şirketine tahsis edilmesi için müvekkilinden istendiğini, aracın şirkete devrinin ardından müvekkilline araç kiralandığını ancak aracın kira sözleşmesi bittiğinde müvekkili elindeki aracından olduğunu, kar eden şirketteki müvekkili payları Noterde düzenlenen pay devri sözleşmesi ile gerçek bedelinden düşük bir şekilde 227.500-TL bedelle 03.02.2020 tarihinde ... ...'na devredildiğini, aynı gün yani 18.08.2022 tarihinde pasif durumdaki şirketteki ... ...'nın paylarının da müvekkiline 107.500-TL bedelle devredildiğini, davalı ... ...'nın, aktif durumundaki şirkette tek yetkili olduğunu, pasif durumdaki şirketteki paylarını da müvekkiline devrettiğini,pay devri bedeli olan 227.500-TLyi ödemediğini hisselerin gerçek değerinden düşük bir bedelle devredildiğinin de ... şirketinin ticari kayıtlarının incelenmesiyle ortaya çıkacağını, ... şirketine ait pay adet beheri 25-TL olarak ilan edilmiş olsa da böyle bir şirketin aktif değerinin daha yüksek olduğunu hisselerin gerçek değerinin altında devredilmesi sebebiyle 03.02.2020 tarihli, 03932 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesinin iptalini, fazlaya ilişkin ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000-TL'lik zararın işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalılar vekili ; taraflar arasında noter huzurunda yapılmış bir sözleşme bulunduğunu, hangi iptal sebebine dayandığını dava dilekçesinde açıklamadığını , kanunun öngördüğü unsurlara uygun olan söz konusu bir işlemin, işlemi gerçekleştiren taraflardan birinin iradesinin sakat olması sebebiyle hükümsüz olması şeklinde olduğunu, bu iptal sebebini butlandan farklı olarak herkesin ileri süremeyeceğini, hak düşürücü süre içinde iptal sebebi ileri sürülebileceğini ve Hakimin iptal sebebini re’sen dikkate almayacağını, bu nedenle davacı tarafın hangi iptal sebebine dayandığını açıklayıp davayı somutlaştırmadığından davanın reddine karar verilmesini, TBK nın sözleşmelerin irade sakatlıkları nedeniyle iptal edilebilmesi için sebeplerin; aldatma, yanılma, korkutma, aşırı yararlanma (gabin) olduğunu, TBK m. 39'a göre sözleşmenin aldatma, yanılma ya da korkutma hallerinden biri nedeniyle iptali isteniyorsa bu durumun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde talep edilmesi gerektiğini, gabin (aşırı yararlanma) iddiasında zarar gören kişi bu hakkını düşüncesiz davrandığını ya da deneyimsizliğine kurban gittiğini fark ettiği ya da zor durumun bittiği tarihten itibaren bir yıl içinde kullanabileceğini, davacının arabulucuya başvurduğu tarihin 02.04.2022 olduğunu, sözleşme tarihinin 03.02.2020 olduğunu ve davanın açıldığı tarihin ise 15.05.2024 olduğunu, davacının 03.02.2020 sözleşme tarihinde iptal sebebini bilmediği düşünülse dahi 02.04.2022 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunarak iptal sebebini bildiğini açıkça ifade ettiğini, ileri sürülebilecek aldatma, yanılma, korkutma ve gabin iddialarının tamamı için zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLKDERECEMAHKEMEKARARI
:Mahkemece, davacı tarafın, dolandırılarak gerçek değerinin çok altında bir bedelle davalı şirketteki hisselerini davalı ... ...'ya devrettiğini ve hisse devir bedelinin de noter senedinde aksi yazmasına rağmen kendisine ödenmediğini iddia ettiği, davalı şirketin gerçek değeri konusunda hileye uğrayarak iradesinin sakatlandığını, en geç bu iddialarla arabuluculuk yoluna başvurduğu tarih olan █████/2022 tarihinde öğrenmiş sayılacağı, davanın açıldığı tarihin ise █████/2024 olup, bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra davanın açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili; davalı ... ...'nın oğlunun şirkette muhasebeci olduğunu, müvekkilinin şirketin gelir gider durumundan haberdar olmasını engellediğini, müvekkilinin yaşlılıkla beraber şirketler üzerindeki takip kabiliyetini kaybettiğini, davalının bu durumu art