Anahtar kelimeler: Gitmiş Kurumsal Faturada Çıkışı Unvan Ağustos Temmuz Ferileri Toplamda Unvanını

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ... A.Ş. ile davalı ... Şirketi arasında ... nolu Kurumsal abonelik sözleşmesi akdedildiğini, firmanın eski adı ve sözleşme akdedilirkenki unvanı ''...Tic. A.Ş.'' iken firma unvan değişikliğine gitmiş olup ... Şirketi olarak unvanını değiştirdiğini, davalı borçlu adına düzenlenen Temmuz 2022 tarihli faturada 1.020,60- TL, Ağustos 2022 tarihli faturada 10.730,20- TL ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine ferileri ile birlikte takip çıkışı toplamda 17.492,21- TL olan borca ilişkin Merkezi Takip sistemi üzerinden yasal takip yoluna başvurulduğunu, ... tarafından başlatılan yasal takibi muhtevasında barındıran ...MTS numaralı Merkezi Takip Sisteminden açılan takibe borçlunun 20.09.2023 tarihinde itirazda bulunduğunu, borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu, ilamsız icra takibine itiraz eden takip borçlusunun yapmış olduğu itirazın takibi durdurması üzerine haksız itiraza karşı vekil eden ... A.Ş. adına açılacak olan itirazın iptali davasından önce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/a maddesi gereğince söz konusu uyuşmazlık konusunun kurumsal tip abonelik sözleşmesinden doğan alacak olması sebebi ile dava şartı yerine getirilerek arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davalı vekili ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında olumlu bir anlaşmaya varılamadığını, açıklanan nedenlerle takibe devam olunabilmesi için huzurdaki davanın ikame edilmesi zorunluluğu doğduğunu, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle haklı davanın kabulü ile borçlunun ... MTS dosyasına vakii itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesi, borca itiraz eden davalı aleyhine İİK madde 67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava yargılama giderleri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil davalının İş yeri ikamet adresi; ... olduğunu, dava, yetkili ve görevli Mersin Mahkemelerinde açılması gerekirken, İstanbul Mahkemelerinde açılmış olması nedeniyle yetki itirazında bulunduğunu, müvekkilinin tüketici olması, davacı tarafından sözleşmeler imzalanırken küçük puntolar halinde yazılan ve imzalanmaması durumunda hizmet verilmeyeceği söylenerek dayatılan sözleşmede yetkili yerin İstanbul olduğuna ilişkin sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacı tarafın ayrıca tüm Türkiye'de şubeleri olması, sözleşmenin Mersin'de yapılmış olması karşısında, İstanbul'da açılan bu davanın yetkisizlik nedeniyle reddini talep ettiklerini, esasa ilişkin; müvekkil şirketin açık adresi; Ticaret sicil gazetesinde de yazıldığı üzere "..." olduğunu, ancak davacı tarafın, şirketin adresini sistemlerine "... " olarak yanlış kaydettiğini, bu yanlışlıktan dolayı da müvekkil şirketin davacı şirketten arızalı ... için hizmet alamadığını, bu durumun, BTK şikayet no ( ..., ..., ..., ... ) davacı tarafa bildirildiğini, ancak; davacı, kendi kusurlarından dolayı verilmesi gereken hizmetin kullanılmasının sağlanması için gerekli işlemlerin yapılması yerine, hakkı olmayan aylık faturaları tahsil ettiğini, yine kullanılmayan hizmetin iptal edilmesi dilekçemize istinaden de ayrıca cayma bedeli talep ettiklerini, haksız tahsil edilen fatura bedellerinin iadesine ilişkin talep hakkının saklı olduğunu, hatalı kayıttan müvekkil şirketin sorumlu olmadığını, hatalı adres nedeniyle arızalı redboxlar için servis hizmeti alınamadığını, durumu mail ile BTK yoluyla ve Vodafone çağrı merkezi üzerinden defalarca bildirilmesine rağmen, Adres bilgilerinin