Anahtar kelimeler: Gkarar Denizli Örnek Başkan Emri Yazim Kambiyo Katip Senetlerinden Takibi

T.C.

DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ....
KARAR TARİHİ
: █████/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ...
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ..
DAVACI
: ... -...-
VEKİLİ
: Av. ...-
DAVALI
: ... -...- .
VEKİLİ
: Av. ...-
DAVANIN KONUSU
: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı (alacaklı) vekili tarafından aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün .... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip konusu 10 örnek ödeme emri her ne kadar müvekkilinin .... adresine gönderilmişse de müvekkilinin eline ulaşmadığını ve mahalle muhtarına tebliğ edildiğini, hemen ... Cumhuriyet Başsavcılığı .... soruşturma numarası ile soruşturma dosyası açıldığını, yapılan inceleme sonucunda paraf imzanın müvekkil tarafıına ait olmadığına ilişkin bilirkişi tarafından rapor tanzim edildiğini, yapılan tebligat nedeniyle takip kesinleştiğini bu nedenle kesinleşen icra takibine ilişkin olarak menfi tespit davası açmak zorunda kaldıklarını, gönderilen ödeme emri ve takip talebi incelendiğinde takip alacağı olarak 42.000,00 TL alacak belirtildiğini, takip usulsüz açıldığını, ayrıca takip konusu alacağın dayanağı olarak gösterilen senette ciro silsilesinin usulsüz olduğunu, müvekkili davalıya böyle bir senet imzaladığını, hiç bir kimse yeni tanıştığını iddia ettiği müvekkiline elden para vermeyeceğini, müvekkili senedin nasıl düzenlendiğini öğretmek için internetten araştırma yaptığını ve senede imza atıp annesine vermek için çantasında bulundurduğunu, imzaladığı senedi evde annesine göstermek için çantasına koyduğunu ve daha sonra senedin kaybolduğunu öğrendiğini, tüm çabalarına rağmen senedi bulamadığını, davalının eline bu senedin nasıl geçtiğini dahi bilmediğini, icra işlemleri başlayınca senedin davalı tarafından işlemin başlatıldığını öğrendiğini, ancak davalı tarafından icraya konulduğunu yapılan savcılık soruşturma aşamasında senedin arkasındaki imzanın müvekkile ait el ürünü olmadığı ve senedin hiç bir şekilde tanımadıkları... adına doldurulduğu görülmekte olup, davalı savcılıktaki ifadesinde... isminin yanlışlıkla yazıldığını söylüyor avukatı arkasını imzalayıp kendisine cirolanmasını söylüyor ancak cirolamayı yapan müvekkili olmadığını, ... diye biri olmadığını ve cirolamayı yapmadığı davalının ifadesinde açık olduğunu, müvekkilin cirolamadığıda ... Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü'nün incelemesinde görülmekte olduğunu, bu haliyle ... usulsüz olarak ve suç işleyerek senedin arkasını başkasına taklidi imza ile cirolatıp işleme koyduğunu,(İmza İncelemesinde senet ön yüzündeki ... adına atfen atılı buluna imzanın ... eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, senedin arka yüzündeki "...'e ödeyiniz █████/2021" ibaresinin altında bulunan imzanın ... eli ürünü olmadığını, taklit-uydurma suretiyle atıldığı kanaatine varıldığının bildirildiği, yapılan soruşturma ve toplanan deliller neticesinde; müştekinin dilekçesinde belirttiği iddiaların soyut nitelikte olduğu, ... Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü'nün █████/2023 tarih ve .... uzmanlık numaralı raporu ile soruşturmaya konu senet ön yüzündeki 42.000,..., ... yazılarının ve ... adına atfen atılı bulunan imzanın ... eli ürünü olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, bu nedenle şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğine ilişkin hakkında atılı suçtan kamu davası açmaya yeterli şüpheye elverişli delilin elde edilemediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla,) bilirkişi raporu davalı alacaklıya böyle bir borç bulunmamakta olduğunu, her hangi bir ticari ilişkisi de olmadığını, bu senet bunların eline nasıl geçtiğini bilinmediğini, bu alacak ne zaman ve hangi ticari ilişkiden dolayı bir alacak doğduğu da belli olmadığını, bu nedenle takip konusu alacağın ferileri ile beraber tamamına itiraz ettiklerini, takip konusu bir borçlarının olmadığının tespiti ve haksız takibin iptali amacı ile bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, takip konusu borçlarının olmadığının tespiti ile davalının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ettiklerini, takip konusu alacak hiçbir sebebe dayalı olmadığından ve bir belgeye de dayanmadığından ,yapılan tebligattan haberinin olmaksızın mahalle muhtarına birakılması ile