niyetli biçimde kullandığını, müvekkillinin elindeki tek aracın ... ... tarafından ... Şirketine tahsis edilmesi için müvekkilinden istendiğini, söz konusu bu aracın şirkete devredilmesinin ardından müvekkilline araç kiralandığını ancak aracın kira sözleşmesi bittiğinde müvekkili elindeki aracından olduğu gibi ... ... veya ... şirketinden müvekkilinin elinden alınan aracına dair herhangi bir ödeme yapılmadığını, kar eden şirketteki müvekkili paylarının Noterde düzenlenen pay devri sözleşmesi ile gerçek bedelinden düşük bir şekilde 227.500-TL bedelle █████/2020 tarihinde ... ...'na devredildiğini, aynı gün █████/2022 tarihinde pasif durumundaki şirketteki ... ...'nın paylarının da müvekkiline 107.500-TL bedelle devredildiğini, davalının şirkette tek yetkili olduğu ve pasif durumdaki şirketteki paylarını da müvekkiline devrettiğini, bilirkişi incelemesi ile payların karşılığının değeri ve şirkete ait bilançoların, aktif pasif gelir kayıtlarının incelenmesi gerekirken mahkemece bunlar yapılmadan davanın reddedildiğini, davalının şirket işlemlerinin yürütülmesi için yetki belgesi almak bahanesi ile müvekkilini notere götürdüğünü, hastalığından faydalanarak hisselerin devrini sağladığını, kararın kaldırılarak talebi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:Dava; hisse devir sözleşmesini iptali ve maddi tazminat davasıdır.
Davacı taraf kardeş olan tarafların her iki şirketi birlikte kurdukları ;şirketlerin birinin geliri yüksek iken diğerinin atıl kaldığını ; davalı ... ...'nın hisselerin gerçek değerini ve senetteki bedeli kendisine ödemediğini noterde düzenlenen █████/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ile, davacının, davalı şirketteki payını gerçek bedelinden düşük bir şekilde 227.500-TL bedel ile davalı ... ...'ya devrettiğini,atıl şirketteki ... ...'nın paylarının da davacıya 107.500-TL bedelle devredildiğini ileri sürmüştür.Davacının ididasının özeti şirketin gerçek durumu kendisinden gizlenerek şirket hisselerinin değerinden düşük bedelle karşı yana devrinin sağlandığına ilişkindir.6098 sayılı TBK'nın 36. maddesine göre, taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir.TBK'nın 39. maddesi hükmüne göre "Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır." Madde hükmünde belirtilen bir yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğindedir. Bu açıklamalardan sonra somut olayın değerlendirilmesinde; davacı tarafın, gerçek durumu şirketlerin mali durumunun hisseleri devir ettiği davalının oğlunun şirket muhasebesini yönettiği gerekçesiyle gizlendiğini ; şirketin gerçek değerinin daha yüksek olduğunu ,kendisine atıl şirketin hisselerinin devir edildiğini ,devir senedinde yazılı bedeli de kendisine ödenmediğini iddia etmiştir. Noter devir senedinde şirket hisse devir bedelini aldığını ikrar eden davacı devir bedelini almadığını ancak kesin delil ile ispatlayabilir. Hisse devri sözleşmesi tarihi █████/2020 olup ;davacı hisse devir bedelinin kendisine ödenmediğini ileri sürerek 500.000-TL nin kendisine ödenmesini talep etmiş, 8.6.2022 tarihinde arabulucu son tutanağı imzalanmıştır.Davacı şirketin gerçek değeri konusunda hileye uğrayarak iradesinin sakatlandığını, en geç bu iddialarla arabuluculuk yoluna başvurduğu tarih olan █████/2022 tarihinde öğrenmiş sayılacaktır.Davanın açıldığı tarihin ise █████/2024 olup, bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra davanın açıldığı hisse devir senedinde hisse bedelinin alındığı ikrar edilmekle ,davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle;irade sakatlığı nedeniyle iptal istemleri bakımından 1 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiği ; hisse devir bedelini aldığını resmi devir senedi aksini ispatlayıcı delil sunulmadığından istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından yapılan 260-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!