Anahtar kelimeler: Devralarak Ünvanını Yazildiği Hisselerini Yöneticilerinin Ankara İlamda Ltd Milleti Karara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ████████ Esas █████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; tarafların birlikte ... Ltd. Şirketinin tüm hisselerini devralarak şirketin ticaret ünvanını " ... " olarak değiştirdiklerini, tarafların ayrı ayrı %50 hissedar ve aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, şirketi devraldıktan 1 ay sonra Şirkete ait ... şubesini açtıklarını, davalı şirket müdürünün anılan şirketin ...Şubesi ve ... Şubesi nezdindeki hesaplarını tek başına yönettiğini, söz konusu hesaplardan davalı ortak adına bir çok kez para transferi ve para çekme işlemi yapıldığını, ayrıca davalının, şirket hesaplarından kendi kredi kartı harcamalarını ve şirket harcamaları ile ilgisi olmayan harcamalar gerçekleştirerek şirketi zararlandırıcı nitelikte iş ve işlemlerde bulunduğunu, davalı şirket müdürünün eyleminin şirketi doğrudan, kendisini ise dolaylı olarak zarara uğrattığını, davalının eylemleri ile ilgili olarak yaptıkları suç duyurusu üzerine Ankara CBS'nin ███████████ soruşturma sayılı dosyası bulunduğunu beyanla; belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000-TL'nin işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile ...Şirketine verilmesine ilişkin karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı; şirket hesaplarından şahsi hesaplarına para aktarmadığını, banka kayıtlarından bunun görüleceğini, dilekçesinde numaralarını belirttiği 2 adet kredi kartının ticari kredi kartı olup söz konusu kartlardan yapılan harcamaların şirket harcamaları olduğunu, yine bu harcamalara ait hesap ekstreleri incelendiğinde şirketin iş ve işlemleri için zorunlu harcamalar olduğunun görüleceğini, davacının iddiasının aksine şirkete 163.120-TL ödünç para verdiğini, bu nedenle şirketten, dava tarihi itibariyle 162.780-TL alacaklı olduğunu, şirketin yapılandırma talep edilen borçları ve yapılandırma dışında kalan SGK ve vergi borçları olduğunu, şirkete karşı davacının yükümlülüklerini yerine getirmeyerek işleyişine katkı sağlamadığını beyanla haksız davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı şirket ortağı tarafından, davalı aleyhine müdürlük görevini kötüye kullanmak suretiyle şirkete zarara uğrattığı iddiasıyla oluştuğu ileri sürülen şirket zararının tazmini talep edilmiş ise de; bilirkişi raporuna göre, davalı şirket müdürünün kendi kredi kartı harcamalarını ve şahsi giderlerini tarafların ortağı olduğu şirketin banka hesaplarından finansa ettiği iddiasının kanıtlanamadığı, yine davalı şirket müdürüne şirket hesabından aktarılan ve şirketin 431-Ortaklara borçlar hesabında muhasebeleştirilen ödemenin davalı tarafından raporda belirtilen tarihlerde şirkete hesaben ve tamamen iade edilerek davalının şirkete olan borcunu tamamen ödediğinin sabit olduğu, bu durumda şirket müdürünün görevinin gereklerine ve şirketin menfaatlerine aykırı nitelikli haksız eylemi ile şirketi zararlandırdığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle; "davanın reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, şirket kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığını, fatura ve harcamalara ilişkin kayıtların ticari defterlere işlenmediğini, bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılmayarak PDF olarak sunulan belgelerin incelenmesi ile yetinildiğini, buna dayalı raporun yetersiz olduğunu, yeni rapor alınması gerektiğini, davalının, şirketi şahsi amaçları için kullandığını, banka hesaplarını takip etmesinin engellendiğini, davalının şirket hesabına olan borçlarını derhal değil sonradan ödediğini, bu nedenle faiziyle ödemesi gerektiğini, davalının eylemlerinin cezai sorumluluk içerip güveni kötüye kullanmak suçundan Ankara CBS de ███████████ sayılı soruşturma dosyası bulunduğunu ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; yöneticinin sorumluluğuna dayalı TTK'nın 555. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Hemen belirtmek gerekirse TTK'nın 553. maddesi kapsamına göre, şirket yöneticisinin, TTK ve şirket esas sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusuruyla yerine getirmemesi halinde kusurları nedeniyle oluşan zararlardan kişisel bakımdan sorumlu olacaklardır. Bu konuda davalı şirket müdürünün kusurlu olduğunun iddia eden davacı ortağın, davalı yanın kusurunu ve zararın tutarını da kanıtlaması gerekmektedir.
Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa aittir. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Şirket yöneticisi hakkında ortakların ve şirket alacaklılarının tazminat davası açma hakkını düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 555. maddesi gereğince; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibinin isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecektir.
Davacı; dava dışı şirket ortağı ve müdürü davalı ...’ın şirkete karşı görevlerini
yerine getirirken gerekli özeni göstermediğini, dürüstlük kurallarını ihlal ederek şirketi ve dolaylı
olarak da kendisini zarar uğrattığını, şirkete ait banka hesaplarından davalı adın para
transferleri yapıldığını, yine bu hesaplardan şirket harcamaları ile ilgisiz para çekme işlemleri,
davalıya ait kredi kartı ödemeleri yapıldığını, davalının görev ve yükümlülüklerini dürüstlük kuralları
çerçevesinde yerine getirmemesi ve kusurlu davranışları sebebiyle şirket karının azaldığını belirterek dava dışı
şirketin uğradığı zararların karşılığı olarak şimdilik
1.000-TL'nin ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, Davalı; iddiaların doğru olmadığın savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece; yazılı olduğu üzere şirket müdürünün görevinin gereklerine ve şirketin menfaatlerine aykırı eylemleriyle şirketi zararlandırdığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine yönelik karar verilmiştir.
Somut dosya kapsamında davacı talebinin, “davalının, idare ve temsil yetkisini, gerekli özeni göstermeksizin ve dürüstlük kurallarına aykırı şirketin menfaatleri çerçevesinde kullanmaması nedeniyle şirketi zarara uğrattığı, şirketin uğradığı zararın dava dışı ... ... Ltd. Şti’ye, TTK'nın 555. Maddesi uyarınca ödenmesi” şeklinde olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında mevcut █████/2016 tarihli, 9049 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarında; Ankara 18.
Noterliği █████/2016 tarih ve ... yevmiye no’lu kararı ile dava dışı ...
Ltd. Şti.’nin tüm hisselerinin %50-%50 oranında taraflara devredildiği, şirket unvanının ...
Şti. olarak değiştirildiği, davacı ...’ün Müdürler Kurulu Başkanı, davalı ...’ın
Müdür olarak atandığı ve her iki tarafın da şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu,
yine █████/2016 tarihli, 9067 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarının incelenmesinde; Ankara 18.
Noterliği █████/2016 tarih ve ... yevmiye no’lu kararı ile dava dışı ... Ltd. Şti.
... Şubesi’nin █████/2016 tarihinde tescil edildiği, davacı ... ile davalı ...
’ın Şube Müdürü olarak atandığı ve her iki tarafın da şubeyi münferiden temsil ve ilzama yetkili
olduğu görülmüş olup bu hususta taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
O halde davacının, dava konusu şubenin tescil tarihinden(█████/2016), dava tarihine( █████/2020) kadar geçen sürede, istediği zaman banka hesaplarına ve şirket muhasebe kayıtlarına ulaşarak bizzat kontrol etmesi mümkün olduğu gibi davacının, TTK hükümleri çerçevesinde özel denetim isteme hakkına da sahip bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davacının, şirket ve banka kayıtlarına ulaşamadığı, bilgi verilmediği yönündeki iddiaları yerinde görülmemiştir.
Dava dışı, tarafların ortağı oldukları şirketin sunulan ticari defter ve belgeleri üzerinde mahkemece, tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek bilirkişi ön raporu ile asıl raporun alındığı, eksik belgelerin █████/2022 tarihli raporda belirtilmesi ile ikmali sonrası düzenlenen █████/2022 tarihli raporda bilirkişi kurulunun;" Dava dışı şirketin 2018 ve 2019 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının
süresinde yapıldığı, ticari defterlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64.maddesi ve Hukuk
Muhakemeleri Kanunu’nun 222.maddelerinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu,
Davacı ... tarafından davaya konu edilen ... Şubesi ...
numaralı hesabından davalı ... tarafından ve ... adına yapılan 200.106,33-TL
işlemlerden, 125.600-TL’lik kısmının dava dışı şirketin kasa hesabına alındığı, geri kalan 74.506,33-
TL’nin ise dava dışı şirket kredi kartlarından, şirket ortağı davalı ... adına düzenlenen ...
Bankası ve ... A.Ş.’ye ait kredi kartı borcu ödemelerinin yapıldığı, dava dışı şirketin ticari defter
kayıtlarına göre davalı ...’ın ise 2019 yılında dava dışı şirkete 77.230-TL ödeme yaptığı, bu
tespitler esas alınmak suretiyle hesaplama yapıldığında davalı ...’ın ortaklar hesabına borç
kaydı yapılan 74.506,33-TL’nin tamamını dava dışı şirkete ödediği, bu şekilde davacı tarafından
davaya konu edilen ve yine davacı tarafından davalı ... hakkında Ankara Cumhuriyet
Başsavcılığı’na █████/2019 tarihinde yapılan suç duyurusu ekinde yer alan ...
Şubesi ... numaralı hesabından davalı ... tarafından ve ... adına
yapılan 200.106,33-TL işlemden dolayı bir zararın oluşmadığı,
Dava dışı şirketin ticari defterlerinde █████/2019 tarihli 431-Ortaklara Borçlar hesabının
196.621,60-TL, █████/2020 tarihli 431-Ortaklara Borçlar hesabının ise 259.470,63-TL alacak
bakiyesinin kayıtlı olduğu, başka bir anlatımla dava dışı şirket ortaklarının dava dışı şirketten
31.12.2020 tarihi itibariyle 259.470,63-TL alacağının kayıtlı olduğu,
Dava dışı ... Şirketinin █████/2020 tarihli kayıtlı değer
bilançosuna göre, şirket varlıklarının, şirket borçlarını %127,50 oranında karşıladığı, şirketin
öz varlığının (+) durumda ve varlık/borç oranı 1’in üstünde çıkan sonucuna göre, dava dışı ...Şirketi varlıklarının şirket borçlarını karşılamaya yettiği, dava dışı şirketin
ticari defter kayıtları ve 31.12.2020 tarihli kayıtlı değer bilançosuna göre davalı ...’ın kusurlu
hareketleri sonucunda dava dışı şirketi zarara uğrattığına ilişkin bir tespitin yapılamadığı, "" Dava dışı şirketin 2018 ve 2019 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının
süresinde yapıldığı, ticari defterlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64.maddesi ve Hukuk
Muhakemeleri Kanunu’nun 222.maddelerinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu,
Davacı ... tarafından davaya konu edilen ... Şubesi ...
numaralı hesabından davalı ... tarafından ve ... adına yapılan 200.106,33-TL
işlemlerden, 125.600-TL’lik kısmının dava dışı şirketin kasa hesabına alındığı, geri kalan 74.506,33-
TL’nin ise dava dışı şirket kredi kartlarından, şirket ortağı davalı ... adına düzenlenen ...
Bankası ve ... A.Ş.’ye ait kredi kartı borcu ödemelerinin yapıldığı, dava dışı şirketin ticari defter
kayıtlarına göre davalı ...’ın ise 2019 yılında dava dışı şirkete 77.230-TL ödeme yaptığı, bu
tespitler esas alınmak suretiyle hesaplama yapıldığında davalı ...’ın ortaklar hesabına borç
kaydı yapılan 74.506,33-TL’nin tamamını dava dışı şirkete ödediği, bu şekilde davacı tarafından
davaya konu edilen ve yine davacı tarafından davalı ... hakkında Ankara Cumhuriyet
Başsavcılığı’na █████/2019 tarihinde yapılan suç duyurusu ekinde yer alan ...
Şubesi... numaralı hesabından davalı ... tarafından ve ... adına
yapılan 200.106,33-TL işlemden dolayı bir zararın oluşmadığı,
Dava dışı şirketin ticari defterlerinde █████/2019 tarihli 431-Ortaklara Borçlar hesabının
196.621,60-TL, █████/2020 tarihli 431-Ortaklara Borçlar hesabının ise 259.470,63-TL alacak
bakiyesinin kayıtlı olduğu, başka bir anlatımla dava dışı şirket ortaklarının dava dışı şirketten
31.12.2020 tarihi itibariyle 259.470,63-TL alacağının kayıtlı olduğu,
Dava dışı ... Şirketinin █████/2020 tarihli kayıtlı değer
bilançosuna göre, şirket varlıklarının, şirket borçlarını %127,50 oranında karşıladığı, şirketin
öz varlığının (+) durumda ve varlık/borç oranı 1’in üstünde çıkan sonucuna göre, dava dışı ...
Şirketi varlıklarının şirket borçlarını karşılamaya yettiği, dava dışı şirketin
ticari defter kayıtları ve 31.12.2020 tarihli kayıtlı değer bilançosuna göre davalı ...’ın kusurlu
hareketleri sonucunda dava dışı şirketi zarara uğrattığına ilişkin bir tespitin yapılamadığı," hususlarında görüş ve kanaat belirtildiği görülmüş, mahkemece, denetime elverişli ve gerekçeli hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporu Dairemizce de denetime ve hükme elverişli bulunmakla davacı tarafın bilirkişi raporuna yönelik itirazları yerinde bulunmamıştır.
Bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen ön raporda; " Tarafların ortağı bulunduğu Dava dışı ... Şirketinin; 1-Dava Dışı Şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ait Yevmiye, Kebir ve Envanter defterleri, 2-Dava Dışı Şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ait 100 Kasa,102 Banka ,108 Diğ.Hazır Değ.(Pos hesapları) 131,231,331 ve 431 Ortaklar Borç Alacak hesapları,300,303 ,400, Banka Kredileri, ile Kredi kartlarının izlendiği 309 ve 409 gibi hesaplara ilişkin Muavin defter dökümleri (Fiziki ve Elektronik ortamında EXCEL Formatında) 3-2018 ve 2019 yıllarına ait Ayrıntılı Mizanları (Fiziki ve Elektronik ortamında EXCEL Formatında) 4-2018 ve 2019 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannameleri, 5-Dava dışı şirketin; ... Şubesi ... no.lu hesap ekstresi, ... Bankasına ait ... numaralı kredi kartı ekstresi ile ... A.Ş ... no.lu kredi kartı hesap ekstresinin dosyaya sunulması halinde rapor düzenlenebileceği," hususları belirtilmiş olup bilirkişi kurulu tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin sunulmasıyla hükme esas alınan raporun usulünce tanzim edildiği anlaşılmakta olup davacı tarafın, bilirkişi raporunun düzenlenmesiyle rapor kapsamına yönelik itirazları yerinde değildir.
Davacı yanın şikayeti üzerine Ankara CBS de ███████████ sayılı soruşturma dosyası kapsamında; şirkete ait defter ve belgeleri şirket yetkilisi müştekiye (Davacı yan) göstermeyerek güveni kötüye kullanmak suçunun işlendiğinden bahisle, yürütülen soruşturma sonunda düzenlenen iddianamenin, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla alınan şirket mali müşaviri beyanları ile dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu kapsamı göz önünde bulundurularak █████/2023 tarihinde Ankara CBS'ye iadesine yönelik karar verildiği, bu karar sonrası Ankara CBS tarafından, mali müşavir İbrahim Güzelgöz hakkında "Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak" suçundan yeniden █████████ sayılı iddianame ile █████/2024 tarihinde kamu davası açıldığı, Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda █████/2025 tarihli, ███████ Esas ████████ Karar sayılı ilamla sanık hakkında beraat kararı verildiği, bu kararın müşteki ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme tarihi itibariyle Ankara BAM 10 Ceza Dairesi tarafından █████████ Esas sırasında yürütülen istinaf incelemesinin henüz sonuçlanmadığı UYAP sistemi ile dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmış, esasen işbu yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemli davada, ceza yargılamasının içerdiği suç konusu ile sanığı yönünden bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı Dairemizce değerlendirilerek bu yöne ilişkin davacı istinaf istemi yerinde bulunmamıştır.
Hal böyle olunca hükme esas alınan ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu kapsamına göre dava dışı ...
Şirketi varlıklarının şirket borçlarını karşılamaya yeterli olduğu, dava dışı şirketin
ticari defter kayıtları ve █████/2020 tarihli kayıtlı değer bilançosuna göre davalı ...’ın kusurlu
hareketleri sonucunda dava dışı şirketi zarara uğrattığına ilişkin bir tespitin yapılamadığı, dava dışı şirketin ticari defter
kayıtlarına göre davalı ...’ın 2019 yılında dava dışı şirkete 77.230-TL ödeme yaptığı ve davalının ortaklar hesabına borç
kaydı yapılan 74.506,33-TL’nin tamamını dava dışı şirkete kısa bir sürede geri ödemiş olduğunun rapor kapsamıyla anlaşıldığı, şirket kayıtlarında bu yönde bir uygulama tespit edilmemekle şirkete yapılacak geri ödemenin faiziyle yapılması gerektiği yönündeki davacı yan itirazının yerinde olmadığı, dava dışı şirket ortaklarının dava dışı şirketten
█████/2020 tarihi itibariyle 259.470,63-TL alacağının kayıtlı olduğu da anlaşılmış olup davalı şirket müdürünün kusurlu olduğunu iddia eden davacı ortağın, davalı yanın kusurunu ve zararın tutarını da kanıtlayamadığının kabulü ile mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine yönelik karar verilmesinde Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!