takip kesinleştiğinden dolayı icra takibine devam edilmesi halinde zarara uğrayacağını, bu nedenle takibin mahkemece teminatsız olarak veya uygun bir teminatla İhtiyati tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, açıkladıkları nedenlerle haksız yapılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında gayrimenkul bulunduğundan ve bu tapuya haciz konulmuş olup dosyada tapu bulunduğundan dolayı teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı konularak takibin durdurulmasına, menfi tespit davalarının kabulü ile takibin iptaline ve davalının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili ile aralarında hiç bir alacak verecek ilişkisinin olmadığını, kıymetli evrağın sonradan doldurulduğunu ve bu işlemin gerçek borç ilşkisine aykırı yapıldığını belirterek taraflarına dava açtığını, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarını kabul etmediklerini, kambiyo senetlerine ilişkin itirazlarda değerlendirilmesi gereken husus; imzanın borçluya ait olup olmadığı, borcun ödendiğine dair yazılı evrak ya da yazılı evrağın kambiyo senedi vasfında olup olmadığı hususu olduğunu, borçlu davacı, sözde senedi imzalayıp çantasına koyduğunu ve kaybettiğini belirterek senetteki imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini, davacı, borcu kabul etmediği için ödemenin yapıldığına dair herhangi bir delil de dosyaya sunmadığını, senet kambiyo senedinin bulunması gerekli tüm unsurlarını taşıdığını, davacı taraf tüm bu iddiaları yazılı delile dayandırması ispat hukuku açısından bir zorunluluk olduğunu, anlaşmaya aykırı doldurulmuş senedin yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, ayrıca taraflar düzenlenen bononun lehtar sonradan doldurulduğu ve bu durumun usulsüz olduğu savunulduğunu, ancak 6102 S. Kanun gereğince açık bono düzenlenmesi hukuka uygun olduğunu, davanın reddine , davalı müvekkilin dava sebebiyle hak kaybı ve maddi zarara uğraması sebebiyle , taraflarına tazminata hükmedilmesine, davacı tarafın haksız itirazları sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine ,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacının ileri sürdüğü çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmaması iddiasının kambiyo senedinin hükümsüzlüğünü doğuran ve herkese karşı ileri sürülebilen bir mutlak defi olmakla mevcut ATK raporu ile sabit olduğu" gerekçesiyle davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yalnızca ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası kapsamında alınan ....Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü'nün █████/2023 tarih ve... uzmanlık numaralı raporunun dikkate alındığını, başkaca bir rapor alınmadığını, bahsi geçen Krimal Laboratuvar Müdürlüğü'nün raporunun 3. Bölümü olan İmza İncelemesi Başlıklı 1 nolu paragrafında "senedin ön yüzünde ve inceleme konusu belge üzerinde ... adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada ... söz konusu imzaların ... eli ürünü olması kuvvetle muhtemel olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit yapıldığını, gerekçeye dayanak gösterilen tek delil niteliğinde rapor dikkate alındığında ilgili takibe dayanak senet ön yüzü üzerindeki imzanın davacı-borçlu ...'e ait olduğunun sabit olduğunu, bu haliyle yerel mahkemenin gerekçesinin oldukça açık şekilde hatalı olduğunu, dava dosyasına sebep icra takibine dayanak evrak incelendiğinde bu evrakın çek olmadığını, yerel mahkeme dosyasında yapılan yargılamada davacı-borçlu .... borçlu olmadığına ilişkin iddialarını kesin delil ile ispat edemediğini, dosya kapsamında açıkça belli olduğu üzere davacı-borçlu ..., müvekkili ...'ya borçlu olduğunu, bu halde verilen ihtiyati tedbir kararı dosya kapsamına uygun düşmediğini, verilen ihtiyati tedbir kararı ile müvekkili alacağına kavuşamadığını, günümüz ekonomik koşulları ve enflasyon karşısında alacağının eridiğini, ihtiyati tedbir kararı borçluya ödül, alacaklıya ceza niteliğinde olduğunu, bu nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulünü, öncelikle 18.09.2024 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar Nolu ve 21.03.2025 tarihli kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın reddini, davalı müvekkilinin dava sebebiyle hak kaybı ve maddi zarara uğraması sebebiyle taraflarına tazminata hükmedilmesini, davacı tarafın haksız itirazları sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava; kambiyo senedi nedeniyle icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dosyanın incelenmesinde her ne kadar ilk derece mahkemesince dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığının soruşturma dosyasında alınan .... Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü’nün █████/2023 tarihli raporu ile ortaya çıktığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de soruşturma dosyasında alınan anılan raporda “senet ön yüzündeki ... adına atfen atılı buluna imzanın ... eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, senedin arka yüzündeki "...'e ödeyiniz █████/2021" ibaresinin altında bulunan imzanın ... eli ürünü olmadığı, taklit-uydurma suretiyle atıldığı” kanaatine varıldığının bildirildiği, buna göre raporda keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığı konusunda “kuvvetle muhtemel” şeklinde görüş bildirilmiş olup, kanaatin kesinlik içermediği, ilk derece mahkemesince bu husus açıklığa kavuşturulmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 778. maddesinin göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 681/1. maddesi uyarınca; "Her poliçe (bono) açıkça emre yazılı olmasa da ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredilebilir." Aynı Kanunun 686/1. maddesinde ise; “(1) Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre bonoda ilk cironun lehtara ait olması zorunludur. Ciroların birbirine bağlı olması, her şeyden önce ilk cironun lehtar tarafından yapılmasıyla mümkündür. İlk ciro lehtara ait değilse, ciro zinciri düzensiz demektir. Ancak lehtarın cirosundan sonra senedi devralan hamiller, yetkili hamil olurlar (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).
Somut olayda takibe konu bononun incelenmesinden lehdarın... isimli şahıs olduğu anlaşılmakla, buna göre ilk ciro imzasının... isimli şahsa ait olması gerekmektedir.Ancak davalının soruşturma dosyasındaki kendi beyanından ilk cirodaki imzanın lehdara ait olmadığı anlaşılmakta, davalı ilk cironun lehdara değil keşideciye ait olduğunu savunmakta, yapılan imza incelemesine göre ise ciro imzasının davacıya ait olmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre dava konusu bonoda ilk cironun lehdara ait olmadığı açık olduğundan ciro silsilesindeki kopukluk nedeniyle davalı- alacaklının yetkili hamil olduğunu söylemek mümkün değildir.
Bu nedenle ilk derece mahkemesince dava konusu bonodaki keşideci imzasının “kuvvetle muhtemel” davacıya ait olduğu yönündeki kesinlik içermeyen tespit ile yetinilerek ve raporun aksi yönde imzanın davacıya ait olmadığı kabul edilerek karar verilmiş ise de ciro silsilesindeki gözle görülür kopukluk nedeniyle davalı-alacaklının yetkili hamil olmadığı gözönüne alındığında netice itibariyle davacının bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının kabulü gerekir.İnceleme konusu ilk derece mahkemesince verilen karar sonuç olarak doğru ise de, kararın gerekçesi yerinde olmadığından, davalının istinaf başvurusunun bu yönden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, HMK'nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca, az yukarıda Dairemizce dayanılan gerekçe doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ... Esas .... Karar kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
1-Davanın KABULÜ İLE; ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen █████/2020 keşide tarihli █████/2020 ödeme tarihli, keşidecisi... lehtarı... olan bono nedeni ile davacının davalı cirantaya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Alınması gerekli 4.045,89 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.011,48 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 3.034,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin harç dahil 1.499,88 TL ilk masraf, 620,00 TL müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.118,88 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. gereğince hesaplanan 30.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
B)İstinaf yargılaması bakımından
:
1-Davalı tarafından yatırılan 1.011,48 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
2-Davalı tarafından yapılan 1 adet elektronik tebligat ücreti 15,00 TL, 370,00 TL posta gideri ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.068,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
C)Gider avansından kalan kısmın re'sen yatırana iadesine,
Ç)İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2025
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!