güncellenemeyeceğini ve farklı adres göründüğü için servis yönlendirilemeyeceğini söylendiğini, kendi hatalarından kaynaklanan bu durum için üstüne paralar tahsil edildiğini, bir kısım fatura ve cayma bedeli talep edildiğini, şirket adresinin, ... sistemlerine personelleri tarafından hatalı kayıt edilmiş olmasının ve bu nedenle arıza yaşayıp modemlerin kullanılamamasına davacı ... teknik destek de sunmadığını, konuyu hem mail ile hem de BTK üzerinden hem de Vodafone çağrı merkezinden defalarca dile getirip şikayet oluşturulmasına rağmen, arızayı gidermek için servis gönderilmediğini, bu nedenle müvekkile sadece teslim edilen modemler aylar boyunca kullanılamadığını, ama hizmet verilmemiş olsa da faturalar tahsil edildiğini, statik ip talep edildiğinde yapılamayacağı söylendiğini, BTK üzerinden şikayet oluşturulduğunda yapılabileceği yazıldığını, çağrı merkezinin aranması söylendiğinde, defalarca aranmasına rağmen tanımlama yapılmadığını, sabit ip tanımlanmaması ve wifi modemlerin çalışmaması nedeniyle aboneliğin sabit internete çevrilmesi istendiği ve bu talebinde kabul edilmediğini, tüketici kanununa göre müvekkilin sabit ip talep etme, wifi modemi sabite çevirme gibi haklar, gözardı edildiğini, operatör bu işlemleri yapamadığı durumda cayma bedeli olmadan abonelikleri kapatması gerekeceğini, tüm haksız işlemlere ve müvekkile davacı tarafından hizmet verilmemesinde tüm kusurun davacı tarafta olmasına rağmen; haksız talep edilen faturalardan başkaca ayrıca yine fatura ve cayma bedeli tahsil edilerek icra takibi ve dava açılması kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirket, bir teknoloji ve yazılım firması olduğunu, tüm işleri, yüksek hızda ve kesintisiz İnternet ile yapıldığını, davacının bu hatasından, hatasını düzeltmemesinden kaynaklı müvekkil şirket zarar ettiğini ve iş kaybına uğradığını, davacı, sözleşme gereği vermekle yükümlü olduğu hizmeti vermediğini, müvekkilin bu nedenle sözleşmeden cayma hakkı da verdiği paraları geri talep etme hakkı da olduğunu, açıklanan nedenler ve resen incelenecek durumlar karşısında, davanın öncelikle yetkili Mersin Mahkemelerinde açılmamış olması nedeniyle yetkisizlik nedeniyle reddine, esasa girilmesi halinde, müvekkil şirkete sağlanması taahhüt edilen hizmetin hiç veya sözleşmedeki şartlara göre davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle ücret ve cayma bedeli talep edemeyeceğinden, haksız açılan davanın reddine, davacının %40 kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava 2004 sayılı İİK 67/1 maddesi gereği açılmış itirazın iptali davasıdır. İİK 67/1 maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".Dava, fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.Huzurdaki davada davacı taraf davalı ile arasında kurumsal abonelik sözleşmesi olduğunu davalının adına düzenlenen temmuz 2022 ağustos 2022 tarihli faturaları ödememesi sebebi ile icra takibi başlatıldığını davalı tarafın bu takibe itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalini talep etmiştir.... MTS İcra Müd. ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... AŞ. Borçlunun dosyamız davalısı .... AŞ. (yeni ünvanı ...Tic. AŞ. olduğu alacak kaleminin muhtelif faturadan kaynaklı 11.750,80 TL asıl alacak,13,20 TL masraf, 5.728,21 TL işlemiş faiz olmak üzere 17.492,21 TL olduğu anlaşılmıştır.Yapılan icra takibine davalı tarafın █████/2023 tarihli dilekçesi ile Dosya alacağının tamamınâ, faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine, ve her türlü fer'ilerine itiraz etmekteyiz. Dosya alacaklısına herhangi bir borcumuz bulunmamaktadır. Şeklinde itiraz etmiş olduğu anlaşılmıştır.Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Davalı taraf dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş ve yetkili mahkemenin Mersin mahkemeleri olduğunu belirtmiştir. Davalı vekilinin yetki itirazı BK 89/1-1bendi gereğince Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden reddedilmiştir.Davalı taraf ayrıca davacıdan arızalı redboxlar için hizmet alamadığını, statik IP taleplerinin ve sabit IP tanımlamamasına ilişkin taleplerinin kabul edilmediğini belirterek davacının hizmet sunmadığı iddiasında bulunmuştur.Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş olup ispat külfeti davacı taraftadır. Davacı taraf davalıya hizmet sunduğunu ve davalıdan alacağının bulunduğunu ispatlamak durumundadır.HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.Dosya davacının davalıdan alacağının olup olmadığı noktasında bilirkişiye gönderilmiş bilirkişinin davacı defterleri incelenerek dosyaya sunduğu █████/2024 tarihli raporda Davacı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, ticari defterlerin e-defter olduğu, TTK 64/3 maddesi gereği kanuni süreleri içinde açılış ve kapanış onaylarına ait Nisan ve Mart ayları elektronik defter beratlarının oluşturulup imzalanarak Gelir İdaresi Bilgi İşlem sistemine yüklendikleri, envanter defterine ait noter açılış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu, sahipleri lehine delil teşkil edebileceği, takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, Davacı ticari defterlerinde takibe konu 2 adet faturanın kayıtlı olduğu, davalı ödemesine rastlanmadığı, Davacının takipte faturalar toplamı 1 1.750,80 TL talep ettiği, yıllık işlemiş 9048 faiz oranı ile 5.728,21 TL işlemiş faiz hesapladığı, 13,20 TL masraf talep ettiği, Davalının davacıya 11.750,80 TL asıl alacak borcu olduğu, asıl alacağa takip tarihi itibariyle işlemiş faizin 5.728,21 TL olduğu, takipte talep edilen 13.20 TL'nin sayın Mahkemenin takdirinde olduğu yönünde rapor ibraz etmiştir.BTK'dan davalının şikayet başvurularına ilişkin evraklar celp edilmiş ve rapor sunan SMMM bilirkişiye telekominikasyon uzmanı bilirkişi eklenerek davacının davalıdan alacağının olup olmadığı alacağı var ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmiş, bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu █████/2025 tarihli raporda (1) İlgili Abonelik Sözleşmesi ve Faturaların incelenmesi doğrultusunda, dava konusu Faturalara ait hizmetin; Davalıya ait ..., ..., ..., ..., ... numaralı GSM Hat aboneliğinden kaynaklandığı,(2) Konu hatlara ilişkin olarak ... tanımlanması talebi başvurusu ve Redbox hatlar/ürünlere ilişkin olarak açılmış bir arıza kaydının dosyadan tespit edilemediği,(3) Dava Konusu takip talebinde verilen asıl alacak kalemine konu 2 faturada ücretlendirilen ürün ve hizmet kalemlerine konu 5 adet RedBox hattın aktif ve kullanımda olduğu, dava konusu fatura dönemlerinde CDR kayıtlarından Data/İnternet servisinin alınmış olduğunun tespit edildiği,(4) Davalıların beyanlarından mevcut abonelik kapsamında kampanya taahhüdünün bulunduğunun değerlendirildiği, dosyada Sözleşmenin Feshi ve konu Kampanya ve Taahhütname bilgileri bulunmadığı için Ağustos-2022 faturasında verilen “Tahsilatına Aracılık Edilen Hizmetler ve İndirimlerin iptali” kalemlerine ait bedellerin değerlendirilemediği,(5) Kök raporumuzun sonuç bölümündeki hali ile, Davacı ticari defterlerinde takibe konu 2 adet faturanın kayıtlı olduğu, davalı ödemesine rastlanmadığı,(6) Kök raporumuzun sonuç bölümündeki hali ile, Davacının takipte faturalar toplamı 11.750,80 TL talep ettiği, yıllık işlemiş %48 faiz oranı ile 5.728,21 TL işlemiş faiz hesapladığı, 13,20 TL masraf talep