Anahtar kelimeler: Üyeye Ferdileşme Uets Bugüne Borcundan İlinde Aidat Kayseri Yazim Katip

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
: EsasKARAR NO
:HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ... - [ ]DAVALI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ... - [ UETSDAVA
: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili kooperatif Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalı ise müvekkili kooperatif üyesi olup müvekkili kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine girememiş olduğunu 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini; kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığının anlaşıldığı ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedelleri talep ve dava edildiğini, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını ve bu davaların konusu, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, Zorunlu arabulucuk hususunda;Kooperatifler kanunu md 99 kapsamında işbu davanın ticari dava sayıldığını, TTK 5/A maddesinde ise ticari davaların, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulacağı hükme bağlandığını, 10.05.2023 tarihinde yapılan ... arabuluculuk dosya numarası kapsamında davalı ile görüşüldüğü ve anlaşmaya varılamadığını, taraflarınca açılan dava her ne kadar taşınmazın aynına ilişkin olmasa da nihayetinde davacı müvekkili konut yapı kooperatifi olduğundan, davalının kooperatiften ferdileşme yoluyla konut edindiğinden ve işbu dava konusunu davalı üyenin aidat borcu teşkil ettiğinden davalının kooperatiften temin ettiği taşınmazın tapu kaydına "davalıdır." şeklinde şerh düşülmesini talep ettiklerini bununla birlikte davalı ile aynı nitelikteki bir çok kooperatif borçlusu, taşınmazları başkaca kişilere satıp devretme yoluna gittiğini, bu şekilde davalının da mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde taraflarınca açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan Kayseri ili Melikgazi ilçesi Yıldırım Beyazıt mahallesi 6074 Ada 5 Parsel A Blok Bağımsız Bölüm ...'da kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "davalıdır şerhi" konulmasını talep ettiklerini, bu sayede müvekkili kooperatif, üzerine tedbir konulamayan dava konusu taşınmazın devredilmesi ve davalının mal kaçırması ihtimalinde hak kayıpları yaşamayacağını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatife üye olduğu tarihten evini satana kadar bir üye olarak üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin 2003 yılı Ocak ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2023 yılı Haziran ayına kadarki aidat borcu istemesi, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkili üyelikten evini alıp 3. Şahsa devrettiği tarihe kadar olan aidatlarını ödediğini; müvekkilinin davacı kooperatife hiç bir borcunun olmadığını, yine davacı taraf diğer kooperatif üyelerine de aynı şekilde beyanda bulunulup daha sonradan bu şekilde dava açıldığını, açılan işbu davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin davacı kooperatife herhangi bir borcu olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, kooperatif aidat borcunun ve ara ödeme (ek ödeme) borcunun tahsili istemi ile davacı kooperatifin davalı kooperatif üyesi aleyhine açmış olduğu alacak davası olduğunun tespitine ilişkindir.Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasının 9 nolu ara kararında; Davacı kooperatife ait ticari defter ve belgeler üzerinde resen seçilecek bir kooperatif muhasebesi konusunda uzman mali bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen kooperatif defter ve belgelerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı; sahibi lehine delil teşkil edip etmediği; dava ve takip konusu kooperatif aidat alacağının muaccel olup olmadığı; alacağın davacı kooperatif defterlerinde kayıtlı olup olmadığı gibi hususlarda; ayrıca 6100 Sayılı HMK m.273/1 hükmü uyarınca taraf vekillerinin 2 HAFTALIK süre içerisinde dosyaya sunacakları bilirkişi incelemesinin kapsamı, sınırları ile bilirkişi heyetinin yanıtlaması gereken soruların açık liste halinde özeti çerçevesinde inceleme yapılarak tarafların talep ettikleri hususlara ilişkin soruların yanıtlanması ve bu çerçevede davacının davalıdan dava tarihi itibariyle alacaklı bulunup bulunmadığı hususlarında, ayrıca söz konusu kooperatif aidat alacaklarının muacceliyet tarihlerinin, zamanaşımını kesen sebepler varsa buna dair zamanaşımını kesen tarih ve bundan sonra işlemiş olan tarih belirlenmesi, ayrıca davacı kooperatifin 1163 sayılı koop. Kanuna eklenen geçici 11. Madde