Anahtar kelimeler: Tcistanbul Sokularak İdava Hepsi Devreye Akışının Ödeyemeyeceği Çıkmış Nihayetinde Satımdan

T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2017KARAR TARİHİ
: █████/2025Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:I.DAVA
: Davacı vekili; davacının, alacağının tahsili amacıyla borçlu şirket olan davalı-------Sayılı dosyasından icra takibi başlatmış olup, bu takip neticesinde borçlu şirket olan ------ diğer davalı şirketlerin tüzel kişiliklerinin olmasına rağmen aslında aynı şirket oldukları aralarındaki ------ ortaya çıkmış olduğunu, borçlu şirketin borçlarını ödeyemeyeceği şirket yetkililerince anlaşılınca diğer şirketler devreye sokularak gayrimenkuller nakit akışının bu şirketler üzerinden yapılmaya başlanmış, bu davalı şirketlerin hepsi borçlu şirket altında faaliyet göstermesine ve yetkilileri dahi ayni olmasına rağmen sadece borçlu şirketin mal varlığı gibi gösterilmiş olup, davalı şirketler ile şahısların mal varlıkları birbirlerine karışmış vaziyette olup, hepsinin organik bağının mevcut olduğunu, İsttanbulyapi.com sitesinden görüleceği üzere borçlu şirketin projeleri olarak gösterilen ------- malı olmasına rağmen borçlu şirketin gibi gösterilmekte, borçlu şirket ile ----Yetkilisi aynı kişi olan ----- olduğu gibi, Şirket Merkezlerinin de aynı adres olduğunu, yapılan ---- tüm malzemeleri ----- üzerinden fatura edilerek alınmış olup, çalışanların dahi borçlu şirket çalışanları olduğunu, hatta bu şirkette borçlu şirket ortağının dahi çalışıyor gösterilmiş, borçlu şirket adına ---- senet düzenleyerek ------teminata dahi verilmiş olduğunu, Borçlu Şirket hesaplarından ------çalışanlarına maaşlarının ödenmekte olduğunu, Yine---- görüleceği üzere Borçlu Şirketin Projeleri olarak gösterilen----Projesi olarak ----- mal varlığı olduğunu, borçlu şirket ile bu şirketin yetkilisi aynı kişi ----olduğunu, hatta borçlu şirketin tamamlanmış projeleri altında yer alan ------ borçlu şirkete ait gayrimenkul olmasına rağmen borçlu şirketin bu gayrimenkulde bulunan dairelerin kiralarının da---- ---- yer alan hesaplarına yattığı gibi buralarda oturan kiracılarla ---- Şirketi üzerinden ----- tarafından yapıldığını, borçlu şirkete ait ---- de bulunan -------- tarafından kullanılmakta olduğunu, Borçlu Şirkete ait araçlarında yine diğer şirketlerde kullanılmak olduklarını, hatta borçlu şirkete ait ----Plaka Sayılı aracında----- Şirketine ait şantiyede kullanılırken yakalandığını ve ------kapsamında Yediemine çekilmiş olduğunu, Borçlu Şirketin hesaplarının bulunduğu banka şubelerinin dahi aynı olduğunu, ----Şirketinin ---bulunan hesabından davalı borçlu ------ bulunan hesabına devre sonu diyerek ödeme yapıldığı ve başkaca para transferleri yapıldığının açık olduğunu, hatta -----Davalı Borçlu Şirket ve ---- kefaletinde krediler dahi çıkarıldığını, ----- yapımındaki tüm malzemelerin ve kullanılan ---- Davalı Borçlu---- tarafından finanse edildiğini, borçlu şirketçe bu ödemeler ile ilgili olarak çek ve nakit ödemeler mevcut bulunduğunu, ----- Nezdinde bulunan hesabından borçlu şirket yetkilisi olan ---- defalarca para yatırılmış olduğunu,-----görüleceği üzere, Borçlu Şirketin Projeleri olarak gösterilen -----başka şirketleri olan---- kardeşinin üzerine geçirdiği diğer davalı ------üzerine geçirilmiş olup, kardeşinin şirketi üzerinden ---olması için ---- yazı dahi yazılmış olduğunu,----- verilen senetlerdeki kişilerin -------- Şirketine ait Gayrimenkulden daire almış olmasına rağmen bu kişilere yapılan senetlerin---- alacağı olarak düzenlenmiş ve------verilerek