ettiği,(7) Kök raporumuzda sonuç bölümündeki hali ile, Davacı ticari defterlerinde davalının davacıya 11.750,80 TL asıl alacak borcu olduğu, asıl alacağa takip tarihi itibariyle işlemiş faizin 5.728,21 TL olduğu, takipte talep edilen 13.20 TL'nin savın Mahkemenin takdirinde olduğu,(8) Sayın Mahkemenin faiz hesabına hükmetmesi halinde takip tarihi ile dava tarihi arasında işleyen faizin 1.629,44 TL olacağı, yönünde rapor ibraz edilmiştir.Taraflar arasında sözleşmenin varlığı hususunda itilaf yoktur. Davalı taraf sözleşmeye konu hizmeti alamadığını savunmakta iken davacı yan ise davalının fatura bedellerini ödemediğini belirtmektedir. Dosyaya kazandırılan bilirkişi heyeti raporunda Davalıya ait ..., ...,..., ..., ... numaralı GSM hatlara ilişkin olarak ... tanımlanması talebi başvurusu ve Redbox hatlar/ürünlere ilişkin olarak açılmış bir arıza kaydının dosyadan tespit edilemediği, Dava Konusu takip talebinde verilen asıl alacak kalemine konu 2 faturada ücretlendirilen ürün ve hizmet kalemlerine konu 5 adet ... hattın aktif ve kullanımda olduğu, dava konusu fatura dönemlerinde CDR kayıtlarından Data/İnternet servisinin alınmış olduğunun tespit edildiğinin rapor edilmesi karşısında davacının davalıya hizmeti eksiksiz ve ayıpsız olarak sunduğunu ispatladığı kanaatine varılmıştır.Davacı yanın defterlerinin incelenmesinde ise takibe konu 2 adet faturanın kayıtlı olduğu, davalı ödemesine rastlanmadığı, Kök raporumuzun sonuç bölümündeki hali ile, Davacının takipte faturalar toplamı 11.750,80 TL talep ettiği, yıllık işlemiş %48 faiz oranı ile 5.728,21 TL işlemiş faiz hesapladığı, 13,20 TL masraf talep ettiği, Davacı ticari defterlerinde davalının davacıya 11.750,80 TL asıl alacak borcu olduğu, asıl alacağa takip tarihi itibariyle işlemiş faizin 5.728,21 TL olduğu, takipte talep edilen 13.20 TL'nin savın Mahkemenin takdirinde olduğu yönünde rapor ibraz edilmesi karşısında davacının davalıya sunduğu hizmet karşılığı düzenlediği icra takibine konu faturaları davalı tarafın ödemediği ve davalının bu sebeple davacıya borcunun bulunduğu ve davacının icra takibi başlatmasında haklı olduğu kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının ... mts icra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 11.750,80 TL asıl alacak ve 5.728,21 TL faiz olmak üzere 17.479,01 TL üzerinden devamına, asıl alacak 11.750,80 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %48 oranında sözleşmesel faiz uygulanmasına, %20 oranındaki 2.350,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının ... MTS İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 11.750,80 TL asıl alacak ve 5.728,21 TL faiz olmak üzere 17.479,01 TL üzerinden devamına, asıl alacak 11.750,80 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %48 oranında sözleşmesel faiz uygulanmasına, %20 oranındaki 2.350,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.193,99-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 298,73-TL harcın ve İcra MTS harcı 349,84-TL'nin mahsubu ile bakiye 545,42-TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvuru harcı ile 298,73-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 17.479,01-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 13,20-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 11.198,25-TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre 11.189,29-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı tarafından yapılan yargılama masrafı olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.117,50-TL'nin davalıdan 2,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. █████/2025Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır