Anahtar kelimeler: Cihetiyle Dayısına Oturan Konutta Kapı Sakarya Öğrenme Evresinde Adresten Bildirdiği

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSakarya Çocuk Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuğun ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin yokluğunda verilen hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun kovuşturma evresinde bildirdiği adresten farklı kapı numarasına aynı konutta oturan dayısına tebliğ edildiği halde suça sürüklenen çocuğun bu tarihte Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu ve kendisine hükmün hiç tebliğ edilmediği, suça sürüklenen çocuğun 22.11.2023 tarihinde ''yeniden yargılanarak savunma hakkını kullanmak'' şeklindeki isteminin temyiz mahiyetinde olduğu suça sürüklenen çocuğun öğrenme üzerine 22.11.2023 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu cihetiyle 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemedeSuça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, yukarıda açıklanan gerekçeyle 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1- Suça sürüklenen çocuğun hüküm tarihinde .. Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olduğunun, UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğa duruşmadan vareste tutulmak istemediği de gözetilmeden hükmün açıklandığı 02.06.2021 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,2- Suça sürüklenen çocuk için 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca görevlendirilen zorunlu müdafinin aynı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e maddeleri gereğince hükmün açıklandığı 02.06.2021 tarihli son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden duruşmaya devamla müdafiin yokluğunda esas hakkında karar verilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması,3- 1412 sayılı CMUK'nın 326. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre “Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar, sanık, katılan ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” şeklindeki hükümlere rağmen, suça sürüklenen çocuk dinlenmeden ve ek savunması alınmadan davanın sonuçlandırılması suretiyle 1412 sayılı CMUK'nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.