tahsilatlarının ---- tarafından yapılmış olduklarını, Davalı olan Şirketlerin, birbirleri arasında gerçekte alışveriş olmamasına rağmen birbirleri içerisinde faturalar kesmek için kurulmuş firmalar olduklarını, ----- Alacağı olduğu beyan ettiği yazısının, Asıl Borcun kaynağı ------ alınarak verilen teminatta karşılık olduğunun bankadan sorulduğunda görüleceğini, Şirketlerin ve ------- istendiğinde hesapların iç içe olduğu ve birbirlerine para aktarım ve ödemelerin yapıldığının açıkça görüleceğini, yani borçlu şirket ile davalıların malvarlıklarının birbirlerine karışmış olduğunu, Borçlu Şirket Yetkilisinin müvekkilinden nakit olarak aldığı borcu şirketi adına aldığını, tüzel kişilik arkasına saklanma yoluna gitmiş ve kanuna karşı hileli işler yapmış olduğunu, Tüm Şirketlerin Muhasebesi de aynı muhasebe tarafından tutulmakta olup, ------borçlu şirketin tahsilde bulunan senetlerini dahi haciz yazılarından sonra alarak muhasebe elamanları ve şirket çalışanı olan ---------- üzerinden tahsili yoluna giderek, alacaklıların alacağını alamamaları ve zarara uğramaları için ellerinden geleni yapmakta olduklarını, mal varlıkları biri birine karışan davalı şirketler ve şahısları borçlu şirket ile aynı şirketler olmaları ve şahısların borçlu şirketin hesaplarını kendi hesapları gibi kullanmaları ve tüzel kişilik arkasında hakkın kötüye kullanımıyla birlikte hileli ve kötü niyetli işlemleri nedeniyle ileride telafisi mümkün olmayan zararların oluşmaması için belirtilen Taşınmazlar, taşınırlar ve banka hesapları üzerine tedbir veya teminatsız olarak İhtiyati haciz konulmasına, tüm davalılar üzerindeki -----Sayılı dosya borcundan sorumlu tutulmalarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.ll. CEVAP
: Davalılar vekili; ---------sayılı dosyasıyla icra takibi yaptığını alacağını tahsil edemediğini ve bu nedenle dava dilekçesinde belirttiği diğer tüzel kişileri ve gerçek kişileri borçlu olarak icra dosyasına eklenmesini talep etmekte olduğunu, Söz konusu talebin hiçbir hukuki kalıba girmesi bir yana, hukuk güvenliğini de zedeleyecek bir talep olduğunu, Öncelikle icra dosyası incelendiğinde de görüleceği üzere onlarca gayrimenkul alacaklı tarafından haczedilmiş olup hiçbirinin kıymet takdiri dahi yapılmaksızın bu davanın açılmasının sadece yargının iş yükünü artırmanın ötesinde bir şey olmadığını, Davacı söz konusu tüzel kişilerin ortakları arasında bağ bulunduğunu, diğer davalıların malvarlığını kendi malı gibi gösterdiğini ifade ederek bu davayı açmış olup, tapu kütüğünde, trafik tescil şube Müdürlüklerinde ALENİYET ilkesi mevcut bulunduğundan, davacının bu iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, .Dava açılan tüzel kişiliklerin ticaret sicil kayıtlarında ve yapılan keşif ile de sabit olacağı üzere hiç birinin icra dosyasından borçlu olan tüzel kişilikle iştigal konularının aynı olmadığı ve kimilerinde ortaklarının dahi aynı olmadığının görüleceğini, Sırasıyla açıklandığında;------ iştigal konusu gıda olan ve halen merkezinde baharat imal eden bir tüzel kişilik olup, Söz konusu tüzel kişiliğin davalı borçlu ------- hiç bir bağı olmadığını, Kardeşinin borçlu olduğu bir şirketten dolayı iştigal konusu tamamen farklı olan bir tüzel kişiliği borçlu konumuna getirme gayreti hiç bir şekilde dinlenemeyeceğini ve dava konusu yapılamayacağını, Bu durumda bir borçlu tüzel kişiliğin ortaklarıyla kan bağı olan tüm ticari işletmeleri zan altında ve korkuyla idare etmek olur ki buna hiç bir hukuk sisteminin cevap vermeyeceğini, Davacı alacaklı tarafından bir icra dosyası ile ilgili olarak her hafta adeta taciz amaçlı olarak açılan bu davalara HMK 329 gereği sonuçlarına katlanacağı aşikar olup, Davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu tedbirin ise kökten reddedilmesi gerektiğini, Sadece müvekkili şirketleri taciz amaçlı olarak açılan bu davada tedbir talebinin hiç bir yasal dayanağının bulunmadığını,--------- ve borçlu şirketlerden bağımsız olarak faaliyet gösteren ve iştigal konusu termal turizm amaçlı olarak kurulan ve çok ortaklı bir tüzel kişilik olduğunu, Şirketin tek malvarlığı ----------- tarafından özel bir kanun olan 5084 sayılı yasa kapsamında yatırım yapılarak ekonomiye kazandırılma ve istihdam sağlanması amaçlı tahsis edilen ve hiç bir şekilde devri haczi sınırlı ayni hak tesisi mümkün olmayan ve sadece bu yatırımı gerçekleştirmek üzere kurulan çok ortaklı bir şirket olduğunu, Bu tüzel kişilik --------------- ile olan ilişkisi söz konusu şirketin hazine arsası üzerinde yapılan termal otel projesinin inşaatında, bir çok taşeron gibi yer alması olduğunu, Tek malvarlığı 5084 sayılı yasa kapsamında kendisine tahsis edilen arsa üzerinde bulunan inşaatı olan bu şirketin bağının bir başka tüzel kişinin borcunu üstlenecek şekilde dava yoluyla talebin yine abesle iştigal olduğunu, Davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu tedbirin ise kökten reddedilmesi gerektiğini, Sadece müvekkili şirketleri taciz amaçlı olarak açılan bu davada tedbir talebinin hiç bir yasal dayanağının bulunmadığını,----- bulunan ve--------- kat karşılığı inşaat yapımını üstlenen ve bu inşaata özgülenmiş bir taahhüt şirketi olup yine davalı borçlu ------ilişkisinin taşeron ilişkisi olduğunu, Hal böyle iken bu tüzel kişiliği borç altına sokma gayretiyle açılan bu davanın reddinin gerektiğini, Tüzel kişiliğin kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı malı dışında hiç bir malvarlığı bulunmayıp, Sicil kayıtlarında da görüleceği üzere söz konusu şirket ----- tarihinde unvan değişikliği ve aynı zamanda ana sözleşme tadiliyle bu günkü halini almış olduğunu, Şirketin tek amacı söz konusu kat karşılığı sözleşme babında inşaatı yapmak olup, Bu nedenle ------ taşeron ilişkisi dışında bir bağının mevcut olmadığını, Davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu tedbirin ise kökten reddedilmesi gerektiğini, Sadece müvekkili şirketleri taciz amaçlı olarak açılan bu davada tedbir talebinin hiç bir yasal dayanağının bulunmadığını, Davacı vekili dava dilekçesinde söz konusu şirketler arasında organik bağ olduğundan bahis, yukarıda özetle izah ettiğimiz üzere söz konusu tüzel kişilerin iştigal konuları mal varlıkları değerlendirildiğinde, davalı 3 ayrı tüzel kişiliği bonodan kaynaklı bir borç ile ilgili olarak icra dosyasında borçlu konumuna getirme gayreti beyhude bir yaklaşım olup, ağır bir talep olan perdenin aralanması talepli davaya konu edilmesinin mümkün olmadığını, Kaldı ki icra dosyasında hiç bir gayrimenkul ile ilgili olarak kıymet takdiri dahi yapılmaksızın bu davanın açılması davacının niyetini ortaya koymakta olup, İcra dosyasından müvekkili şirketler dahil ilgisiz ve alakasız olarak yüzlerce kişi ve kurum dahil olmak üzere 89/1 haciz ihbarnamesi gönderen davacı aynı zamanda davalıların tüm eş dost ve akrabaları dahil olmak üzere 1 derece yakınlar dahil taciz amaçlı işlemlerinin şikayet edilmiş olduğunu, Sonuç olarak perdeyi aralamak teorisiyle tüzel kişiliğin ayrılığı ilkesinin kötüye kullanıldığı durumlarda farklı tüzel kişilik savunması kabul edilmeyerek perdenin arkasındaki kişi sorumlu tutulabilmekte iken hakkın nerede kullanıldığı ve TMK madde 2 kapsamında değerlendirilen bu dava çeşidinde dürüstlük kuralına aykırı nerede işlem yapıldığı ve burada şirketlerin Ticaret Kanunun hangi maddelerini ihlal ettiklerinin anlaşılamamış olduğunu, Tüzel kişilik, oluşturulacak kişiliğin kendine özgü amaç birliği içinde ve bağımsız bir varlık olarak ortaya konabilir, Tüzel kişiliğin malları, onu kuran gerçek kişilerden ayrılır, Başka bir anlatımla bu davalar borçlunun alacaklarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarrufların hileli, muvazaalı işlemlerin borçlunun alacaklısına karşı hükümsüz hale gelmesi yaptırımını hedefleyen hakim hukuku biçiminde bir son çare olduğunu, Halbuki olayda hileli herhangi bir tasarruf işlemi de söz konusu olmayıp, Açılan davanın temeli olmayan ve hukuki nedenlerinin ortaya konulamadığı bir dava olduğunu, Hukuki mesnetten yoksun açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.lll.İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkindir.Uyuşmazlık; Davalılar ------arasında organik bağ olup olmadığının tespiti ile davalıların ---- esas sayılı dosyasında borçlu olup olmadığı hususundadır. Davacı yan senetten kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ----hakkında---- esas sayılı dosyasında takip başlatmıştır.Davacı yan, davalılar ----- tüzel kişiliğin kaldırılması kapsamında senetten kaynaklı borçlu olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili ------ tarihli beyan dilekçesi ile, "-----sinden (fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla )----(fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla )----- (fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla )----- (fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla )------ sinden(fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla)------ (fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla)" borçtan sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı yan dosya kapsamında tanıklar dinletmiştir.Tanık ----- Beyanında
: ----- birlikte kurduk, hisselerin %50 oranında ----- yılında kurduk, ben şirketin halen ortağıyım ancak yetkilisi değilim, ----yılına kadar müteselsil yetkilisi idim, inşaat üzerine çalışıyordum, ---- önceki firmasıydı, ---- adlı şirket ise davalı ----- yılında kurduğu şirketidir, ----adlı şirket ise bizim şirketimiz olan------ tarafından şirketin öz sermayesiyle devralınmıştır,---- devretti, --------- başkalarına devretti, ancak bu satışlar karşılığında şirkete herhangi bir para girmedi-------otel işini almak için -----şirketinin içine aldı, ancak tüm ödemelerini -------yetkili temsilcisidir, zaten bu tüm şirket merkezleri aynıdır, merkezleri------- şirket merkezi diğer şirketlerinde şirket merkezidir, tüm muhasebe işlerimizi aynı muhasebeci yapıyor, ------ kurmuştu, ancak bu şirkete ait ödemeler ---- çıkmıştır, bu şirket ------- şirkete aittir, bizim davacı ile bir ticari ilişkimiz yoktur ,ancak elden borç vermiştir, ----senetleri davalı ------ şahsi olarak kullanmışlardır, tahsil edilen senetlerden dolayı mağdur olanlar beni arıyorlardı, ----- diareleri ------- verip bu kira alacaklarını topluyordu, ---ait gayrimenkulleri ---- kiralamıştır,-------- davalıların tüm borçlarına müteselsil kefil olarak kefil oluyordu, kimi zaman avalis olarak kefil oluyordu, bende oluyordum,---- plakalı araç gibi birçok araba------- diğer şirketlerinde işlerine kullanılıyordu, şantiyelerde kullanılıyordu, muhasebeciler, mimarlar, ben de dahil bu aracı kullanıyorduk, bu dört şirkette de ofisi aynı binadadır, 2 katlı yerdir, çalışanları da zaten ortak, ------ ortak kullanılan elemanlardı, elemanlardan çoğu--- elemanı olarak görünüyordu, Tanık ----- Beyanında: ---- ana firma olduğunu, diğer davalı şirketlerin ise onun altında olduğunu biliyorum, ben ---- iş yapmak için paralar verdim, -----da bir bina yaptık, ancak ben bir para alamadım, Tanık ---- Beyanında: Ben davalı------euro borç verdim, borcu verdiğimde bana --------- yapacağını söylemişti, benle muhatap olan ---, yine ---- beni -----şirketin yerine götürdü, şirkette davalı ---- ofisi vardı, ----adlı iş ortağını ---- yanında görmüştüm, ben ---- adlı şirketi ---- şirketi olarak biliyorum, bana bu şirketi---- şirketi olduğunu söyledi, ----- içinde aynı şeyi söyledi, bu şirketlerinde de ortaklığı olduğunu söyledi, bu şirketleri kendi yönettiğini, borcunun namussu olduğunu söyledi, şeklinde beyanlarda bulunmuşlardır.Davalı -------beyan dilekçesi ile; "Davacı tarafından açılan bu dava da davcı tarafın haklı olduğunu beyan etmek isterim ,ancak benim bi dahilim yoktur. Abim olan ------borçlu şirket olan ---- ortağı ve yetkilisidir. ------ beraber şirketin tüm malvarlıklarını diğer şirketler üzerine geçirerek milletten mal kaçırmışlardır. Hatta daha önce abimin adına olan benim adıma verdiği ---- isimli şirketin üzerine borçlu şirketin-----bulunan gayrimenkullerinden bir kaçını devrettiler ve daha sonra bu gayrimenkulleri yine abimin arkadaşı olan ------- üzerine benim adıma olan şirketten devrettiler. Aslinda bu malda borçlu şirket olan ------- yapıya ait bir gayrimenkuldür. Benim adıma yapılan şirket (kağıt üzerinde ) bu maldan 1 kuruş para almadan devri yapılmıştır. Asıl amaç alacaklılardan mal kaçırmaktı. Yine dava dilekçesinde yazılı olan ----şirketi üzerinden yapılan ---- aslında ------ aittir. Ancak bu yapı ----şirketi adına yapılsada tüm ödemeler borçlu şirket adına olan ------- hesaplarından ödenmiştir. Hatta Bu yerde yapılırken borçlu şirket kefil gösterilerek kalkınma bankasından dahi krediler çekilmiştir. Krediler çekilirken ------- yine borçlu şirketin kefilliğini koydular borçlu şirketin mallarını ipotek ettirdiler. Abim -------yapıya ait tüm paraları ve malları kendi hesapları üzerinden ve ------- ----malı gibi gözüken alt şirketler olan diğer şirketler üzerinden kaçırdılar. Abim ----------adına krediler kullanarak borçlandırdıkları gibi diğer şirket olan ------ şirketi adına senet düzenleyerek------ vermişlerdir. Aslinda tüm şirketler ------ şirketinin alt şirketleridir. Yine dava dilekçesinde ismi geçen ---- de aslında ----- bir şirkettir. Bu şirketin yetkiliside yine borçlu şirket ortaklarından --------. Yine----- gayrimenkullerini göstererek hatta ---------borçlandırarak bankalardan kredi dahi çekmişlerdir. Hatta ----üzerinden milletten para kaçırabilmek için----yapıya ait gayrimenkulleri ----- şirketi üzerinden kiraya vermişlerdir. Yine --------- şirketi üzerinden aslında--------- inşaat yapmışlardır ve bu gayrimenkullerin bir çoğunu da------ üzerinden millete sattılar senetleri-------- adın aldılar ancak milletin evlerini de vermediler. Milleti mağdur ettiler. Abim ve ----adına olan tahsildeki ---- duran tüm senetleri dahi ---- anlaşarak davacı olan ------ tarafından haciz gelmesine rağmen hacizden önce elden teslim etmiş gibi göstererek evrak hazırlayarak ------ almadan bu senetleri başkalarının üzerinden tahsil ettiler bir hatta bir kısım borçlu kişilerden alarak senetlerini alıp kendilerine verdiler. Hatta Davacı tarafından------- gayrimenkullerden bir çoğu haciz gitiği gün yine abim tarafından tapu müdürüyle yapılan bir işlemle haciz kağıdını görmemezlikten gelerek gayrimenkulleri aynı gün abimin arkadaşı olan ------- devrettiler ve haciz yazısının sonra geldiğini belirterek bu işi yaptılar. Daha sonrada abim bu gayrimenkuller için ---- devri konusunda anlaşma yaptılar ve bu gayrimenkulleri abim----- söyleyerek -------- devrini yaptılar. Hatta tüm bu devirlerin yapılmasında hacizlerin olmasından ------- haberdar olmasına rağmen abimle böyle bir oyun yaptılar. Milletten bu şekilde mallar kacırarak milletin çok canını yaktılar ----- ait gayrimenkullerde araçlarda --------vermiş olduğu krediler nedeniyle ipotek ve rehinler vardı hatta bu araçlardan bir çocuğu ve yine ----ait gayrimenkullerden bir kaçı bu banka tarafından satıldı. ----- üzerine yapılan ----yakın bir süre önce usulsüz olarak şimdi ------ olduğunu duyduğum abimin araba almasına da aracıklık yapan ---- isimli kişinin yaptığı usulsüz işlemlerle ------- birine bu otel inşaatının satıldığı ve abime 22.000.000.000.00 TL para ödemişler diye herkes tarafından söylenmektedir. Kısacası davacının dava dilekçesindeki her şey doğru hatta daha fazlası var davacı yazamamış. Tüm mallar ve paralar-------- şirketine aittir. Ama isimi farklı şirketler üzerinden mallar paralar her şey alacaklılardan kaçırmak için bu tür işlemler yaptılar ve beni de maşa olarak kullandılar. Benim hiçbir bu olaylarda kastım yoktur. Bu nedenle tarafıma karşı açılan şahsıma karşı açılan davayı kabul etmediğimi benim hiçbir şeyde kattım olmadığını abim tarafından maşa olarak kullanılmaktan başka hiçbirşey yapmadım." şeklinde beyanlarda bulunmuştur. Mali müşavir bilirkişiden dosya kapsamında rapor aldırılmıştır. Bilirkişice ----- Verilerinden hareketle, Davalı Şirketlerin bir şekilde ya ortaklık yapıları ya yönetim ve yetkilileri, özellikle davalılardan -------şirket adreslerinin ------ birbirleriyle ilişkili ve organik bağ içinde bulundukları ayrıntılı olarak tespit edildiği bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamında; Dinlenen tanık beyanları, Davalı -----içeren beyanları, aldırılan bilirkişi raporu ile, davalılar ---- arasında organik bağ bulunduğu, borçlu şirketin mal varlığının yok edilerek borçlarını ödeyemez hale kötü niyetli olarak getirmeye çalışıldığı, davalıların ticari defterlerini süresinde dahi ibraz etmediği de nazara alındığında, davalı tüzel kişiliği perdenin kaldırılmasına, talep oranında dava konusu senetten taleple bağlı olarak davalıların sorumlu olduklarına karar verilmiştir.IV.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KABULÜ İLE,1- ------- esas sayılı dosyasında takibe konulan ----- tarihli senetten kaynaklı borcun -------- ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduklarının tespitine,2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 683,10 TL karar ve ilam harcından 170,78 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 512,32 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen (Davalı------ Davalı -------- sorumlu olmak üzere) tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (Davalı ------Davalı ------- sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan 202,18 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (Davalı ------, Davalı --------- sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yatırılan 4.276,20 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (Davalı -----, Davalı ------- sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davalıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ---- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025