Anahtar kelimeler: Teftiş Kapama Okuma Açma Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Birleşen İstanbul

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 25. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ
: İstanbul 24 . İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E, ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin 14.10.2009 tarihinden itibaren elektrik açma kapama okuma görevlisi olarak çalıştığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 10.05.2011 tarihli ve 7457 sayılı rapor ile alt işverenlerde çalışan tüm işçilerin davalı ... AŞ'nin (...) işçisi olduğuna karar verildiğini, davalı ...’ın söz konusu rapor aleyhine İstanbul 1. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve yapılan yargılama sonucunda 07.02.2013 tarihli karar ile kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, buna göre davacının en başından beri davalı ...'ın işçisi olduğunun kabulü ile davalı ... ile müvekkilinin üyesi olduğu ... Sendikası (... Sendikası) arasında bağıtlanmış olan 01.03.2011-28.02.2013 yürürlük süreli .... Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile 01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiğini, ayrıca müvekkilinin davalıya ait işyerinde 08.00-20.00 saatleri arasında haftanın 7 günü çalıştığı, ayda iki hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmaya devam ettiği, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini, davalı ... bir iktisadi devlet teşekkülü olduğundan 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'dan kaynaklanan ilave tediye alacağının da davacıya ödenmesi gerektiğini, dava konusu alacaklardan her iki Şirketin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını iddia ederek fazla çalışma ücreti, ilave tediye ücreti, ücret farkı, sosyal yardım, ikramiye, iş güçlüğü, bakım tazminatı, gıda yardımı, elektrik yardımı, cumartesi çalışma zammı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2. Davacı vekili 27.06.2016 tarihli birleşen dava dilekçesinde; iş sözleşmesinin ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle müvekkili tarafından 19.04.2016 tarihinde sona erdirildiğini, davacının en başından beri davalı ...'ın işçisi olduğunun kabulü ile davalı ... ile müvekkilinin üyesi olduğu ... Sendikası arasında bağıtlanmış olan 01.03.2011-28.02.2013 yürürlük süreli .... Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile 01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ilave tediye ücreti, ücret farkı, sosyal yardım, ikramiye, iş güçlüğü, bakım tazminatı, gıda yardımı, elektrik yardımı, cumartesi çalışma zammı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığını, davacı talepleri hukuki olmadığı gibi davacının hangi döneme ilişkin talepleri istediğine ilişkin dava dilekçesinde ayırıcı bir beyan bulunmadığını, İstanbul 1. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında muvazaa raporunun iptaline ilişkin karar Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince verilen 30.04.2013 tarihli █████████ Esas, █████████ Kararı sayılı karar ile onanmış ise de, onama kararının esasa ilişkin olmadığını, ayrıca muvazaa iddiasının ve muvazaalı olduğunun tespitine ilişkin mahkeme kararının varlığının müvekkili Şirketin aynı veya benzer ihalelerinde de muvazaalı olduğuna karine teşkil etmeyeceğini, yüklenici firmalarla davalı ... arasında alt işveren asıl işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin ihale makamı olduğunu, ...'ın %100 hissesi ... Elektrik Dağıtım AŞ'ye (...) ait iken 28.05.2013 tarihinde gerçekleştirilen hisse devri ile Şirketin %100 hissesinin ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri AŞ'ye (... Enerji AŞ) devredildiğini, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... Enerji AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.09.2013 tarihinden bu yana müvekkili Şirket bünyesinde çalıştığını, dava konusu taleplerin müvekkili Şirketten istenmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili Şirket özel şirket olduğundan davacının ilave tediyeye hak kazanmasının da mümkün olmadığını, tüm hak ve alacaklarının banka aracılığıyla ödendiğini, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 24.02.2021 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacının 14.10.2009-19.04.2016 tarihleri arasında açma-kapama-okuma görevlisi olarak çalıştığı, dava dışı alt işverenlerin belirli bir organizasyona, uzmanlığa ve hukuksal bağımsızlığa sahip olmadıklarının, üretim ya da hizmet sunumuna ilişkin ekonomik faaliyetin bağımsız yönetimini üstlenmediklerinin anlaşıldığı, davacının yaptığı işin sayaç okuma elemanı olarak davalıların asıl işi kapsamında olduğu, alt işverenler değişmesine rağmen işçilerin aynı işyerinde çalışmaya devam ettikleri, somut olayda davalı Şirketler ile dava dışı alt işverenler arasında işçi temini için sözleşme imzalanmış olduğunun, davalı işveren ile dava dışı Şirketlerin arasında imzalanmış olan hizmet temin sözleşmesinin davacı işçi bakımından muvazaalı olduğu, bu hâli ile davacı işçinin başından beri davalı ...'ın çalışanı olduğu, davacının toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendikaya üye olmasına rağmen ...'ın tarafı olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılmadığı, bir kısım ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davacının kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret farkı, fazla çalışma ücreti, ilave tediye ücreti, ikramiye, sosyal yardım, iş güçlüğü tazminatı, elektrik yardımı, cumartesi zammı alacaklarının kabulüne; ihbar tazminatı, bakım tazminatı ve gıda yardımı taleplerinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yaptığı işin sayaç okuma elemanı olarak davalı işverenin asıl işi kapsamında olduğu, davalı işverenler ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinin işçi temini mahiyetinde olduğu, bu sebeple davacı işçinin başından beri davalı ...'ın işçisi olduğu, bu sebeple davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği; ancak toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacaklar için en yüksek işletme kredisi faizine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Müvekkili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini,b. Bakım tazminatı ile gıda yardımı alacaklarının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.2. Davalılar ... ve ... Enerji AŞ vekilleri temyiz dilekçelerinde;a. Müvekkili ...'ın 28.05.2013 tarihinde gerçekleştirilen özelleştirme öncesinde mevzuat hükümlerine göre devrettiği işler bakımından ihale makamı konumunda olduğunu, işçilik alacaklarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,b. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,c. Davacının 01.08.2013 tarihinden itibaren ... Enerji AŞ nezdinde çalıştığından bu tarihten önceki taleplerden söz konusu Şirketin sorumlu olamayacağını,d. Davacının, müvekkili Şirket çalışanı olmadığından, toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebi, dayanışma aidatı ödemesi olmadığından toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının mümkün olmadığını,e. Davalılar aleyhine davası olan tanık beyanlarına itibarla hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,f. Davacının kıdem tazminatına hak kazanamadığını, hiç yıllık izin kullanmadığına ilişkin iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,g. Davacının hizmet süresinin hatalı değerlendirildiğini,h. Kararın gerekçesi, hüküm altına alınan her bir alacak kalemi, miktarı ve hesaplama şekli, faizin türü ile başlangıç tarihi, yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkinin muvazaalı olup olmadığı ve buna göre davacının uyuşmazlık konusu dönemde yararlanması gereken toplu iş sözleşmesinin tespiti, davacının kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile ...'ın tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacaklardan davalıların sorumlu olup olmadığı, husumet, alacakların hesap yöntemi, hesap dönemi, alacaklara uygulanan faizin türü ile başlangıç tarihi ile yargılama gideri ve vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Elektrik dağıtım hizmetini üstlenen ...'ın özelleştirme programına alınması sonucunda ..., 28.05.2013 tarihinde ... Elektrik Perakende Satış AŞ ve ... olarak özelleştirme mevzuatı gereğince ihaleyi alan yükleniciler tarafından kurulan ... Enerji AŞ’ye ayrı ayrı işletme hakkı devir sözleşmesi ile devredilmiş olup bu kapsamda işletme hakkının %100 hissesi ... Enerji AŞ'ye ait hâle gelmiştir.Sözü edilen devir öncesi dönemde ... ile dava dışı alt işverenler arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7 hükmüne aykırı olacak şekilde muvazaalı bir ilişki bulunduğu kesinleşen yargı kararı ile tespit edildiğinden, bu dönem için davacının ... işçisi olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının bu dönem için hesaplamalara esas alınacak ücretinin ve ücrete bağlı diğer haklarının davacının sendika üyeliğinin davalı ...'a bildirildiği tarihten itibaren davalı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesi gerekir.Davacının 01.08.2013 tarihinden itibaren ... Enerji AŞ'de çalıştığı sürenin ise ayrıca değerlendirilmesi gereklidir. 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15. maddesine 09.07.2008 tarihli ve 5784 Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesiyle eklenen ve 26.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren fıkra; "Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtım faaliyeti gösteren kamu tüzel kişileri, gerekli hallerde üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerini tabi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alınması yoluyla yaptırabilirler." şeklindedir. Bu hüküm 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren 14.03.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun (6446 sayılı Kanun) 30. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup 6446 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile; lisans sahibi tüzel kişilerin, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabileceği düzenlenmiştir. Yönetmelik'in 48. maddesine göre de, lisans sahibi tüzel kişiler, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabilirler. Hizmet ise dağıtım faaliyeti kapsamında; arıza giderme, endeks okuma, kesme-bağlama, sayaç sökme-takma, ihbarname dağıtma, kaçak tarama, proje, hukuk, bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, mimarlık ve mühendislik, tanıtım, basım ve yayın, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki eğitim, fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri ifade eder...., 6446 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre lisans sahibi tüzel kişi olarak lisans kapsamındaki faaliyetlerle ilgili hizmet alımı yapmaktadır. ...’ın dağıtım faaliyeti kapsamında ihale yoluyla gördürdüğü işler arasında yukarıda ifade edildiği üzere arıza giderme, endeks okuma, kesme bağlama, sayaç sökme takma, bakım onarım işleri bulunmaktadır. ... Enerji AŞ'de sözü edilen ihaleler kapsamında yasal düzenlemelere uygun şekilde iş üstlenmektedir.Dosya kapsamından 6446 sayılı Kanun'un hukuki çerçevesinde işlem tesis edildiği, davacı işçinin ihale ile verilen işler kapsamında elektrik arıza, bakım, onarım işlerinde çalıştırıldığı belirlenmiştir. Her ne kadar özelleştirme öncesi, davalı ... ile dava dışı Şirketler arasındaki ilişki kesinleşen yargı kararlarına göre muvazaalı ise de özelleştirme sonrası davalılar ... ile ... Enerji AŞ arasında yasal düzenlemelere uygun şekilde kurulan bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu ve bu ilişkinin muvazaalı olmadığı sonucuna varılmıştır.Yapılan açıklamalara göre, özelleştirme sonrası davalılar arasında kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisi geçerli olup muvazaalı değildir. Bu itibarla davacının ... Enerji AŞ'de çalışmaya başladığı 01.08.2013 tarihi itibarıyla ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkânı bulunmamaktadır.Şu hâlde öncelikle 01.08.2013 tarihine kadar olan dönem için davacının sendika üyeliğinin davalı ...'a bildirilip bildirilmediği belirlenmelidir. Dairemizin 17.10.2022 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararında muvazaanın varlığı durumunda işçinin gerçek işveren tarafından bağıtlanan toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları şu şekilde açıklanmıştır:"... Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi asıl alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığının ya da geçerli olarak kurulmadığının ve işçinin çalışma süresinin en başından itibaren asıl işverenin işçisi olduğunun belirlendiği durumlarda; işçi, toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde yetkili sendikaya üye olsa da gerçek işveren olan asıl işverenin toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi; ancak taraf sendika üyeliğinin gerçek işverene bildirildiği tarihten itibaren mümkündür. ..." Buna göre sözü edilen dönem için, davacının ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ancak sendika üyeliğinin ...'a bildirildiği tarihten itibaren yararlanabileceği kabul edilerek hesaplamaların yapılması gerekir. 01.08.2013 tarihinden sonraya ilişkin uyuşmazlık dönemi bakımından davacının ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması mümkün değildir.01.08.2013 tarihinden sonraki çalışmalar için ise davacı işçinin davalı ... Enerji AŞ'de çalıştığı sürede, bu davalının taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinden 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39. maddesine göre yararlanması mümkündür. Ancak dava dilekçesinde davacının ... Enerji AŞ'nin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmadığı ve bu toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği yönünde bir iddiasının bulunmadığı anlaşıldığından 01.08.2013 sonrası için toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar bakımından değerlendirme yapılması mümkün değildir. Davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanmayan alacakları (kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti) da bulunduğundan 01.08.2013 sonrası için yalnızca bu alacaklar için yeniden değerlendirme yapılması gerektiği hususu göz önünde bulundurulmalıdır.Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir.3. Diğer yandan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2/3 hükmüne göre " (3) Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır."Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar için karar tarihindeki Tarife'nin esas alınması gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın İlk Derece Mahkemesi karar tarihindeki Tarife esas alınarak vekâlet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.