kapsamında bulunup bulunmadağı, söz konusu geçici maddenin somut norm olarak taraflar arasındaki uyuşmazlığa uygulanabilir bir mahiyette olup olmadığı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; davalının 28.02.2011 tarihli maliyet raporunda belirtilen tutarı ödediği ve bu maliyetten borcu kalmadığı, bu tarihten sonraki tutarları davalının ödemesi gerektiği yönünde mahkemede kanaat oluşması durumunda; bahse konu 28.02.2011-30.06.2023 dönemi aidatlar toplamı 207.800 TL olarak hesaplanmış olup, davalının bu aidatlara yönelik bir ödemesi gözükmediğini, davalının daha önceki maliyet çalışmasında yaptığı 17.231,50 TL fazla ödeme tutarı mahsup edilirse (207.800 TL – 17.231,50 TL =) 190.568,50 TL bakiye hesaplandığını, davalının maliyet raporunun hazırlandığı 28.02.2011 tarihinden önceki ve sonraki tüm aidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda (davacı talebi) davacının aidat alacağı 243.010 TL – 125.723,50 TL = 117.286,15 TL bakiye olarak hesaplandığını, davacı taraf davalıdan ara ödeme tutarları için şimdilik 100 TL talep ettiğini, kooperatif genel kurul kararlarına göre ödenmesi gereken ara ödeme toplamı dava tarihi itibariyle 121.000 TL (Ek Tablo-3) olarak hesaplanmış olup davalının bu borç yönünden bir ödemesi gözükmediğini, davacının ticari defterlerindeki kayıtların ayrıntısı niteliğindeki muavin defter kayıtları incelendiğinde, davalıya 394.220,00-TL borç tahakkuku yapıldığını, davalı ödemesi ise 125.723,50-TL olarak kayıtlıdır. Bu durumda davacının rapor ekindeki muavin defterlerinde kayıtlı davalıdan olan alacak tutarı (394.220,00TL – 125.723,50 TL=) 268.496,50 TL hesaplandığı bildirilmiştir.Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; Dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile davacı vekilinin sunduğu █████/2024 tarihli dilekçesinde belirtilen BAM 6. HD ... Esas .... Karar sayılı kararında belirtilen sebep ve gerekçeler doğrultusunda davacının ara ödeme (ek ödeme) alacağına ilişkin yeniden hesap yapılması suretiyle ek rapor aldırılmasına karar verildiği; bilirkişi tarafından sunulan ek raporda özetle; Davacı kooperatifin ara ödemeye yönelik kararları incelendiğinde 08.04.2012 ve 01.06.2014 tarihli genel kurul kararlarında imalatın devamına ilişkin açıklama bulunduğunu, diğer ara ödeme kararlarında herhangi bir içerik belirlenmediğinin tespit edildiğini; davacı kooperatif genel kurullarında alınan ara ödeme kararlarının -takdiri mahkemeye ait olmak üzere- bilanço açığını kapatmaya yönelik bir ek yükümlülük olmadığı değerlendirildiğini; kooperatif genel kurul kararlarının iptali veya yoklukla malul olduğuna yönelik açılan davalar incelendiğinde kök raporda ve ek raporda belirtilen ara ödeme kararlarını kapsamadığının anlaşıldığını; BAM kararında davacının eşitlik ilkesi doğrultusunda tüm üyelerden ara ödeme talep edip etmediğinin tespiti talep edildiğini, davacı vekili yerinde inceleme yapıldığı sırada taraflarına 60 adet ara ödeme talepli dava dosyasının bulunduğunu taraflarına ifade ettiklerini, bahse konu hususun UYAP üzerinden mahkemece tespit edilebileceği düşünüldüğü bildirilmiştir.Davacı vekili tarafından █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş, ıslah edilen miktar üzerinden harç tamamlanmış, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir.Davaya konu edilen aidat alacağı davacı kooperatifin 2003 ila 2022 hesap yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarında alınan aidat istemlerine ilişkin genel kurul kararlarına dayalı olup, esasen alınan kararlar ve kararların geçerliliği tartışma konusu olmayıp bahse konu aidat alacağının belirlendiği, genel kurul toplantılarında alınan kararların geçersizliği yahut iptali yönünde açılmış bir dava da bulunmadığı anlaşılmıştır.Davalı taraf her ne kadar zamanaşımı def'i ileri sürmüş ise de, kooperatif ile üye arasındaki üyelik ilişkisi devam ettiği sürece üyelik aidat alacağına ilişkin taleplerde zamanaşımı işlemeyeceği, ancak genel gider alacağının TBK m.147/4 hükmü uyarınca beş yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğu (Benzer Yargıtay (Kapatılan) 23. HD'nin 11.11.2019 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar; aynı dairenin 21.12.2020 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararları); dosyada mevcut genel kurul kararlarında genel giderler için ayrı, inşaat finansmanı için ayrı kararlar alınmadığı, tüm giderleri kapsayacak şekilde aidat kararı alındığı ve zamanaşımının söz konusu olmadığı anlaşılmakla davalının ileri sürdüğü zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir.Taraflarının benzer hukukî statüde olduğu bir davada Yargıtay, önüne gelen dosyada yapmış olduğu temyiz incelemesi sonucu; "Dava kooperatif genel kurulu kararı uyarınca oluşturulan komisyon tarafından yapılan kesin maliyet hesabı doğrultusunda davalıdan talep edilen alacağa ilişkindir. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler. Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre “kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir. Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu’na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir. Somut olayda; Kooperatif Ana Sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur’a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre % 10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanununda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. Bu gerekçeler doğrultusunda kanuna aykırı olarak düzenlenen ana sözleşme uyarınca belirlenen bedelin davalıdan talep edilebilmesini kabul etmek mümkün değildir. Ancak kooperatif, inşaatlarının bitmesini müteakip yapılacak kesin hesap sonucunda belirlenen bedeli bağımsız bölüm teslim alan ortaktan kooperatiften istifa edip etmediğine bakılmaksızın talepte bulunulabilecektir. Bu durumda mahkemece eldeki davanın erken dava olduğu gerekçesiyle reddi ile masraf ve vekalet ücretinin bu doğrultuda sonuçlandırılması gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiştir." şeklinde karar vermiştir (Yargıtay 6. HD'nin 20.01.2022 tarih, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı). Esasen davacı da bu kararı emsal göstererek davalı kooperatif üyesine karşı eldeki davayı açmıştır.1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlen ve anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla yapımı devam eden inşaatların finansmanı için gerekli bulunan kesin maliyet bedelinin hesaplanarak, taşınmazını devralan yahut henüz devralmayı bekleyen kooperatif üyelerinden tahsili istemi yerinde olduğu gibi, kesin maliyetin veya buna benzer inşaat finansmanı için zorunlu giderlerin aidat alacaklarına eşitlik ilkesi de gözetilerek yansıtılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Yukarıda alıntılanan emsal Yargıtay kararında da belirtildiği gibi; taşınmazın, davalı kooperatif üyesine devredilmesi, genel giderlere ve inşaat finansmanı için zorunlu bulunan giderlere katılım borcunu ortadan kaldırmamaktadır.Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden (ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden) itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür.Kayseri 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ...Karar sayılı ilamının kesin hüküm teşkil edip etmediği tetkik edilmiş, davanın erken dava niteliğinde olduğu ve usulden reddedildiği, Yargıtay 6.H.D. █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu ve anılan yerel mahkeme kararının kesin hüküm teşkil etmediği kabul edilmiştir.Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı kesin maliyet bedelinin de içerisinde yer aldığı kooperatif aidat ve ara ödeme alacağını talep edebileceği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının talep edebileceği aidat alacağının 117.286,15-TL olduğu, ara ödeme alacağının 121.000,00-TL olduğu, kooperatif aidat alacağı ve ara ödeme alacağının en geç dava tarihinde (ıslah ile artırılan tutar yönünden ıslah tarihinde) muaccel olacağı gözönüne alındığında, davalının bu borcuna genel kurulda kararlaştırılan gecikme faizi uygulanacağı ve fakat davacının ıslah ile arttırılan tutar ile dava dilekçesinde talep ettiği tutar üzerinden ve ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği göz önüne alınarak ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 268.496,00-TL'nin davanın ıslah tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davanın KABULÜ ile toplam 268.496,00-TL aidat ve ara ödeme (ek ödeme) alacağının ıslah tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Alınması gereken 18.340,96-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL harcın ve 3.330,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 14.861,06-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 385,40-TL, ıslah harcı 3.330,00-TL, posta ve tebligat masrafı 385,50-TL, bilirkişi ücreti 2.500,00-TL olmak üzere toplam 6.600,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair, davacı vekiline e duruşma ile ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2025Katip ...¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır